İzmir Bornova Belediyesi’nden duyuru: “Kentin en işlek caddelerinden birine merhum Dünya Halter Şampiyonumuz Naim Süleymanoğlu’nun adını verdik.” Başta yaşadığı Bursa olmak üzere Türkiye’nin çeşitli kentlerinde şampiyonumuzun tarihsel boyutta anılmasını sağlayacak heykel, büst, cadde ve sokak isimleri var ama olsun, Bornova’da da olsun, kesinlikle karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz İzmir’den yetişen dünya çapında sporcu ve spor insanını anmak ve tarihsel boyutta anılmasını sağlamak yolunda kent bilinci ve yeni nesillere tanıtım yolundaki eksikliğimizdir.
Örneğin, Türk Futboluna anıt hizmetler veren Efsane Göztepe’yi yaratarak Avrupa Fuar Şehirleri Kupasında yarı final oynatma başarısı gösteren Adnan Süvari’ye vefa borcumuzu bir türlü ödeyemedik. Alsancak’ta Altınordulu Sait Altınordu, Altaylı Vahap Özaltay’ın heykel ve tanıtım blokları var, Adnan Süvari’nin ismi Üçkuyular’ın pek fazla dikkat çekmeyen bir mahallesine verilmiş, tabelası doğa tahribatı ile yıpranmış. Futbol Federasyonları da, kazada vefat etmiş ya da başka nedenle ebediyete göçmüş sporcu ve spor insanlarının adlarını en azından bir sezona verirken galiba Adnan Süvari’yi tanımıyor. Oysa tarihçeye bir baksalar, Rusya’yı Moskova’da 100 bin seyirci önünde İzmirli oyuncular Ayhan Elmastaşoğlu ve Fevzi Zemzem’in golleriyle 2-0 yenerek dünyayı şaşırtan A Milli Takımımızın hocasının Adnan Süvari olduğunu görebilirler. Dahi futbol insanı Adnan Süvari, futbola, mühendisliğini yaptığı İzmir Yün Mensucat dokuma fabrikasında kurduğu takımla başladı, bu takımın kaptanlığını yaptı. Onun mühendislik meslek kariyerindeki başarısını gören fabrika yetkilileri, İngiltere’ye modernizasyon kursuna gönderirler. Ancak futbol merkezi Adada Süvari’nin futbol aşkı daha ağır bastı, Londra’da futbol sistemlerini öğrendi. İzmir’e döndükten sonra yetenekli gençleri toplayarak bildiklerini ve gördüklerini uygulattı, sivrilen gençlere iyi futbolcu olma rehberiydi.
Futbolcularına karşı koruyucu ve kolaycı tutumu, saha dışında da onu yol gösterici hale getirmişti. Süvari tam 4 dil biliyordu, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Almanca’yı ana dili gibi konuşuyordu. Bu ülkelerin medya mensuplarına ayrı ayrı hitap etmesi dünya basınında övgüler almasını sağlamıştı. Avrupa Efsanesi Göztepe’yi yabancı istemeksizin Türk gençleriyle yaratmıştı. Sarı-kırmızılı futbolcular onu överken “O bizim babamızı, onunla büyüdük, her şeyi öğretti, İngilizce dersleri dahil” diyorlardı. Adnan Süvari, Türkiye’deki kadar uluslararası alanda da tanınan ve ilgi gören bir futbol dehasıydı. Bir FİFA Kongresinde İngiliz Futboluna katkıları nedeniyle Kraliçe Elizabeth’in Sir unvanı verdiği Alf Ramsey, yüzlerce teknik direktör arasından sadece Adnan Süvari’ye sarılarak sohbet etmişti. Şimdi gelelim Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya, Adnan Süvari’ye olan vefa borcumuzu ödeme fırsatı sunmaya. Göztepe, Süper Ligde aldığı başarılı sonuçlarla Avrupa Kupaları vizesine koşuyor ve yakalayacak gibi. Gürsel Aksel Stadının bir köşesine Adnan Süvari büst veya heykeli yakışmaz mı? Yapacağınıza inanıyoruz.
Adnan Süvari’ye vefa borcumuz var
Adnan Süvari’ye vefa borcumuz var
Paylaş: