‘Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROİSDER)’, Adalar Denizindeki Oniki Ada'da yaşayan ya da buradan Türkiye’ye gelen Türklerin kültürel “kimliklerini korumak, haklarını savunmak ve aralarındaki dayanışmayı güçlendirmek” amacıyla kurulmuş bir dernektir. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın Başkanlığında ROİSDER çeşitli toplantılar ve yayınlar aracılığıyla Adalardaki soydaşlarımızın sorunlarını ve çözüm yollarını yansıtıyor.
Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Başta Rodos ve İstanköy olmak üzere Oniki Adada yaklaşık 9 bin Türk’ün yaşadığı varsayılıyor. Bunlar Yunanistan’ın uyguladığı çeşitli baskılarla karşı karşıya. Arkasını Avrupa Birliğine yaslayan Yunanistan, Lozan antlaşmasına ve uluslararası teamüllere ters düşecek şekilde soydaşlarımıza sorunlar yaratıyor. Bu sorunları ROİSDER şöyle toparlıyor: Vatandaşlık Sorunu, Türkçe Eğitim Hakkı Sorunu, İbadet Sorunu, Örgütlenme Sorunu, Kültür Mirasının Korunması Sorunu, Vakıflar Sorunu, Nefret ve Baskı Ortamı Sorunu vb.
Türk-Yunan İlişkilerinin kalıcı dostluğa dönüşmesine ilişkin önerileri de var: 1) Yunan kamuoyunda Türkler hakkında yayılan düşmanca propagandadan vazgeçilmelidir. 2) İki ülke arasında öğrenci değişimi gerçekleştirilmelidir. 3) Yerel Yönetimler arasındaki bağlantılar teşvik edilmelidir. 4) İki ülke arasında bilimsel işbirliği derinleştirilmelidir. 5)İki ülke arasında ekonomik ve ticari ilişkiler ile turizm konusunda işbirliği geliştirilmelidir.
Milli Mücadeleye katkı
ROİSDER’İN düzenlediği milli mücadelemizi konu alan içeren konferanslar dizisinin ikincisinin başlığı “Rodos ve İstanköy’de Türk Kurtuluş Savaşı’na Katkı Veren Kahramanlardan: Dr. Mustafa Şevket Bey (Bengisu)” idi. Ekim başındaki konferansı konunun uzmanlarından değerli tarihçi Prof. Dr. Cihan Özgün sundu. Eşim Sedef Tunçağ’ın Koca Doktor Mustafa Bengisu’nun torunu olması Konferansı benim için daha anlamlı kıldı.
“Cihan hoca, konuşmasına Birinci Savaş öncesi ve sonrası İtalya ile İngiltere arasında gelişen ilişkilere dikkat çekti. İtalya, Birinci Savaş sonunda Ege bölgesinin tamamının özellikle de İzmir’in kendilerine bırakılmasını beklerken yalnızca Güney Ege’nin ve Adaların İtalyanlara bırakılmasını iyi karşılamıyor. Bu çelişmeden yararlanan Mustafa Kemal, Adalar’dan silah, mühimmat, gerekli yardım malzemesinin gelebileceğini kavrayarak Rodos üzerinden Anadolu’ya silah ve yardım malzemesi sağlamayı kararlaştırıyor. Bunun üzerine 1919’da kurulan‘Rodos ve İstanköy Müdafaa-i Hukuk-ı İslamiye Cemiyeti’ ile ilişkiye geçiyor. Cemiyet üyeleri yüklü bir parasal desteğin yanısıra İtalyanlardan silah ve mühimmat satın alma ve bu yardımların vapur ya da kayıklarla Anadolu sahillerine ulaştırma görevini üstleniyor.
Neden Mustafa Şevket Bey?
Mustafa Kemal bu işin koordinasyonu için yabancı dil bildiğini de dikkate alarak çok güvendiği bir yol arkadaşını, Trablusgarp ve Şam’dan beri tanıdığı doktor Mustafa Şevket Beyi seçiyor.
Rodos'tan Türkiye'ye silah kaçırma gibi çok zor, gizli bilgi aktarma gibi çok tehlikeli bir görev için neden evli iki çocuklu bir aile babası Mustafa Bey seçilmişti? Çünkü böyle bir görevi hakkıyla başarabilecek kişi son derece güvenilir bir kişi olmalıydı. Mustafa Kemal'in gözünde Mustafa Şevket'in çok güvendiği bir arkadaş, üstlendiği görevi başarıyla sonlandıracağına inandığı usta bir asker olduğu sonucuna varıyoruz. Başta Rodos olmak üzere Adalar Müttefikler ve özellikle de Yunanistan tarafından göz altında tutulduğu için gizlilik son derece önemli.
Bunun üzerine İzmir Milletvekili olarak Millet Meclisinde görev yapan Mustafa Şevket Bey, milletvekilliğinden istifa ederek gizlice 2 çocuğu ve eşi Suat hanımla birlikte tüccar kimliğine bürünerek Rodos’a geçiyor ve çok zor koşullar altında bu görevini Antalya üzerinden yerine getiriyor. Adalı Türklerin daha sonra anılarında dile getirdikleri gibi bu sevkiyatlarda son derece kötü vapurların yanısıra kürek, yelken ya da motorla hareket eden filikalardan yararlanıldığı, zorunlu durumlarda motorlarının çalıştırılmadığı, uygun rüzgâr beklendiği ifade edilmektedir.
Prof. Dr. Cihan Özgün, Anadolu’da emperyalizme karşı verilen mücadelede Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın dedesi Ahmet Pamuk, Süleyman Ağa, Nail Moralı gibi Rodos Türklerinin dışında Şükrü (Saraçoğlu) Bey gibi isimlerin de etkin bir görev aldığını belirtti.
Adalarda yaşayan Türkler Milli Mücadelemize silah temin etme becerilerinin yanısıra Cihan Özgün hocanın dile getirdiği gibi parasal olarak da katkıda bulundu. Öyle ki yeni bulunan belgelerin gösterdiği üzere Adalar’dan yollanan para bugünün parasıyla milyarları bulmaktadır.
Mustafa Şevket Bey’in, Ödemiş Belediye Başkanlığı, Çanakkale Milletvekilliği vb. yaşamıyla ilgili ayrıntılı bilgileri CHP Milletvekillerinden Kaya Bengisu’nun yazdığı ‘Koca Doktor Mustafa Bengisu’ kitabında bulmak mümkün.
Öte yandan, ROİSDER yayınları, Karşıyaka Belediyesinin derneklere vb. tahsis ettiği Sancak Maruflu yerleşkesindeki bürolarından elde edilebilir.
Adalardan milli mücadeleye katkı
Adalardan milli mücadeleye katkı
Paylaş: