.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Açılım süreci belirsizliklerle ilerliyor

Okuma Süresi: 5 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Açılım süreci belirsizliklerle ilerliyor
Açılım süreci belirsizliklerle ilerliyor
Paylaş:
Gazeteci Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminin başında gelen olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı.

GÖZLEM – Yeni açılım yasasıyla oluşturulan Takip, Tespit ve Değerlendirme Kurulu’nun ilk toplantısı hafta içinde Külliye’de yapıldı. Kurul’da alt komisyonların yapısı oluşturuldu. Sözcü, bunlardan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Abdullah Öcalan’ın da yer alacağını yazdı. Yorumunuz?
K – Söz konusu alt komisyon silahların nerede ve nasıl teslim edileceğini izleyecek. Bu komisyonda Öcalan ile beraber herhalde Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, MİT gibi kurumlardan yetkililer, belki üst düzey isimler olacak. Öcalan için İmralı’da yeni bir villa veya konut yapıldığı basına yansıdı. Herhalde komisyon toplantıları, eğer online yapılmayacaksa burada gerçekleştirilecek. Bu yetkililer Öcalan’ın ayağına gidip, silahsızlanma konusunda “ricacı” mı olacaklar? Öcalan, arazide olamayacağına göre, basına yansıdığı şekliyle nasıl bir “taahhüt” verebilir? Bu taahhüdü, arazide olmadığına göre ne derece gerçekçi olabilir? Öcalan “mesaj verme, mesaj gönderme” dışında burada ne yapabilir? Bu üst düzey yetkililere, “şuraya da bakın, şu silahları da arayın” mı diyecek? Teröristlerin silahlarını terörist başı ile mi arayacaksınız? Bir taraftan özlük hakları nedeniyle protesto yapan gaziler parklardan atılıp, çember içine alınıp, tartaklanıp otobüslere doldurulurken, İyi Partili milletvekilleri polis şiddetine maruz kalırken, diğer tarafta polisleri şehit eden teröristlere DEM’li milletvekillerinin başını çektiği mevlitler düzenleniyor, Amedspor maçlarında İstiklâl Marşı ıslıklanıyor. Karşılığında Amedli taraftarlara teröre işaret eden sarı ceset torbaları sallanıyor. Karadeniz’de çalışmaya gelen Doğulu yurttaşlara saldırılar oluyor, arbedeler yaşanıyor. Bunlar sadece son bir iki hafta içinde yaşanan birkaç örnek. Bu örnekler bence gittikçe artacak. Buna bir de cezaevlerindeki 4 bin dolayında teröristin, yurtdışındaki 8-9 bin PKK’lının Türkiye’ye yerleştirilmesini, bu teröristlere “sosyal uyum ve bütünleşme” alt komisyonu ile hizmet verilmesini ekleyin. Bunların mevcut “yetenekleri” ile geçimlerini nasıl sağlayacaklarını “hayal edin.” Onlara bu ortan, bu destekler sağlanırken, sadece gazilerin değil Türkiye’deki emniyet güçlerinin, öğretmenlerin durumlarını gözünüzün önüne getirin. Bu süreç 6 aylık başvuru süresi ve sonrasına sarkacak cezai, idari düzenlemeleri kapsayacağı için, gelecek 2 yılın çok ciddi gerginliklere ve kırılmalara gebe olacağını tahmin etmek zor değil.

GÖZLEM – Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında ortada bir “suç örgütü” olmadığı kararı verildi. İddianamede suç örgütü lideri olarak gösterilen ve hakkında 280 yıl ceza istendiği halde tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş’a ihaleye fesat karıştırma suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası verildi. Altı belediye başkanı 23 yıl 4 ay ile 5 yıl 11 ay arasında ceza aldı. Bir belediye başkanı beraat etti. Tutuklu 5 sanıktan ikisi tahliye edildi. Davayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
K – Dava iddianamesi 578 sayfaydı. Kararın özeti 60 sayfa tuttu. En fazla hapis cezası Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a verildi. Savcılığın 234 yıla kadar hapsini istediği Akpolat’a üç farklı suçlamadan 21 yıl 23 ay 37 gün hapis cezası verildi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Akpolat’ın suçlandığı 60 eylemden 56’sından beraat ettiğine dikkat çekerek “60 suçlamanın 4 tanesine üstten üstten ceza verip şeklen suçlu gösteriyorlar . Rüşvet suçunun oluşması için bir alanın bir verenin olması lazım. Alan burada, veren serbest. Tamamen yalan üzerine kurulmuş bir düzen” dedi. Kararda ceza verilen belediye başkanlarına, aldıkları cezanın yarısı kadar da “memuriyetten men cezası” verildi. Bu da kararın siyasi yanının olduğunu da gösteriyor. İddianamenin itirafçı ya da gizli tanıkların iddialarına dayanması, elle tutulur kanıtların azlığı davanın en sorunlu taraflarından biri oldu. Bazı itirafçılar, söylemedikleri şeyler ifadelerinde yer aldığı için ifadelerini çektiler. Bazıları yönlendirildiklerini söylediler. Bunun bir örneğini Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Sözcü’den Saygı Öztürk’e şöyle anlattı: “...savcı, Aktaş’ın söylemediği bir şey ekliyor. Diyor ki ‘Sen ihale almak için bu parayı belediyenin yetkililerine vermişsindir’ diyor. Belediye yetkilisi kimse... Şimdi ben dedim ki ‘Burada o tarihten sonra bizim yaptığımız bir ihale yok. Yapılan bir ihaleyse hangi ihaleden söz ediyorsunuz?’ Yani olmayan, yapılmayan bir ihale üzerinden suçlandım” Karalar da davada 6 yıl 3 ay ceza aldı.
GÖZLEM – Bu hafta 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlanıyor. Büyük taarruz 26 Ağustos’ta başlamıştı...

K – Bu süreci bilmek ve özellikle karşı safta yer alan ama objektif kaynaklardan okumak, ortak benlik yaratmak ve korumak için çok önemli. Bakın İngiliz istihbaratçısı H. C. Armstrong’un, Atatürk hayattayken yazılan tek biyografisi; Greywolf (Bozkır Kurdu) isimli kitapta Büyük Taarruz nasıl anlatılıyor: “Nihayet, Ağustos sonuna doğru, sıcak Anadolu’nun bozkırına yayılır ve her yolu ve patikayı toz toprak kaplamışken, Mustafa Kemal saldırmaya karar verdi... Saldırı saati yaklaşırken savaş emrini yayımladı: ‘Ordular ileri! İlk hedefiniz Akdeniz’dir’. 26 Ağustos sabahı saat 4’te Türkler, Afyon’un kilidi ve Yunan ordusunun merkezi olan Dumlupınar’a saldırdı. 26’sı akşam saatleri itibarıyla Yunan cephelerini yarmış, Yunan ordusunu yarıdan ikiye bölmüş ve cephe gerileriyle iletişimlerini kesmişti. Yunan ordusu dağıldı. Subaylar canlarını kurtarmak için güvenli alanlara doğru çekildiler... Onlar kaçarken, silahlanmış eşkiyalar, onlarla beraber Hrıstiyanlar karşılaştıkları tüm Türkleri yaşlı, kadın, çocuk demeden öldürüyor, bazen kaçışlarını gölgelemek, çoğu zamansa nedensiz bir intikam ve vahşet duygusu ve yıkıcı bir nefretle köyleri yakıyordu... Yunanlılar 10 gün içinde denize olan 310 kim mesafeyi katetmiş, gemilerine atlamış ve gitmişlerdi...”
GÖZLEM – Butlan yönetimine geçtikten sonra CHP’nin durumu nasıl gidiyor? Kemal Kılıçdaroğlu “Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy istiyoruz. Verin iktidarı, göreceksiniz hizmet nasıl olur” diye konuştu. Yeni Parti’de ise genel başkan Özgür Özel yeniden sahaya çıktı. “Yeni Parti’yi bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurduk” dedi. Siz ne diyorsunuz?

K – Kılıçdaroğlu tabii kendisini komik bir hale sokuyor. Tüm kamuoyu yoklamalarında butlan yönetimindeki CHP’nin kararsızlar dağıtılmadan önceki oy oranı yüzde 5’lere ulaşmıyor. Öte yandan Area Araştırma’nın, Yeni Parti lideri ve yöneticilerinin açılım yasasına “kabul” oyu verdikleri 10 Ağustos’tan sonra; 17-20 Ağustos tarihleri arasında yaptığı ankette Yeni Parti’nin oy oranı yüzde 21 çıktı. O da kararsızlar dağıtıldıktan sonra. Yeni Parti’nin oy oranlarının bir ay öncesine göre düşmesinde bana göre, Yeni Parti lideri ve yönetiminin Meclis’te yeni açılım yasasına “kabul” oyu vermesi kadar, özellikle önemli belediye başkanlarının  –gerek belediye meclislerindeki hassas dengeler, gerekse kendi siyasi değerlendirmeleri nedeniyle– Yeni Parti’ye “geçmemelerinin” de büyük etkisi var. Özgür Özel arkasına bir rüzgâr almıştı ancak o rüzgâr son dönemde biraz sönmüş gözüküyor.
GÖZLEM – Şampiyonlar Ligi’nde kuralar belli oldu. Lyon’u eleyen Fenerbahçe evinde Liverpool, Roma, Villareal ve Slavia Prag ile, deplasmanda ise Athletico Madrid, Aston Villa, Shaktar Donetsk ve LASK ile oynayacak. Galatasaray ise evinde Barcelona, Aston Villa, Feyenoord ve Stuttgart ile deplasmandaysa PSG, Sporting Lizbon, Lille ve AEK ile karşılaşacak. Sonuçlar nasıl olur?
K – Çok güzel bir futbol oynayarak 17 yıl sonra Şampiyonlar Ligi’ne kalan Fenerbahçe’yi tebrik etmek lazım. Hak ettiler ve Şampiyonlar Ligi’nde de tehlikeli bir rakip olacaklarını kanıtladılar. Ben lig aşamasında Fenerbahçe’nin 6 puanı evinde olmak üzere 10 puan; Galatasaray’ın ise 8’i evinde olmak üzere 12 puanı alacaklarını düşünüyorum. Galatasaray 2025-26 sezonunda 10 puan ile play-off turuna kalmıştı. Bu yıl da çıkar. Geçen yıl 24. sırada play-off’a kalan Benfica’nın 9 puan aldığı dikkate alındığında, bu yıl Fenerbahçe’nin play-off’a kalmaması için bir neden olmadığını düşünüyorum.