Ebediyete göçenlerin yaşları 80’i hatta 85’i geçince genelde, “Eh iyi yaşamış” denircesine hafife alınır, ardından bir rahmet okumayla dini görev tamamlanır. Ama şok bir haber geldi ki, üzerinde haftalarca, aylarca, yıllarca konuşulmaya değer.
“Çetin Gürel vefat etti” dediler. Bir hizmet abidesi, unutulmaz eserlerin yaratıcısı, yaşadığı sürece gazetecilerin ekmek babası.
Çetin Gürel ile İzmir Sabah Postası Spor Servisi’nde 1959 yılında göreve başlamıştık. Daha sonra Yeni Asır’a transfer olduk. Tam 10 yıl o Haber Müdürü ben Spor Müdürü idim.
Gazetenin sahibi Dinç Bilgin toplantıda, İstanbul’da Sabah ismiyle Türkiye çapında bir gazete çıkaracaklarını, koordinasyon görevini Çetin Gürel’in yapacağını tebliğ etti.
Gürel, Sabah rayına oturduktan sonra İzmir’e döndü, ekonomi odaklı yayıncılığa geçerek Gözlem Gazetesini kurdu. Dostluğumuz ve arkadaşlığımız, hiç sekteye uğramadı. Ben onu hep basının banisi olarak saygıyla izledim.
Kemalpaşa’nın Yukarı Kızılca Köyü’nde gazeteciler bir kooperatif kurmuştuk. Oranın yerlileri ve emlakçılar buranın en fazla 2 yıl içinde çok değer kazanacağını, o nedenle kesinlikle satmamamızı öğütlediler. Aradan 3 gün geçti, Çetin Gürel geldi bana, “Benim hissemi sat” dedi. Yanlış olacağını bildirdiğim halde, gazete çalışanlarının maaşlarını ödemeliyim, daha önemlisi yok dedi.
Böyle bir babacan tavrı dünyada kaç kişi gösterebilirdi ki.
Vasiyetini merak etmeme gerek yok…
GÖZLEMİ yaşatın...
67 yıllık dosta veda
67 yıllık dosta veda
Paylaş: