Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Hayvansal gıdaları pişirirken dikkat!

19.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ve dünyada COVİD-19 sürecini değerlendiren Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, özellikle evcil hayvanların hastalığın bulaşmasında rol oynadığının kanıtı olmadığını belirtti. Eroğlu, hayvansal gıdalar ile ilgili ise iyice pişirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

AYSEL KANBER

COVİD-19 sürecini yakından takip eden TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, sürece ilişkin değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Eroğlu; COVID-19’un evcil hayvanlardan insanlara geçebildiği yönünde asılsız ve gerçek dışı bilgiler nedeniyle insanların pet hayvanlarını sokağa terk ettiğini söylerken, kedi ve köpek gibi evcil hayvanların hastalığın bulaşmasında rol oynadığına dair bir kanıt bulunmadığını kaydetti.

Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün (OIE) de görüşünün aynı yönde olduğunu dile getiren Eroğlu, şöyle konuştu:

“Elde edilen bilgilere göre çeşitli ülkelerden az sayıda köpek, kedi, aslan, kaplan, vizondan COVID-19 etkeni virüs tespit edildiği rapor edilmiştir. Etken tespit edilen evcil hayvanlarda bulaşmanın büyük oranda insandan hayvana doğru olduğu resmi makamlarca rapor edilmiştir.

Yine son günlerde Çin’e Brezilya’dan ithal edilen tavuk kanatlarında COVID-19 etkeni virüs tespit edildiği yönündeki haberlerin basına yansıması üzerine konuya ilişkin Birliğimizce açıklama yapma ihtiyacı duyulmuştur. Mart ayının başında gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında da belirttiğimiz gibi, gıdalar bir cisim olarak düşünüldüğünde hastalık taşıyan bir kişi hijyen şartlarına uymadığında gıdaya veya gıda ambalajına etkeni bulaştırması söz konusu olabilecektir. Yapılan değerlendirmeler bu vakada da etkenin tavuk kanatlarına işleme veya taşımada görevli personelden geçmiş olabileceği yönündedir. Zira tavukların COVID-19 etkeni virüse duyarlı olmadıkları ve rezervuarı olmadığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.”

TEMAS ÖNCESİ VE SONRASI TADBİRLER

Özellikle kesimhaneler gibi kalabalık çalışma ortamlarında COVID-19’un çalışanlar arasında yayılmasının söz konusu olabileceğini ifade eden Eroğlu şöyle devam etti:

“Bu durum gıda güvenliği riski oluşturabileceği gibi hastalığın personel arasında yayılması neticesinde işgücü kayıplarına ve üretimde aksamalara neden olabilecektir.

Uluslararası kuruluşların ve uzmanların yaptığı açıklamalar COVID-19’un insandan insana damlacık yolu ile bulaşan bir solunum sistemi hastalığı olduğu ve gıda tüketimi yoluyla bulaşmadığı yönündedir.

Birliğimiz Bilim Kurulu tarafından, bu süreçte özellikle hayvansal gıdalar ile ilgili olarak ilave bir halk sağlığı riskinin olmadığı, bu nedenle genel gıda hijyeni tedbirlerinin uygulanmasının yeterli olduğu belirtilmektedir. Öncelikle hayvansal gıdalara temas öncesi ve sonrasında eller ve temas eden cisimler iyice yıkanmalıdır.

Çapraz bulaşmaların önlenmesi için, çiğ tüketilecek gıdalar ile pişirildikten sonra tüketilecek gıdaların hazırlanmasında farklı kesme tahtası, bıçak ve kap gibi mutfak gereçleri kullanılmalıdır. Hayvansal gıdaların iyice pişirildikten sonra tüketilmelidir.”

ARTIŞ ENDİŞELENDİRİYOR

Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının tespit edildiği 11 Mart 2020’den itibaren çok ciddi tedbirler alındığını ve COVID-19 ile mücadelede önemli kazanımlar elde edildiğini söyleyen Eroğlu, “ Ancak son günlerde yeni vaka sayılarındaki artış endişe vericidir. Toplumun büyük bölümünde fiziki mesafe, maske kullanımı ve el temizliği bilinci istenilen seviyeye ulaşamamıştır.

Ödenen bedellerin karşılıksız kalmaması, gıda arzında sıkıntı yaşanmaması, okulların Eylül ayında açılması, işletmelerin yeniden kapanmaması, insanımızın işsiz kalmaması, ekonomimizin daha fazla yara almaması, yoğun bakımların dolup taşmaması, yaşlı ve kronik hastalığı olanların bu mücadeleye yenik düşmemesi için COVID-19 tedbirlerine ciddiyetle uyulması gerekmektedir. Bu kapsamda gıda satan her türlü işletmeye büyük sorumluluk düşmektedir. Zira her türlü ihtiyaç ertelenebilmekte ancak gıda ve su tüketiminden vazgeçilememektedir. Dolayısıyla kesimhaneden fabrikaya, büfeden restorana, marketten pastaneye, her türlü gıda üreten, işleyen ve satan işletmelere büyük sorumluluk düşmektedir. Bu sorumluluk gıda güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra personel ve müşterilerin sağlığının korunması ve toplumda COVID-19 tedbirlerinin yaygınlaşması açısından büyük önem taşımaktadır.”değerlendirmesinde bulundu.

HAZIRLIKLI OLUNMALI

Koronavirüs hastalığının özellikle Türkiye’de Mart ayının başlarında etkisini göstermiş olması nedeniyle bu yıl birinci üretim olarak adlandırdığımız çiftlikte ve ahırda bir sıkıntı yaşanmadığı bilgisini paylaşan Eroğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“ Ancak ihracatta yaşanan sıkıntılar ve girdi maliyetlerinin artması ve bakım döneminde işçi teminindeki sıkıntılar bu süreçte gıda arzını tehdit eden en önemli unsur olmuştur. Ancak önümüzdeki süreçte gıda üretim ve pazarlama zinciri için daha hazırlıklı olunması gerekmektedir. Zira COVID-19’un Eylül-Ekim ayından sonra da etkisini sürdürebileceği öngörülmektedir.

TVHB olarak diyoruz ki; Güvenli aşı ve antiviral tedaviler bulunana kadar COVID-19 hastalığı ile sürdürülebilir ve disiplinli mücadele hala en öncelikli konudur. Bu nedenle Tek Sağlık kavramı hayata geçirilmeli, multidisipliner bir çalışma ile hastalıkla etkin mücadeleye devam edilirken vatandaşlarımızın da alınan tedbirlere hassasiyetle uymaları gerekmektedir.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç, kısaca NASH (nonalkolik steatohepatit) denilen alkol kullanı...

Burun akıntısı ve boğaz ağrısı gripte, tat ve koku problemleri Covid-19’da ön plana çıkıyor. Covid-19, semptomlar ortaya çıkmadan 48 saat önce bulaşmaya başlıyor, grip...

Dünya çapında uygunsuz sağlık bakım şartları veya tedaviler sebebiyle her yıl milyonlarca hasta zarar görüyor. Dünya genelinde dakikada 5 hasta güvenli olmayan tedavi ...

Manisa'nın Spil Dağı zirvesi yakınlarında kurulu Ayvacık Mahallesi'nin hastalıklara şifa olduğuna inanılıyor.

Dişlerin mine yapısının kristallerden oluştuğunu belirten Estetik Diş hekimi Dr. Efe Kaya, diş macunu seçerken 5 maddeye dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Telefon, tablet, bilgisayar ve tv hareketsiz yaşamı, hareketsiz yaşam da erken yaşta boyunda düzleşme, kambur duruş, omurga ağrısı, belde fıtık, kireçlenme getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararıyla online eğitimin başlaması ile birlikte öğrenciler, bilgisayar ve televizyon karşısında daha fazla vakit geçirmeye başladı. Uzmanla...

Yazarlar
Website Security Test