Siyasette bahar havası kısa sürdü

Türkiye son yıllarda siyaseten fazlasıyla gerildi. Siyasi kutuplaşma özellikle seçim dönemlerinde çok daha fazla hissedildi. 2002 yılından beri tek başına iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) girdiği her seçimden zaferle çıkmasının ardından siyaseti hep “yüksek gerilim hattı”nda tutmaya çalıştı.

Tarih 16 Nisan 2024

Erdoğan: (CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmeyi soran gazetecilere) “Kapımız açık. Ele alacağımız konu başlıklarımız çok, ziyarete geldikleri anda oturur konuşuruz” cevabı verdi.

17 Nisan 2024

Erdoğan: Bunun yerel seçim olduğunu unutup şımaranlar, farklı heveslere kapılanlar olduğunu görüyoruz. Ülkeyi yöneteceklerini zanneden zavallılar… Tek iktidar vardır o da Cumhurbaşkanı ve kabinesidir.

Seçimlerin ardından yaptığı konuşmalarda “ılımlı” mesajlar veren Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 31 Mart seçimlerinden sonraki ilk grup toplantısında muhalefete yönelik sert eleştirilerini yine sürdürdü.

******

Türkiye son yıllarda siyaseten fazlasıyla gerildi. Siyasi kutuplaşma özellikle seçim dönemlerinde çok daha fazla hissedildi. 2002 yılından beri tek başına iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) girdiği her seçimden zaferle çıkmasının ardından siyaseti hep “yüksek gerilim hattı”nda tutmaya çalıştı. Siyasi parti genel başkanlarının meydanlarda ve ekranlarda kullandığı sert dil, topluma da yansıdığı seçim çalışmalarında görüldü. Seçim propagandası döneminde şiddete varan olaylar yaşandı.

Seçimlerin ardından genellikle muhalefet partilerinin taleplerine tüm kapıları kapatan iktidar partisi, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde 22 yıllık iktidarında ilk kez seçim yenilgisi yaşadı. AKP oyları yüzde 44,33’ten yüzde 35,48’e düştü. Türkiye genelinde CHP yüzde 37.8, Yeniden Refah Partisi yüzde 6.2, DEM Parti yüzde 5.7, MHP yüzde 5, İYİ Parti ise yüzde 3.8 oy aldı. AKP, Türkiye genelinde kaybedince siyasette yumuşama havası esmeye başladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, , Ramazan Bayramı’nda bayramlaşmak üzere Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı aradı. Edinilen bilgilere göre, iki liderin birbirlerin bayramlarını kutladıklarını, Özel’in Erdoğan’a “Diyalog kanalının açık olması fayda sağlar” dediğini aktardığı ifade edildi. İki liderin önümüzdeki günlerde görüşmesi bekleniyor. Edinilen bilgiye göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel görüşmeye “çantası dolu” gidecek.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisinden randevu isteyeceğini belirten Özgür Özel‘e “Kapımız açık. Ele alacağımız konu başlıklarımız çok, ziyarete geldikleri anda oturur konuşuruz” cevabı verdi.

Kabine toplantısı sonrasında gazetecilerle konuşan Erdoğan’ın gündeminde yine muhalefet vardı ancak bu defa sert eleştiriler yerine ılımlı mesajlar verdi. Erdoğan, gazetecilerin CHP Genel Başkanı Özgür Özel‘in kendisinden görüşme için randevu talebiyle ilgili soruya, “Seçimler sonrasında muhalefet partilerinin bir kısmının sergilediği sorumlu ve ağırbaşlı tavrı takdir ettiğimi ifade etmek isterim” diyerek, kapılarının açık olduğunu kaydetti. Ancak, Erdoğan, bu açıklamasından bir gün sonra partisinin TBMM Grup toplantısında muhalefeti yeniden sert sözlerle eleştirdi.

“İlk eli uzatmak bize düşer”

Seçim zaferinden sonra iktidara yakın Sabah gazetesine konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, birinci parti olarak ‘ilk adımı atacaklarını’ ve Erdoğan’dan randevu isteyeceğini söylemişti:

Geçen bayram, Devlet Bahçeli’den başlayarak bütün liderleri aramıştım. Bir tek Erdoğan’ı aramadım ama o zaman ikinci partiydik. Şimdi 31 Mart seçimleri ve CHP birinci parti. Alttan almak, fedakârlık yapmak, ilk adımı atmak, ilk eli uzatmak bize düşer. Bayram günü sayın cumhurbaşkanını arayacağım. Bayramını tebrik edeceğim. Sonrasında kendilerine bazı şeyler söyleyeceğim.

Diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini, kendilerinin millet tarafından iktidarla görevlendirildiğini, bizim de 31 Mart seçimlerinde Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine, milli gelirin de yüzde 85’ine hâkim bir coğrafyada yerel iktidar olduğumuzu, birlikte çalışmak zorunda olduğumuzu ve dönem dönem istişare etmek zorunda olduğumuzu söyleyeceğim.

Eskisi gibi, ‘Ben senin yanına gelmem’ yok. Böyle bir siyaset izlemeyeceğim. Tercih ederim ki Çankaya Köşkü’nde buluşalım. Çünkü orada da Sayın Erdoğan’ın çalışma odası var. Kendisinden randevusu isteyeceğim. Nereye randevu verirse orada görüşeceğim ve bu ülkenin meselelerini çözeceğiz.

 

“Kibir hastalığı” demişti

Yerel seçim sonucu 22 yıldır iktidarda olan AKP’de ciddi bir sorgulama da başlattı. Seçim kaybının ardından yapılan ilk MYK’da Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan “kibir hastalığı” olduğuna dikkat çekerek, “Buradan başlayarak; il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, hatta bürokrasiye uzanan bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Oysa milletin sinesinden doğmuş bir siyasi partinin en büyük düşmanı vatandaşla arasına duvarlar örmesidir” demişti.

Bayramda ise AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın dünyanın sayılı lüks mekanlarından biri olan Monaco Yat Kulubü’nde yaptığı “ıstakoz” paylaşımı ve Çankırı Belediye Başkan adayı iken seçimi kaybeden eski milletvekili Hüseyin Filiz de lüks tatil yeri Maldivler’e gitmesi AKP içerisinde de şu an tartışılan konu başlıkları.

******

Halk, ‘demokrasi, cumhuriyet ve hukuk istiyoruz’ dedi

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı)- Halkın çokça beklentisini içeren bir seçimi geride bıraktık. Çok da güzel ve çok da takdire şayan oldu. Birçok sualin cevabıyla beraber çözüm yollarını da önümüze koydu. Halkın demokrasi, cumhuriyet ve hukuk içinde yaşama isteği adeta bir emir halinde ortaya konuldu. Rey kullananlar, “Biz hukuklu bir dünya istiyoruz. Biz barış içinde yaşayan bir Türkiye istiyoruz. Biz demokrasinin sağlıklı bir bünyeye sahip olmasını istiyoruz” dedi.

“İslamsız bir Türkiye olmadığı gibi Atatürksüz bir Türkiye olmaz” dedi. Ve “Bir Avrupalı gibi yaşamak istiyorum” diye haykırdı. “Özgür, bağımsız, adil, yarınlarından emin, güven içinde büyüyen bir Türkiye’de yaşamak istiyorum” dedi. “Kavgaların değil, barışın egemen olduğu bir Türkiye istiyorum” dedi. “Tartışmaya evet, kavgaya hayır. Bütün bir Türkiye’yi kucaklayan bir siyasi anlayış istiyorum” dedi. “Bilim ve irfan sahibi olanların çoğalmasını istiyorum, beni her yönüyle ayakta tutan kültürümün tavizsiz uygulanmasını istiyorum” dedi.

“Demokrasinin, hukukun ve Cumhuriyet’in tamamı beni mutlu etmek için bunlara inanan uygulayıcılar tarafından gerçekleşmesini istiyorum” dedi. “Demokrasi kavga değil bir uzlaşma rejimidir” dedi. “İktidar ve muhalefetin yarınların aydınlığında bir ve beraber olmasını istiyorum. Sevginin egemen olduğu bir siyasi yapının devamında kararlıyım. Bunu engelleyecek çalışmaların sona ermesini istiyorum” dedi. “Ben çoğulcu ve katılımcı bir demokrasinin yanındayım” dedi. “Fikirlerin kavgaya ve husumete dönüşmesi benim isteğimin dışındadır” dedi.

“Daha adil, daha zengin, daha uygar bir Türkiye’nin bağımsız ülkelerin yanında yer almasını istiyorum” dedi. “Asgari müştereklerde anlaşmayı hoşgörünün devamlılığını ülke teminatının gerekçeleri olarak kabul ediyorum” dedi. “Kavganın değil barışın insanları olmak istiyoruz” dedi. “Aklın yerine imanı, imanın yerine aklı koyma gibi bir anlayışı hiçbir şekilde kabul edemem” dedi. “Gönlüm ve ruhumla tanrının huzurundayım. Aklımla bilimle fenle doğruların yanındayım” dedi. “Büyük Türkiye’yi tekme tokat yerine sevgi ile kucaklayan bir yönetim anlayışının geçerli olacağına inanıyorum” dedi.

******