Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Çevreyi Korumak…

Bir yılı aşkın süredir ülkemizin ve dünyanın en önemli gündemi olan bulaşıcı hastalık yüzbinlerce insanı hayattan kopardı. Hamdolsun iki Türk bilim insanının bulduğu aşı ile rahat bir nefes aldık.

Çevre her zaman çok acı sonuçlar yaratarak intikamını alır. Marmara Denizi’nin çevresinde bulunan illerin atıklarının atıldığı ve çökertme havuzu gibi kullanıldığı için, gözle görülür şekilde intikam aldığına şahit oluyoruz. “Marmara Denizi”nde müsilaj kâbusu büyüyor. Deniz salyası tüm Marmara’yı hatta Kuzey Ege’yi etkiliyor. Bu, sadece denizin üstünü örten bir pislik değil, aynı zamanda denizin altını da öldüren, çölleştiren bir bela. Bize ait tek denizimiz, Marmara Denizi can çekişiyor. (Naylon atık olayı da ayrı bir faciadır.)
Marmara Denizi’nde vuku bulan bu çevre felaketinin İzmir körfezinde benzer neticeler doğurmaması için yapılması gerekenler nelerdir?

-Gelecek nesillere aktarmaya çalıştığım ve bu ay yayınlanan (Yaşadıklarım, Unutmadıklarım, Yazdıklarım) isimli kitabımda kısmen çok özet geçtiğim, çevreye duyarlı olmamızın geleceğimizin sigortası olacağını, yaptığımız, kısmen yaptığımız ve geliştirilerek devam etmesi gereken çalışmaları, günümüz etkili ve yetkililerine hatırlatma ihtiyacı duydum.

1- İzmir’de 5 Kasım 1995’te 61 kişinin ölümüne sebep olan sel felaketi. İzmir, tarihin en büyük felaketlerinden biri olarak tarihe geçti. Dere yataklarında yapılan evler ve 21 köprü yıkıldı. (Karşıyaka bölgesinde sel sonucu gelen malzemenin miktarı 185 bin kamyon Karşıyaka ve Bostanlı sahilinin dolgusunda kullanılarak fırsata çevrilmiştir.)

İzmir Büyükşehir Belediyesince 5 Kasım 1995 yılı sel felaketi sonucu yapılan çalışmalar:

a) İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nin Deprem Senaryosu ve Master Planı için Dünya Bankası’ndan hibe finansman sağlandı. Plan yapıldı.

b) Arama kurtarma konusunda, yeni bir yapılanma sağlanarak yurt dışı örnekler incelenerek özgün bir sistem kuruldu. Ve ilk uygulamalı eğitim tesisi faaliyete geçirildi.

c) İzmir İtfaiye Teşkilatı’nın araç, gereç ve malzeme yönünden yeniden yapılandırıldı.

d) Doğal afetlerde olay yerine ulaşmak amacıyla yeni güzergâhlar tespit edilerek yapımına başlandı, bitirildi.

e) 1995 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi “stratejik plan” hazırladı ve uygulamaya koydu. 5393 Sayılı Kanun 3/7/2005 tarihli BELEDİYE KANUNU ile getirilen Stratejik Plan hazırlama konusu müeyyideler koymuştur. (İzmir Büyükşehir Belediyesi yasal düzenlemeden 10 yıl önce kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak amaçlı kullanılmıştır.)

f) Danışma meclisinin oluşturulması ve Belediye Meclisi üyeleri ile şehrin geleceğinin ortak akılla yönetilmesi, tüm çalışmaların odağı oldu.

g) İzmir Körfezi’nin maruz kaldığı tedbirleri fırsata çevirmek için 12 dere üzerinde yağmur suyu toplama (Yağmur hasadı) ve bu suları şehir içi yeşil alanların sulamasında kullanılarak şehir şebeke suyundan ayrı bir sistem ile kullanımını sağlamak için çalışmalar başlatıldı. Merkez idare ve yerel yönetim faaliyetinin çakıştığı bu konuda istenen hızda yol alınamadığı için aradan 25 yıl geçmesine rağmen önemli bir mesafe alınmamıştır.

h) İzmir Büyükşehir Belediyesi 1995 yılındaki sel felaketinden önemli dersler çıkararak ağaçlandırma faaliyetlerini başlattı. Doğal afetlere karşı yeşil kuşak çalışmaları ile 62.640.370 metrekare yeşil kuşak ve sahil düzenlemesi imar planlarına işlendi ve yapımına başlandı. İzmir’in o gün için var olan dokuz ilçesine dokuz gençlik parkı düzenlemesi yapılarak inşaatına başlandı. İzmir vizyonu “Mavi Körfez Yeşil İzmir” olarak hedefe alındı.

i) Ağaçlandırılacak bölgeler imar planlarına kamusal alan olarak tescil edildi.

j) Orman Bakanlığı fidanlıklarından temin edilen altı milyon ağaç (Okaliptüs, zeytin vb.) toprakla buluşturuldu.

k) İzmir halkının yeşil çevre çalışmalarına katılımını sağladı. Su faturalarına ağaç bedeli altında konan bedel ağaçlandırma faaliyetlerinde kullanıldı. (Oluşturulan gençlik parklarının bir kısmının hikayesi şöyledir.)

2- Balçova Gençlik Parkı

a) Balçova Gençlik Parkı, incir altında içinde çakal burnu dalyanı dahil olmak üzere 1750 dönümdür. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin aldığı plan kararı sonrası;

b) Metro inşaatından çıkan toprakların sözleşme gereği, Buca’ya taşınması öngörülmüş ve taşıma bedeli olarak yirmi beş milyon dolar ödenek konmuştu. Altyapı Koordinasyon Kurulu kararı ile Buca’ya dökülmesi gereken toprak ve molozlar İnciraltı’na dökülmesi kararı alınarak tasarruf sağlanmıştır.

c) İnciraltı’nda bataklık kurutulurken her dökülen kamyon başına bir döküm parası tahsil edilmiş ve Balçova Gençlik Parkı kaynakların etkin ve verimli kullanılması sonucu belediye bütçesine yük olmadan İzmir halkının istifadesine sunulmuştur.

d) İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinden Balçova Gençlik Parkı için ön görülen plan kararlarında, iki meydan, bir akvaryum, bir planetaryum, Türk otağı şeklinde 25 bin seyirci kapasiteli kültür merkezi, açık spor alanları, fuar ve sergi alanları bu güne kadar yapılmamış olması ile bu projeden beklenen faydaların büyük bir kısmı heba olmuştur.

e) İnciraltı bölgesinde bulunan Bahçelerarası Mahallesi, sağlık turizmi için oteller bölgesi olarak ön görülmüştü. Ancak aradan 20 yıl geçmesine rağmen halen bölge için karar verilmemesi telafisi imkânsız gelir kayıplarına sebep olmuştur.

-Karşıyaka ve Bostanlı Sahil Düzenlemesi

a) İzmir’de 5 Kasım 1995’te 61 kişinin ölümüne sebep olan sel felaketi ile 185 bin kamyonun alabileceği kadar taş, toprak sahil düzenlemesinde fenni tüm önlemler alınarak doldurulması sonucu oluşturulmuş ve bu tehdit fırsata dönüştürülmüştür.

Gençlik Parkı (Safari Park)

a) İzmir su arıtma bölgesi olarak istimlak edilen 33 bin dönüm alan, 1984-1989 ilk başkanlık döneminde dünya bankası önerisi ile lagün sistemi için istimlak edilmişti.

b) 1994-1999 yılları arasında yeniden görev almam sonucu bu proje yeniden gözden geçirilerek biyolojik arıtma sistemine dönülmüştü.

c) Biyolojik arıtma için gereken alan lagün sistemine göre onda bir oranında daha az yer işgal etti.

d) İzmir biyolojik arıtma sisteminin bedeli, Tansaş’ın satışından sağlandı.

e) Tansaş’ın hizmet verdiği alanlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde aldı. Bir başka deyişle sadece isim hakkından ibaret olan bir satış sayesinde, 1994 yılında iflas etmiş olan Tansaş’ın bir daha aynı akıbete uğramaması için bir tehdit fırsata dönüştürülerek bir taşla iki kuş vurulmuş oldu.

f) Arıtma sisteminde yapılan kullanım dışı kalan alanlar, Çiğli Gençlik Parkı olarak planlandı.

g) Sabancı Holding tarafından Carrefour/SA İzmir’in eski çöp döküm alanı üzerine inşa edildi. Temelinden çıkan binlerce kamyon toprağı, belediye şirketi olan İZBETON bedeli mukabili Çiğli Gençlik Parkı’na taşıdı. Tahtalı baraj alanından çıkmış mümbit toprak ile paçal yapılarak 30 bin dönüm alan bataklığın kurutularak parka dönüşmesi sağlandı. Daha önce büyük bölümü bataklık ve tuzlu çorak topraktan ibaret olan alan ileri teknikler kullanılarak ıslah edildi.

h) Çiğli Gençlik Parkı’nda ilk etapta altı yüz bin okaliptüs ağacı dikilerek toprak ıslahı mümkün olmuştur.

Devam edecek…