ESİAD Başkanı Karabağlı gazetecilerle buluştu

Ege Sanayicileri ve İşİnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, gazetecilerle bir araya gelerek ESİAD’ın yeni dönem çalışmaları hakkında bilgi verdi ve gündemle ilgili sorularını yanıtladı.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türk sanayisinin geleceğini karbon ayak izi konusunun belirleyeceğine dikkat çeken Karabağlı, ileri teknoloji yatırımlarının İzmir’e getirilmesi ve bu konuda Z kuşağının İzmir’de istihdamını sağlayacak iş ortamının yaratılması için adım atılması gerektiğini söyledi.

Dernek merkezinde yapılan toplantıda Karabağlı, ESİAD’ın yeni dönemine ilişkin projelerini anlattı.  ESİAD’ın bölgenin en etkin STK’sı olduğunu ifade eden Karabağlı,  “Bu da çok ciddi bir istihdam, katma değer ve sorumluluk getiriyor. Yeni dönemde önceliklerimiz arasında tarım, sanayi, turizm ve eğitim yer alıyor. Sanayide ara eleman, aranan elaman konusu üzerine yoğunlaşacağız. Sanayici ve iş dünyasının arzu ettiği personelin eğitilmesi yetiştirilmesi uzmanlık işidir. Bunu okullara ifade etmeliyiz.  Meslek Yüksek Okulları ile konuşuyoruz. Mevzuat elverdiğince eğitim müfredatı sunmaya çalışacağız. Elemandan ne beklediğimizi anlatıp, hangi derslerin hangi şekilde verilmesi gerektiği konusunda müfredatı tayin etmeye çalışacağız. İstediğimiz nitelikteki elamanı tarifleyeceğiz. Eğitim kurumlar ile işbirliğini artıracağız. Büyükşehir meslek fabrikasında yapılan çalışmaları inceliyoruz. Çalışmalarında ESİAD olarak neler beklentilerimizi tanımlayarak yönlendireceğiz. İşbirliğimiz artırarak doğru nitelikte mezunların oradan çıkmasını sağlayacağız. Hatta iş garantili olarak istihdam aşamasında sanayi kuruluşlarında öncelik tanıyacağız. Hatta bir nevi meslek fabrikasını meslek ve iş fabrikası olmasına katkı sağlıyor olacağız.” diye konuştu.

Türk sanayicisini bekleyen tehlike

Türk sanayisinin geleceğini ilgilendiren en önemli konulardan birisinin karbon ayak izi konusu olduğunu anlatan Karabağlı, “Karbon ayak izi sertikası alamayan veya sınırları aşan karbon izine sahip mallar Avrupa’ya giremeyecek. Bu da Türkiye için ciddi bir maliyet oluşturulacak. Bu durumda sertifika satın alınması gerekecek. Arz daha düşük, talep yüksek olursa bu defa da fiyatlar çok artacak. Bazı ürünlerin Avrupa’ya gönderilememesi söz konusu olabilecek. Maalesef Türkiye Paris Anlaşmasını imzalamayan 6 ülkeden biri. Türkiye’nin haklı olduğu gerekçeleri var ama burada belli bir ısrardan da vazgeçmek lazım belki de. Çok ciddi bir çalışma yapılması lazım ve zaman gerektiriyor. Her geçen gün aleyhimize işliyor. İhracatta lokomotif şehirlerden birisi olan İzmir’imizin sıkıntılı bir dönem yaşama ihtimali olabilir. İzmir ciddi bir ihracat şehri. Geçen yıla göre ihracatını en çok artıran şehirlerin başında geliyor” dedi.

Teknolojiyi yaratan teknolojiyi İzmir’e getirmeliyiz

İleri teknoloji yatırımlarının İzmir’e getirilmesi gerektiğini belirten Karabağlı, “Teknolojiyi yaratan teknolojiyi İzmir’e getirmeliyiz. Türkiye maalesef bu konuda bir adım atmıyor. Burada yüzde yüz dışa bağımlıyız. Türkiye bu yatırımı muhakkak yapması lazım. İzmir toleransları olan bir şehir olduğu için Z kuşağını aradığı her şey İzmir’de var. Z kuşağını İzmir’de istihdam edecek cazip iş yerleri yok. Toleranslı şehir olan İzmir’de yüksek teknolojili yatırımlar barınabilir. İnsan kaynağına bağlı bu. Bu işi yapanlar aykırı yaşamayı seven toleranslı yaşamayı seven tarzdaki insanlar genelde. Mahalle baskısının olmadığı farklı kültürlerin birarada yaşadığı bir şehir İzmir. Burası o anlamda bir fırsattır. Umuyorum ki merkezi hükümet ve yerel yönetim İzmir’deki tüm bileşenler bu fikre sahip çıkar” diye konuştu.

Kısa vadede tarım ve turizm hızlı büyüme sağlar

Sanayi yatırımlarının karşılığını almanın uzun zaman aldığının dikkat çeken Karabağlı, Türkiye’nin hızlı büyümesine katkı sağlayacak olan sektörün tarım ve turizm olduğunu belirterek, “Sanayideki yapılan yatırımların karşılığı bir hayli zaman alıyor. Bugünden yarına sanayi yatırımları ile büyümemiz ve sıçramamız mümkün değil. Sanayinin var olduğu yerde istihdam var. Katma değer ortaya çıkıyor. Bu bir zaman alacak. Beklemek zaman kaybı yaratır. Kısa vadede çalışacak konulara eğilmeliyiz. Bunlardan arasında en önemli iki başlık tarım ve turizmdir. Ülkenin hızlı büyümesini bu iki sektör kısa vadede sağlayabilir. Normalleşme ile ekonomide hızlı bir toparlanma olacaktır. Turizm ekonomide bir kaldıraç olacak. Türkiye’nin büyüme hedefini yükselteceğini ve daha yüksek bir büyüme yakalayacağını düşünüyorum. Talepte büyük bir artış var. Sanayi ve yan sanayiler çalışıyor ve insanlar üretmek devam ediyor” dedi.

Gelir dağılımdaki aralık giderek artıyor

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Karabağlı, bir soru üzerine gelir dağılımdaki aralığın giderek arttığını dikkat çekti. Karabağlı, “Mevcut sistemde zengin daha da zenginleşiyor dar gelirli fakirleşiyor. Sermayenin de siyasetin de herkesin bunu sorgulaması lazım. Bu düzen doğru değil. Burada bir problem var. Liberal ekonominin kendini yeniden tanımlaması lazım. Toplumlar arası ekonomik uçurumlar çok fazla arttı. Merkezi karar odakları bunu çözecek kararlar alması lazım. Yoksa bu sürdürebilir bir ekonomi değil” dedi.

OSB’ler için otobüs çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne de sanayi bölgelerine otobüs konması çağrısında bulunan Karabağlı, “Belediye altyapı çalışmalarında önemli adımlar atıyor. Bu hizmetler iyi ama daha iyisi olabilir. Tramvay ve benzeri ulaşım araçların yapımının hızlandırılması önemli. Organize sanayi bölgelerine özellikle mesai başlama ve bitiş saatlerinde Büyükşehir Belediyesi’nin çok ciddi seviyede ulaşım imkanı vermesini bekleriz. Örneğin şehir dışındaki Organize sanayi bölgesinde çalışıp da  Servis kaçıran birisi O Organize sanayi Bölgesi’ne nasıl gidecek? Çalışanlar bu konuda  mağdur oluyorlar.  Servisleri kaldıracak kadar ulaşım imkanı sağlanırsa bütün sanayi dünyası Büyükşehir Belediyemize dua eder” dedi.