Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Yatırım kanalı Anadolu’ya açılmalı

HABERTÜRK TV’de Kübra Par, CNN TÜRK TV’de Ahmet Hakan, KANAL İSTANBUL konusunda Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile birer söyleşi yaptı. Aynı günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Anadolu bağlantı yolunun bir parçası olan Sazlıdere köprüsünün temelini attı. Bu tören KANAL İSTANBUL inşaatlarının ilk adımı olarak tanıtıldı.

KANAL İSTANBUL konusunda GÖZLEM gazetesine 3 yazı yazdım: 02 Ağustos 2013 tarihinde “Kanal mı Sanal mı”; 19 Ocak 2018 tarihinde “Çılgınlık Nereye Kadar”; 06 Aralık 2019 tarihinde “Milyarlar Şatafata Değil Üretime”. Sayın Bakanın söyleşilerinde video görüntüler ve şemalar ile anlattıkları, yazılarımda değindiğim sorunlara cevap olacak nitelikte değildi.

Herşeyden önce şunu belirtelim: AKP çevrelerinin ileri sürdüğü gibi “özgün bir proje” değil bu. ABD Ordusunun İstihkâm Birliği (US Army Corps of Engineers) için 2. Dünya Savaşının hemen ertesinde soğuk savaş ortamında hazırlanan bir haritada Sovyetler Birliğini hedef aldığı anlaşılan bir kanal görülüyor.  Bu konuda 24 Aralık 2019 tarihli Batı Trakya’daki Türklerin sesi olan GÜNDEM gazetesinde Funda Esin Akar, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Doğan Kantarcı ile yaptığı söyleşide şunları söylüyor:

“ABD’nin 1950 yılında Marmara Denizi’nin ve İstanbul’un Ruslara karşı savunulması amacıyla Çatalca Yarımadası ve Gelibolu Yarımadası’na kanallar açmayı planladığını ifade eden Prof. Dr. Kantarcı, o yıllarda bir harita tasarlandığını dile getirdi… Bu çerçevede İstanbul’un batıdan gelecek bir zırhlı birlik saldırısına karşı savunulması için de ‘su kanalı’ oluşturulması düşünülmüş ve buna ait bir de harita yapılmıştır.”

18 Ocak 1994 tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki “Ecevit’ten Mega Proje” başlığı ile verilen haberden, Bülent Ecevit’in de, “Karadeniz ile Marmara’nın bir kanalla birbirine bağlanması için bir mega proje geliştirdiklerini” açıkladığını öğreniyoruz.  DSP’nin 1994 Martında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Necdet Özkan da bu projeyi gerçekleştireceğini ifade etmişti. Ne var ki, Refah Partisi adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimleri kazanmasından sonra yaptığı bir açıklamada Bülent Ecevit’in, kanal projelerinin hatalı bir görüş olduğunu söylediğini de anımsıyoruz.

Son olarak, 12 Haziran seçimleri öncesi çalışmaları sırasında Başbakan Erdoğan, 27 Nisan 2011 tarihinde KANAL İSTANBUL’u ‘Çılgın Proje’ olarak duyurdu. Oysa 2010 yılının sonuna doğru Hollanda’dan Mustafa Coşkun adlı bir vatandaşımız bana yolladığı epostalarında benzer bir kanala yatırım yapmak istediğini yazmış, bunun kazanç hesaplarını yazılarına eklemişti. Eposta adresi “m.coskun@ziggo.nl” idi. Şirketlerinin bazılarının adları şöyle: “Coskun energy production and trade INC”, “Coskun hydroelectric power plants INC”, “Coskun solar electric INC”, “Coskun TurkAtom INC”. Görüldüğü gibi enerji konusunda yatırım yaptığı anlaşılan bir kişi Mustafa Coşkun.

Mustafa Coşkun, Başkan Aziz Kocaoğlu’na iletmem ricasıyla bana gönderdiği mektubu başka kimlere de göndermişti, öğrenmek ister misiniz? Cumhurbaskanı Abdullah Gül, Basbakan Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Prof. Dr. Veysel Eroğlu,  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Büyükşehir Başkanı Kadir Topbaş, TÜBİTAK’tan Dilek Ediger, Ertuğrul Günay, CHP Milletvekili Kemal Anadol, Antalya Belediye Başkanı Mustafa Ayaydın, İzmir Valisi Cahit Kıraç, Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu. Liste uzayıp gidiyor…

Yatırımcı Coşkun, yatırımını şöyle tanıtıyordu: “Mevcut İstanbul boğazımız gibi, milli ve milletlerarası stratejik değer taşıyacak olan, “2. BOGAZ 2. ISTANBUL” projemizin depreme dayanıklı Boğaza nazır 20 adet Palm adalı bitmiş haldeki kısmının değeri, ortalama 1 trilyon € volümünü aşacağı hesaplanmakta olup, 1 milyonu aşkın kişiye de iş ve de kalıcı iş imkanı sağlayacaktır. Proje hazırlığı, istimlak 4-5 km. eninde kanal açımı, altyapı, yerleşim şeklinde,  milli ve milletlerarası yüzlerce-binlerce firmanın görev alacağı, 5 yıllık bir zamanla yarış projesi olacaktır. 2.  Boğaz’ın Karadeniz tarafı, Terkos gölü ve bölgedeki tatlı su havzalarının batısı ile, Marmara’da Silivri’nin batısıyla Tekirdağ il sınırı arasında uygun görülecek bir yerde gerçekleştirilecektir.”

Mustafa Coşkun’un bugün de Kanal yatırımıyla ilgilenip ilgilenmediğini bilemiyoruz. Ancak tüm başka savlara karşın bunun bir rant girişimini tetikleyeceğini çok açık dile getirmiş zamanın AKP yetkililerine… AKP’nin de bu “çılgın projeyi” onun mektuplarından sonra dile getirmesi ne kadar rastlantı olabilir.

Oysa bugün yapılması gereken, İstanbul’u daha da içinden çıkılmaz bir hale getirecek yatırımlara yönelmek değil, Cumhur ittifakı destekleyicilerinden BBP Başkanı Mustafa Destici’nin kanal konusunda konuşurken belirttiği gibi eldeki sınırlı kaynakları Anadolu’daki sanayi yatırımlarına, en önemlisi de tarıma, kuraklıkla mücadele gibi yaşamsal alanlara,  sevk etmektir.

Özetle yatırım kanalları Anadolu’ya açılmalıdır, İstanbul’a değil.