Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Times Meydanı savaşları

Geçen hafta Times Meydanında oturuyorduk, Evim oralara yakın olduğu için kahvelerimizi alıyor baharın tadını çıkarıyoruz. İzmir’den anne babamız geldiği için onlara da değişiklik oluyor. Tam açılmanın başladığı Manhattan’da artık inin cinin top oynadığı Times Meydanından yine eski günlerin cıvıl cıvıl kalabalık Times Meydanı görüntülerini görmek mümkün.

Önce New York Nets takımının amigo kızları bir etkinlik yaptı. Dans şovları sürekli olduğundan ekranlara ve etrafa bakmak daha cazipti. Mamafih Nets Playoff’a kalmayı garantilemiş taraftarları maça çekmek için yapılan bir aktiviteydi. İşin garip tarafı meydanda alışıla gelmişten daha fazla polis olması ve demir barikatların her zaman durduğu yerde durmayışıydı. Bu barikatlar meydan genelinde yapılacak bir aktiviteyi çerçevelemek için kullanılıyor. 

Bu sırada gerek aşı için gerekse 17 Mayıs sonrası kapanmadan önce New Yor özellikle de Manhattan aşırı bir Türk yoğunluğu var. Bu esnada şunu da söylemeliyim, Times Meydanında her daim bir eylem olur ve bu eylemler belediyeden izinle yapılır. Bir gün Filistin bir gün İsrail protestoları oldu. Filistin protestolarına metroda yolda karşılaştığım birçok Türkün katıldığını gördüm. Biz keyifle kahvelerimizi yudumlarken İsrailliler meydanda toparlanmaya başladı. Bu esnada bir kişi elinde kocaman Filistin bayrağıyla kalabalığın karşısına dikildi. “hadi dedim bizimkilere kahveleri hızlandıralım burası karışacak”

Derken bir Mısırlı, bir Suriyeli, bir Arnavut derken bir Müslüman imecesi çerçevesinde İsrail grubunun etrafını saran bir Filistin grubu ortaya çıkıverdi! Etraflarında dönerek sloganlar vs… Bu esnada meydanda ne kadar evsiz ve kendini azınlık hisseden varsa Filistin destekçisi olmuş, İsraillilere “sizler çocuk katilisiniz” diye bağırıyordu!

Bir yandan düşündüm, Amerika’nın birçok yerinde birçok protestoya hem aktivist hem gözlemci olarak katıldım ve işin geneli iki karşıt görüş birbirine bağırır çağırır ve sakin sakin evine gider hatta metroda yan yana oturur! Akabinde bu grupların her ne kadar Amerikalı olurlarsa olsunlar, orta doğulu olduğu aklıma geldi. Tam eski dünyanın dertlerini yenidünya usulüne göre çözecekler tezim yükselişe geçecek gibiyken birden bire bir gümbürtü koptu! Su şişeleri, bayrak sopaları, havada uçuştu, meşaleler bayraklar yakıldı! Polis gaz sıkarım ve tutuklarım anonsları geçti!

Bu dakikaya kadar oturduğumuz yerden izliyorduk! Televizyondan iki körfez savaşı izlemişliğim var bir de Meydan muharebesi anlatayım istedim. Peki ya sonuç?

Biden yönetimi ve Ortadoğu

Başkan Biden’ın bizzat 11 gün içerisinde Bejamin Netanyahu ile görüşmesinin ardından Gazze’de ateşkes yapılışının yankıları sürüyor. Başkentin duyarlı kesiminin Biden yönetimi için çok geç kaldığı, olaylara göz yumduğu için eleştiriliyor. Tabi diğer bir yandan alkışların da ardı arkası kesilmiyor.

Başkan Bidenın İsrail’e yönelik yaptığı destek konuşmasında altını çizmemiz gereken iki nokta var! birincisi “İsrail’i desteklemeye, savunmasını güçlendirmeye devam edeceğiz” ve “ Bölge halkları İsrail’in bağımsız bir Yahudi Devleti olarak var olma hakkını tanıyana kadar barış olmayacak”

Tabi bunun yanı sıra Biden yönetim, daha doğrusu Amerikan fihristi diyelim, orta doğunun o bölgesinde iki devletli bir yapı düşünüyor lakin halklar birbirleri ile anlaşamıyor.

Dış işleri bakanı Blinken bu hafta Ortadoğu gezisine çıkacak ve İsrailli Filistinli yetkililerle görüşmeye çıkacak. Programda Mısır ve Ürdün de var. Kuvvetle muhtemelen bölgenin abisi konumundaki ülkeler olduğundan “ne yapabiliriz” gibi bir oturum yapılacağını düşünüyorum. Diğer yandan geçtiğimiz hafta BM’de Mevlüt Çavuşoğlu konuşurken İsrail heyetinin salondan komple çıkmış olması Türkiye’nin konuya ne kadar dahil olduğunun bir göstergesi.

ABD’nin ilk kadın Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Wendy Sherman koyu bir NATO hayranıdır ve, eski başkanlar Barack Obama ve Bill Clinton ile de çalışmış bir isimdir. İran’la yapılan nükleer anlaşmanın öncülerinden biri olan Sherman, Suriye ve İsrail konusunda da uzmandır.

Türkiye’yi çok iyi bilen Sherman, gelecek ay NATO zirvesinde Başkan Joe Biden ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yüz yüze görüşme öncesi hazırlıklar için Cuma günü Ankara’da olacak. Sherman, Türk mevkidaşlarıyla birlikte, masada olan sorunların hangilerinin öncelikli olarak konuşulacağını planlayacak. Sherman, temaslarında bölgede yaşanan son gelişmeleri de ele alacak, sivil toplum kuruluş temsilcileriyle görüşecek. Her zaman dediğimiz gibi, samimi diyalog ve iki ülke arasında güvenin tekrar geri gelmesi açısından bu ve buna benzer ziyaretler değerli olmuştur, olacaktır…

Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…