Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Arktik nedir ve nerede? Arktik Dünya'nın geleceğini belirleyecek

4.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Arktik nedir? Arktik'in önemi ne? Enerji şirketlerinin paylaşmaya çalıştığı Arktik Dünya'nın kaderini belirleyecek. Arktik bir bölgedir ve Dünya'nın geleceği konusunda büyük önem arz ediyor. Arktik'te enerji, balıkçılık, taşımacılık ve ilaç sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler. Küresel ısınma ile Dünya'mızın tehdit edilişinde Arktik'in rolü nedir?

Öncelikle Arktrik'in ismi, Eski Yunan’ın en önemli kâşiflerinden Pytheas’ın Arctos (Ayı) keşfinden geliyor.

Kuzey Kutup Bölgesi (Arktik) bir bölgedir ve Türkiye’nin 34 katı büyüklüğünde. İklim ve yerel özellikleri ile dünyamızın diğer kutup bölgesi olan Antarktika’ya benzeyen Arktik bölge içinde yer alan Okyanusa kıyısı olan 5 devlet ve okyanusa kıyısı olmayan 3 devlet bulunuyor. Bu devletler, Rusya, ABD (Alaska), Kanada, Norveç, Danimarka (Grönland), Finlandiya, İsveç, İzlanda.

Yaklaşık 27 milyon kilometrekarelik bir alana sahip olan Kuzey Kutup Bölgesi (Arktik), 8 devletin doğrudan ortak olduğu sonrasında gözlemci olarak, Çin, Güney Kore, Singapur, Hindistan, Almanya, Hollanda, Japonya, Polonya, İsviçre, İspanya, İtalya, Fransa ve İngiltere gibi devletlerin de katılımıyla genişledi.

 

Hangi enerji şirketleri bölgede?

Petrochina, Eni, Total, Shell, Statoil, Gazprom, Rosneft gibi dünyaca ünlü enerji devleri bu bölgede araştırma yapan küresel oyuncular. ABD Enerji Bakanlığı Bilgi Dairesi raporlarına göre dünya enerji rezervinin önemli kısmı bu bölgede. Petrolde oran yüzde 13’ten fazla. Doğalgazda ise bu oran yüzde 30. Bu oran her keşif çalışmasında giderek artıyor. Bundan 10 yıl önce yapılan çalışmada 90 milyar varillik bir petrol rezervi var. Doğalgazda ise oran 47 trilyon metreküp. 2013’te ise petrol rezervi 1.7 trilyon varil olarak yenilendi. Doğalgazda ise bu rakam 187 trilyon metreküpe çıktı. Her yıl zenginliğin artışına en güzel örnek.

Bölgenin taşımacılık, balıkçılık ve ilaç sektörü açısından da önemi azımsanmayacak şekilde. Taşımacılıkta örneğin Avrupa’nın en büyük limanı Rotterdam ile Japonya’nın Yokohoma limanı arası mesafe güneyden, Süveyş Kanalı üzerinden 11.200 deniz mili iken, Kuzey Deniz Hattı tabir edilen Arktik rotası üzerinden sadece 6.500 deniz mili. Benzer bir tasarruf Amerika-Asya kıtaları arasındaki rotalarda da mevcut. Kuzey Deniz Hattı'nı kullanan gemi sayısı her geçen yıl artıyor. Özellikle Çin mallarının Avrupa'ya sevkiyatında "devrim" yaratacak, lojistik dünyasını sarsacak adım atıldı: Rusya, Süveyş Kanalı üzerinden daha uzun süren gemilerinin yolculuklarını çok daha kısaltacak "Kuzey Deniz Yolu"nu cazip hale getirebilmek için elinden geleni yapıyor. Küresel ısınmanın etkisiyle Rusya toprakları ile Kuzey Kutbu arasındaki koridorun açılması, dünyada dengeleri tamamen değiştirmeye aday. Buzların erimesi nedeniyle günümüzde yılda dört ay kadar açık olan "Rusya güzergahı"nı kullanma süresinin önümüzdeki dönemde, hem küresel ısınma, hem de "nükleer buz kıranlarla" daha da artacağı tahmin ediliyor.

Konteyner taşımacılığında önemli bir "test" sevkiyatı 22 Ağustos 2018’de Rusya'nın en doğusundaki Vladivostok limanından başladı. Dünyanın en büyük deniz taşımacılığı şirketlerinden Danimarkalı "Maersk"in gemisi "Venta", Saint Petersburg limanına doğru yola çıktı ve 37 günde seferini tamamladı. Batılı uzmanlar, "Küresel iklim değişikliği nedeniyle Rusya Kuzey Deniz Yolu'ndan kendi "Süveyş Kanalı"nı açarak ekonomik çıkar elde edebilecek duruma geliyor" değerlendirmesini yapıyor.

Balıkçılıkta da büyük önem taşıyan bölgede, yüksek besin değeri taşıyan başta somon olmak üzere pek çok balık türü bölgede yaşıyor. Hem nadir türler olması hem de besin değeri açısından zengin soğuk su canlıları olmaları sebebiyle kıyıdaş ülkelerin yanında özellikle dondurulmuş gıda şirketlerinin teşviki ve doğrudan katılımıyla bölgeye ağır hasarlar veren balıkçılık yapılıyor. Kıyıdaş ülkeler hasarı önlemek için 2016’da balıkçılık konusunda yasaklar getiren bir anlaşmaya varsa da özellikle Rusya ve Norveç bu konuda sık sık karşı karşıya geliyor.

İlaç sanayi için de bölgenin önemi büyük. Bölge mineraller açısından oldukça zengin. Özellikle ilaç endüstrisinde hayati olan pek çok mineral buradan çıkarılıyor. Burada tıpkı enerji ve balıkçılıkta olduğu gibi kartel konumundaki ilaç firmalarının teşvikiyle mineraller çıkarılıyor.

 

KÜRESEL ISINMA VE GELECEĞİMİZ

Son yüzyılda hızla değişen ve gelişen dünyamızda, endüstriyel faaliyetlerin çevreye etkileri küresel boyutlara ulaştı. Sanayileşmenin bir sonucu olarak tetiklenen küresel iklim değişikliği birçok sorunu beraberinde getirdi. Mevcut durumda küresel iklim değişikliğinin sonuçları Arktik’te dramatik şekilde gözlemleniyor. 2013 yılında Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), beşinci değerlendirme raporu, Arktik bölgesinin küresel ölçekteki değerlere göre dünya üzerindeki diğer bölgelere nispetle iki kat hızlı ısındığını belirtiyor.
Kutuplardaki buzla kaplı olan beyaz yüzey, okyanus suyundan çok daha fazla güneş ışığını uzaya yansıtıyor. Deniz buzu erimeye başladığında, kısır döngü olarak nitelendirilebilecek, kuvvetlenen bir döngü başlar. Daha fazla buz erir ve daha fazla karanlık su açığa çıkarır, su daha fazla güneş ışığını emer ve ısınan su ile birlikte daha fazla buz erir. Birkaç yıl içinde, bu geri besleme döngüsü küresel iklimi etkileyebilir.

Dünya genelinde insan faaliyetinden kaynaklı küresel iklim değişikliğini sınırlandırmak üzere fikir birliği mevcut. Bu kapsamda bu artışın 2 derecede tutulması hedefleniyor. Ancak sera gazı ve gaz emisyonunun azaltılması kapsamında yapılan girişimler günümüze kadar pek başarılı olmadı.

Bu durum, daha çok “sera gazı etkisi” olarak bilinen ve atmosferde oluşan karbondioksit örtüsünden kaynaklı olup, dünyaya gelen güneş ışınlarının yerkürede hapsolması ile sonuçlanıyor. Bir başka değerlendirmeye göre ise buzullar içerisinde hapsolan metan gazının, erime ile birlikte çözülerek atmosfere salınacak ve bu durumun ısınmayı hızlandırabilecek. Ayrıca Arktik’teki mevcut kaynakların çıkarılmasından kaynaklanacak salınımın küresel sera gazı etkisini de arttıracağı tahmin ediliyor. IPCC’nin (Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli) yayınladığı rapora göre, aynı hızla atmosfere sera gazı salınımı devam ederse, 2100 yılına kadar sıcaklıklar 2–3,7 °C artabilir. Bu da küresel ölçekte çok daha sık ve şiddetli meteorolojik olaylar, kuraklık, birçok canlının neslinin tükenmesi anlamına geliyor.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Paralel Evren nedir? Bilim insanları Paralel Evren deneyi için düğmeye bastı. Paralel Evren deneyi nasıl olacak, nerede yapılacak? Bilim insanlarının yapacağı Paralel ...

NASA tarafından belirlenen bir asteroidin 2019'dan başlayarak 2116 yılına kadar Dünya'ya 165 kere yaklaşacağı ifade edildi. Son yıllarda Dünya'ya yaklaşan ve çarpma ri...

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı NASA’da siber güvenlik ihlali yaşandığı ve Mars misyonu ile ilgili çeşitli verilerin sızdığı ortaya çıktı. Üstelik bu ihlalin, düny...

Küresel Limit Aşım Günü nedir? Limit Aşım Günü Türkiye için ne zaman, hangi tarih? Bu yıl Türkiye için 27 Haziran (yarın); dünya geneli için ise 29 Temmuz olarak belir...

Mars'ta görevine devam eden Curiosity'den yeni bir keşif geldi. Curiosity, Mars'ta yaşam olabileceğini gösteren gaz seviyeleri tespit edildi.

Dünya ve Mars'ta iki ayrı renkte gün batımı son zamanlarda popüler bir konu oldu. Peki dünyamızda kızıl renkte batan güneş, Mars'ta neden mavi renkte batıyor?

Işık yılı nedir, nasıl ölçülür? Işık yılı kavramının olabildiğince basit anlatımı haberimizde.

Yazarlar
Website Security Test