Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Sürücüler dikkat; yanmayın!..

16.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Ben bir trafik polisinin yalancısıyım. Uzun zamandır tanışırız, selamlaşmadan öte, sohbet eder hâle geldik, yıllar içinde. Geçen gün rastladım, bana dedi ki; “Aman abi, dikkat et. Ankara’dan talimat geldi, ‘31 Aralık 2018’de kadar, kuş uçurmayacaksınız” diye.”, sonrası şöyle; “ceza üzerine kurgulanmış” bir üç ay yaşayacakmışız. Sonra 1 Ocak, 31 Mart 2019 arası, “ceza yok”; zira seçim var!..

2018’in son üç ayında, 2019’un ilk üç ayının cezalarını da tahsil edecekmiş trafik polislerimiz.

Trafiğe çıkacak sürücüler, dikkatli olun, “en ufak hatada” ceza yiyeceksiniz, haberiniz ola!..

 

 

Bunlar nasıl kararlar?..

 

 

Yer; Antalya…

Adam, parka gidiyor, elinde dürbünlü tüfek, bir de susturucu takıyor, sonra “sessiz” Pat… Pat… Pat… Kuşları vuruyor, etrafta insanlar, çocuklar var, umurunda mı?..

Vurduğu kuşları topluyor, sonra “kafalarını keserek” arabasına asıyor ve çekip gidiyor.

Kadınlar, hele hele çocuklar panik ve şaşkınlık içinde… Tüfekten mi korksunlar, kuşların başlarının kesilerek etrafın kan deryası içinde kalmasının dehşetini mi yaşasınlar; herhalde yıllarca bu sahneleri unutmayacaklar.

Bu arada parkta olan insanlar “akıllı” telefonları ile görüntü alırken, durumu polise bildiriyor ve otonun plakasını da veriyorlar.

Polis adamı yakalıyor, Savcılığa götürüyor. Görüntüler, resimler Savcının önüne bırakılıyor, birçok da şahit var.

Savcının kararı; “tüfek alıkonuluyor, adam serbest!..”

Adam elini kolunu sallayarak Savcılıktan çıkıyor, yarın sizin ve çocuklarınızın olduğunuz parka da gelebilir ve de “kuş avına devam!..”

Savcı da avcı galiba?..

 

Temel Sağıroğlu’nu okuyun!...

Yazar Engin Ardıç, “10 Kasım için” Atatürk’ü seven ve sayanları çok üzen “iğrenç” bir yazı yazdı, “genelevleri de yazısına katarak!..”

O yazı hakkında yazacağımız çok şey var ama Temel Sağıroğlu, öyle bir yazı yazmış ki, “başka bir yazı yazmaya” gerek kalmıyor.

İnternete girin, “Temel Sağıroğlu / Engin Ardıç yazın” ve tıklayın. Çıkacak yazıyı okuyun ve “biraz” rahatlayın.

Yazık!..

 

Bir doktorun ölümü!..

Mahmut Tolon Hocamız yazıyor; “İzmir’de yaklaşık 30 yıl önce Biosan’ın bir şubesini açtık, Engin Bazmanoğlu, Hasip Erol, Ülkü Dumlu ve Harun Eskiköy ile  İstanbul’dan gelip. İsmini de “Cantıp” koyduk. Bir ekol oluştu ama vedalar da başladı. Cantıp Sağlık Merkezi’ni İzmirli hekimlerimize devredip gittik. Orada radyolog olarak çalışan Dr. Fuat Güldal’ı geçen yıl kaybettik. Geçen hafta da Ürolog olarak çalışan Dr. Salih Mertan amansız hastalığından umudunu kaybedip şakağına bir kurşun sıkmış.”

Ve Salih Mertan tabutunun başında Selim Amato konuşuyor; “33 yıl omuz omuza çalıştık. Çok onurlu bir insandı. Birlikte çok mücadele ettik. Çok zor günler geçirdik. Herkesle kavga ederdi, benimle de kavga ederdi. Kavgacı bir insandı. O dünyanın en kavgacı insanı, ben uzlaştırmacıydım. Mıknatısın eksisi, artısı kadar zıt insanlardık. Bugüne kadar hep zıt olarak ama kardeş ve ağabey olarak kaldık. Gölgesiyle bile kavga eder, ertesi gün gölgesinden bile özür dilerdi. 1 gün sonra herkesin gönlünü alan bir yapısı vardı. Onun kadar mücadeleci çok az insan vardır. Hayatı mücadele olduğu için ve son yakalandığı hastalıkla mücadele edemediğinden azmini kaybetti.”

Allah rahmet eylesin ve mekânı cennet olsun!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test