Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Danışmanlar ne yapar?

12.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Olmuyor, Sayın Cumhurbaşkanım, olmuyor. “Ülkenin gerçek gündeminin üzerini örtmek, ekonomik krizin, enflasyonun, hayat pahalılığının yakmaya başladığı” vatandaşı başka yerlere baktırmak için ortaya attığınız “bazı görüşler ve iddialar” iyi seçilmiyor, etrafınızdaki danışmanlarında “size yaptırılan yanlışlar konusunda en ufak bilgileri yok”; olsa size anlatırlar ve siz de o hataya düşmezsiniz.

Mesela, son örnek: AKP’nin Kızılcahamam Kampında “İşte görüyorsunuz, elindeki bayrak, dikkat edin Türk bayrağı değil. Elindeki bayrak Amerika. Bu da İnönü. Bunların geçmişi hep böyle” dediğiniz “fotoğraflı” açıklama.

“Tarihçi” Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamızın “Ankara misafir ağırlamaktan çok hoşlanıyordu. Johnson’dan önce Eisenhower gelmişti. Caddeler yıkılmıştı. Başkan yardımcısı Johnson geldiğinde oradaydım. Kalabalık daha çok İsmet Paşa’yı alkışlıyordu. Tabii ki elinde bayrak vardı herkesin olduğu gibi. Bu birinci resimde iyi görünmüyor ikincisinde kaldırmış. Ankara protokolünde karşılama 2 bayrakla yapılır. İnönü gereken bayrağı tutar boş verin onu tartışmayalım. Bu kimseyi Amerikancı yapmaz. Biz de çok bayrak tuttuk ama bu beni de Amerikancı yapmadı” açıklamasını da gazetelerde okuyunca doğru GÖZLEM Gazetesine koştum. Öcal Uluç ağabeyim “o tarihlerde” Anakara gazetecilik yapıyordu. Ona sordum, dedi ki:

“Yazık, Cumhurbaşkanı bu yanlışları yapmamalı. Etrafındaki danışmanları ne iş yapar, Allah aşkına. O resimde zaten İnönü’nün elinde iki bayrak sapı olduğu görülüyor. Protokolden biraz anlayan bir insan, fotoğraftaki ikinci bayrağın, arkada kaldığı için seçilemeyen bayrağın Türk Bayrağı olduğunu anlar.”

Dahası da var. Öcal Abim, ilave etti; “Bak, benim İsmet Paşa’ya büyük saygım vardır ama sevgim pek yoktur. Ama o duygum gerçeği değiştirmez. 1964’de bu defa ‘ABD Başkanı’ olan Johnson, Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklere yapılan kötü muamelelerin sürmesi üzerine Ankara’da “Kıbrıs’a askeri müdahale” iddiaları yoğunlaşınca, Başbakan İsmet İnönü’ye bir mektup göndermişti. Rahmetli Cüneyt Arcayürek ağabeyimin çok sonraları Hürriyet’te 8 sütün manşet olan ‘Johnson’un mektubu’ haberinde duyurduğu ‘ünlü’ mektup.

O mektupta Johnson “Elinizdeki silahlar NATO silahları, Kıbrıs’a müdahale için o silahları kullanamazsınız” diyordu.

İnönü de ‘bir basın toplantısı’ ile o mektuba tarihe geçen bir cevap vermişti; ‘YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE O DÜNYADA TÜRKİYE’ DE YERİNİ ALIR.’ Bilmem ki, daha ne söyleyeyim?..”

 

-------------------

 

Ne desteği?..

İzmir'in kurtuluşunun 96. yıl dönümü kutlamaları sırasında, bir de yürüyüş yapılmış ve bu yürüyüşte Muharrem İnce ile Aziz Kocaoğlu “yan yana” yürümüşlerdi.

O zaman “seçimli olağanüstü bir kurultay toplama” gayretleri vardı ve “24 Haziran seçimlerinden yenik çıktığı” iddia edilen “Genel Merkez’in, genel başkan Kılıçdaroğlu başta değişmesi” isteniyordu.

Bu yan yana yürüyüş, “Partide yönetim şekli ve ilkeler bazında değişiklik isteyen” ve “Bu önerimin kişilerle ilgisi yoktur” diyen Kocaoğlu’nun “Muharrem İnce’yi desteklediği” imajını yaymış, “İşte bakın İnce’yi davet etmiş” diyenler çoğalmıştı.

Geçen hafta bir TV programında ona sordular; “Muharrem İnce CHP için umut olur mu?”

Cevabı netti; “Ben umut olacağını sanmıyorum!..”

Ben de bir cümle ilave edeyim; O meşhur yürüyüşe, Muharrem İnce’yi, Aziz Kocaoğlu davet etmemişti. “O kendi kendini davet etmiş” ve kortejin önünde “Fırsat bu fırsattır” diyerek yerini almıştı!..

 

------------------

 

Körfezin Güney’indeki sır!..

 

Duyduk uymadık demeyin sevgili İzmirliler; “Deprem” konusunda ülkenin “en ünlü” uzmanlarından Prof. Dr. Ahmet Ercan Hocamız, “İzmir için” karamsar, “Kuşadası için” de “insanları ürkütecek” gerçeklerle ilgili açıklamalar yaptı.

Ankara duysun; Ankara dahil İzmir ve Aydın’daki bütün yetkililer ilgililer, Ahmet Ercan Hoca’nın konuşmasını bulsunlar, okusunlar!..

Kuşadası için “Aydın valiliği ve Belediye Başkanlığı, Kuşadası Kaymakamlığı ve Belediyesi ile el ele versin. İzmir için de mesajı aynı; “Ankara – İzmir Valiliği – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı – İlçeler Kaymakamlıkları – İlçeler Belediyeleri” beşgeninden geçiyor; “acil tedbir uygulamaları için kırmızı düğmelere hemen basmak!..”

“İzmir Körfezi’nin güneyinin daha güvenli olduğunu” söyleyen Hocamız diyor ki; “İzmir’de depremsellik açısından yapılaşmanın yüzde 45’i çok kötü, yüzde 20’si ise kötü. İyi olan ise sadece yüzde 15. Deprem açısından en güvenli bölge ise Çeşme.”

 

Sağırsultan olarak benden söylemesi; “Çeşme epeyce uzak, ama Urla’da ev aramaya başladım, bile!..”

 

++++++

 

Özgener’in şansı!..

 

“Mahmut Özgener’in İzmir Büyükşehir için AKP adayı olacağı” söylentileri giderek yaygınlaşırken, “siyaset konusunda tecrübeli” bir ağabeyime sordum; “Şansı ne kadar?..”

İşte söyledikleri; “Aziz Kocaoğlu aday olmayacağını açıklayınca, Özgener’in şansı artı. CHP’deki aday bolluğu da şansına biraz daha şans ekliyor; CHP İzmir’de adeta birbirini yiyecek; hizipler çarpışacak. Ne var ki, Özgener’in de bir handikabı var!..”

Önce, ‘Hayır’ dedi”, ama çok ısrar edince, “o handikabı” da söyledi.

Hıımmm, ben de “şimdilik” yazmayacağım. Sadece şu kadarını söyleyeyim; “Söylediği handikaba ‘Hayır, olmaz, olamaz’ diyemedim.”

++++++

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test