Facebook ta paylaştweet le

Bir Anka kuşu misali; küllerinden yeniden doğdu!..

30.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başkan Mehmet Sever: “İyi bir ekiple, iyi bir hazırlık yaptık. İnancımızdan hiçbir şey kaybetmeden, özverili bir çalışma yürüttük. Ve adım adım, üretimle, ateşten gömlek de olsa başardık.”

Selin Tekin

 

Köklü bir kooperatif düşünün daha kooperatifçilik yasası yokken kurulmuş. Tütüncülüğün zahmeti ve kazancının az olması sebebiyle örtü altı tarıma geçmesini sağlamış köy halkının, su kaynakları az olduğundan alternatifler üretmiş, İzmir’de damlama sulamaya başlayan ilk kurumlardan biri olmuş. Yıllarca üreticinin yanında durmuş.  Seneler geçiyor, zor duruma düşüyor, alacaklılar kapıda. Kısa bir zaman içinde ödemeler gerçekleşmezse kapısındaki kilitle mazide kalacak.  Yeni seçilen genel kurul harıl harıl çalışmalara başlıyor. “Bizi bu zor durumdan ancak üretim kurtarır” diyorlar. Ve süs bitkisi üretimine başlıyorlar. Büyükşehir de emeği görüyor ve el uzatıyor. Adım adım, emek emek küllerinden doğuyor kooperatif.  Emek, çaba, özveri ve inançla çiçekleniyor. Bademler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nden bahsediyorum. “Ateşten gömlek de olsa başardık” diyen Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sever ile Bademler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin geçmişten bugüne yolculuğunu konuştuk.

 

Kooperatifin kuruluş hikâyesini anlatır mısınız?

Biz 1962 yılında Mahmut Türkmenoğlu önderliğinde kurulan köklü bir kooperatifiz. Kooperatifler yasası, 1969 yılında çıkıyor.  Kooperatif yasası yokken kurulmuş bir kooperatifiz. 1960’lı yıllarda Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa işçi istiyor Türkiye’den.  61 anayasasının da verdiği özgürlük ortamı ile yurtdışına gidecek olan işçilerin kayıt altına alınması, kontrol edilmesi denetlenmesi konusunda o zamanki köy işleri bakanlığı ile çalışma bakanlığı bir protokol imzalıyor. Bu protokol kapsamında ülkemizin her yerinde kooperatifler kuruluyor. Kooperatifler kanalıyla yurt dışına işçi gidiyor aynı zamanda sermaye oluşuyor. Yurtdışına çalışmaya giden geniş kesimin katkıları ile oluşturulan sermaye ile buralar alınıyor, seralar kuruluyor. Yani bizim kooperatifin ekonomik temelleri burada atılıyor. Siyasi temelleri daha önce atılıyor.

 

Damlama sulama yapan ilk kurumlardanız

 

Kooperatif hangi üretim modelini benimsiyor?

Bademler daha önce tütüncü bir köydü. Daha sonra köy halkının kültürel mirası ve dinamikleriyle bir kooperatif ihtiyacı doğuyor ve bilinci gelişiyor. Kooperatifin kuruluşuyla işi çok zahmetli, kazancı az olan tütüncülükten bir alternatif olarak seracılığa geçiliyor. Kooperatif öncelikle kendi seralarını kuruyor. Burada önderlik yapıyor. Sonra büyüklerimizden başlayarak biz üreticiler de bu üretim modelini seçerek örtü altı üreticilik yapmaya başlıyoruz. Çünkü gelişmiş üretim alanlarımız yok, çok zengin su kaynaklarımız yok. Alternatif üretimle gölet yapılıyor. Seralar onunla sulanıyor. İzmir’de damlama sulamaya ilk başlayan kurumlardan biriyiz. Kooperatifimiz açıldığı zaman biz damlama yöntemi ile sulamaya dört kişi ile başlamıştık. Antalya tarım getirmişti damlama sulamayı, sonra yaygınlaştı tabii. Bu konuda gücümüz yettiğince kooperatifimizin olanakları çerçevesinde bilimsel gelişmelere, yeni üretim metotlarına, daha katma değerli üretim şekillerine yönelik çalışma şekillerinin içerisine girdik ve devam ediyoruz.

 

“Ateşten gömlek de olsa başardık”

 

Siz kooperatife ne zaman katıldınız?

Babam kooperatifte yer alıyordu. Babam gibi birçok kişi yoksulluktan dolayı sermaye artışına ayak uyduramıyor ve maalesef ortaklıktan atılıyor. Ben 1980 yılında ortak oldum. Kooperatif yürüyordu biz de ona bağlı üretimimizi yapıyorduk ancak belli nedenlerden dolayı kooperatif zor duruma düştü.  2009 yılında çok yönlü kendi alanında gelişmiş arkadaşlarla bir çalışma yaptık. Ve 2009 yılının temmuz ayında olağanüstü genel kurulla göreve geldik. Cumartesi genel kurul yaptık, pazartesi icra yazısı geldi. Yazıda “15 gün içinde biriken borçlar ödenmediği takdirde kooperatif icra yoluyla satılacaktır” deniliyordu. Burası viraneydi. Hiçbir şey yoktu. Hiçbir üretim aracı yoktu. 4 ayrı kurumdan icra ya da idari takip kararı vardı. İyi bir ekiple iyi bir hazırlık yaptık. Burayı tekrar kooperatife uygun olarak hazırladık. Zor oldu. Ama ortaklarımız bize güvendi. Biz de inancımızdan hiçbir şey kaybetmeden, özverili bir çalışmayla, ortaya koyduğumuz iradeyle bir adım gittiğimiz yerde olumlu karşılık bularak tam da kooperatifçiliğin ruhuna yakışır biçimde karşılık gördük. Ve adım adım üretimle, ateşten gömlek de olsa bu durumlara geldik.

 

O halde kooperatifin küllerinden yeniden doğduğunu söyleyebiliriz. Bu durumlara nasıl gelindi, bu yolda nelerle karşılaşıldı? Büyükşehir’in desteği ne oldu?

Zeytinyağı fabrikamız vardı karşıda, makineler eskiydi. Zor koşullarda çalışıyordu. Onun dışında burada hiçbir üretim olanağı yoktu. Biz de üretimle buranın ayağa kalkacağını düşünüyorduk. Geçmişten gelen de bir çiçek üretim kültürü vardı. Süs bitkisi ama kesme çiçek ağırlıklı. Araştırmamız sonucunda Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal, gerekli koşullarını yerine getirmiş ve üretim kalitesi olan kooperatiflerden sözleşmeli ürün aldığını öğrendik. “Oradan ilk etapta yardım alabilir miyiz?” diye düşündük. O zamanki Tarımsal İdare Daire Başkanı Ziya Çavdar ile görüştük. “Tamam, biz öyle bir şeyler yapıyoruz ama bir defa ürününüz olacak, kurumsal yapınız olacak” dedi. Yani kısaca, “Dükkânı açın” dedi. Öncelikle seraları hizmete açabildik. Çapa kürek tırmık her neyse bahçemizden getirdik. Üretim bilincimiz vardı. Deneyimli arkadaşlarımız vardı. Baktık ki mevsimlik çiçekte biraz daha az zamanlı döngü var. Tamam, kuruşlarla ama bizim için önemli bir can suyu olacak. Hemen o üretime girdik. Gittik Büyükşehir Belediyesi’ne, şöyle dedik: “Kurumsal yapımızı tamamladık, şöyle bir üretim içerisindeyiz. Eğer uygun görürseniz bu üretime gireceğiz bize katkı lazım. Üretelim sizin ihtiyacınızı karşılayalım kooperatif de gelişsin.” Bizi ilgi ve şaşkınlıkla karşıladı Ziya Çavdar. Hemen Aziz Kocaoğlu’na gitmiş. Kocaoğlu, “Hemen arayın, haftaya sözleşme yapalım” demiş. 2010 yılının mayıs ayıydı, 5 Mayıs. Küçük çaplı başladık ve ardından yavaş yavaş üretim alanımızı geliştirdik.

 

Haftaya: “Kooperatifçilik bir cumhuriyet projesidir!..”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ticaret Bakanlığı tarafından, 4 Mayıs 2021 tarihinde yapılan toplantının ardından “Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygula...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye’nin çekildiği İstanbul Sözleşmesi’nin 10. yılında açık...

Pandemi ve Ramazan ayı nedeniyle Kızılay’ın kan stoklarındaki azalma, AK Parti İzmir İl Başkanlığını harekete geçirdi.

İZFAŞ, fuarcılık sektöründe Türkiye’de ilk kez aldığı hizmette kalite belgesini günümüze kadar sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük ve en modern fuar alanı Fuar İzmir, Cov...

Ramazanın bitmesine günler kala bayram tatili kaç gün olacak sorusunun cevabı merak ediliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında ulusal dans yarışması düzenliyor. Yarışma gençlerin ilgi duyduğu Hip-Hop, Street...

Köyün sahibi Bademler Tarım Kalkınma Kooperatifi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sever, “Bademler Doğal Yaşam Köyü tarımı deneyimleyerek öğretiyor; Tıpkı Köy Enstitü...

Yazarlar