Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dışişleri tarihimizden iki başarı öyküsü: Numan Menemencioğlu, Cevat Açıkalın

7.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son zamanlarda kamuoyunda meslekten yetişen büyükelçilerin başarıları konusunda tereddüt uyandıran bir tartışma meydana geldi. Diplomaside başarı nedir?

Diplomasiyi, devletler arasındaki ilişkilerin barışçı yollardan yürütülmesi; yabancı bir ülkede temsil edilme eylem ve sanatı olarak tanımlayabiliriz. Diplomasiye bir anlamda “Barışa hizmet edenlerin sanatı” da diyebiliriz.

Diplomaside başarılı olmanın üç ölçütü vardır: bilgili olmak, akılcı olmak, sağduyulu olmak. Bunlardan birinin noksan olması hesapları yanlış yerlere götürür. Bir dış mesele hakkında bilgi sahibi olmak yetmez; bu meseleye akılcı ve Batı kültüründe önemli yeri olan eleştirel düşünce ile de bakmak gerekir.  Bu da yeterli olmaz, meseleye uzun vadeli ülke çıkarları ve büyük dengeler gözetilerek dürüstlük ve sağduyu ile de bakmak lazımdır.

Diplomasiyi bir sanat haline getiren şey ise,  bütün bunlara derin bir tarih bilinci, geniş bir kültür,  sağlam bir kişilik, incelik, zarafet, hatta mizah anlayışının eşlik etmesidir denilebilir.

Dışişleri Bakanlığımız Osmanlı döneminden başlayarak, Cumhuriyet’in dirilişine önemli katkıları olan birçok yetenekli diplomat yetiştirdi. Köklü Hariciye geleneğimizin büyükelçileri, dünyanın en zor bölgesinde yer alan ülkemizi sayısız badirelerden kazasız belasız çekip çıkardılar.

Diplomaside başarı “zaferden zafere koşmak” değil,  gemiyi karaya oturtmadan yüzdürebilmektir. Bir büyükelçinin başarısının başlıca kıstası, görevden ayrılırken gördüğü itibardır; bu itibar, görevi boyunca muhataplarında yarattığı güven duygusuyla, çevresindeki diğer büyükelçiler, akademi ve kültür dünyasında bıraktığı izlenimlerle, uluslararası diplomasi dilinde çok önemli bir araç olan adab-ı muaşeret, protokol ve görgü kurallarına uygun hareket edip etmemesiyle ölçülür.

Bugün diplomaside sanat deyince tarihimizde akla gelen iki isimden, Cumhuriyet diplomasisinin 1930’lu ve 1940’lı yıllarına damgasını vurmuş iki önemli simadan söz etmek istiyorum: Dışişleri Bakanlığında meslek memurluğundan yükselerek Bakan olan Numan Menemencioğlu ile iki defa Dışişleri Müsteşarlığı yapan Cevat Açıkalın’dan.

İkisinin de ortak özelliği, Osmanlı bürokrasisi ve eğitim sistemi içinden gelmiş olmalarına rağmen Cumhuriyet değerlerini benimsemiş ve genç Cumhuriyet’in dünyada barış ülküsü için çalışmış olmalarıdır. Onlar, Avrupa’nın büyük güçleri arasındaki çekişmelerden faydalanarak ayakta kalmaya çalışan Osmanlı diplomasisi yerine, genç Türkiye’nin bütün komşularıyla dostluk kurma, büyük devletlerin kamplarına bağlı olmama ve yaklaşan İkinci Dünya Savaşı macerasına atılmama siyasetinin uygulayıcıları oldular. Her ikisi de İsviçre üniversitelerinde (Lozan ve Cenevre) hukuk öğrenimi görmüştü. Batı’yı model ve ilham kaynağı olarak gören, çağdaş uygarlık idealine bağlı kişilerdi. Ancak Batı’dan öğrendiklerini, ülkelerinin çıkarlarını Batılı devletler karşısında savunmak için kullandılar.

Her iki usta diplomat da aktif yaşamdan çekildikten sonra, belki yaşadıklarını büyütmeme kaygısıyla anılarını yazmadılar. Onların hayat hikayelerini ve kariyerlerini, Dr. Yücel Güçlü’nün İngilizce olarak kaleme aldığı değerli iki araştırmadan öğreniyoruz (“Eminence Grise of the Turkish Foreign Service: Numan Menemencioğlu”, “Life and Career of a Turkish Diplomat: Cevat Açıkalın”).

Özgürlük şairimiz Namık Kemal’in torunu olan Bağdat doğumlu Numan Menemencioğlu (1893-1958)  Birinci Dünya Savaşının başladığı 1914 yılında Hariciye’ye girer;  Viyana, Bern, Paris, Bükreş, Atina ve Budapeşte Temsilciliklerinde görev yaptıktan sonra 1927-28 yıllarında Beyrut Başkonsolosu olur. 1928’de Ankara’ya dönüşünde Bakanlığın en önemli pozisyonlarından Siyasi İşler Genel Müdürlüğüne getirilir. Hemen ertesi yıl Bakanlık Müsteşarlığına (eski adıyla Genel Sekreterliğe) atanır. Bu görevde rekor sayılan onüç yıllık bir süreyle kaldıktan sonra, İkinci Dünya Savaşı koşulları altında 1942’de Dışişleri Bakanı olur.

Menemencioğlu, görevde bulunduğu uzun dönem süresince, 1932’de Türkiye’nin Milletler Cemiyetine girişinde, 1934’te Balkan Paktının kuruluşunda, 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesinin imzalanmasında, 1937’de Sadabat Paktının kurulmasında, 1939’da Hatay’ın Anavatana İlhakında ve nihayet ülkenin İkinci Dünya Savaşı macerasına girmemeyi başarmasında en önemli aktörler arasında yer alır.

Onun döneminde Ankara, özellikle İkinci Dünya Savaşı yıllarında Avrupa’nın başlıca diplomasi merkezlerinden biri olur; büyük güçler önemli diplomatlarını Ankara’da görevlendirirler. Menemencioğlu bu zor yıllarda, berrak bakış açısıyla, iyiyle kötüyü birbirinden ayıran kıvrak zekası, ihtiyatlılığı, beceri ve hüneriyle yabancı muhataplarının dahi takdirini kazanır. Geniş ufku, entelektüel birikimi, güçlü hafızası, mizah yeteneği, nazik durumları soğukkanlılık ve ustalıkla yönetme gücüyle, pazarlık masasında diplomasinin bütün ustalıklarını barış ve ülkesinin çıkarlarını korumak için kullanır. Bakanlar Kurulunda  ‘primus inter pares’ (eşitler arasında kıdemli bakan) olarak anılır. Menemencioğlu 1944 yılında Paris’e Büyükelçi olarak atanır, 12 yıl orada görev yaptıktan sonra emekli olur.

1940’ların ve 50’lerin öndegelen dış politika aktörlerinden İstanbul doğumlu Cevat Açıkalın (1901-1970) ise 1922’de Dışişlerine girer. Lozan’da İsmet İnönü başkanlığındaki Türk Heyetine katip olarak görevlendirilir, barış görüşmelerine katılır. 1926’da Afganistan Hükümetine Hukuk Müşaviri olarak gönderilir. Prag, Belgrad, Tahran ve Moskova’da görev yaptıktan sonra 1937’de o da Menemencioğlu gibi Ankara’ya dönüşünde Siyasi İşler Genel Müdürü olur. 1938’de Hatay’ın İlhakı sürecinde, diplomatik, siyasi ve idari yönden önemli bir görev olan “Olağanüstü Türk Temsilci” olarak Hatay’a atanır. Menemencioğlu ile yakın mesai içinde çalışır. 1940’ta Genel Sekreter Birinci Yardımcısı, 1942-43 yıllarında Savaş koşullarında Moskova Büyükelçisi olur. 1943 yılında bakandan sonra gelen Genel Sekreterlik makamına atanır. 1945-1952 yılları arasında Londra Büyükelçisi olur. 1952’de ikinci defa Genel Sekreterliğe getirilir. Onun döneminde Dışişleri Bakanlığına dış ekonomik konularda geniş yetkiler verilir.

Cevat Açıkalın çevresinde bağımsız kişiliği, mizahi yaklaşımı, inceliği ile tanınır,  aynı zamanda bol okuyan bir entelektüel olarak bilinirdi. Eleştirel düşünceye ve doğru bilgi almaya önem verdiği, bir raporu Merkez’e göndermeden önce kılı kırk yaran bir dikkatle okuyup düzelttiği söylenirdi.

Menemencioğlu ve Açıkalın en zor dönemlerde ülke ve bölge barışı uğruna diplomasiyi ustaca, bir sanat icra eder gibi uyguladılar. Onlar gibi kıdemli diplomatların akılcılığa dayalı yurtseverliklerinin, ülkenin İkinci Dünya Savaşının yıkımından kurtulmasında büyük payları olduğunu söylemek herhalde abartma olmaz.

Onların Hariciye kurumuna bıraktıkları mirasın bugün yurt dışında görev yapan genç meslek memurlarında yaşadığı rahatlıkla söylenebilir. Bu diplomatlarımızın mesailerini muhatapları nezdinde tartışma konusu yapmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını dile getirmek herhalde yanlış olmaz.

Çatışmaların, tehditlerin ve uyuşmazlıkların girift hale geldiği günümüzde de Hariciye ile simgeleşen diplomasi sanatının inceliklerine her zamankinden fazla ihtiyacımız var.

Şakir FAKILI

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 4 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Naci Koru

09.03.2019 - 13:20
Değerli meslektaşım Büyükelçi Şakir Fakılı'nın Gözlem'de yazıyor olmasından mutluluk duydum. Yazılarının devamını diliyorum.

Fatih Ceylan

09.03.2019 - 12:32
Sayın Büyükelçim, Değerli Büyüğüm, Yazını büyük beğeniyle okudum. Okurken düşündüm, düşünürken duygulandım, Benzeri katkılarını bekleyeceğim. Sevgi ve saygıyla. Fatih CEYLAN
Diğer Haberler

Külot kot modası külot jeans modası nedir? Ssense adlı internet sitesinin astronomik bir rakamla satışa sunduğu külot kot önümüzdeki yazın modası mı olacak?

Osmanlı lezzetleri Divan Grubunda. Amasya Kuru Çiçek Bamya Çorbası, İşkembe Çorbası, Zeytinyağlı Lahana Dolması, Zeytinyağlı ve Ekşi Elmalı Ispanak Kökü, Urla Taze Sa...

Genç bir erkeğin, genç bir kadına selam vermesi şehvet uyandırır diyen hocanın videosu sosyal medyada patladı.

Ekranların yeni popüler dizisi Kuzgun'daki Dila rolüyle gündemden düşmeyen oyuncu Burcu Biricik kimdir, kaç yaşında, fotoğrafları, resimleri...

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un 13. sezonu, 19-22 Mart 2019 tarihleri arasında Zorlu PSM'de gerçekleşecek.

Sanat ve cemiyet dünyasının ünlü isimleri, güzel sunucu Burcu Esmersoy’un evsahipliğinde düzenlenen “Vodafone Red’le Dünya Avucunuzda” programının ikinci sezon tanıtım...

Türkiye’nin önde gelen mobilya markalarından Çetmen Mobilya, yeni kampanyasıyla 2019 yılında evlenmeyi düşünen çiftlerin yükünü hafifletiyor. Mobilyalarını 1 Mart – 30...

Yazarlar
Website Security Test