Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kanser hastalarında yaşam süresi uzadı, beyin tümörleri görülme sıklığı arttı

22.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Burun deliklerinden girilerek gerçekleştirilen endoskopik beyin tümörü ameliyatları, neştersiz ve daha az riskli operasyon ile kafatası açılmadan beyin ameliyatı imkanı sunuyor.

Kanser hastalarında gerçekleştirilen tedaviler sayesinde yaşam süresinin uzadığını bu nedenle beyne metastazlarda artış yaşandığını belirten beyin tümörlerinde burun deliklerinden girilerek gerçekleştirilen endoskopik tedavi yönteminin, hastanın kafasında herhangi bir kesi açılmadığı için çok daha kısa sürdüğünü ve daha az risk barındırdığını ifade eden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, “Endoskopik yöntem sayesinde hastanın hastanede yatış süresi ve kullandığı ilaçlar azaldı, maliyetler de düşmüş oldu. Özellikle hipofiz adenomu ameliyatlarının hemen hepsi burundan yapılabilir hale geldi” dedi.

Toplumda beyin tümörlerinin sıklıkla görüldüğünü görülen bir çok beyin tümörü olduğunu ancak Dünya Sağlık Örgütü’nün beyin tümörlerini yeniden sınıflandırdığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, “Beyin tümörlerinin genetik olabileceği, bazı enfeksiyonların tetikleyebileceği, cep telefonlarının yaydığı radyasyonların suçlandığı, yaşanan kafa travması gibi pek çok sebep var. Ancak kesinlikle ispat edilmiş bir durum yok. En çok karşılaştığımız durum ise kanser hastalarına uygulanan tedaviler sayesinde yaşam süresinin uzaması sonucu vücudun başka bir yerinde meydana gelen tümörlerin metastaz dediğimiz beyne sıçraması durumu” dedi.

HER ZAMAN BELİRTİ VERMEZ
Beyin tümörlerinin kafatası içinde büyürken ilk başlarda herhangi bir bulgu vermediğini söyleyen Prof. Dr. Şenoğlu, tümörlerin bazen tesadüfen saptandığını belirterek, “Beyin tümörleri ilk dönemlerde herhangi bir bulgu vermeyebilir. Saptanmayıp çok büyük boyutlara ulaştığında belirti vermeye başlar. Sıklıkla baş ağrısı yapar, bulantı, kusma yapabilir. Şuur düzeyinde değişiklik yapabilir. Aslında beyinde bulunduğu bölgeye göre kişide etki yaratabilir. Mesela bazı hastalarda hasta koku alamayabilir, görme bozukluğu yaşayabilir, eğer tümör işitme sinirlerini etkilemişse hastada işitme problemleri ortaya çıkar. Hareket merkezindeyse kolda ya da bacakta kuvvet kayıplarıyla gelebilir hasta. Epileptik vakalarda da hastada tümör saptayabiliyoruz” diye konuştu.

KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ
Daha önce iyi ve kötü huylu olarak ayrılan beyin tümörlerinin Dünya Sağlık Örgütü’nün 2016 da gerçekleştirdiği yeni sınıflandırmayla tümörlerin moleküler karakterlerine göre de güncel sınıflandırıldığını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, “Bu sınıflamaya göre tedavi şekilleri de değişmeye ve kişiye özel tedavi yöntemleri ortaya çıkmaya başladı. İlk yöntem her zaman cerrahidir çünkü her zaman tümörlerin çıkarılması gerekiyor. Çoğunlukla tümörler tamamen çıkarılabilir. İyi huylu tümörlerin tamamen iyileştiğini görüyoruz. Başka tedavi gerekmiyor. Bazı beyin tümörleri ise saldırgan olduğu için tümörün yüzde 100’ünü de çıkarsanız ek tedavi uygulamak gerekebiliyor” şeklinde konuştu.

ENDOSKOPİK YÖNTEM
Son yıllarda özellikle kafa tabanına yerleşmiş tümörlere endoskopik yolla ve burundaki doğal boşluklardan girerek ulaşmanın mümkün olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, “Özellikle hipofiz adenomu ameliyatlarında bu şekilde olumlu sonuçlar alıyoruz. Kafatasında pencere açmadan, ciltte görünür bir kesi yapmaksızın bu tümörleri boşaltabiliyoruz. Bu ameliyatlar burundan daha önce de yapılıyordu. Ancak o zaman endoskopla değil mikroskopa yapılıyordu. Mikroskop çok dar bir koridorda çalışma imkanı sağlıyordu. Endoskopik yöntemde ise daha gelişmiş tekniklerin uygulanması ve bu dar koridoru endoskopun aydınlatması ve büyütmesi yardımıyla daha geniş bir alanı görebiliyoruz. Yani tümörün oturduğu tüm alanları görebiliyoruz. Daha önce bu tür ameliyatlarda hastalar çok daha uzun hastanede yatıyordu. Endokrin ve idrarla ilgili yaşanan sorunlar azaldı, hastanede yatış süreleri kısaldı. Maliyetler düşmüş oldu ve kullanılan ilaçlar da azaldı” dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Yaklaşık 3 yıl önce lenfoma tanısı koyulan Deniz Işık (38) Kent Hastanesi’nde göreceği kemoterapi öncesinde doktorunun “embriyolarını dondurtabilirsin” önerisine uyunc...

Özel Egepol Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Işık Erdoğan yüksek tansiyonun damar sertliği ve kalp hastalıklarına neden olduğunu belirterek girişimsel tedavi yöntemi h...

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Evren Sandal, doğuştan beyin damarlarında gelişim bozukluğu olan hastası Mehtap Keleş’i hayatta tutabilmek için Amerika’ya gide...

Koranavirüsün en çok etkilediği hasta gruplarının başında Alzheimer, Parkinson ve Demans geliyor. Sosyal hayatın kısıtlandığını bu süreçte, hastalar kadar onların bakı...

Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan 57 yaşındaki Öznur Aydost, uzun süre çektiği diz ağrılarından protez cerrahisi ile kurtuldu. Feribot, deniz otobüsü ve yük gemisi ka...

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınından kurtulmanın tek çözümü olan aşılama kampanyası birçok ülkede başladı. Bugüne kadar dünyada pek çok ülkede milyonlar...

Yazarlar
Website Security Test