Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kanser tedavisinde ameliyatsız yeni yöntem

7.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İlaç, ışın ve cerrahiden sonra onkoloji tedavi yöntemleri arasında girişimsel işlemler de yerini aldı.

Doç. Dr. Mir Ali Purbager, günümüzde cerrahiye uygun olmayan tümörlerde girişimsel tedavi yöntemlerine başvurulduğunu söyledi. Doç. Dr. Purbager, “Beyin dışında hemen hemen bütün organlarda hatta kas ve kemiklerde girişimsel tedavi yöntemleri büyük ölçüde uygulanabiliyor. Cerrahinin aksine girişimsel tedavilerde hastayı çok kısa sürede taburcu edebiliyoruz” dedi.

İzmir Kent Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Purbager, girişimsel işlemlerin kanser tedavisinde giderek önemli yer bulduğuna dikkat çekti. Girişimsel yöntemlerin, kanser tedavisinde ilaç, ışın ve cerrahi yöntemlerden sonra önemli bir tedavi yöntemi haline geldiğini belirten Doç. Dr. Purbager, “özellikle de ameliyat edilemeyen tümörlerde” diyerek şöyle konuştu;

“Kötü huylu tümörlerde tedavi tümörün yerleştiği yere, boyutuna, evresine ve hastanın genel durumuna göre değişiyor ve tedavi için cerrrahi, kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarına başvuruluyor. Cerrahi her ne kadar tedavide ilk sırayı alsa da çoğu hastada tümör saptandığında tümörün ana damarlara yapışma veya başka organlara yayılması nedeniyle hastalar ameliyat şansını yitirmiş oluyorlar. Ayrıca karaciğer gibi organlarda tümör çıkarıldıktan sonra kalan karaciğer rezervi de çok önemli. Bu yüzden büyük çaplı tümörleri ameliyat etmek mümkün olmaz. Ayrıca hastada problemli kan tablosu, kalp veya kan hastalığı, organ yetmezliği gibi nedenlerle tümör cerrahisi mümkün olmayabilir.”

TÜMÖRE AMELİYATSIZ MUDAHALE

Bu durumlarda çeşitli girişimsel tedavilerin uygulanabildiğini ifade eden Doç. Dr. Mir Ali Purbager sözlerini şöyle sürdürdü;

“Tümör ablasyonu (mikrodalga ve etanol), radyofrekans (tümörü yakma), TAKE (kemoterapik ajanlarla birlikte tümörün damarlarını tıkama), TARE (Radyoaktif maddeleri direkt tümör içine yerleştirme), Kriyoablasyon (tümörü dondurma) girişimsel tedavi yöntemlerindendir. Girişimsel tedavilerin çoğu perkütan (kapalı yöntemler) veya transarteriyel (damar içinden bir kateter ile girilerek) ve lokal anestezi ile yapılmaktadır. Mikrodalga ve radyofrekans ablasyon tedavilerinde genel anestezi uygulanmaktadır. Daha önceleri genelde 3 cm’den küçük tümörlerde etkili olan mikrodalga ablasyonu son zamanlarda geliştirilen çoklu prob sistemi ile büyük çaplı tümörlerde de etkili olmuştur. Aynı tümör içerisine 4 prob yerleştirilerek eş zamanlı yakma işlemi ile yarım saat bir süre zarfında büyük çaplı bir tümöre ablasyon yapma mümkün olmaktadır. Girişimsel işlemler tümörün yerleşim yerine göre ultrason, tomografi veya anjiyografi kılavuzluğunda yapılmaktadır.”

AYNI GÜN TABURCU

Öte yandan Doç. Dr. Purbager, cerrahinin aksine girişimsel tedavilerde hastanın çok kısa sürede taburcu edilebildiğini söyledi. Mükerrer uygulanabilir olmasının, girişimsel tedavilerin bir diğer önemli avantajı olduğunu kaydeden Doç. Dr. Purbager, “Girişimsel işlemler sadece kötü huylu tümörlerde değil, iyi huylu tümörlere de uygulanabilmektedir. Girişimsel tedavilerde başarı şansı hastalığın evresinin yanı sıra her tümöre uygun yöntemin uygulanması ve girişimsel radyoloğun deneyimine bağlıdır” dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Yaklaşık 3 yıl önce lenfoma tanısı koyulan Deniz Işık (38) Kent Hastanesi’nde göreceği kemoterapi öncesinde doktorunun “embriyolarını dondurtabilirsin” önerisine uyunc...

Özel Egepol Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Işık Erdoğan yüksek tansiyonun damar sertliği ve kalp hastalıklarına neden olduğunu belirterek girişimsel tedavi yöntemi h...

Burun deliklerinden girilerek gerçekleştirilen endoskopik beyin tümörü ameliyatları, neştersiz ve daha az riskli operasyon ile kafatası açılmadan beyin ameliyatı imkan...

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Evren Sandal, doğuştan beyin damarlarında gelişim bozukluğu olan hastası Mehtap Keleş’i hayatta tutabilmek için Amerika’ya gide...

Koranavirüsün en çok etkilediği hasta gruplarının başında Alzheimer, Parkinson ve Demans geliyor. Sosyal hayatın kısıtlandığını bu süreçte, hastalar kadar onların bakı...

Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan 57 yaşındaki Öznur Aydost, uzun süre çektiği diz ağrılarından protez cerrahisi ile kurtuldu. Feribot, deniz otobüsü ve yük gemisi ka...

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınından kurtulmanın tek çözümü olan aşılama kampanyası birçok ülkede başladı. Bugüne kadar dünyada pek çok ülkede milyonlar...

Yazarlar
Website Security Test