Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Göğüs estetiği ameliyatları hangi durumlarda yapılır?

8.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Günümüzde her geçen gün daha da ilerleyen modern tıp teknikleriyle estetik kaygılarımız son buluyor. Bir çok insanın estetik kaygı ile ya da yaşam kalitesini arttırmak amacıyla başvurduğu estetik operasyonlardan birisi de göğüs estetiği.

Estrella Estetik Danışmanlık merkezinden Plastik, Rekonsrüktif ve Estetik cerrahı uzmanı operatör doktor Mehmet Kaya ile göğüs estetiği ile ilgili merak edilenleri konuştuk. Göğüs estetiğinin, günümüzde birçok insanın merak ettiği konulardan biri olduğunu söyleyen estetik cerrahı uzmanı operatör doktor Mehmet Kaya göğüs estetiği ameliyatlarının hem sağlıklı bir vücut hem de sağlıklı bir görünüm açısından talep görmekte ve kişinin hayat kalitesini arttırmakta olduğunu söyledi. Bölgedeki yapısal bozukluk, göğsün fazla büyük ya da fazla küçük olması; sarkması insanları rahatsız edebiliyor. Nitekim sağlıklı görünümün psikolojiyi de fazlasıyla etkilediğini düşünecek olursak, göğüs estetiği özellikle kalınlar için önemli bir konu.

Kadınların birçok farklı sebeple göğüs büyütme ya da küçültme ameliyatı olduğunu belirten Dr. Mehmet Kaya; Bunlar arasında en fazla karşılaşılan durumların ise; hamilelik sonrası meme hacmindeki azalmanın tedavisi, göğüsler arasında hacimsel farkın tedavisi, kanser cerrahisi sonrası meme rekonstrüksiyonu, göğüsteki çeşitli yapısal bozukluklarla ilgili sorunlar olduğunu söyledi. Hastanede uzman bir doktorun kontrolünde yapılması gereken bu operasyonlarda ilk etapta hastanın istek ve ihtiyacına önem veriliyor. Meme büyütme operasyonlarında adından da tahmin edileceği gibi içi sıvı dolu olan silikon protezler kullanıldığını vurgulayan Dr. Mehmet Kaya; ‘’ Bu protezler meme başı çevresinden ya da meme altından açılan kesiklerle gerçekleştirilir. Meme dokusunun altına ya da göğüs kasının arkasına yerleştirilen silikonların birbirinden farklı boyutu ve şekli bulunmaktadır. Yuvarlak, damla, pürüzlü ya da düzgün yüzeyli çeşitleri gibi... Göğüs büyütme operasyonu ortalama bir saat sürer ve hastanın en azından bir gecesini hastanede geçirmesi beklenir. Genelde kişinin konforunu arttırma amaçlı yapılan bu operasyon, elbette fizyolojik açıdan yaşanan sorunları giderme amaçlıyla da gerçekleştirilmektedir. Bel ağrısı ya da rahatsız edici görünüm bunlara örnek gösterilebilir. Meme küçültme operasyonuna, uzman doktorla beraber hastanın vücuduna yakışacak bir orana ve şekle karar verildikten sonra başlanır. Meme başının pozisyonuna göre göğsün alması gereken şekil belirlenir. Genel anestezi altında yapılan bu ameliyattan sonra hasta, doktorun önerilerine dikkat ederek günlük hayatına devam edebilir. Hamilelik, emzirme ya da yerçekiminin etkisiyle sarkan göğüslerin şeklini düzeltmekte kullanılan bir yöntemdir. Elastikiyetini kaybeden cilt, şeklini kaybeder ve görünümü rahatsız edici bir hal alabilir. Bu gibi durumlarda kadınlar göğüs dikleştirme ameliyatı olmak isterler. Dikleştirme işlemi sırasında meme başının etrafındaki koyu renkli cildin boyutu küçültülür. Meme dokusunun hacmi yeterli ise şekil verilerek dikleştirme yapılabilir. Ortama 2,5-3 saat süren bu operasyondan bir gün sonra hasta evine ve sosyal yaşantısına dönebilir.

Bu operasyonlar genel anestezi altında yapıldığı için hasta herhangi bir ağrıya maruz kalmaz. Ameliyattan sonra ise çeşitli ağrı kesicilerle hastanın rahatlaması sağlanır. Operasyon sonrasında hafif ağrı ve şişme görülebilir. Özellikle ilk altı hafta hasta ağır iş yapmaktan ve spor yapmaktan kaçınmalıdır. Bu ameliyatlardan sonra birçok hasta işine ve sosyal hayatına maksimum iki hafta içinde rahatlıkla dönmektedir. Tüm bu operasyonlar uzman bir doktor kontrolünde yapılmalıdır. Bu aşamada doktor ve hastasının iletişimi de oldukça önemlidir’’ dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Dr. Sevil Pekmezci dudak damak yarığıyla dünyaya geldi. Uzun yıllar tedavi gördü, pek çok operasyon geçirdi. Bu gün o aynı kendisi gibi bu hastalıkla dünyaya gelenlere...

''Ülkemizde bir yılda doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 10’u, prematüre olarak doğmaktadır. Bu bebeklerin büyük bir kısmı ise, bir kilonun altında yani; ‘Aşırı Düşük Doğ...

Günümüzde diyabetli iki kişiden biri hastalığı teşhis edilmeden yaşıyor. O nedenle ebeveynlerin diyabet işaret ve uyarılarını bilmesi çok önemli.

Zatürre; çok yoğun çalışanlar, sık sık yorgun düşenler ya da KOAH gibi solunum ve akciğer sistemini zorlayıcı hastalıklardan mustarip olanların kapısını çalan bir hast...

Türkiye’de organ bağışı konusunda çok yol kat edilmesine karşın birçok şeyin ne yazık ki halen yanlış bilindiğini vurgulayan Prof. Dr. Gürkan Tellioğlu önemli açıklama...

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülseren Sağcan, akciğer kanserine yol açan en büyük etkenin yüzde 90 ile sigara olduğunu vurguluyor. Bu tehlikeli kanser türüne karşı to...

Son dönemde öne çıkan diyetlerden biri de, yüksek proteinli düşük karbonhidrat içeren ketojenik diyet. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Gülery...

Yazarlar
Website Security Test