Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Beyni doğru beslemek için neler yemeliyiz?

6.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uzman Dr. Necdet Yetim, 'Beyin sağlığı için neler tüketilmeli?' sorusunu yanıtladı. Yetim, yanlış beslenmeyle serotoninin az salgılanmasının unutkanlıktan sinirliliğe, uykusuzluğa kadar çeşitli sorunlara yol açtığını söyledi.

Uzman Dr. Necdet Yetim, halk arasında mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin az salgılanmasının unutkanlıktan sinirliliğe, uykusuzluğa kadar çeşitli sorunlara yol açtığını söyledi. Bu belirtileri gösterip başka neden bulunamayan hastalara genellikle panik atak, depresyon gibi tanılar konduğunu belirten Uzm. Dr. Yetim, “Birinci yol, ilaçsız tedavidir. Serotoninin esas maddesi olan triptofandan zengin olan yumurta, peynir, ceviz, badem, et, balık, pirinç, bezelye, ananas, muz gibi besinleri bolca tüketmek gerekir” dedi.

Serotoninin beyin ve barsaklardan salgılanan bir hormon olduğunu hatırlatan İzmir Kent Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yetim bu salgının azalmasının neden olduğu sağlık sorunlarına dikkat çekti, ilaçsız tedavisine yönelik önerilerde bulundu. Serotoninin, daha çok duygu ve davranış sinyallerinin iletilmesinde rol oynadığını, olumlu yöndeki duyguların sinyallerini hücreden hücreye aktararak, davranışlarımızın daha dengeli ve düzenli olmasını sağladığını kaydeden Uzm. Dr. Yetim, “Bu da, toplam ruh halimize olumlu olarak yansır ve böylece morali yüksek, kendisini zinde ve sağlıklı hisseden, kısacası mutlu olan kişiler oluruz. Bu nedenle haklı olarak serotonine mutluluk hormonu da denir” diyerek şunları söyledi:

SEROTONİN AZ SAYGILANIRSA DENGEMİZ BOZULUR
“Serotonin salgısının azaldığı durumlarda bu denge bozulur. Kişi; sıkıntılı, heyecanlı, sinirli, halsiz, morali düşük bir duruma gelir. Bu bozukluklar beden fonksiyonlarının da bozulmasına yol açar. Kas kuvveti azlığı, halsizlik, iştah azalması, uyku bozukluğu, aşırı terleme, sindirim bozuklukları meydana gelir. Barsaklardan salgılanan serotonin sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Az salgılandığı zaman kabızlık, aşırı gaz, karın şişkinliği, mide barsak spazmları, karın ağrısı gibi belirtiler meydana gelir. Serotonin hormonunun beyin ve barsak hücrelerinden az salgılanmasının nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak, kişinin stres altında kalması, üzüntü, sıkıntı durumlarının etkisi ile hücrelerden salgılanan serotoninin azaldığı varsayılmaktadır. Ayrıca serotoninin esas maddesi olan triptofan aminoasidini az almak da serotonin üretimi ve salgılanma azalmasına yol açar. Bu nedenle triptofandan zengin besinlerin bolca tüketilmesi önemlidir.”

PANİK ATAK, ANKSİYETE, DEPRESYON TANISI KOYULUYOR
Uzm. Dr. Yetim, hafıza zayıflaması, unutkanlık, endişe-korku-heyecan gibi duyguların artması, uyku düzensizlikleri, sinirlilik, aşırı hassasiyet, özellikle tatlı yeme isteğinde artış, iştah değişiklikleri, baş ağrısı gibi şikayetlerin serotoninin azalma belirtileri olduğunu vurguladı. Bu belirtileri gösteren, muayene ve tetkiklerinde başka bir nedeni bulunamayan hastalara genellikle panik atak, anksiyete, depresyon gibi tanılar konduğunu kaydeden Yetim, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Serotonin eksikliğine bağlı anksiyete-depresyon tanısı konmuş hastaların tedavisinde başlıca iki yol vardır. Birinci yol, ilaçsız tedavidir. Serotoninin esas maddesi olan triptofandan zengin olan besinleri bolca tüketmek gerekir. Yumurta, peynir, ceviz, badem, et, balık, pirinç, bezelye, ananas, muz gibi. Ayrıca serotoninin üretilmesinde aracı rol oynayan B6-B9-B12 vitaminlerini içeren besinlerin de fazla tüketilmesi önemlidir. Özellikle güneşli açık havada egzersiz yapmak, masaj yaptırmak, aşırı üzüntü, heyecan, korku gibi stres faktörlerinden mümkün olduğu kadar kaçmak, yaşam şeklini daha rahat, dingin ve stresten uzak hale getirmek uygun olur.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Dr. Sevil Pekmezci dudak damak yarığıyla dünyaya geldi. Uzun yıllar tedavi gördü, pek çok operasyon geçirdi. Bu gün o aynı kendisi gibi bu hastalıkla dünyaya gelenlere...

''Ülkemizde bir yılda doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 10’u, prematüre olarak doğmaktadır. Bu bebeklerin büyük bir kısmı ise, bir kilonun altında yani; ‘Aşırı Düşük Doğ...

Günümüzde diyabetli iki kişiden biri hastalığı teşhis edilmeden yaşıyor. O nedenle ebeveynlerin diyabet işaret ve uyarılarını bilmesi çok önemli.

Zatürre; çok yoğun çalışanlar, sık sık yorgun düşenler ya da KOAH gibi solunum ve akciğer sistemini zorlayıcı hastalıklardan mustarip olanların kapısını çalan bir hast...

Türkiye’de organ bağışı konusunda çok yol kat edilmesine karşın birçok şeyin ne yazık ki halen yanlış bilindiğini vurgulayan Prof. Dr. Gürkan Tellioğlu önemli açıklama...

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülseren Sağcan, akciğer kanserine yol açan en büyük etkenin yüzde 90 ile sigara olduğunu vurguluyor. Bu tehlikeli kanser türüne karşı to...

Günümüzde her geçen gün daha da ilerleyen modern tıp teknikleriyle estetik kaygılarımız son buluyor. Bir çok insanın estetik kaygı ile ya da yaşam kalitesini arttırmak...

Yazarlar
Website Security Test