Facebook ta paylaştweet le

Bodrum, 2023’te “Balıkçı Yılı” için UNESCO’ya başvuruyor

30.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yaşar Aksoy

 

Cevat Şakir Kabaağaçlı nam-ı diğer “Halikarnas Balıkçısı”, 131. doğum yıldönümünde Bodrum’da çeşitli etkinliklerle anıldı. Bodrum Deniz Müzesi’nin ve bağlı olduğu Bodrum Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler, pandemi nedeniyle çevrimiçi olarak yayınlandı.

“Balıkçı’yı Anma Etkinlik Programı”nın açılışı, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Başkan Yardımcısı Hüseyin Tutkun, emekli diplomat ve çevreci Metin Erdoğan ve Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu’nun yer alacağı basın toplantısıyla yapıldı.

 

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras

 

Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın 50.ci ölüm yıldönümü olan 2023 yılında UNESCO tarafından anılması için Bodrum Belediyesi tarafından yapılan başvuruyla ilgili kamuoyu bilgilendirildi. 15 Nisan günü Bodrum Deniz Müzesi’de, 2023 yılının “Halikarnas Balıkçısı Anma Yılı” olması için UNESCO’ya başvuru için imza töreni yapıldı. Toplantıda, konuya ilişkin “Odalar ve STK’ların Başvuruyu Destekleme Amaçlı Referans Mektubu İmza Töreni” gerçekleştirildi...

 

BALIKÇI SERGİSİ

Bu etkinliğin ardından, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Öğretim Üyesi ve Bayrak Müzesi Müdürü Ömer Durmaz’ın “Bab-ı Ali Ressamı Cevat Şakir”isimli sergisinin açılışı yapıldı. Sergide, Balıkçı’nın 1920’li yıllarda dergi ve kitaplar için yaptığı kapaklar, çizdiği karikatürler, çizgi romanlar, aile arşivinde, kendi kitaplarında ve müze arşivinde yer alan çizimlerinden örnekler yer aldı.

Ömer Durmaz, her ne kadar ileride yazarlığıyla öne çıksa da Bab-ı Ali’deki ilk mesleği basın-yayın ressamlığı olan Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın çizer yönünü, ülkemiz grafik-tasarım tarihindeki yeri konusundaki araştırmaları ve projelerini aktardı.

Sunumda, Balıkçı’nın, Bodrum’a sürgünü öncesinde geçimini ressam olarak sağladığı, yazarlığıyla ön plana çıkmadan önce de Babıali’deki ilk mesleğinin basın-yayın ressamlığı olduğu konusu, görsel malzemeyle aktarıldı.

 

BODRUM’A ADANMIŞ HAYAT

Bodrum’a duyduğu sevgisi ile deniz ve Ege güzellemeleriyle tanınan öykü, deneme ve roman yazarı Halikarnas Balıkçısı, Osmanlı’nın köklü ailelerinden olan Kabaağaçlızadeler’in altı çocuğundan biriydi. Ailesinde pek çok sanatçının bulunması Kabaağaçlı’nın sanatla iç içe büyümesini sağladı ve yazıda olduğu kadar resim sanatında da kendisini geliştirmesine katkıda bulundu.

Cevat Şakir Kabaağaçlı, Türkiye’ye döndükten sonra karikatür, çizgi roman ve dergi kapakları çizdi, öyküler yazmaya devam etti. Çeviriler yapmaya ve karikatür çizmeye henüz lise yıllarında başlayan Kabaağaçlı’nın ilk yazıları İkdam’da yayımlandı.

Tahliyesinin ardından pek çok takma isimle yeniden yazmaya ve çizmeye başlayan Cevat Şakir, Zekeriya ve Sabiha Sertel çiftinin çıkardığı Resimli Ay ve Resimli Hafta ile Sedat Simavi’nin çıkardığı İnci ve Kirpi dergilerine kapaklar çizdi, yazılar yazdı, karikatür, resim ve süslemeler yaptı.

13 Nisan 1925 günü Resimli Ay’da yayımlanan, “Hapishanede İdama Mahkum Olanlar Bile Bile Asılmaya Nasıl Giderler?” isimli öyküsü sebebiyle Cevat Şakir ve Zekeriya Sertel hakkında “halkı askerlikten soğutma ve seferberlik aleyhinde bulunma” gerekçesiyle soruşturma açıldı.

İkili, 24 Nisan 1925’te gözaltına alınıp tutuklandı. İstiklal Mahkemesi’nde idam istemiyle yargılanan ikiliden Cevat Şakir’in cezası, 3 yıl Bodrum’a sürgün oldu. Bu sürgünle birlikte, Cevat Şakir Kabaağaçlı, “Halikarnas Balıkçısı”na dönüştü.

 

9 DİL BİLEN YAZAR

Halikarnas Balıkçısı olarak hikâye ve romanlarını yazmaya devam eden yazar, gazeteciliği de bırakmadı ve Anadolu, Tan ve Cumhuriyet gazetelerinde yazılar yazdı. Bu süreçte yazıları için resimler çizdi, tezhip ve minyatürler de yaptı. Aynı zamanda tercümanlık ve rehberliğe de devam etti.

Cevat Şakir, bildiği İngilizce, İtalyanca ve Latinceye ek olarak Yunanca, Arapça, Farsça, Fransızca, Almanca ve İspanyolca da öğrendi. Rehberlik yaptığı Belçika Turizm Bakanı, Halikarnas Balıkçısı’nı “Çağdaş Homeros” ismiyle andı; Nazım Hikmet, onun için “Hepimizden büyük şair” ifadesini kullandı. Cevat Şakir ve ailesi, çocukların büyümesi ve Bodrum’da okul bulunmaması sebebiyle 1945 yılında, istemeyerek de olsa İzmir’e taşındı. Kabaağaçlı, burada Anadolu ve Demokrat İzmir’de yazmaya ve turist rehberliği yapmaya devam etti.

 

 

………………………………………………………………………………

 

 

Louvre Müzesi komple çevrimiçi erişime açıldı

Louvre Müzesi'nde yer alan 480 binden fazla sanat eseri çevrimiçi olarak erişime açıldı. Çevrimiçi ziyaretçiler, basit veya gelişmiş aramalarla müzenin koleksiyonlarında da arama yapabilecek.

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan ve dünyaca ünlü tarihi eserlere ev sahipliği yapan Louvre Müzesi, “Mona Lisa” ve “Milo Venüsü” (Venus de Milo) de dâhil olmak üzere, müzenin sekiz bölümünde yer alan, İslam sanatı ve Rönesans heykellerinden Antik Mısır eserlerine kadar uzanan koleksiyonunun tamamını ücretsiz ve çevrimiçi olarak erişime açtı.

 

KÜLTÜREL MİRASI BİR TIK ÖTEDE

Arkeofili'nin haberine göre, Müzenin müdürü Jean-Luc Martinez şunları söyledi: “Louvre, eserlerinin üzerindeki tozları alıyor, en az bilinen eserlerin bile. İlk defa müzede sergilenen, ödünç verilen, hatta depoda olan eserler de dahil olmak üzere, herkes bir bilgisayardan veya akıllı telefondan tüm eser koleksiyonuna ücretsiz olarak erişebilir. Louvre’un çarpıcı kültürel mirası artık sadece bir tık ötede. Eminim ki bu dijital içerik, insanları koleksiyonları bizzat keşfetmeleri için Louvre’a gelmeye daha da teşvik edecek.”

 

 WEB SİTESİ DÜZENLİ GÜNCELLENECEK

Site, ziyaretçilerin müzeyi oda oda keşfetmelerine olanak veriyor. Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve Çince dillerinde açıklamaların yer aldığı sitede çevrimiçi ziyaretçiler, basit veya gelişmiş aramalarla müzenin koleksiyonlarında arama yapabiliyor.

 

Müze yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre, müzenin koleksiyonu yavaş yavaş genişledikçe, web sitesi de müze uzmanları tarafından düzenli olarak güncellenecek. Çoğu cihazın yanı sıra collections.louvre.fr, cep telefonlarında görüntülenmek üzere de güncellendi.  Louvre Müzesi, salgın ve planlanan yenileme çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı kalmaya devam ediyor.

 

Dünyanın kültür mirası Louvre Müzesi

 

…………………………………………………….

 

 

‘Bir Nefes Daha’ filmine Amerika’dan ödül

Nisan Dağ’ın yazıp yönettiği ikinci uzun metraj filmi “Bir Nefes Daha”, Amerika’nın önemli festivallerinden Santa Barbara Uluslararası Film Festivali’nde ‘En İyi Yabancı Film’ ödülüne değer görüldü.

 

Başrollerini Oktay Çubuk ve Hayal Köseoğlu’nun paylaştığı “Bir Nefes Daha”nın oyuncu kadrosunda ayrıca Eren Çiğdem, Ushan Çakır, Müfit Kayacan ve Ayris Alptekin yer alıyor. “Bir Nefes Daha”, İstanbul’un çetin mahallesi Karaçınar’da yaşayan genç rapçi Fehmi’nin müzik hayallerine giden yolda, onu iniş çıkışlı bir yola sokan bonzai bağımlılığıyla verdiği savaşı anlatıyor.

 

Hayal Köseoğlu ve Oktay Çubuk

 

…………………………

 

 

Konservatuvar yerinde güzeldi..

 

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın (İÜDK) Kadıköy Rıhtımı'ndaki tarihi binadan, Göztepe'deki yerleşkeye taşınma kararının alınmasına öğrenciler tepki gösterdi. İtalyan mimar Umberto Ferrari'nin 1927'de hal binası olarak inşa ettiği ve Haldun Taner Sahnesi'ne de ev sahipliği yapan bina, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)'ne ait.

 

İBB tarafından restore edilecek 286 koltuklu tiyatro, çalışmalardan sonra 543 koltuk kapasitesine sahip olacak. Ancak 1986'dan bu yana sayısız öğrencinin yetiştiği İÜDK, artık bu binada yer almayacak. İÜDK öğrencileri ise eğitimlerine Göztepe'de değil, İBB tarafından restore edilecek hal binasında devam etmek istiyor.

Okullarının taşınacağını yayın kuruluşlarından öğrendiklerini ifade eden öğrenciler, taleplerini dile getirmek için ise İBB ile iletişime geçmeye çalıştıkları ancak bir cevap alamadıkları için tepkili. Seslerini duyurmak adına okul binası önünde toplanan bir grup öğrenci, basın açıklaması yaptı. Durumu sanatları ile protesto etmek isteyen öğrenciler, açıklamadan önce keman çalarak, şarkı söyledi.

 

SESİMİZİ DUYURAMIYORUZ

"Öncelikle size sanatımızla, amiyane tabir olacak ama bir şov yapmak istiyoruz. Seslerimizle, söylediğimiz şarkılarla ve danslarımızla. Akabinde de basın açıklamamızı yapacağız" diyen öğrenciler, bir süre keman çalarak şarkı söyledikten sonra basın açıklaması yaptı.

 

Öğrenciler İnsiyatifi temsilcisi ve Bale Anasanat Dalı son sınıf öğrencisi Ekin Deniz Akarslan, grup adına basın açıklamasını okudu. Açıklamada, "Okulumuzun taşınma haberini internet üzerinden öğrenmenin üzüntüsü ve kızgınlığı içerisinde belediyeye ulaşabileceğimize inandığımız her türlü kanaldan iletişime geçmeye ve kararın netliği ve durumu hakkında bilgi almaya çalıştık. Bu süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesine onlarca mail, beyaz masaya şikayet formları ve belediye binasına gidip görüşme gerçekleştirmeye çalıştık. Ne Büyükşehir Belediyesi'nden ne de Büyükşehir Belediyesi'nin iletişim kanallarından, alınan karar üzerine bir bilgi ve yapılan itirazlara bir cevap alamadık.

 

Restorasyon sonrasında gideceğimiz söylenen Göztepe'deki yerleşkenin kesinlikle bir sanat eğitiminin fiziksel ihtiyaçlarını karşılamayacak halde olduğu inisiyatifteki arkadaşlarımız tarafından, bizzat Göztepe'ye gidilerek görülmüştür.

 

Alınamayan cevaplara karşılık olarak başlattığımız kamuoyu çalışmalarında bizimle olduğunu gördüğümüz sanatçılara ve öğrenci dayanışmalarına teşekkür ederken, kamuoyuna henüz bir açıklamada bulunmayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ve başkanına şu soruyu soruyoruz: Neden düzenlenen yarışmada seçildiği gibi hal binasının restorasyonunda korunacak olan konservatuvarımızı, 2016 yılında onaylanmış başka bir projeye dönerek kapsam dışına alıyor ve bizi okulumuzdan ediyorsunuz? Ve bu süreci şeffaflıkla neden okulun tüm bileşenleri ile paylaşmıyorsunuz?" ifadelerine yer verildi.

 

PİYANOLARI DEPOYA KOYARSINIZ!

İÜ Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde Yüksek Lisans Öğrencisi olan Yılmaz Karaman, "Ben çok üzgünüm. Biz bir şeylerin daha güzel olacağına çok inandık ancak şu an olan şey sadece bir hayal kırıklığı. Bize gösterilen yer Göztepe'de iki katlı küçük iki bina. Bizim piyanolarımız bile oraya sığmaz. Okula sığmayacağımızı belediyeye söylediğimiz zaman da, bize gelen cevap 'O zaman piyanoları depoya koyarsınız?' okulun yönetici hocalarına gelen cevabı söylüyorum. Bu bina çok daha iyi bir hale getirilip kullanılabilir. Biz sanatçılar, sanat öğrencileri olarak çok umutluyduk. 'Her şey çok güzel olacak' dendi ama hiçbir şey güzel olmadı" diye konuştu.

 

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı

 

 

 

 

 

 

                                                                      

 

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “10 Dakika Engelli” konulu ulusal kısa film yarışmasının sonuçları belli oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç...

İş insanı Kenan Yavuz’un doğup büyüdüğü Bayburt Beşpınar Köyü’nde kurduğu Etnografya Müzesi, Avrupa Konseyi himayesindeki Avrupa Müze Forumu (EMF) tarafından düzenlen...

Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. yeni programı “Kent Akustik” ile müzikseverlerin karşısına çıkıyor.

Şubat ayında kapatma kararı aldığını açıklayan Filmmor, dün yaptığı basın toplantısı ile yola devam kararı aldığını açıkladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi uluslararası kültür kurumlarının öncülüğünde ve Birleşmiş Milletler’in (BM) onayıyla düzenlenen Kültür2030 kampanyasını imzaladı. Böylelikl...

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılında “100. Yıl Marşı Şiir ve Beste Yarışması” düzenliyor. 100. yıl coşkusuna, heyecanına, Cumhuriyet sev...

Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (IAA), 10. Dünya Sanat Günü ödüllerini açıkladı. “Wallace Hartley Ödülleri” ismiyle verilen ödüllerde Arkas Sanat Merkezi “Yılın ...

Yazarlar