Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir'den önemli açıklamalar

22.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çevreyi olumsuz etkilediği ve yüksek emisyon değerleri taşıdığı iddiasıyla uzun yıllar ''gri sektör'' olarak adlandırılan Türk çimento sektörü, teknoloji ve sermaye yoğun yatırımlar sonucunda uluslararası standartların üzerinde üretim başarısına ulaştı.

Türkiye ve yurt dışında anahtar teslimi çimento fabrikaları inşa eden Sintek Şirketler Grubu’nun kurumsal yayın organı Sintek Plus’a özel açıklamalarda bulunan Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir; son on yılda yapılan filtre, atık ısı geri kazanım ve tozsuzlaştırma çalışmaları ile toz emisyonunun tamamıyla kontrol altına alındığını, sektörün “gri sektör” olmaktan çıktığını söyledi.

 

“BAKANLIK ANLIK OLARAK İZLİYOR”

13 çimento fabrikası, 25 hazır beton ve 1 adet BIMS Tesisi ile sektörün Türkiye’deki en büyük yerli sermaye şirketi Limak’ın patronu Özdemir; yasal limitlerin çok altında seyreden emisyonların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından anlık olarak takip edildiğini hatırlattı.
Yatırımlarda mümkün oldukça fazla yerli ekipman kullanımına önem verdiklerini, sistem güvenilirliği için bazı kritik ekipmanların ithal edildiğini kaydeden Özdemir, şöyle devam etti:
“Yerli ekipman kullanımını artırmak için ekipman sağlayan ve kullanan kuruluşlar için teşvikler arttırılabileceği gibi üniversite- sanayi işbirliği ile artırılabilir. Sanayiciler olarak bizlerin de yerli ekipman kullanımını daha fazla desteklememiz gerekir. Türk çimento sektörü sürekli büyüyerek ve tesislerinin modernizasyonunu yaparak bugünkü kapasitelere ulaşmış ve halen yeni yatırımlarla büyümeye devam etmektedir. Teknik olarak fabrikalarda sürekli yenilik ve optimizasyon çalışmaları yapılmaktadır. Bu nedenle sektör olarak dünya genelinde teknik bilgi ve donanım kapsamında çok iyi bir düzeye gelmiştir.”

 

“BETON YOL VE BARİYERLER TÜRKİYE’YE ÇOK BÜYÜK KATMA DEĞER SAĞLAYACAK”

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, beton yol ve beton bariyerlerin, Türk çimento sektörünün önünü açmanın yanında Türkiye’ye ciddi döviz tasarrufu sağlayacağını vurguladı. Asfalt yolların hammaddesi olan bitümün bir petrol türevi olduğuna dikkat çekti.
Beton yolların maliyetinin, asfalta göre çok daha düşük olduğuna işaret eden Özdemir, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bitüm ithal bir ürün olma özelliği nedeniyle hem çok maliyetli hem de yapısı gereği uzun ömürlü olamamaktadır. Beton yol ise hem ithalat gerektirmemesi hem de asfalt yollara göre maliyetinin çok daha düşük olması nedeniyle, ülkemize çok büyük katma değer sağlayacaktır. Sektör bununla ilgili olarak devamlı kamu otoritelerini aydınlatmakta, üniversitelerle işbirliği içinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerini sürdürmektedir.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İçim süt ve süt ürünleri üreticisi Ak Gıda’nın Sakarya’daki üretim tesisinden Avrupa Birliği’ne (AB) labne ve taze peynir ihracatı başlatmak için yaptığı başvuru, Tarı...

SOCAR AVIATION, Adnan Menderes Havalimanı’nda yakıt teminini kendi tesisinden yapmaya başladı.

Ekonomi dünyasındaki ve şirketlerdeki son gelişmeleri, ŞİRKET GÖZLEMİ bölümümüzde okurlarımız için derledik.

Arçelik, Top 150 Impact Companies listesine 13’üncü sırada girmeyi başardı

Pirelli'nin İzmit'teki üretim tesisi, atıkların tamamını geri dönüştürüyor.

Gözlem Gazetesi olarak şirket dünyasının güncel gelişmelerini okurlarınızın ilgisine sunuyoruz.

Rüzgâr enerjisi sektörü yüksek mühendislik ürünü dijital akıllı teknolojilerinin dünyada ilk ve en hızlı şekilde hayata geçirildiği sektörlerin başında geliyor. Türkiy...

Yazarlar
Website Security Test