Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Arıların ürettiği propolisi dünyaya sunan kadın girişimci

26.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Arıların ürettiği propolisin ülkemizde ilk kez Sözleşmeli Arıcılık modeliyle yerli üretimini başlatan Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, BEE’O Propolis firması ile ABD’den Kore’ye kadar ihracat yaparak, ülkemize katma değer sağlıyor.

Arı ürünleri sektöründe 20 yılı aşkın deneyim ve uzmanlığa sahip Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, dünyaya açılan bir girişimciliğe imza attı. Tanuğur, ülkemize çoğunlukla Çin’den ithal edilen propolisin ilk kez Sözleşmeli Arıcılık modeliyle yerli üretimini başlattı. Kovandan elde edildiği ham haliyle insan vücudu tarafından sindirilemeyen propolisi insan tüketimine uygun hale getiren Tanuğur, İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te geliştirdiği Ar-Ge yöntemiyle, propolisin içerisindeki antioksidan maddeleri maksimum düzeyde elde etmeyi başardı. Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, BEE’O markasıyla İTÜ ARI Teknokent’te propolis, arı sütü, ham bal, polen ve arı ekmeği içeren inovatif ve katma değerli, tamamen doğal karışım, damla, sprey, şurup, tablet, çikolata, kozmetik ve benzeri formlarda yeni ürünler geliştirmeye devam ediyor. Geliştirdiği Anadolu propolisi içeren ürünlerini ayrıca ABD, Güney Kore, Almanya, Hollanda, Belçika, İngiltere, Fransa, İsveç, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan, Pakistan ve Kıbrıs’a ihraç ediyor.

250 bin kovandan ürün elde ediyor

BEE’O, Türkiye genelinde 250 bin kovandan elde ettiği değerli ürünleri tüm doğallığı ve saflığını koruyarak insan tüketimine sunuyor. Geliştirdiği Sözleşmeli Arıcılık modeliyle arıcılar ile birebir çalışan marka, onlara ekipman, malzeme ve eğitim desteği veriyor; kontrollü koşullarda üretim yaptırıyor. BEE’O’nun alım garantisi vererek “adil ticaret” sağladığı arıcılar, ürünü nasıl satacağı endişesini gütmeden doğrudan üretime ve kaliteye odaklanabiliyor. Ürünleri İstanbul Teknik Üniversitesinde analiz ediliyor ve BEE’O uzmanlarının kontrolünde işlenerek dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Ülkemizde bal dışındaki diğer arı ürünlerinin üretimini artırarak hem arıcılarımız için ayrı bir gelir kaynağı hem de ekonomimiz için bir katma değer sağlayan marka, beş yıl içerisinde, çoğu inovasyon olmak üzere, kanaat önderleri tarafından ulusal ve uluslararası toplam 28 ödüle layık görülme başarısına ulaştı.

Yüzde 100 katma değer

Yıllık üretim kapasitesi propoliste 50 ton, arı sütünde 2 ton, balda 500 ton, polende ise 250 ton olan ve A’dan Z’ye ülkemize katma değer sağlayan BEE’O markasının kurucusu Gıda Yüksek Mühendisi Propolis Uzmanı Aslı Elif Tanuğur Samancı, hikayesini şöyle anlatıyor: “Henüz 5 yaşında olan oğlumun bağışıklık sorunundan hareketle bu ürünler ile tanıştım. Propolisin ve arı sütünün ülkemize çoğunlukla Çin’den ithal edildiğini öğrenince, Sözleşmeli Arıcılık modeliyle yerli üretimini başlatmak adına, eşim Ziraat Yüksek Mühendisi Arıcılık Uzmanı Taylan Samancı ve İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile birlikte KOSGEB destekli Ar-Ge projesiyle firmamızı İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te kurduk. Şu anda geldiğimiz noktada, Anadolu propolisi ile değerli ödüllere layık görülmekten çok mutluyum.”

Anadolu propolisinin farkı

Anadolu propolisinin diğer ülkelerde üretilen propolis türleriyle karşılaştırıldığında çok özel olduğunu da belirten Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, sözlerine şöyle devam etti: “İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ile birlikte yürüttüğümüz bir çalışmada, Brezilya, Çin, Arjantin ve Türkiye’de üretilen propolisleri karşılaştırdık. Çalışmanın sonucunda, Anadolu propolisinin farklı ülkelerde üretilenlere kıyasla çok özel bir antioksidan profiline sahip olduğunu ortaya koyduk. Bazı fenolik ve flavanoidler dünyada sadece Anadolu propolisinde bulunuyor. Bu da Anadolu propolisini çok özel kılıyor” açıklamasında bulundu.

Arıların doğadaki rolü

Arıların doğal döngü açısından önemine dikkat çeken Tanuğur, “Arılar tozlaşmada çok önemli bir rol üstleniyor; tozlaşmanın yüzde 80’i onlar sayesinde gerçekleşiyor. Tozlaşma demek yeşil, tarımsal üretim, bitki, hayvan, canlı demek. Dolayısıyla arı olmazsa canlı olmaz, yaşam olmaz. Bu yüzden yaşamın doğal döngüsü açısından arılar çok kıymetli bir yere sahip. Bu yüzden arıları korumalı, arıcılığı geliştirmeliyiz” diye belirtti.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD), iş kadının iş dünyasında daha da güçlenmesi için eğitimlere başladı. İş Hayatında Kadın Statüsünün Güçlendirilmesi Projesi kapsamı...

Türk, Suriyeli ve Afgan kadınların Gaziantep’te kurduğu SADA Kadın Kooperatifi, 11-13 Kasım tarihlerinde düzenlenen Paris Barış Forumunda 100’ü aşkın proje içinden ilk...

Kadın öğrencileri; öğrenim bursu, teknik ve sosyal mühendislik eğitimi, mentörlük, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi ile birçok yönden desteklemek amacıyla başlatıla...

İzmir Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) yeni dönem ilk toplantısını yeni seçilen Huriye Serter’in başkanlığında Türkan Saylan Sanat Merkezi’nde yaptı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Turkcell ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu işbirliğinde başlatılan ‘Geleceği Yazan Kadınlar Projesi’ İzmir finali 12 Ekim 20...

KAGİDER ve Türk Tuborg A.Ş.’nin destekleri ile gerçekleşen ''Türkiye Kadın Girişimcilik Endeksi'' çalışması, gerçekleştirilen basın toplantısı ile kamuoyuna sunuldu.

İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) öncülüğünde hayata geçirilen ve AB hibe desteği ile iki gün süren İş Yaşamında Kadın Statüsünün Güçlendirilmesi Projesi ''Sosyal İç...

Yazarlar
Website Security Test