Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Taşımacılığın geleceği: Multimodal

14.6.2015
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Küreselleşmenin tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğun olduğu bu dönemde artan ticaret hacmi için lojistik sektörü hızlı, verimli ve kapsamlı çözümler sunuyor



Küreselleşmenin baş döndürücü hızı, artan ticaret hacmini de beraberinde getiriyor. Ticaretinhızlı büyümesi tekerleğin icadı kadar eski lojistik sektörünü yenilikçi çözümler bulmaya zorluyor. Kökenleri 60’lı yılların ikinci yarısına kadar uzansa da son yıllarda artan taşımacılık seçenekleri ile daha da fazla güçlenen multimodal (çoklu) taşımacılık, taşımacılıkta yükselen trend olmaya devam ediyor. Multimodal taşımacılık sistemi en basit anlamda bir yükün satıcıyla alıcı arasında en az iki taşıma sistemiyle ve tek yük senediyle taşınması anlamına geliyor. Avrupa Ulaştırma Bakanları Konferansı tarafından hazırlanan terimler sözlüğünde bu sistem, türler arası taşımacılıktaki taşıma zincirinin asıl büyük kısmının demiryolu veya deniz yolu ya da iç su yoluyla gerçekleştirildiği, başlangıç bitiş ayaklarında karayolunun olabildiğince kısa olarak yer aldığı bir taşıma sistemi olarak tanımlanıyor. Bu taşımacılık yönteminde birden fazla sisteme yatırım yapılıyor. Kavramsal olarak birbirine çok karıştırılsa da “Multimodal Taşımacılık”, “Intermodal Taşımacılık” ile birlikte en çok bilinen ve tercih edilen taşımacılık yöntemlerinden biri. Temel olarak multimodal taşımacılık ile operasyonların daha hızlı ve etkin bir şekilde tamamlanması amaçlanıyor. Multimodal taşımacılık temel olarak uzun mesafeli taşımalarda verimlilik ve etkinlik sağlamanın yanı sıra zaman ve maliyetten de tasarruf sağlıyor. Birden fazla araç veya taşıma sistemi kullanılmasına rağmen tüm işlemler tek bir sözleşme üzerinden gerçekleştiriliyor. Multimodal taşımacılık operatörünün operasyonun esas sorumlusu olduğu sistemde, alt sözleşmelerle işbirliği yapılan diğer aracıların sorumluluğu da sadece multimodal taşımacılık operatörüne karşı oluyor. Bu nedenle, hasar veya kayıp durumunda, her şirket taşımacılık sözleşmesi için geçerli kurallar doğrultusunda, sadece kendi aşamasındaki sorumluluğu taşıyor.

Daha verimli bir süreç yönetimi sunuyor

Dünyada bu kadar büyüyen ticaret beraberinde birçok karmaşayı da getiriyor. Birden fazla belge ve birçok formalite gerektiren standart taşımacılığın aksine multimodal taşımacılık, tek elden sunulan bir hizmet olması nedeniyle daha verimli bir süreç yönetimi sunuyor. Tek bir operasyon ile planlı ve koordineli bir şekilde sevkiyat yapılmasını sağlayan sistemde zaman kayıpları da en aza iniyor. Sevkiyat sırasında sağlanan zaman tasarrufu, daha az yakıt tüketimi yoluyla, karbon salınımını düşürerek küresel sürdürülebilirlik hedeflerine de olumlu katkı sağlıyor. Multimodal taşımacılık ile operasyonel verimlilik beraberinde bir maliyet avantajı da getiriyor. Dış ticaret maliyetini azaltan multimodal taşımacılık, bu yöntemi tercih eden firmaların Uluslar arası pazardaki rekabet güçlerini de artırıyor. Multimodal taşımacılık, malların farklı modlarda taşınmasını gerektirdiği için bu konuda uluslararası tecrübe, bilgi ve beceriye sahip olan şirketlerin uygulayabileceği bir yöntem olarak öne çıkmaya devam ediyor. Lojistik şirketinin taşıma yapılacak ülkelerdeki teknolojik gelişmeler, politik istikrar ve rota üzerindeki yoğunluk gibi bir çok konuya hakim olması gerekiyor.

Türkiye’de hızlı gelişiyor

1980’li yıllarla beraber Türkiye’nin artan ihracatına paralel olarak lojistik sektörü hızlı bir büyüme kaydetti. Günümüzde Türk lojistik sektörü, en gelişmiş Avrupa’nın da en büyükleri arasında yer alıyor. Şüphesiz buna paralel olarak multimodal taşımacılık hızlı bir şekilde gelişiyor. Uluslararası tecrübesi fazla olan köklü şirketler bu taşımacılık alanında hem Türkiye’de hem de Avrupa’da önemli işlere imza atıyor. Özellikle lojistik sektörünün uzun yıllardır beklediği “Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun”un onaylanması bu yönde atılan önemli bir adım. Ancak henüz yönetmelik çıkarılmadı. Yönetmeliğin çıkması demiryolu taşımacılığının gelişimine de büyük katkı sağlayacak. Kanunun çıkmasıyla beraber çok sayıda firma büyük miktarlarda yatırıma hazır, hatta başladı. Bu durum multimodal taşımacılığın da gelişmesine önemli bir katkı sağladı.

ULAŞIMDA ENTEGRASYON MULTIMODAL TAŞIMACILIĞI ÖNE ÇIKARIYOR

2023 yılında 500 milyar dolar ihracatı hedefleyen Türkiye’nin, Asya-Afrika-Avrupa ulaşım ağı üzerindeki stratejik konumundan dolayı, mal taşımacılığı, ekonomik anlamda her zamankinden çok daha fazla sosyal ve bölgesel bütünleşme kapasitesine sahip, stratejik ve temel bir sektör haline geldi. 

* Globalleşme ve taşımacılığın entegrasyonu sanayileşmiş ülkelerin ihracatını 1970 yılından itibaren yıllık ortalama yüzde 6 oranında artırdı.

* Global mal ve hizmet ticareti 2030 yılında üç kat artarak 27 trilyon dolara ulaşacak.

* 2030 yılına kadar global çapta 460 bin pilot ve 650 bin bakım teknisyeni ihtiyacı doğacak.

* 2050 yılına kadar global çapta 364 bin deniz personeli ihtiyacı ortaya çıkacak.

MESAFELERİ KISALTIYOR

Gümrük işlemlerini çözmek için gereken ek bir gün, ihracatçı ve ithalatçı arasındaki mesafeyi 85 kilometre artırır. Multimodal taşımacılık formaliteleri azaltarak bu mesafenin kısalmasına katkı sağlıyor. 

• Türkiye’de ihracatın yüzde 73’ü, ithalatın ise 94‘ü denizyolu ile yapılıyor.

• Türkiye, yaklaşık bin 196 kilometresi yüksek hızlı trenler için olmak üzere 11 bin 940 kilometre  uzunluğunda demiryolu ağına sahip.

• TCDD’nin yük taşıma miktarı yılda yaklaşık 25 milyon ton olup, bunun sadece 3 milyon tonu

uluslararası taşımacılık alanında gerçekleşiyor.

• Türkiye’deki demiryolu ağı 11 bin 940 kilometre olup demiryolu taşımacılığı toplam yük taşımacılığında yüzde 5,3; yolcu taşımacılığında da yüzde 1,6‘lık bir paya sahip.

• Türkiye’de bulunan karayolu

ağı 65 bin 49 kilometredir. Bu ağ, tüm bölgeleri birbirine ve limanları da iç bölgelere bağlıyor.

• Türkiye’nin 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridi boyunca 300 liman tesisi ve 176 iskele ve/veya

rıhtım bulunuyor ve 500 gross tondan büyük gemilere hizmet veriyor.

• Türkiye uluslararası trafiğe uygun 150’den fazla limana ev sahipliği yapıyor.

• 2014 yılında Türkiye’deki 24 limana 2 bin 855 Ro-Ro gemisi yük indirdi.

• 2014 yılında yurt dışı düzenli hatlarda Ro-Ro gemileriyle 465bin 555 adet araç taşındı.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi Hizmetler Sektörleri Grubu Kasım ayı toplantısına Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık katıldı.

KSO ve TÜRKLİM iş birliğiyle açılan 'Kariyer Port Mükemmeliyet Merkezi'nde verilecek eğitimlerle limancılık sektörü için nitelikli iş gücü yetiştirilecek.

OMSAN Denizcilik, aldığı “Gemi Acenteliği Yetki Belgesi” ile denizyolu taşımacılığında kesintisiz hizmet sunuyor

Denizli'den sonra demiryolundaki ikinci lojistik terminalini 2014 yılında Aydın Efeler'de yaşama geçirerek sektörde önemli bir yatırıma imza atan Günaydın Group, Aydın...

Dünyanın lider posta ve lojistik grubu Deutsche Post DHL, 2020 Stratejisi çerçevesinde gelişmekte olan pazarları gelecekteki büyümesinin temel taşlarından biri olarak ...

Milas-Bodrum Havalimanı yaz sezonuyla birlikte uçuş ağını yeni havayollarıyla genişletmeye devam ediyor. Ukrayna merkezli havayolu şirketi Bravo, Ukrayna’nın başkenti ...

Arkas’ın filosu yeni aldığıM/V Cinzia A, M/V Teoman A gemilerinin de katılımı ile birlikte son bir yılda % 50 büyüdü.Bu alımla filosundaki konteyner gemisi sayısını 46...

Yazarlar
Website Security Test