Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dünya, savaşın eşiğine “gerçek” ile mi, yoksa “provokasyon” ile mi geldi?

13.4.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Doğu Guta’da katliam / Kimyasal Silah / Esad / ABD / Rusya / İran / Türkiye / BM / Fransa / İngiltere / Ceza kesilecek / Füzeler / Uçak gemileri / Denizaltılar / Görünmeyen uçaklar” derken, günlerdir nefesler tutuldu. Karşılıklı “söz savaşı” devam ediyor. GÖZLEM uzmanlara sordu ve “çarpıcı cevaplar” aldı.

ABD ile Rusya arasındaki soğuk savaş Doğu Guta katliamıyla zirve yaptı. Pentagon ile Kremlin arasında restleşmeler yaşandı. ABD Başkanı Trump, "Hazır ol Rusya, füzeler gelecek" dedi.  Trump’a, Rusya "Akıllı füzeler teröristlere doğru uçmalı, Suriye’ye yönelirse, savunma füzelerimizle karşılarız" cevabını verdi. İran, Suriye’ye hava saldırısı düzenleyen İsrail’e tehdit yağdırdı. Karşılıklı sert mesajlar “Sıcak çatışmanın ayak sesleri” olarak yorumlanırken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Türkiye’nin Afrin’in kontrolünü Suriye hükümetine devretmesi gerekir” açıklaması yaptı. Lavrov’a, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu yaklaşım çok yanlış. Biz Afrin'i kime geri vereceğimizi çok iyi biliyoruz." diyerek tepki gösterdi.

Suriye'nin başkenti Şam yakınlarındaki Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırı iddiaları sonrası, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Suriye’deki son durumu görüşmek için acil toplandı. Toplantıda, Doğu Guta’ya yapılan ve en az 75 kişinin hayatını kaybettiği son saldırıda Şam rejimine bağlı güçlerin kimyasal silah kullandığı iddiası tartışıldı. ABD’nin başını çektiği ve Türkiye’nin desteklediği BMGK karar tasarısı beklendiği gibi Rusya’nın vetosuna takıldı.

ABD’nin hazırladığı Fransa, İngiltere ve konseyin geçici üyelerinden Fildişi Sahili, Hollanda, Peru, Polonya, Kuveyt ve İsveç'in yanı sıra Türkiye’nin de desteklediği ABD’nin tasarısı bölgeye insani yardım da gönderilmesini istiyordu.

ABD Donanması, Harry Truman Uçak Gemisi Taarruz Grubunu Akdeniz'e sevk etme kararı aldı. Alman Fırkateyni Hessen de ABD gemisine eşlik edecek.

 

BM’den uyarı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesini Suriye'deki durumun kontrolden çıkmasından kaçınmaları konusunda uyardı. Guterres, Çarşamba günü yaptığı yazılı açıklamada, Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinin büyükelçilerine, "şu anki çıkmazın riskleri konusundaki derin endişelerini" ve "durumun kontrolden çıkmasının önlenmesi ihtiyacını" ilettiğini kaydetti. Genel Sekreter, "Unutmamalıyız ki, en nihayetinde, çabalarımız Suriye halkının çektiği korkunç acıyı sonlandırma üzerine olmalı" ifadelerini kullandı. Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi, ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa.

 

Trump: “Hazır ol Rusya”

 

Suriye'de sivillere yönelik kimyasal silah kullanılmasına Twitter hesabından tepki gösteren ABD Başkanı Donal Trump, "Hazır ol Rusya, füzeler gelecek" mesajı attı.  Rusya'ya net bir mesaj gönderen Trump, "Halkını gazla ödüren bir hayvanla ortak olmamalısın" dedi. Trump Rusya'ya yönelik mesajında şunları belirtti:  "Rusya, Suriye'ye atılacak olası füzeleri vuracağını söylüyor. Hazır ol Rusya çünkü yeni, nazik ve akıllı füzeler gelecek. Halkını gazla öldüren ve bundan da zevk alan bir hayvanla ortak olmamalısın."

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise dünyadaki durumun endişe verici bir hâl aldığını ve sağduyunun galip gelmesini umduğunu söyledi.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada Suriye'ye olası müdahaleyle ilgili nihai kararın henüz verilmediği, tüm seçeneklerin masada olduğu belirtildi.

İngiltere cephesinden de Suriye'ye operasyon sinyali veren ABD Başkanı Donald Trump'a destek niteliğinde bir açıklama daha geldi. BBC'nin haberine göre, İngiltere Başbakanı Theresa May, ülkenin Suriye'ye karşı askeri harekatta yer alması için hazır olduğunu yazdı. May, Suriye'de operasyon için Meclis onayı da aramayacak. Ayrıca May, Suriye'de bir askeri müdahale ihtiyacını acil görüyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, "Tüm müttefiklerimizle, özellikle ABD ve İngiltere ile teknik ve stratejik bilgi alışverişini devam ettireceğiz ve (Suriye konusunda) gelecek günlerde kararımızı açıklayacağız." dedi.

 

DAHA ÖNCE KİMYASAL SİLAH KULLANDI MI?

 

Suriye'de çatışmalar başladığından beri hükümet ile silahlı muhalifler birbirlerini kimyasal silah kullanmakla suçluyor. Ağustos 2013'te Doğu Guta'ya atılan roketler yüzlerce kişiyi öldürmüş, BM bölgede Sarin gazı tespit etmişti. Fakat BM bu gazı kimin kullandığı konusunda bir bulguya ulaşamamıştı.

Nisan 2017'de Han Şeyhun'da 80 kişinin öldüğü bir saldırının ardından BM ile Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) ortak araştırması, Suriye hükümetini bölgede kimyasal silah kullandığı bulgusuna varmıştı.

Yedi yıl boyunca kimyasal saldırı iddialarını inceleyen BM ve OPCW araştırması hükümet yanlısı güçlerin en az üç kere klorin kimyasalını kullandığını belirtmişti.

 

“GERİLİME RAĞMEN İLETİŞİM KANALLARI AÇIKTIR”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi)– “Suriye'deki kimyasal saldırı iddiasıyla tırmanan kriz ABD ile Rusya arasında ciddi bir gerilim yaratmıştır. Başkan Trump kendine has üslubuyla yayınladığı mesajlar ile Suriye'ye müdahale sinyalini açıkça duyurmuştur.  Esad rejimi geçmişte de kimyasal silah kullanmış olsa da, bu defa Duma adlı küçük yerleşim biriminde kimyasal silah kullanması için bir neden bulunmamaktadır. Nitekim bu konuda somut bulgular ortaya çıkmamıştır. ABD'nde yapılan açıklamalarda kanıtların bulunduğu söylenirken, Savunma Bakanı Mattis bu hususta emin olmadığını açıklamıştır.

Öte yandan bir süredir Rus medyasında düzmece kimyasal silah kullanıldığı bahanesiyle ABD'nin Suriye'ye müdahale gerekçesi yaratmak isteyeceği iddiaları yer almıştır. Bu noktada ister istemez akıllara ABD ve İngiltere'nin 2003'te Irak'a müdahale için Saddam’ın kimyasal silah kullandığı gerekçesi ve sonra bunun doğru olmadığı gelmektedir.

ABD ile birlikte İngiltere ve Fransa bu iddianın peşindedir. BM Güvenlik Konseyi aldığı kararla bir komisyon görevlendirmiştir ve bu hafta sonu arazide incelemelerini başlatacaktır. Kimyasal silah kullanıldığı tespiti yapılırsa Suriye'ye yönelik bir müdahaleye Almanya ve İtalya destek vermediğini açıklamıştır. Dolayısıyla bölgede bir sıcak savaş ihtimalinden ziyade, askeri restleşme gerçeği bulunmaktadır.

Rusya'nın önemli kazanımlar elde ettiği Suriye iç savaşında ABD oyun kurucu olarak kalmaya devam etmek istemektedir. Suriye'den ABD askerlerinin çekileceği açıklaması boş çıkmıştır. Tüm gerilime rağmen Amerikan ve Rus diplomatları aralarında iletişim kanallarının açık olduğunu söylemektedirler.

ABD Başkanı Trump'a çeşitli seçeneklerin önerileceği güvenlik toplantısından çıkacak karar merakla beklenmektedir. İki süper gücün bu bilek güreşinde Türkiye'nin taraf olmaması en doğru politika olacaktır.”

 

“ABD VE RUSYA MERMİYİ NAMLUYA SÜRMÜŞLERDİR”

 

Soner Aydın (Emekli Albay) –“Başkan Trump’ın, ABD’nin Suriye’den çekileceğini açıklamasının ve Rusya, İran ve Türkiye’nin Ankara görüşmelerinde alınan kararların hemen ardından, Duma’da Esad rejimi tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen kimyasal saldırı ve sonrasında yaşanan gelişmeler; haberin kaynağı, gösterilen tepkiler, algı yaratma çabaları, son zamanlarda moda olan sosyal medya diplomasisi ve doğal olarak da bölge ile ilgili diğer bütün gelişmeleri geri plana atması yönleriyle dikkat çekicidir.

Bilindiği gibi haberin kaynağı, Beyaz Baretliler isimli insani yardım örgütüdür. Haber; faili de işaret eden bir ifadeyle “Duma, rejim güçleri tarafından kimyasal silahlarla vuruldu” şeklinde verilmiş ve kısa sürede rejimle savaşan muhalifler tarafından teyit edilmiştir. Beyaz Baretliler’in; çeşitli mesleklerde görev yapmış sivillerden oluşan, arama kurtarma konusunda uzmanlaşmış bir insani yardım örgütü olduğu söylenmektedir. Oysa bir silahın hangi yönden, hangi kaynaktan, hangi bölgeden, ne mesafeden ateşlendiğini tespit etmek ayrı bir uzmanlık alanıdır ve teknik bilgi, teknik donanım gerektirir. Beyaz Baretliler’in böyle bir yeteneği var mıdır, olması gerekli midir, varsa bu askeri yeteneği ne amaçla, kimden eğitim alarak edinmişlerdir? Ayrıca; sadece insani yardım amacı taşıyan bu örgütün, daha büyük insani felakete yol açacak şekilde faili işaret etmesi uygun mudur, hangi amaca hizmet eder? Rejimle savaşan muhaliflerin teyitleri ne derece güvenilir olabilir?

Bu kimyasal saldırıda, bazı haber kaynaklarına göre 40-45, bazılarına göreyse 70-80 kadar insanın hayatını kaybettiği iddia edilmektedir. Kuşkusuz bir tek insanın bile hayatını kaybetmesi çok önemlidir ama Esad rejiminin, bu kadar zayiat verdirmek için; bir topçu bataryası, bir füze, bir uçak bombası kullanılması yeterli olacakken, bütün dünyanın tepkisini çekecek ve hem kendisini hem de müttefiklerini zor durumda bırakacak şekilde kimyasal silah kullanmasına anlam vermek zordur. Üstelik ABD’nin Suriye’den çekileceğini açıklamasının, Rusya, İran ve Türkiye’nin ülkesiyle ilgili önemli bir adım atmasının hemen ardından… Ayrıca, Esad rejiminin; kendi toprakları üzerinde, dünyanın en güçlü ordularının savaşmasına ve ülkesini enkaza çevirmesine yol açacak böyle bir eyleme neden kalkışacağını anlamak da zordur.

Anlaşılması zor konulardan birisi de ABD’nin; kimyasal saldırı iddiasının BM bünyesinde kurulacak yeni bir mekanizmayla soruşturulmasını, Rusya’nın ise soruşturmanın BM Güvenlik Konseyi (BMGK) bünyesinde yapılmasını istemeleridir. Bunun yanında Esad rejimi de Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW)’nü incelemeler yapması için Duma’ya davet etmiştir. BMGK; bildiğimiz kadarıyla konuyu her yönüyle açığa çıkarabilecek imkân ve kabiliyete sahiptir. Nitekim daha önce Irak’ta, Suriye’de ve diğer savaş bölgelerinde pek çok olayı incelemiştir. BM bünyesinde böyle bir mekanizma varken ABD’nin yeni bir mekanizma kurulmasını istemesi ve OPCW’nin “sadece kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını tespit edebileceğini, kaynağını tespit edemeyeceğini” ileri sürerek inceleme sonucunu peşinen geçersiz göstermesi, Trump’ın sosyal medya üzerinden mahalle kabadayısı tavrı sergilemesi, Rusya’nın aynı tavırla cevaplar vermesi pek çok soru işaretine neden olmaktadır.

Müdahil ülkelerin istihbarat örgütleri Suriye’deki çalışmalarını sürdürmektedir. En uygun çalışma ortamı da insani yardım örgütleridir. Bu kadar küçük çapta bir kimyasal saldırı ilgili her ülke, her terör örgütü tarafından yapılabilir. Bu saldırı Esad rejimi hariç herkesin de işine yarar. Bu nedenle failin ya da provokatörün başka yerde aranması, bölgenin güvenli geleceğini garanti altına almak için bütün bağımsız örgütlerin ve bölge ülkelerinin tarafsız bir şekilde olayı aydınlatmaya çalışması gerekmektedir. Kısa vadeli çıkarlar gözetilerek atılacak her adım, uzun vadede; Türkiye de dahil olmak üzere bölge ülkelerinin aleyhine olacaktır. ABD ve Rusya mermiyi namluya sürmüşlerdir ve çatışma alanı sınır komşumuz Suriye topraklarıdır. Bu aşama henüz itişme aşaması gibi görünmektedir ama bizim açımızdan; ulusal çıkarlarımız doğrultusunda, zamanın ruhuna uygun “bağımsız” stratejik hamleler yapmamızın zamanı gelmiştir ve geçmektedir.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Uzmanlar, enflasyonda yaşanan ve halkın “şüphe ile” karşıladığı düşüşün vergi oranlarında ve akaryakıtta yapılan indirimlerle gerçekleştiğini, bunun ise orta vadede da...

19 otelden ikisinin rezervasyonlarının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sahibi olduğu ETS Tur tarafından yapıldığı” haberleri kamuoyunda tepki yarattı. tepki çe...

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türk bankalarının genel durumunu değerlendirdi.

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) Başkanı Mehmet Ali Susam, ikincisi düzenlenen Ege Ekonomik Forum süresince Ege ekonomisinin ve potansiyelinin Türkiye’nin gündemi...

GÖZLEM, bu soruyu siyasetin duayenlerine ve uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Rusya ve Ukrayna, bir kez daha savaşın eşiğinde... Rusya’nın üç gemisine el koyduğu Ukrayna seferberlik ilan etti ve Rus Ordusu bölgeye ilave S-400’ler sevk etti. Geri...

GÖZLEM, “AK Parti’nin adayları belli, CHP – İYİ Parti ittifakı kimleri aday göstermeli sorusunun cevabını uzmanlardan aldı, işte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test