Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Gözler iktidar partisine çevrildi; AKP'de neler oluyor?

30.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Şamil Tayyar ve Mehmet Metiner'in partiyi 'açık açık eleştirmeleri siyaseti dalgalandırdı. GÖZLEM, konuyu uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Siyaset, günlerdir “FETÖ borsası'” iddiası ile çalkalanıyor. Geçtiğimiz hafta AK Parti'nin16 yıllık iktidarlık döneminin son 10 yılında “görülmeyen” gelişmeler ortaya çıktı. Milletvekilleri, açık açık partiyi ve yönetimlerini eleştirmeye başladı.

İlk olarak Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’dan yargıyı ve Cumhurbaşkanı’nın etrafını TV ekranından ağır şekilde suçlayan açıklamalar geldi. Tayyar, memleketi Gaziantep dahil birçok ilde “milyonların döndüğü ve tahliyelerin sağlandığı FETÖ borsası kurulduğunu” iddia etti.

“Milletvekiliyim her konuşmam suç duyurusudur” diyen Tayyar, TV’deki programda şöyle konuştu: “Gaziantep'te çok ciddi FETÖ borsası var. Milyon dolarlar dönüyor. Ben bunu söylüyorum. Evet. İtirafçı adı altında işadamlarını serbest bırakıyorlar. Türkiye'nin birçok yerinde var bu. Ben milletvekiliyim her konuşmam suç duyurusudur. Bununla ilgili daha bugün suç duyurusunda bulundum, HSK teftiş kuruluna. Sadece televizyonda konuşmuyorum. HSK ne yapmış? Bir yerde problem var. Cumhurbaşkanımızın etrafı kuşatma altında. Bir ilçe başkanı var, ‘Benim kimseye minnet borcum yok, beni reis getirdi' diyor. İl başkanı, ilçe başkanı, il müdürü böyle konuşuyor. Çünkü verilen kararlarda siyaset iradesi yok. Vekilin haberi olmadan il müdürü atarsa o vekili ciddiye alır mı? Sonra beni buraya reis getirdi der. En yukarının da milletvekillerinin aklını devre dışı bırakan aklın, aklını alması lazım. Cumhurbaşkanı'na söylediğim şeyleri iletemiyorum. Çok özel bir kayıt götürdüm, Cumhurbaşkanı'na. İzledi, çıldırdı. Böyle bir şey nasıl olur diye. Oysa benim o kaydı bir yıl içerisinde göndermediğim danışmanı yoktu! İzletmemişler Cumhurbaşkanımıza. Onlar hâlâ ordalar. Bir yerde problem var. Sıkıntı büyük.”

'Bu millet onlarıdeğiştirir'

“Bir iddiada bulunuyorsa mutlaka elinde bilgi ve belge vardır” diyen AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner'den de Tayyar'ın bu sözlerine destek geldi. Metiner, “Bu bilgi ve belgeleri cumhurbaşkanımız, başbakan ve bakanımızla paylaşır ve ilgili kurumlara da intikal ettirir. Şamil Tayyar kardeşimizin çok samimi bir şekilde dile getirdiği bir iddia üzerinden itibarsızlaştırılmasına asla bu aziz milletin ve hiçbirimizin gönlü razı olmaz” açıklamasında bulundu.

Metiner, Adıyaman’da Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından düzenlenen bir konferansta da “İktidar hepimizi değiştiriyor” diyerek, şunları söyledi:

“Evet iktidar çok önemli, iktidarın dışında başka şeyler de önemli. İktidar hepimizi değiştirdi, değiştiriyor. Kim ‘değişmedim’ diyorsa yanlış söylemdir. Güç insanı zehirler, para insanı zehirler fakir fukaradan mütevazılık bekliyoruz. Fakir, fukaraya mütevazılık yakışmaz ki; fakir fukaranın farklı bir seçeneği var mı? Mütevazılık kime yakışır? İktidar sahiplerine, güç sahiplerine yakışır. Zaten konumumuzdan dolayı etrafımızdan dolayı yanımıza yaklaşmıyor. Garip gurebayı unuttuk, unuttuk yani bir garip yanımıza yaklaşsa kulağınıza bir şey söylese ‘Vaktimiz yok’, belediyemize gelse ‘Toplantıda.’ Eğer bir zengin geldiyse hele bir de patronun oğluysa maşallah kapıda karşılarız bu ne ya? Bizi buraya taşıyan garip, fakir, fukara kardeşim. 15 Temmuz’da kimileri köşe bucak kaçtı, meydanlarda ne yiğit insanlar vardı. Eli öpülesi insanlar onlar. Bugün varsak, onların sayesinde varız. 15 Temmuz’da alçak FETÖ darbesi gerçekleşmiş olsaydı ne çabuk unutuyoruz? 15 Temmuz’u da unutacağız, ben bunu size söyleyeyim.”

'Talihsiz bir açıklama'

Başbakan Binali Yıldırım, Tayyar’ın eleştirileri için “FETÖ ile yapılan amansız mücadelede şüphe uyandıracak her türlü girişim kabul edilemez. Partimizin mensubu bu arkadaşımızın kayda değer kuşkuları, bulguları varsa bunu kamuoyu ile paylaşması değil, yargıya veya partimize intikal ettirmesi daha doğru yol olur” derken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati ise “Talihsiz bir açıklama. Siyaset sorumluluk gerektirir. Siyasete girdikten sonra her istediğini, her duyduğunu, her ortamda söyleyemezsin. Hem bu anlamda Şamil Tayyar Bey’in dikkati çekilmiştir. Sorulmuştur, yaptığının yanlış olduğu kendisine beyan edilmiştir” yorumunda bulundu.

 

“BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR”

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı): Gördüğüm kadarıyla bazı parlamenter arkadaşların yaşadığımız ortamdan fevkalade rahatsız oldukları anlaşılıyor. Bıçak kemiğe dayanmış gibi görünüyor. Bıçak kemiğe dayananlar cesaretlerini toplayarak milletvekilliğinin kendisine verdiği bir sorumlulukla doğru tespitler yaptıklarını ifade ediyorlar..

Konuyu sadece AKP içerisinde düşünmemek lazım. Türkiye'de bir sıkıntı var. Türk toplumu ahlaki değerlerinin büyük bir kısmından adeta  kopmuş görünüyor. Bütün bunlara karşı, suistimallere, ahlaksızlığa, çirkinliklere, yağmalayama karşı belli bir ölçüde tepki yok. Sanıyorum FETÖ konusunda da aynı şeyi yaşıyoruz. Para bütün değerlerin üzerinde yer alınca parayla her şeyi bitirmeye çalışıyorlar... FETÖ konusu da bunlardan biri. Eğer milletvekillerinin dedikleri doğruys, Türkiye önemli bir açmazın içindedir demektir. Bunu muhalefetten biri değil, siyasi iktidarın bir mensubu söylüyor. Hem hukuki, hem siyasi, hem sosyal, hem kültür yönüyle tam bir facia. Parlamenterlerin bu açıklamalarından sonra ilgililerin bu konuda gerekli görevleri yerine getirme konusunda işe el koyduklarınıı ifade etmelerini beklerdim. İktidar kendi iç bünyesinde buna ne cevap verir bunu da duymadım...  Peki adli mekanizma ne yapıyor? Bunda da bir yanıt yok.

Bunu Ak Parti'nin içerisinde davranış biçiminde bir farklılık olarak mı yorumlayalım, kendi iç bünyesinde kazanın kaynamaya başladığını mı düşünelim, yoksa bir milletvekilinin bıçak kemiğe dayanmış hareketle bir çirkinliği ortaya çıkardığı tarzında mı yorumlayalım? Şu ana kadar farklı görüşler ortaya konmadığına göre milletvekilinin yaptığı konuşma doğrudur diyoruz. O zamanda 'Ey adliye mensupları neredesiniz, bu konuda neden gerekli takikatı başlatmıyorsunuz, niye susuyorsunuz' diyoruz.

 FETÖ denilen bir bela zaten Türkiye'nin üzerine çökmüş durumda. Bunun bir de avantacı grubu ortaya çıkmış. Parayla birbirlerini susturuyorlar, birbirlerini aklıyorlar... Bu felaketin ikinci safhası. Buna nasıl seyirci kalınır, bunu anlamam mümkün değil. Eğer gerçekten bu anlatılanlar doğruysa, buna karşılık partinin içerisindeki mekanizma çalışmıyorsa ve bunun dışında adliye mekanizması çalışmıyorsa biz o zaman 'eyvah, kimlerin eline kalmışız' deme gibi bir noktaya geliyoruz. Sanıyorum  konuyu sadece siyasi niteliğiyle değil, sosyal, hukuk, adalet yönleriyle de değerlendirmek lazım. Bu anlatılanlar doğruysa 'eyvah ne noktalara gelmişiz' demekten kendimi alamıyorum...

 

TEK TÜK KARŞI ÇIKIŞLAR İNANDIRICI DEĞİL

Burhan Özfatura (Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı): Genel olarak baktığımızda; AKP tam anlamı ile bir "tek adam" partisidir. Her şeye, tek bir kişi karar verir. Ne başbakanın, ne de bakanların söz hakkı ve karar yetkisi vardır. Sadece genel başkanlarının sözlerini teyit edecek ve onu övecek konuşmalar yapabilirler. Gördüğümüz kadarı ile (astronomik sayıdaki) danışmanların da bir etkisi yoktur. Zaten çoğu iyi bir maaş alsınlar diye getirilmişlerdir. Hiçbirinin genel başkanı uyaracak, tenkit edecek cesareti yoktur.

Hata da olsa, övgü ile desteklemek zorundadırlar. (Devamlı olarak din istismarı yapan AKP'de 'istişare' adeti yoktur. Sevgili Peygamberimizin (SAV); Cenab-ı Hak, sevdiği yöneticilere, açık sözlü danışmanlar lütfeder. Sevmediklerine de dalkavuklar musallat eder” Hadis-i Şerifi'ne de kulak asılmaz.) Aynı şekilde milletvekillerinin ve teşkilat mensuplarının da söz hakkı sıfırdır. Görevleri bol bol alkışlamaktır. Her emre riayet etmektedir. Ülke yangın yerine dönmüş; terör azmış, ekonomi batmış, rüşvet, yolsuzluk, haksızlık, baskı, her türlü ahlaksızlık zirve yapmış; demokrasi, hukuk düzeni, fikir, ifade, inanç hürriyetleri ortadan kalkmış; mal ve can güvenliği kalmamış; hiç önemli değil, Devamlı olarak pembe tablolar çizeceksin ve lideri öveceksin. Cenab-ı Hak'tan çok, saraydan korkacaksın. Ben bu yaşıma kadar, bu kadar sessiz, tepkisiz bir kitle görmedim. Şimdi; tek tük de olsa karşı çıkışlar, inandırıcı olmuyor. Hem de en fazla övgü düzenleyen, farklı düşünenlere karşı bu kadar ağır hakaretler yapabilen, Şamil Tayyar ve Metin Metiner olunca. Şu anda yorum yapmak için erkendir. Bakalım, sonunda ne tür bir senaryo göreceğiz?

 (GÜLÇİN KARAEGEMEN SOYLU)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Abay, konuk olduğu Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısında Türk şirketlerinin mevcut ekonomik darboğazdan çıkış sürecini iyi yönet...

Gözlem, “Atatürk Düşmanlığının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı” bir dönemde Ali Erbaş’ın, Mısıroğlu’nu ziyaretinin arka planını araştırdı ve uzmanlara sordu, işte cevap...

TÜSİAD, “Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf,...

GÖZLEM öğrencileri bile isyan ettiren olayları ve “Milli Eğitimin yarınını” uzmanlara ordu, işte cevapları…

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Yazarlar
Website Security Test