Facebook ta paylaştweet le

Acıdır; Türkiye “gereken” cevabı söz olarak da eylem olarak da veremedi

30.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Muhalefet, Erdoğan’ı ağır şekilde eleştirirken, AKP sözcüsü “Soykırım” sözünü CHP’nin söylettiğini” iddia etti.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, 1915 olayları ile ilgili olarak “Ermeni soykırımı”, İstanbul için de “Konstantinopolis” ifadesini kullanması, ABD ile Türkiye arasında gerginliğe yol açtı. Son dönemde birçok nedenden dolayı zaten gergin seyreden Türk-Amerikan ilişkileri Biden'ın 20 Ocak'ta resmen göreve başlamasından bu yana tarihinin en kötü dönemini yaşıyor. Uzmanlara göre Türkiye ABD ilişkileri 2007’den sonra adım adım bozulmaya başladı. Türkiye, dış politikada yapılan yanlışlar nedeniyle Temsilciler Meclisi’nde lobi avantajını kaybetti. ABD’de zaten güçlü olan Rum, Ermeni ve İsrail’den yana lobi faaliyetleri yürütenler, ortak hareket ederek, Türkiye’ye karşı bir cephe oluştu. Biden yönetimi bir süre önce de Rusya’dan S-400 savunma sistemleri aldığı için Türkiye’yi F-35 programından çıkarmıştı. Türkiye şu ana kadar projeye 1,25 milyar dolar ödese de F-35 uçaklarını alamadığı için kaybının 12 milyar dolara çıktığı aktarılıyor.

Jeo Biden, göreve geldikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilk telefon görüşmesini 23 Nisan'da yaptı. Görüşmeyle ilgili Beyaz Saray ve Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamalarda 1915 olaylarına ilişkin bir ifade yer almadı.

Bir süre sonra Amerikan medyasına ve Reuters haber ajansına, Amerikan tarafından görüşmeye ilişkin ayrıntılar sızdırıldı. Şimdi sadece Türk-Amerikan ilişkisinde değil, Türkiye-NATO ilişkisinde de büyük sorun olacağı yorumu yapılıyor.

İlişkilerdeki "soykırım" gölgesine karşın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Joe Biden'ın 14 Haziran'da yapılacak NATO Zirvesi'nde yüz yüze görüşmek için şimdiden randevulaşmaları, en üst düzeyde diyalogun devamına tarafların verdiği önemi göstermesi açısından önemli görülüyor.

 

Biden yazılı açıklama yaptı

ABD Başkanı Joe Biden, 24 Nisan 1915'in yıldönümünde, o dönemde yaşananları "soykırım" olarak tanımladı. Biden, yaptığı yazılı açıklamada, iki kez "soykırım" ifadesini kullandı.

İstanbul'dan "Konstantinapolis" olarak bahseden ABD Başkanı, "24 Nisan 1915'te Konstantinopolis'te Ermeni aydınları ve cemaat önderlerinin Osmanlı yetkililerince tutuklanmasıyla başlayarak 1,5 milyon Ermeni bir imha harekatı dahilinde sınırdışı edildi, katledildi ya da ölüme yürütüldü" dedi.

Açıklamasında Ermenice "Büyük Felaket" anlamına gelen "Meds Yeghern" tanımını da kullanan ABD Başkanı şöyle devam etti: "Hayatta kalanların birçoğu dünyanın çeşitli yerlerinde yeni evler ve yeni hayatlar bulmak zorunda kaldı. Bu yerlerin arasında ABD de vardı. Kuvvet ve direnç ile Ermeni halkı ayakta kaldı ve toplumlarını tekrar inşa etti. Geride kalan yıllarda Ermeni göçmenler ABD'yi sayısız yönde zenginleştirdi, ancak atalarını bizim kıyılarımıza getiren trajediyi unutmadı. Hikayelerini onore ediyoruz. Acılarını görüyoruz. Tarihi kabul ediyoruz. Bunu kimseyi suçlamak için değil ancak tarihin tekerrür etmediğinden emin olmak için yapıyoruz.

 

Erdoğan'dan Biden'a "soykırım" yanıtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden'ın "soykırım" açıklamasına yanıt verdi. Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından konuşan Erdoğan, Biden'ın "soykırım" ifadesini kullanmasını eleştirerek "ABD Başkanı Biden, bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız, hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır" dedi.

"Türkiye olarak tarihte yaşanan acıların yarıştırılması gibi bir anlayışı kesinlikle insani bulmuyoruz" diyen Erdoğan, "Tarihteki olayların araştırılması ve hakikatlerin ortaya çıkartılması, bu işin erbabına, tarihçilere bırakılmalıdır, siyasetçilere değil. Yıllardır dile getirilen Ermeni iddiaları konusunda ortak bir tarih komisyonu kurulması teklifimize hâlâ bir cevap alamadık" diye ekledi.

Biden'ın "soykırım" ifadesini "radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı grupların baskısıyla yer verildiğini" düşündüklerini belirten Erdoğan, "24 Nisan 1915 sadece Osmanlı'nın savaş halinde bulunduğu ülkelerle bir olup aleyhine faaliyet yürüten örgütleri kapatıp, 235 yöneticisini tutukladığı gündür. Osmanlı Devleti, Sevk ve İskan Kanunu'yla, bu katliamları gerçekleştiren çetelerin dayandığı Ermeni nüfusu geçici olarak başka bölgelere gönderme kararı almıştır" dedi.

"Bütün gerçekler ortadayken, kalkıp da Türk'e, Türk milletine 'soykırım' yaftasını yapıştıramazsınız. Ermeni iddialarıyla ilgili ortada herhangi bir somut delil olmadığı gibi uluslararası mahkeme kararı da mevcut değildir" diyen Erdoğan, "Eğer 'soykırım' diyorsanız şöyle kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirmeniz lazım" diye konuştu.

AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, ABD Başkanı Joe Biden'ın 'Ermeni soykırımı' ifadesi için muhalefeti suçladı. Akbaşoğlu, "Muhalefet Türkiye'nin yumuşak karnı hale gelmemiş olmasaydı, Biden böyle bir karar almaya cesaret edemezdi. Muhalefetin bu tavrı Biden’ı da cesaretlendirmiştir. O nedenle soykırım kararı alınması noktasına bir bakıma muhalefetin de katkısıyla ortaya çıkmıştır" iddiasında bulundu.

 

Muhalefetten Erdoğan’a tepki

Biden'ın 1915 olaylarını "Ermeni Soykırımı" olarak tanımlamasına Türkiye’nin sert tepki vermemesini muhalefet partileri eleştiriyor.   

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Biden’in açıklamalarına sert tepki vermemesini eleştirerek, "Beceriksiz bir yönetimin Türkiye'yi getirdiği noktadır bu. Erdoğan tam 3 gün sustu. Erdoğan'ın trolleri ‘Ey Kılıçdaroğlu ne diyeceksin’ diye sosyal medyada bekliyorlardı. Erdoğan bir dünya lideri, Erdoğan bir aslan. Erdoğan bir kükreyecek ki herkes duyacak bu kükremeyi. Erdoğan konuştu, bırakın aslanı kedi gibi bir miyavlama sesi geldi. Kendi ülkesinin çıkarlarını savunmaktan aciz olan bir kişiyle karşı karşıyayız. ‘Acaba biraz sert konuşursam başıma bir şeyler gelir mi?’ Türkiye yönetilmiyor, savruluyor.  Türkiye'nin kuruluşundan bu yana 1915 olaylarını Amerika'daki hiçbir başkan soykırım olarak tanımlamazken neden şimdi tanımladı. Bu soru önemli. Asıl sorulması gereken soru bu. Biden'a kızmanın bir alemi yok. O kendi iç politikasının gereğini yapıyor" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Posta koymakla övünen dünya lideri gitmiş yerine Mr. Erdoğan gelmiş. 'Ey Biden sen kimsin be' çekmek yerine, 'Sayın Biden' demekle yetinmiş. Milletimiz için ar meselesi olan konunun, haziranda yapılacak görüşmenin bir maddesi olduğunu öğrenmiş olduk. Kürecik ve İncirlik üsleri için hamle bekliyorduk, güvenlik ve işbirliği projelerini masaya yatırmasını bekliyorduk. Sayın Erdoğan yemezler, Ermenistan bu yalanı 100 yıldır söylüyor. Konuyu sektirip işin içinden sıyrılmanın manası yok. 5 bin yıllık Türk devletini temsil ediyorsun. Korkma, cesaretini topla ve çık, iki laf et. Türk milleti senden bir adım bekliyor. Ya oturduğun koltuğun ciddiyetiyle gereğini yap ya da özür dile memleketi seçime götür. Ya saray sefasını bırakıp işini yap ya da sandıktan yetkiyi alıp biz yapalım" diye tepki gösterdi.

 

TBMM'de kınandı

Joe Biden'in 1915'te Ermenilere yönelik katliamları "soykırım" olarak tanımlamasını kınayan, reddeden ve yok hükmünde sayan TBMM kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop imzasıyla Genel Kurul'a sunulan ve Biden'in sözlerini kınayan bildiri AKP, CHP, MHP ve İYİ Parti'den milletvekillerinin oyları ile kabul edildi. HDP'li vekiller ise bildiriye ret oyu verdi.

 

“ABD’YE CEVABI BÖLGESEL GÜÇ OLARAK VERMELİYİZ”

 Onur Öymen (Emekli Büyükelçi)- Biden’ın bu açıklamasını Türk-Amerikan ilişkilerindeki değişikliğin veya kötüye gidişin bir sonucu olarak görmek lazım. Trump döneminde de bu ilişkilerde bizi rahatsız eden adımlar, söylemler oldu. Yumurta tavuk hikâyesi… Amerika-Türkiye ilişkileri niye bu duruma geldi, bunun sebepleri neler? Önce buna bakmak, sonrasında bu görüşmeyi değerlendirmek gerekiyor. Türk-Amerikan ilişkilerindeki olumsuz gelişmelerin sebepleri ne olursa olsun bu meselelerin çözümü için bir takım tarihi olaylar, 100 yıl önce ve tartışmalı olan konular buna malzeme yapılmamalıdır. Herkes bunu yaparsa, Türkiye bunu yaparsa ne olur? 100 yıl önce maruz kaldığımız haksızlıkları, yaşadığımız ıstırapları, bugünkü siyasetimize malzeme yapsakçeşitli ülkelere karşı bambaşka politikalar izlerdik. Bu bakımdan tarihi olayları tarihçilere bırakmak gerekiyor. Bu tarihi olayları bugünün siyasetine karıştırmamalıyız.

Şunu görmek lazım; belli ki Amerika’nın stratejik yaklaşımları veya genel stratejisi Türkiye’nin bu bölgeye yönelik stratejisi ile örtüşmüyor. Amerika’nın bölgede hedefleri başka, Türkiye’nin başka. Amerika İsrail’in menfaatlerini göz önünde bulundurarak bölgeye yönelik farklı yaklaşımlar benimsiyor. Mesela bir terör örgütü ile mücadele etmek için başka bir terör örgütü ile işbirliği yapmakta sakınca görmüyor. BM’nin en temel ilkelerinden biri olan devletlerin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü, ülkesini bir tarafa bırakabiliyor. Misal Suriye’nin toprak bütünlüğünü bir terör örgütünün işgal etmesi sureti ile kısıtlanmasını ortadan kaldırılmasını mazur görüyor. Hatta destekliyor. Kuzey Irak’takilere askeri yardım yapıyor. Siyasi destek veriyor. Yalnız Amerika değil başka ülkeler de bunu yapıyor.  Türkiye Amerika ilişkileri bu konuşma yüzünden mi bozulacak, yoksa bozulan ilişkilere bu konuşma tuz biber mi ekecek?

Peki Türkiye buna nasıl karşılık vermeli? Türkiye tabii ki buna hak ettiği bir karşılık vermelidir. Bu sadece eleştirecek, kınayacak beyanlarla geçiştirilecek bir konu değildir. Amerika’yı en çok rahatsız edecek şey Türkiye’nin gerçekten bölgesel güç olması ve daha da önemlisi bölge ülkelere örnek olacak bir niteliğe kavuşmasıdır. Atatürk dönemi ve bu dönem arasındaki fark budur. Atatürk döneminde Türkiye önder ülkeydi, iham alınması gereken bir ülkeydi. Şimdi dünden çok uzaklaştık. Türkiye bölge ülkelerinin çoğu tarafından farklı hedefler güden bir ülke gibi değerlendiriliyor. Ve Türkiye eskisiyle kıyaslanmayacak bir durumda. Yeniden böyle bir rol üstlenebilir miyiz? Üstlenmek için neler yapmamız lazım? Bu sorular üzerine düşünmeliyiz. Bunu yaptığımız zaman Amerika’ya da en iyi cevabı vermiş olacağız.

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Yoksulluk sınırını 10 bin liraya yükselirken”, gelir dağılımında “varlıklılar ile dar ve sabit gelirli milyonların arasındaki uçurum” büyüyor ve “Orta sınıfı” olumsuz...

GÖZLEM, bu soruların cevabını aradı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Türkiye’de coronavirüse karşı alınan tedbirler tartışma konusu olmaya devam ediyor. Daha sıkı önlem gerekirken gelen 1 Mart ve 13 Nisan ‘normalleşmeleri’ salgında en k...

“Türkiye uzun yıllardır yaptığı yanlışların sonucunu yaşıyor” diyen Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Kasalı’ya göre,...

Yazarlar