Facebook ta paylaştweet le

Kurumlar Vergisi kaldırılmalı, ‘kazanç’ kayıptan fazla olacak

22.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Öneri, eski İzmir Defterdarı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura’nındı, gündeme GÖZLEM Yayın Kurulu üyesi Serkan Aksüyek getirdi…

2020’de yüzde 20 olan Kurumlar Vergisi oranını, 2021 yılı kurum kazançları için yüzde 25’e yükselten, 2022 yılı kurum kazançları için ise yüzde 23 oranın uygulanmasını içeren kanun teklifini TBMM'de kabul edildi.

Bu değişiklik, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olacak ve uygulama, 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerle başlayacak.

Bu değişikliğin Meclis’te kabul edilmesi üzerine, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu üyesi gazeteci yazar Serkan Aksüyek, “Ege Telgraf Gazetesi’nde yazdığı yazı ile” ortaya “çok tartışılacak bir “gündem maddesi” attı; “Yükseltileceğine kaldırılmalı idi!”

 

İşte o haber ve görüşler…

 

Kurumlar Vergisi’ni sıfırlasak ne kaybederiz?

10 yıl süre İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Burhan Özfatura, aynı zamanda üstat bir bir maliyecidir. 1980’li yılların başında Türkiye’yi Katma Değer Vergisi (KDV) ile tanıştıran ekibin genç bir üyesi olan Burhan başkan, doktorasını da Belçika’da KDV üzerine yaptığı için vergi mevzuatına hakimiyeti ile bilinir.

Bir süre önce kendisi ile ofisinde sohbet ederken, laf dönüp dolaşıp vergi gelirlerine ve bir türlü bağ tutmayan kamu bütçesine gelmişti.

Türkiye’de Kurumlar Vergisi (KV) mükellefi şirket sayısının yıllardır değişmediğine dikkat çeken Burhan başkan, konuşma arasında “Kurumlar Vergisi’ni toptan kaldırsak devletin kazancı kaybından daha fazla olur” demişti.

Özfatura’nın bu kabil çarpıcı çıkışlarına alışkın olduğum için ilk aşamada meseleyi kafamda canlandıramamıştım.

 

Burhan başkanın önerisi

Ta ki geçen haftaya kadar…

Geçen hafta Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 13. madde ile halen yüzde 20 olan KV oranı 2021 için yüzde 25’e, 2022 yılı için yüzde 23’e yükseltildi.

Bu oran, 2021 için verginin yüzde 25 oranında artması anlamına geliyor. Kamu bütçesinde bir türlü başa çıkılamayan açıkların yine vergi salınarak kapatılacağı anlaşılıyor.

Haberi okuyunca Burhan başkanın sözlerini anımsadım.

 “Türkiye’de ne kadar Kurumlar Vergisi tahsil ediliyor” derseniz, durum gerçekten içler acısı.

Son 20 yılda KV tahsilatının toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 9 ilâ 11 arasında değişiyor. Ne artma ne de azalma var.

2020 yılında tahsil edilen KV, 89 milyar 400 milyon TL seviyesinde.

Gelelim Burhan başkanın önerisine…

 

Kayıptan çok kazanç mı?

Türkiye’de halen kabaca 850 bin civarında Kurumlar Vergisi mükellefi bulunuyor. Bu sayı ilk bakışta size yüksek gelebilir. Ülkede faaliyet gösteren tüm sermaye şirketleri (anonim, limited, komandit), yatırım fonları, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler, iş ortaklıkları Kurumlar Vergisi mükellefleri arasında.

Türkiye’de KV sıfırlansa, devletin vergi kaybı yüzde 11 mertebesinde oluyor. Rakibimiz olan pek çok ülkede zaten Kurumlar Vergisi oranları belirli süreler için sıfır ya da ona yakın oranlarda uygulanıyor. Buna karşılık KV oranını sıfırlayarak yaşanacak vergi kaybını, yeni yatırımları daha fazla çekerek kapatabilir miyiz?

Bence mümkün.

En azından, doğrudan yatırım yapan, fabrika kuran, istihdam sağlayan, katma değer yaratan yeni yatırımlardan KV alınmayabilir.

Bence Türkiye bu durumu bir pazarlama metodu olarak kullanırsa, kaybedeceği vergi gelirinden çok daha fazlasını kazanabilir.

 

 

“TAM TAKIR DEVLET KASASINA PARA LAZIM, DEĞİL Mİ?”

Kamil Oktay Sındır (CHP İzmir Milletvekili) - Kurumlar vergisini neden yüzde 20'den yüzde 25'e çıkarıyorsunuz? Yaptığınız değişiklikle sağlanmak istenen vergi adaleti mi, gelir adaleti mi? Yapılan değişikliğin etki analizi nedir, bütçeye yükü nedir, gelir beklentisi nedir? Bunların hiçbirisi teklifte yok. Türkiye'de vergilerin üçte 2'si dolaylı vergilerden yani harcamalardan alınan KDV, ÖTV benzeri, geri kalan üçte 1’i ise dolaysız vergilerden yani beyana dayalı gelir vergisi, kurumlar vergisi, ücret-maaş üzerinden gelir vergisi, servet vergisi. Ücret-maaş üzerinden yani bordro mahkumlarından alınan vergi ise dolaysız vergilerin yüzde 62'sini oluşturuyor. Gerek dolaysız vergiler de gerek dolaylı vergiler de yük hep ücretlinin, orta gelirli, düşük gelirli vatandaşın sırtında. Kurumlar vergisini yüzde 25 yapıyorsunuz gerekçe yok; aslında gerekçe belli, devletin kasasını tam takır kuru bakır yaptınız şimdi kasaya para lazım. (Teklif kanunlaşırken Meclis’te yaptığı konuşmadan)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Yoksulluk sınırını 10 bin liraya yükselirken”, gelir dağılımında “varlıklılar ile dar ve sabit gelirli milyonların arasındaki uçurum” büyüyor ve “Orta sınıfı” olumsuz...

GÖZLEM, bu soruların cevabını aradı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Türkiye’de coronavirüse karşı alınan tedbirler tartışma konusu olmaya devam ediyor. Daha sıkı önlem gerekirken gelen 1 Mart ve 13 Nisan ‘normalleşmeleri’ salgında en k...

“Türkiye uzun yıllardır yaptığı yanlışların sonucunu yaşıyor” diyen Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Kasalı’ya göre,...

Muhalefet, Erdoğan’ı ağır şekilde eleştirirken, AKP sözcüsü “Soykırım” sözünü CHP’nin söylettiğini” iddia etti.

Yazarlar