Facebook ta paylaştweet le

Tedbirlerin geç kalmasının sorumluları hesap vermeli!

22.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Aşı ve yoğun bakım karmaşası, vaka ve vefatlardaki artış, “tam kapanma” kararının alınmasını zorluyor.

Türkiye korona virüs salgını döneminin vaka sayısı ve ölüm oranları açısından en ağır sürecini yaşıyor. Vakalarındaki hız kesmeyen artış, “tam kapanma” beklentisini de beraberinde getiriyor. Pandeminin birinci yılı geride kalırken, salgında “üçüncü dalga” olarak adlandırılan dönemde hem vaka hem de ölüm sayılarında tablo korkunç boyuta ulaştı. Türkiye’de 21 Nisan günü Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 24 saatte 61 bin 967 kişinin testi pozitif çıkarken, 362 kişi ise hayatını kaybetti. Bir gün önce ise 346 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 895'i hasta olmak üzere toplam 61 bin 28 yeni vaka tespit edilmişti.

Sağlık Bakanlığı, aşılamada sıranın 55 yaş üstü grubuna geldiğini duyurdu. Aşı olmak için randevu alan vatandaşlar, aşı olmak için sağlık kuruluşlarına gidince “aşı yok” cevabıyla karşılaştılar. Ancak sistemde “randevuya gelmedi” görünüyor. Sağlık Bakanlığı’nın “Biz aşılayacağız ama siz gelmediniz” algısı sağlıkçılarla vatandaşları karşı karşıya getirdi. Türk Tabipler Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı'nın pandeminin başından beri süreci yönetmek yerine algıya oynadığına işaret etti: “Aşı yok, randevu yok, algı yönetimi var.”

TTB’den yapılan açıklamada, en son 55 yaş için aşılamanın başlandığı duyurusunun yapıldıktan sonra aşı randevu sisteminin kapatıldığına işaret edilerek, “Aşılama risk grubuna dahil edilen yurttaşlar ne 182’den ne de Aşıla mobil uygulamasından randevu alabilmektedir. Tabip odalarımızdan ve TTB kollarından gelen bilgilere göre Türkiye’nin tüm bölgelerinde aşı aksamasının olduğu, yurttaşların 3 Mayıs öncesine randevu alamadığı anlaşılmaktadır.” denildi.

Aşı takviminin ve aşıların tedarikinin nasıl planlandığına kendilerine bilgi verilmediği ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Sağlık Bakanlığı, pandeminin başından bu yana olduğu gibi yine salgın yerine algıyı yönetmektedir. Elde yeterli aşı bulunmadığı aşikâr olmasına rağmen yeni yaş gruplarına randevu açmış, duyurusunu yapmış ve ardından aşı randevu sistemini kapatmıştır. Haberlerde risk grubuna alındığını ve aşılanacağını öğrenen vatandaşlarımız, aile sağlığı merkezlerine ve sağlık kurumlarına başvurmakta, randevu ve aşıda yaşanan sıkıntıların sorumluluğunu sağlık çalışanlarında aramakta, sağlık çalışanlarına talep ve suçlamalarda bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın kötü yönetimi sağlıkta şiddet olarak karşımıza çıkmaktadır.”

 

“Tam kapanma gerekiyor” 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 10- 16 Nisan tarihli, illere göre haftalık 100 bin kişide Covid-19 vaka haritasını değerlendiren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, vaka artışında komşu ve aile içi ziyaretlerin etkili olduğunu belirterek, "Vaka haritasındaki rakamlar bizi ürkütüyor. İl haritaları yayınlandığından beri Karadeniz için hiç iyi haber alamadık. Sürekli kırmızı bölgedeydik ve yükselişteydik. Samsun’da yüksek sayıda insan enfekte oldu, vaka pozitifliği yaşandı. Diğer bölgelere yansıyacağı ve sayıların artacağı beklentimiz vardı ve bu gerçek oldu. Riskin bütün ülkede devam ettiğini görülüyor. Tam kapanmayı ısrarla öneriyorum. Aksi halde bunun önünü alamayacağız gibi duruyor. İnsanların uyumu hala zayıf ve sıkıntılı" dedi.

Artan vaka sayılarından dolayı birçok ilde yoğun bakım ünitelerinin dolduğu haberleri veriliyor. Bazı illerde hastanelerin yoğun bakım ünitelerine ek yatak açmak zorunda kalındı. Ankara Şehir Hastanesi Başhekimi Opr. Dr Aziz Ahmet Surel, İstanbul'da vaka sayısının pik yapmasının ardından Ankara'da da benzer bir durum yaşandığını açıkladı.

Vakaların artmasıyla birlikte hastanedeki pandemi bölümü ikiye, yoğun bakım yatak sayısı ise 400'e çıkarıldı. Hatta nöroloji-ortopedi bölümü de pandemi için kullanılmaya başlandı. İstanbul'un vaka sayısı bakımından bir süre sonra doygunluğa ulaşıp ardından da düşüşe geçmesini beklediklerini dile getiren Surel, Ankara içinse daha olumsuz bir tablo çizdi ve "Ankara'nın bir müddet daha yolu var gibi duruyor. Biz bunu daha evvel yaşadık. İstanbul'un piki önden peşinden de Ankara'nın piki geliyor. Muhtemeldir ki İstanbul'un gördüğü rakamları biz Ankara'da da görebiliriz. Şu anda artış devam ediyor. Türkiye'deki genel rakamlara uyumlu olarak Ankara'daki rakamlarda da artış devam ediyor. Biz de Ankara Şehir Hastanesi pandemi planına uygun olarak alanlarımızı Covid-19 ağırlıklı olarak organize ediyoruz" dedi.

 

Aşı olanlar hafif atlatıyor

Coronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Sema Kultufan Turan, aşılanan 15 milyon kişiden 2 bin 500’ünün yeniden Covid-19'a yakalandığını açıkladı. Turan, “Aşı olduğu halde hastalığa yakalanan kişilerden de hastaneye başvuru ya da yoğun bakım ihtiyacı neredeyse yok denecek kadar az. 65 yaş ve üzeri grupta aşılama başlamadan önce, hastalığın pik döneminde yoğun bakım ihtiyacı yüzde 18’lerdeyken, aşılama sonrası bu rakam yüzde 10’ların altına indi. Sağlık çalışanlarında da durum benzer. Sağlık çalışanları ve 65 yaş üzerinde aşılama tamamlandığı için sonuçları çok net görebiliyoruz. Yani aşı ile çok anlamlı bir başarı elde edildiğini söyleyebilirim. Bu nedenle aşılama çok hızlı ve etkili biçimde devam etmeli” dedi.

 

“Mevcut durumda vakalar düşmez”

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, mevcut aşılama hızı ve önlemlerle Covid-19 vakalarının azalamayacağını söyledi. Ceyhan, "Vaka sayısı azalırsa bunu bilimle izah etmek mümkün değil" dedi.

Ceyhan, Habertürk canlı yayınında salgına karşı yürütülen mücadeledeki yanlışlara dikkat çekerek, "Salgını henüz kontrol altına alamadık. Vaka sayısı azalırsa bunu bilimle izah etmek mümkün değil. Buna bir bilim adamı olarak izah getirmemiz mümkün değil. Bu aşılama hızıyla, aldığımız önlemlerle vaka sayısını azaltmak mümkün değil. Günlük vaka sayısındaki değişimlere bakmasınlar. Yaptığımız en büyük yanlışlardan bir tanesi 65 yaş üzeri ve 18 yaş altını eve kapatmak. Bu durum vaka sayısını artırdı. Evden en az 1 kişi, evin geçimini sağlamak için dışarı çıkmak zorunda. Metroya da otobüse de biniyor. Ve geliyor işyerinde de mesafe yok, maskeyi düzgün takmayanlar var. Oradan virüsü alıp eve getiriyor. Ve biz buna diyoruz ki, 'hafta sonu evden dışarıya çıkmayacaksın.' Biz bunları zorla kapalı bir ortamda tutup 'virüsü birbirinize bulaştırın' diyoruz" diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine "23 Nisan Sokağa Çıkma Kısıtlaması" konulu genelge gönderdi. Genelgeye göre 23 Nisan'ın resmi tatil olması dolayısıyla bu hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması 22 Nisan Perşembe saat 19.00'da başlayacak. Cuma, cumartesi, pazar günlerinin tamamını kapsayacak sokağa çıkma kısıtlaması, 26 Nisan Pazartesi günü saat 05.00’te sona erecek.

 

 

“TAM KAPANMAYA GEÇİLMELİ”

Lütfi Çamlı (İzmir Tabip Odası Başkanı)- Tüm Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de vaka artışları devam ederken kontrollü normalleşme süreci başlatıldı. Ve İzmir’e baktığımızda son 8 haftada vaka sayılarının 8 kata ulaştığını görüyoruz. Şu anda hastanelere yoğun bir talep var. Pandemi servisleri ve yoğun bakımlar doldu. Mini pandemi servisleri ve yoğun bakımlar açılıyor. Bazı klinikler pandemi servislerine, diyaliz üniteleri ya da acillerdeki bazı bölümler de yoğun bakımlara çevriliyor. Ama bu çevrilenler de hızla doluyor. Buradaki temel sorun pandemi ile mücadeleyi ülkeyi yönetenlerin hastanelerde yapması. Hastaları tedavi ederek pandemiyle mücadele olmaz. Birinci basamakta salgının bulaş zincirini kırmadan, enfeksiyon zincirini kırmadan yeni vakaların açığa çıkmasına engel olmadan pandemiyle mücadele etmemiz mümkün değil. Böyle bir vaka artışına sağlık sistemi artık yetişemiyor. O yüzden de bir takım düzenlemeler yapılıyor. Ama bu da covid dışı hastalığı olan, kronik hastalığı olan, tansiyonu olan, şekeri olan, böbrek hastalığı olan hastaların sağlığa erişiminde sıkıntılara yol açıyor. Bununla ilgili düzenlemelerin mutlaka yapılması lazım. Gene bir takım covid dışı hastaların sağlık hizmeti almaları zorlaşacak, bunların ameliyatları, tedavileri ertelenecek gibi görünüyor. Alınan bir takım kararlardan sonra. Mutlaka bununla ilgili düzenlemelerin yapılması lazım.

Tabii ki bu kontrollü normalleşme süreci İzmir Tabip Odasının ve diğer Tabip Odalarının, TTB’nin tüm itirazlarına rağmen gerçekleştirildi. Bütün itirazlara rağmen de bu süreçte vakaların bu kadar artmasına karşın bir tedbir de alınmamıştı. Geçtiğimiz hafta vaka sayıları artık 60 binleri bulup, vefatlar da ciddi sayıda artınca bir ‘Kısmi kapanma’ tedbirleri açıklandı. Ama biz bu tedbirlerin de yeterli olmayacağını biliyoruz. Sadece ek olarak cumartesi sokağa çıkılma yasağının gelmesiyle ya da sokağa çıkma yasağının hafta içi iki saat öne çekilmesiyle ya da kafeler, restoranların paket servisine geçmesiyle bu boyuta gelmiş bir pandeminin durdurulamayacağını defalarca söyledik. Ve nitekim geçirdiğimiz yaklaşık 10 günlük sürece baktığımızda vaka sayılarında bir düşme söz konusu değil. İzmir’de son haftada örneğin yüzde 16’lık bir vaka artışı var. Vefat sayılarındaki artışlar da devam ediyor. Ta başından beri söylediğimiz gibi en az 28 gün hayati, acil, zorunlu sektörler dışındaki sektörlerin durması gerekiyor. Tam kapanmaya geçilmesi, bu kapanma nedeniyle mağduriyet yaşayacak kişilerin sosyal ve ekonomik mağduriyetlerinin giderilmesi, bir takım destek paketlerinin hazırlanması ve tabii ki bu süreçte çok yaygın ve çok hızlı bir şekilde aşılamanın da hayata geçirilmesi lazım.

**********

 

“YOĞUN BAKIMLAR İÇİN KRİTİK HAFTADAYIZ”

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, yoğun bakımlarda nefes almadan çalıştıklarını söyledi. Coronavirüs salgınında en kritik hafta olduğunu belirten Cinel, vaka artışlarına dikkat çekerek, “Eğer bu hafta vaka ortalaması geri gelmezse bu büyük tehlike demektir” dedi. Milliyet’e yoğun bakımdaki mevcut duruma ilişkin bilgi veren Cinel, vaka sayılarına haftalık olarak bakmak gerektiğini vurgularken, geçen haftanın vaka ortalamasının 60 binlerde olduğunu belirterek, “Bu 60 bin ortalamanın bu hafta geriye gelip gelmediğini göreceğiz. Kısıtlamalar başlayalı bir hafta 10 gün gibi bir süre oldu. Bu önemli bir detay. Eğer bu hafta, vaka ortalaması geri gelmezse bu büyük tehlike demektir” dedi.

Haftalık ortalama vaka sayısı ile ortalama iyileşen hasta sayısı arasındaki farka da dikkat çeken Cinel, şöyle konuştu: 8-15 Şubat haftasında ortalama vaka sayısı 7818, ortalama iyileşen sayısı 7803. Yani aradaki fark 15. 16-22 şubat haftasında ortalama vaka sayısı ile ortalama iyileşen sayısı arasındaki fark 544. Fark açılmaya başlıyor. 22-28 Şubat haftasında ise ortalama vaka sayısı ile ortalama iyileşen sayısı arasındaki fark 2099’a yükseliyor. Fark 1-7 Mart’ta 3877, 8-14 Mart’ta 3117, 15-21 Mart’ta 1375. 22-28 Mart’ta fark bir anda 9020’ye çıktı. 29 Mart-4 Nisan haftasında aradaki fark 18 bin 660, 5-11 Nisan haftasında 19 bin 415, 12-18 Nisan haftasında ise 9036 olarak gerçekleşti. 19-25 Nisan haftasına girdik. Burada gördüğümüz şu; bizim vakaları azaltma konusunda daha yolumuz var. Bu görülüyor. Yoğun bakımlarda nefes almadan çalışıyoruz. Vaka sayılarının ve ağır hasta sayısının, bizim rahat olmamız açısından, sürdürülebilir düzeylere düşmesi lazım. İkinci olarak da iyileşen hasta sayısının vaka sayılarını geçmesi gerekiyor ki, biz yoğun bakımlarda önümüzü daha rahat görelim ve diken üstünde olmamaya başlayalım.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Yoksulluk sınırını 10 bin liraya yükselirken”, gelir dağılımında “varlıklılar ile dar ve sabit gelirli milyonların arasındaki uçurum” büyüyor ve “Orta sınıfı” olumsuz...

GÖZLEM, bu soruların cevabını aradı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Türkiye’de coronavirüse karşı alınan tedbirler tartışma konusu olmaya devam ediyor. Daha sıkı önlem gerekirken gelen 1 Mart ve 13 Nisan ‘normalleşmeleri’ salgında en k...

“Türkiye uzun yıllardır yaptığı yanlışların sonucunu yaşıyor” diyen Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Kasalı’ya göre,...

Muhalefet, Erdoğan’ı ağır şekilde eleştirirken, AKP sözcüsü “Soykırım” sözünü CHP’nin söylettiğini” iddia etti.

Yazarlar