Facebook ta paylaştweet le

Hakimlere mesaj gönderirken, ihsas-ı rey’de de bulunmadılar mı?

9.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’ye Çanakkale ve İstanbul boğazlarında kontrol hakkı veren Montrö Antlaşması’nın tartışmaya açılmasına, muvazzaf bir amiralin üniformalı olarak başında sarık üzerinde cübbeyle ibadet etmesine ve Kanal İstanbul’un yapılmasına karşı bildiri yayınlayan 104 emekli amiral hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 10 emekli amiral gözaltına alındı. 4 emekli amiral de ifadeye çağrıldı.

Ankara'yı karıştıran bildirisi sonrası Yargıtay, Danıştay, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı,  Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve birçok kamu kurumundan tepki paylaşımları ve açıklamalar yapıldı. Söz konusu tepki paylaşımında "Biz buradayız! Devletimize, Milletimize sonuna kadar bağlıyız” ifadeleri yer aldı.

İçişleri Bakanı’nın “Edepsizliktir” ifadesinin, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı açıklamalarında “tekrarlanması” dikkati çekti.

Yargıtay Başkanlığı, emekli 104 amiralin imzaladığı bildiriyle ilgili yaptığı açıklamada "Yargı kurumları, yasalar çerçevesinde gereğini ifa edecektir" dedi. Ardından Danıştay Başkanlığı da bildiriyle “aynı yönde” açıklama yayınladı.

Yargıtay açıklamanın tam metni şöyle: "Anayasal ve yasal yetkiye dayanmayan ve milletin iradesini hedef alan hiçbir güç ve oluşum kabul edilemez. Geçmişte yaşanılanlar göstermiştir ki darbe, muhtıra ve vesayet hevesi olanlar, milletimizin engin feraseti ve eşsiz kahramanlığı ile bertaraf edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvenliğine, anayasal ve demokratik düzen ile bireysel hak ve özgürlüklere yönelik her türlü müdahaleye karşı yargı yetkisini Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız şekilde kullanan yargı kurumları, yasalar çerçevesinde gereğini takdir ve ifa edecektir."

 

Danıştay: Hukuka aykırı…

Danıştay Başkanlığı'nın açıklamasında ise şöyle denildi: "Anayasamızda ve kanunlarımızda Devlet organları ile bunların görev ve yetkilerinin neler olduğu gösterilmiştir. Egemenlik kayıtsız ve şartsız Millete ait olup, Türk Milleti bu egemenliğini yetkili organları eliyle kullanır. Hukuk ve demokrasiye aykırı girişimleri çağrıştıran ifade ve üslup ile Devlet organlarının egemenlik yetkisine müdahale edilmesi, demokrasiye ve hukuk devletine zarar vermektedir.

Yakın geçmişte hukuka ve demokrasiye darbe vurmak isteyenler, bugün yargı mercileri önünde hukuka uygun şekilde yargılanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal kurum ve değerlerine, temel hak ve özgürlüklere yönelik bu tür girişimlere karşı, yargı kurumları hukukun üstünlüğünün ve demokratik değerlerin korunması yönünde üzerine düşeni, yargı yetkisini kullandığı Millet adına yasalara uygun olarak yerine getirmeye devam edecektir."

Amirallerin bildiri ile ilgili daha ifadeler bile alınmamışken, savunma yapılmamışken, Yargıtay ve Danıştay başkanlıklarının (Ve bir de Yargıtay üyesinin) açıklamalarıyla “bildiriye imza atanları” adeta “suçlu ilan ettikleri” görüldü. Bu açıklamalarla yargı organlarına “mahkum edin” mesajı gönderilmiş olmadı mı? Mahkumiyet kararı verilirse, önlerine geldiğinde “ihsas- ı rey”  tablosu ortaya çıkmış olmayacak mı?

Bu arada bildiriye imza atan emekli askerlerin lojman ve koruma hakları iptal edildi. MHP lideri Devlet Bahçeli, “bildiriye imza atanların rütbeleri sökülsün, lojman hakları elinden alınsın'' çağrısı yaptı ama, 2004 yılında, AKP iktidarına karşı, hem de görevde olan 313 generale “ülkedeki durumu ve gidişi anlatan bir mektup gönderdiği” de ortaya çıktı.

 

*********

 

“YANSIZLIK YARGI ORGANLARININ YAŞAM GÜNEŞİ SAYILIR”

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) – Yargı organlarının en belirgin özelliği bağımsızlıklarıdır. Karar verecekleri konularda yansız davranışları ulusal bir güvence sayıldığından bu konuda çok özen göstermeleri gerekir. Yargıtay ve Danıştay’ın siyasal iktidarın istemi ya da onlara yaranma çabasıyla atağı biçiminde görülen açıklamaları yansızlıklarını gölgelemiş ve bu konuda kuşkulara neden olmuştur. Yargı organlarının çok özel kurumları, çok duyarlılık gerektirmekte, yansızlıkları yaşamın güneşi sayılmaktadır. Bu konularda duyarlılık göstermeyerek siyasal gidişlere hoşut açıklamalar kendilerine güven konusunda endişelere neden olmaktadır. Durmasını ve konuşmasını herkesten daha çok bilmesi gereken organların yanılgıları toplum vicdanında ve düşünce dünyasında endişelere ve gölgelere neden olmaktadır. Bu nedenle yansızlık büyük bir güvence sayıldığından bu konuda kuşku duyuracak tutum ve davranışlardan kesinlikle uzak durmak en gerekli zorunluluktur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Yoksulluk sınırını 10 bin liraya yükselirken”, gelir dağılımında “varlıklılar ile dar ve sabit gelirli milyonların arasındaki uçurum” büyüyor ve “Orta sınıfı” olumsuz...

GÖZLEM, bu soruların cevabını aradı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Türkiye’de coronavirüse karşı alınan tedbirler tartışma konusu olmaya devam ediyor. Daha sıkı önlem gerekirken gelen 1 Mart ve 13 Nisan ‘normalleşmeleri’ salgında en k...

“Türkiye uzun yıllardır yaptığı yanlışların sonucunu yaşıyor” diyen Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Kasalı’ya göre,...

Muhalefet, Erdoğan’ı ağır şekilde eleştirirken, AKP sözcüsü “Soykırım” sözünü CHP’nin söylettiğini” iddia etti.

Yazarlar