Facebook ta paylaştweet le

Döviz ve altında artış durdurulamıyor

2.4.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda (TCMB) yapılan görev değişiklikleri Türk Lirası’nda sert düşüşlere neden oldu. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Mart’ta Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ı görevden alarak yerine Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu’nu atamasıyla Türk Lirası dolar karşısında yüzde 10’a yakın değer kaybetmiş, Borsa İstanbul’da da yüzde 10’un üzerinde düşüş yaşanmıştı. Bu değişikliğin ardından piyasalar “duruldu” derken bu defa Ağbal’ın yardımcısı Murat Çetinkaya, yine bir gece yarısı kararnamesiyle görevden alındı ve yerine Mustafa Duman’ın ataması finans piyasalarını yeniden hareketlendirdi. Bir gün sonra da Merkez Bankası Meclisi üyesi Ömer Duman görevden alındı. Merkez Bankası’nda yaşanan bu değişikliklerin her biri para piyasalarını hareketlendirdi. Döviz fırladı, borsa sert düştü.

Murat Çetinkaya kararının ardından piyasalarda bir kez daha deprem etkisi yaşandı. Dolar kuru sert yükseldi. 19 Mart Cuma günü 7,20 seviyelerinde seyreden dolar, 30 Mart öğle saatlerinde 8,45’e dayandı, akşamüzeri 8,30’lara geriledi. Borsa İstanbul'da da ciddi düşüşler yaşandı. BIST 100 endeksine dahil hisselerden 24'ü yükseldi, 76'sı değer kaybetti. TL sadece 7 iş günündeki değer kaybı yüzde 13’ün üzerine çıktı. TL’nin yüzde 13 değer kaybı, enflasyonun en az yüzde 2 artması yani halkın daha da fakirleşmesi anlamına geliyor.

Merkez Bankası üst yönetiminde değişiklikler Türk Lirası’ndaki erimeyi artırdı. Dolar, euro ve altın fiyatları fırları. Yeni başkan Şahap Kavcıoğlu, “faizler inmeyecek” dedi ama “yol haritası” yatırımcıya güven vermedi. Türkiye’de ok yaydan çıkmış gibi görünüyor.  Ekonomide kıyamet kopuyor, firmalar batıyor, işsizlik artıyor ama Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden (TOBB) her hangi bir ses çıkmıyor.

 

Yeni başkandan açıklama

 Gelişmeler üzerine MB Başkanı Şahap Kavcıoğlu kameraların karşısına geçti. “Yüzde 5 enflasyon hedefine sıkı sıkıya bağlıyız. Enflasyondaki düşüşün kalıcılığını sağlayacağız.” diyen Kavcıoğlu, “Kararlarımızı enflasyon başta olmak üzere veri akışına göre alacağız.” ifadelerini kullandı. Politika faizini enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturmaya devam edeceklerini ileri sürdü. Madem faizi indirmeyecektiniz o halde Naci Ağbal’ı neden görevden aldınız sorusu hala cevapsız.

Şahap Kavcıoğlu’nun açıklamalarının ardından 8,35’lerde seyreden dolar 5-6 kuruş kadar geriledi. Çünkü piyasalar MB’nin bağımsız olduğuna, faizlerin indirilmeyeceğine inanmıyor. Şahap Kavcıoğlu’nun MB’nin başına getirilmesinin temel sebebi faizlerin indirilmek istenmesi. Doların 8,45’e çıktığını görünce piyasayı “sakinleştirmek” için “faiz oranının enflasyonun altında olmayacağı” söyleniyor. Aylardır dillendirilen “reform” söylemlerine piyasalar artık itibar etmiyor.

 

Sabit gelirli fakirleşiyor

Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmesi, özellikle sabit gelirli kesimin gelirini eritiyor. Son döviz artışı nedeniyle dar gelirliler bir hafta öncesine göre yoksullaştı. Çünkü, Türkiye ithalata bağımlı bir ülke. Dolar ya da Euro’nun yükselmesinin hane halkına doğrudan etkisi enflasyon oranının artmasıyla oluyor. Analistlere göre TL’nin yüzde 10’luk değer kaybı, enflasyon oranının en az yüzde 1,5 artması anlamına geliyor. Dolar artması beraberinde fiyat artışını getirecek, dolayısıyla bunun enflasyona etkisi olacak. Enflasyon ise faizlerin artırılmasını zorunlu hale getirecek.

 

21 ayda 4 değişiklik

Merkez Bankası’nın başkanı 21 ayda 4. kez değiştirildi. Naci Ağbal, Erdoğan'ın görevden aldığı üçüncü Merkez Bankası Başkanı oldu. Naci Ağbal'dan önce Merkez Bankası Başkanı olan Murat Uysal ve Murat Çetinkaya da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından görevden alınmıştı.  Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Ağbal'ın ekibi de Merkez Bankası'ndan tasfiye edildi.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, 6 Temmuz 2019 görevden alındığında dolar 5,60 TL’ydi. Bugün dolar 8,35 seviyelerinde. 21 ayda dolar kuru 2 lira 75 kuruş yükseldi. Bu artış bir yandan enflasyona yansıyarak vatandaşın cebindeki parayı eritirken diğer yandan Türkiye'yi kişi başı milli gelir hedefinde 8 bin doların altına çekti.

 

Yasancılar kaçıyor

Naci Ağbal’ın görevden alınarak yerine Şahap Kavcıoğlu’nu atanmasının ardından yabancıların Türkiye’den çıkışını hızlandırdı. Deutsche Bank, yabancıların geçen hafta Türkiye'den 750 milyon ila bir milyar dolar tutarında hisse senedi çıkardığını açıkladı. Yayımlanan tahminlere göre ayrıca, tahvil piyasasından ise 500 ila 750 milyon dolar seviyesinde bir çıkış yaşandı. Güven kaybı nedeniyle birçok yabancı fon yöneticisi, ekonomi anlayışında değişiklik olana kadar Türk varlıklarından uzak durmayı öneriyor.

 

“EKONOMİDEKİ TOZ DUMANA TOBB’UN TEK CÜMLESİ YOK MU?”

Serkan Aksüyek (Gazeteci / Yazar) – Merkez Bankası’nda yine bir gece yarısı yapılan görev değişikliğinin ekonomideki yarattığı şokun artçıları sürüyor. Yeni Başkan Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu’nun Faiz-Enflasyon ilişkisinde nasıl bir yol izleyeceği bilinmezken, döviz kurlarında yaşanan çalkantı, iş dünyasının canını çok kötü yakıyor.

Geçen hafta İzmir’in en büyük OSB’si olan Atatürk OSB’de faaliyet gösteren bir iş insanı dostumuzu ziyarete gittim. Söz dönüp dolaşıp döviz kurlarında yaşanan çalkantıya gelince, iş insanı ağabeyimiz, “Konuyu daha iyi anlaman lazım” diyerek kolumdan tuttu ve beni hem iç piyasaya hem de ihracat sevkiyatına hazırlanan malların olduğu depoya götürdü.

 

Satacağım ama hangi fiyata?

Tavana kadar dolu depodaki malları göstererek, çok ilginç bir cümle kurdu: “Bu malları satacağım ama fiyatını bilmiyorum.” Yüksek ithal girdi içeren ürünlerin maliyetinde döviz bazlı değişiklikler, ürünlerin fiyatlamasında sorun yaşatıyor, ürünün maliyetinin altında satılma ihtimalini doğuruyordu…

Mal hazırdı, müşteri hazırdı ama fiyatı belli değildi. Bu durumda olan yüzlerce işletme, piyasalarda yaşanan depremin etkisi ile bir haftadır ne yapacağını bilemez halde. Pekâlâ iş dünyasında böylesine sıkıntı yaşanırken, aynı iş dünyasının temsilcileri ne düşünüyor? Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bir haftayı aşkın süredir anlaşılmaz bir sessizliğin içinde. TOBB bünyesindeki bazı oda ve borsa başkanları arasında “konuşabilenler” feryat ediyor ama etkileri sıfır düzeyinde. Üşenmedim, TOBB ve Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun sosyal medya hesaplarında, Merkez Bankası depreminin yaşandığı 20 Mart sabahına kadar neler paylaşılmış diye baktım.

 

TOBB neden sessiz?

Sayın Başkana yapılan ziyaretler, iştirak edilen bir cenaze, ağaç dikim töreni, online olarak yapılan birkaç sektör toplantısı…

Hepsi bu.

Memleketin ekonomisi yangın yeri, iş dünyası önünü arkasını göremiyor ama yaşananlar TOBB’un ilgi alanına girmiyor. En azından dışa açılan yüzlerinde durum bu. Benzer krizlerin yaşandığı 1990’lı yıllarda TOBB başta olmak üzere iş dünyası örgütlerinin yaptıkları açıklamaları anımsıyorum… Akıl almaz değişimin büyüklüğünü anlayabiliyorum…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Muhalefet, Erdoğan’ı ağır şekilde eleştirirken, AKP sözcüsü “Soykırım” sözünü CHP’nin söylettiğini” iddia etti.

Öneri, eski İzmir Defterdarı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura’nındı, gündeme GÖZLEM Yayın Kurulu üyesi Serkan Aksüyek getirdi…

“Kongreler yapmak, İslam Devletler Birliği’ni kurmak, İstanbul’u başkent yapmak, Arapça’yı resmi dil ilan etmek” siyaset yapmak değil mi?

104 emekli amiralin Montrö Boğazlar Sözleşmesi tartışmaları ve “cübbeli amiral” konusunda, 3 Nisan akşamı yaptığı açıklamanın ardından başlatılan soruşturma genişletil...

Yazarlar