Facebook ta paylaştweet le

AKP’nin “hayal kırıklığı” yaratan büyük kongresi

26.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP’yi 2023 seçimlerine taşıyacak kadroların belirlendiği 7. Olağan Büyük Kongre’de delegelerin geçerli oylarının tamamını alarak yeniden genel başkan seçildi. Erdoğan, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, kongrede “yapacağı konuşmanın 2023’ün bir manifestosu olacağını” söylemişti. Konuşmasında “sivil anayasa” mesajı verdi ve vatandaşların “yastık altındaki altın ve dövizlerini çeşitli finans araçlarına yatırmalarını” istedi.

Ankara’daki kongrede, salgın koşullarına karşın partililer salonu tamamen doldururken, salon dışında da büyük bir kalabalığın toplandığı görüldü. Tüzük değişikliğiyle 50 kişilik Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) kadrosu 75 kişiye çıkarıldı. Grup başkanvekili Özlem Zengin, Metin Külünk ve Şamil Tayyar da MKYK'da yer aldı. İYİ Parti'den istifa edip, AKP'ye katılan Tuba Vural Çokal da listeye giren yeni isim oldu. Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal ise MKYK listesinde yer almadı. Eski milletvekillerinden Abdurrahman Kurt ve AKP'nin kurucu üyelerinden Ayşe Böhürler de listeye giren isimler arasında yer aldı. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ MKYK'nın yeni isimlerinden oldu.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kongrede yaptığı konuşmada, yeni ve sivil anayasa mesajı verdi. Erdoğan "Türkiye’yi önce 2023 hedeflerine, ardından da 2053 vizyonuna Cumhur İttifakı'yla kavuşturacağız" dedi. Yeni ve sivil bir anayasa yapılması gerektiğini söyleyen Erdoğan "Mümkün olan en geniş mutabakatla ortaya çıkacak yeni anayasa metni mutlaka milletin onayına sunulacaktır" diye konuştu.

"Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli’ye Cumhur İttifakı altında bizimle birlikte yürüdükleri için şükranlarımı sunuyorum" diyen Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurulduğunu söyledi.

Erdoğan, seçimler için yine 2023’ü işaret ederek, söz konusu seçimlere Cumhur İttifakı’yla gideceğinin mesajını, "Türkiye’yi 2023 hedeflerine, 2053 vizyonuna Cumhur İttifakı’yla kavuşturacağız" ifadesiyle duyurdu. Sık sık "Cumhur İttfakı’nın devamlılığına" vurgu yapan Erdoğan’ın 19 yıllık AKP iktidarının Türkiye’de nasıl bir değişim yarattığını, "AKP iktidara geldiğinde her şeyiyle tel tel dökülen bir Türkiye vardı" sözleriyle anlatması dikkat çekti.

Erdoğan, "Siyasetin sadece geçmişle değil, bugünle sınırlı kalmaması; yarını, geleceği, umudu kucaklaması gerektiğine inanan bir mefkureye sahibiz" ifadelerini kullandı.

 

Döviz ve altın çağrısı

Konuşmasında son günlerde dövizde yaşanan hareketliliğe de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son birkaç gündür piyasalardaki dalgalanmalar, Türkiye ekonomisinin temellerini, gerçek dinamiklerini, potansiyelini kesinlikle yansıtmıyor" dedi.

"Vatandaşlarımdan evlerindeki döviz ve altını çeşitli finans araçlarına yatırarak ekonomi ve üretime kazandırmalarını istiyorum" diyen Erdoğan "Ülkemize yatırım yapan uluslararası yatırımcılara Türkiye'nin gücüne ve potansiyeline güvenmeleri çağrısında bulunuyorum" diye konuştu.

 

"Mevcut anayasa geçerliliğini kaybetmiştir"

Mevcut anayasanın tarihi periyodu içinde artık geçerliliğini kaybettiğini belirten Erdoğan "Türkiye'nin yeni ve sivil bir Anayasa'yı tartışması, hem kendi tarihimizin hem de gelişen ve değişen dünya şartlarının kaçınılmaz gereğidir. Milletimiz nasıl bir anayasayla yönetilmek istiyorsa, biz de işte öyle bir anayasa istiyoruz“ diye konuştu.

"Yeni anayasa, darbecilerin, vesayetin, şu veya bu dengenin değil, doğrudan milletin anayasası olmalıdır“ diyen Erdoğan "Yeni anayasa çalışmalarında bu safhaya önümüzdeki yılın ilk diliminde ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.

 

*******

“7. BÜYÜK KONGRE’NİN MESAJI “GÜVEN VE İSTİKRARDI”; NE OLDU?”

Ertuğrul Yalçınbayır (Eski Başbakan Yardımcısı) – Ak Parti’nin kongresini izlerken 2001 yılı, partinin kuruluşunu hatırladım. O kongre kurucular kurulunun ilk kongresiydi. O kongrede Tayyip Bey, genel başkan seçildi. Genel Başkan seçildikten sonra dönem başkanına bir liste sundu. Burada liste esası yerine çarşaf listeyi öngördük. Çarşaf liste hem seçenin hem seçilenin takdiri ile ilgili oluşacak genel kurulu belirleyecekti. Yetkili organları belirleyecek dedik. Fakat siz burada kişilerin seçme, seçilme ve tercihte bulunma haklarını sınırlandırıyorsunuz. Biz neyi yazdık? Hepsi partinin tüzüğünde programında bellidir. Bunun uygulanması gerekir. Verilen sözün yerine getirilmesi gerekir. Güven duygusu böyle oluşur. İstikrar böyle oluşur. Eğer siz ilk günden itibaren söylediğinizin, yazdığınızın aksine davranıyorsanız güven vermezsiniz. Bu ortak aklı işletmek olur. Bu iki dudak arasında dökülme olur. Biz partiyi kurarken milletvekilleri ve parti iki dudak arasından dökülmeyecektir dedik. Ortak akıl işleyecek dedik. Ortak akıl danışmayla olur. Ortak akıl düşüncelerin ışıklanmasıyla olur. Tercihi buna göre belirlersiniz, sonra da işi denetlersiniz. Dengeleme ve denetleme olmaksızın demokrasi olmaz. Kurallara uygunluk, kuralların bağlayıcılığı olmaz. Kongre iki buçuk saat yapılamaz. Ardından bizim istediğimiz oldu sonra merkez yürütme kurulunun seçimine geçildi. Ancak merkez yürütme kurulunda da bu defa el altından istenilen liste gündeme geldi. Bunu biz haricen biliyoruz, daha sonra öğrendik. O listeyi delerek genel başkan yardımcılığı sürecini başlatmış olduk. Ben genel sekreter oldum. Orada yine irade biz değildik. İrade yine iki dudak arasından dökülen bir iradeydi. Ama kurallara uygunluğu gözetmek yerine hevesin, arzunun, ihtirasın ve iktidarın yolunun bu olduğu düşünüldü. Daha sonraki süreçlerde de tüzük değiştirmek suretiyle maddelerle oynandı. Maddelerle oynanması önemli değil, şekil önemli değil. Önemli olan esastır. Usulü şekli yerine getirebilirsiniz. Ama esas… Nedir o esas? Yasama, Yürütme ve Yargı. Devletin yapısı, partilerin yapısı buna uygun olacaktır. 3 Y yani yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele yine 3 Y ile Yasama, yürütme ve yargıyla, bunların birbiri arasındaki nezaketiyle, uyumuyla olacaktır. Eğer siz bunların yerine, yönetişim yerine keyfiliği öngörürseniz, ülkenin gidişatı, demokrasinin durumu, temel hak ve özgürlükler, ekonomik ve siyasal haklar, bunların yönetişimi iyi olmaz. Ne olur sonra? Siz dünyada o liglerde küme düşersiniz. Siz hem uluslararası camiada hem de özel olarak Avrupa Birliği liginde alt sıralara düşersiniz. Siz, Avrupa Konseyi’nin kurucususunuz. Neye imza attınız? Ne yapıyorsunuz? Siz diğer konularda da uluslararası sözleşmeleri imzaladınız. İmzaladığınız uluslararası taahhüdünüz meclisten geçti ama siz keyfi olarak bunları askıya alamazsınız. Türkiye’nin hali budur. Bunun bir ölçü içinde, bir denge içinde olması, danışmanın esas alınması ve derecelendirmenin, denetimin buna göre yapılması lazım. Eğer bir derecelendirme oluyorsa dünyada, sizin demokrasiniz en alt sıralardadır. Sizin insan haklarınız, düşünce özgürlüğünüz, düşünceyi yazma, yayma, toplantı ve basın özgürlüğünüz alt sıralarda olur. Bunun için ikide bir eylem planları yaparsınız. Biz çeşitli eylem planları yaptık. Bu eylem planlarının uygulanmasını öngördük. Ve insanlar bu konularla ilgili bilgi edinsin dedik. Bilgi edinmeyi çıkardık, anayasaya yazdık ama bunun daha ilerisi olan bilgiye, belgeye erişim hakkıyla ilgili uluslararası sözleşmeyi hâlâ kabul etmedik. O belgeye, o bilgiye ben ulaşmak istiyorum. Ulaşmak istediğim bilgi ve belge beni şüpheye düşürmemeli, ben bunları bizzat görebilmeliyim. Bana bu konuda kayıtlar açık olmalı. Sadece partilere, sadece seçilmişlere değil insanlara da açık olmalı. Eğer bu açıklık beni tatmin etmiyorsa o zaman güvenmem. İdareye, yönetime güven olmaz. Bu denetimi yapmakla ilgili benim haklarım olmalı. Ben seçtim, size emaneti teslim ettim. “Bu emaneti, emniyete göre yapın” dedik siz yakınlarınızı yandaşlarınızı koruyamazsınız. Milletvekilleri bugün ne yapıyor? İş takip ediyor. Milletvekilinin görevi genel düzenleyici işlerini yapmaktır, yasamadır ve denetimdir. Ne oluyor Türkiye’de? Yasama ile yürütme iç içe ama yargı bağımsızken, yargı tarafsızken yargı üzerinde gölgeyi yürütmek gölgeyi yansıtmak doğru değildir. Sizin atadığınız insanlar, sizin keyfinize göre karar veremez. Onların atanmasının dahi bağımsız, tarafsız, yansız olması gerekir. Örneğin İstanbul Sözleşmesi veya uluslararası başkaca sözleşmeler… Siz bunlardan kendiliğinizden çekilme,  keyfi olarak çekilme hakkına sahip misiniz? İşin usulü esası belli. Ama bu tür davranışlar yarın öbür gün sizi uluslararası kuruluşların dışına iter. Avrupa Konseyi’nin dışına iter. Diğer uluslararası kuruluşların dışına iter. Bu yalnızlıktır, bu yabancılaşmadır. Bu yalnızlık uluslararası ilişkilere de yansır. Partiler arası ilişkilere de yansır. Bütün bunların usulü ve adabı vardır.

 

Güzel söz ve davranışlar olmazsa ne olur? Kavga olur.

İşaret ediyorsunuz milletvekilleri belirleniyor. Partinin yönetim kademeleri belirleniyor.  Sizin eylem planlarınız belirleniyor. Ondan sonra ikide bir bunlar değişiyor. Bunlarda istikrar yoksa, bunlarda güven yoksa o sloganın slogandan ibaret olması kaçınılmazdır. Güven ve istikrar… 7. Büyük Kongre’nin mesajı, güven ve istikrardı. Güven ve istikrar ne oldu? Yani siz bu konuda danışmayı, dengelemeyi, denetimi bir tarafa bırakıyorsunuz. Muhalefeti ve size karşı olanları karşı cephe gibi görüyorsunuz. Eğer söylenenler arasında siz doğruyu seçemiyorsanız,  söylenenlerin sonucunu dikkate almıyorsanız, ders çıkarmıyorsanız bunlar sözde olur. Sözde demokrasi olur. Sözde parti sözde milletvekili olur. Milletvekili Ahmet’in Mehmet’in işi ile uğraşmaz ancak bunlarla ilgili yürütmeyi denetler. Genel kurallara uyulup uyulmadığını denetler. Biz bunları söyledik. Bunları söylediğimiz zaman ne oldu? “Yeter, sus, otur” denildi. Biz ortak akıl ve ortak emek üzerine kurulduk. Siz bunları dikkate almıyorsanız bunun adı demokrasi olmaz. Bunun adı fırçalı demokrasi olur. Fırçalı yönetim olur. Biz yönetime katılımı önemsiyoruz. Bunun özde ve sözde olmasını, yargının bağımsızlığının özde ve sözde olmasını, yönetimin özde ve sözde olmasını istiyoruz. Sivil toplumun böyle oluşmasını istiyoruz.

Umudumuzu tüketmeden özgürce üretelim, konuşalım, yazalım. Bunları yayalım. Ve vatandaşın tercihine bırakalım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ekonomistlere göre Türkiye bugün “yüksek enflasyon, Merkez Bankası’nın yıpranan kurumsal bağımsızlığı, fiyat istikrarsızlığı, azalan kredibilite, uzun vadeli plan ve ö...

Berat Albayrak'ın Kasım ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istifa etmesiyle başlayan döviz rezervleriyle ilgili tartışma büyüyerek devam ediyor.

CHP İstanbul Milletvekili “AKP döneminin en parlak olarak kabul edilen 2007 senesinde bile IMF’nin resmi yazıyla ‘Seçilmiş Yükselen Piyasa Ülkeleri içinde ‘En Kırılgan...

Kısa süre önce ‘normalleşme’ adı altında Covid-19 sürecinde alınan tedbirleri gevşeten Türkiye, tekrar sıkı tedbirler dönemine geçti. “Kısmi kapanma” şimdilik iki haft...

Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki güvenlik ve egemenlik haklarını düzenleyen Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılmasına tepki gösteren 104 emekli amirallerden 10'unun g...

Türkiye’de ekonomik kriz ve yoksulluğun boyutları icra dosyalarına yansıdı. Ocak ayından bugüne 2 milyonun üzerinde yeni icra evrakı açılırken icralık dosya sayısı 21 ...

Yazarlar