Facebook ta paylaştweet le

Faiz artışı / Dolar düşüşü; Dolar artışı / Faiz artışı tahterevallisine devam!

19.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye'de pandeminin getirdiği ağır şartlar ve iç ve dış politikadaki gerilim ekonomik krizi derinleştiriyor. Yüksek işsizlik, yüksek enflasyon ve faiz sarmalı, önü alınamayan cari açık, 435 milyar dolara ulaşan borç stoku.

İşsiz sayısı 10 milyon civarında olması krizin boyutunu gösteriyor. Art arda açılan paketler, yapılan düzenlemeler de çare olamıyor. Yapılan bir düzenlemeden kısa süre sonra vazgeçiliyor. Bunlardan biri de kuyumcular için getirilen 500 gram altını bankaya yatırma zorunluluğu. Şimdilik elde kalan tek silah ise faiz artışı gibi görünüyor.

Döviz kurunda son iki haftada yaşanan dalgalanma ve enflasyonun yüzde 16’nın üzerine çıkacağının belirgin hale gelmesi, faiz artışı beklentilerinin de yükselmesine neden oldu. Ekonomistler faizin en az 100 baz puan artmasını beklerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 200 baz puan artışa gitti. Bu artışla yüzde 17 olan politika faizi yüzde 19’a çıkardı.

Merkez Bankası'nın 200 baz puanlık faiz artırım kararının ardıdan döviz piyasalarında aşağı yönlü hareket hız kazandı. Karar öncesinde 7,46-7,47 düzeyinde seyreden dolar/TL, ilk tepki olarak 7,34 seviyelerinin altına geriledi. Benzer performansı kaydeden euro/TL de 8,92'den 8,78'lerine kadar çekildi.

 

PPK, özetinde şöyle denildi:

Genişleyici parasal ve mali politikalar ile aşılama sürecinde yaşanan olumlu gelişmelerin etkisiyle küresel büyüme görünümünde iyileşme ve uluslararası emtia fiyatlarında artış görülmektedir. Yükselen küresel enflasyon beklentileri, gelişmiş ülke para politikalarına ilişkin belirsizliklere ve küresel finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açmaktadır.

İktisadi faaliyet güçlü bir seyir izlemektedir. Salgına bağlı kısıtlamaların hafifletilmesiyle hizmetler ve bağlantılı sektörlerde iktisadi faaliyetin artması beklenmektedir. Bununla birlikte, salgının seyrine ilişkin muhtemel gelişmelere bağlı olarak iktisadi faaliyet üzerindeki riskler önemini korumaktadır. Salgın döneminde sağlanan yüksek kredi büyümesinin birikimli etkileriyle güçlü seyreden iç talebin yanı sıra ithalat fiyatlarındaki artışlar cari işlemler dengesini olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Diğer taraftan, finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte yavaşlayan kredi büyümesi son dönemde bir miktar yükseliş eğilimi sergilemiştir.

İç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Öte yandan, bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtları ile gerçekleştirilen ücret ve yönetilen fiyat ayarlamaları, orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki önemini korumaktadır. Gerçekleştirilen parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin daha belirgin hale geleceği beklentisi korunmakla birlikte, son dönemde kredi büyümesindeki yükseliş eğilimi ile ithal maliyetlerdeki artış, talep ve maliyet unsurlarında öngörülen kademeli iyileşmeyi geciktirmektedir.

Kurul, söz konusu gelişmelerin enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve orta vadeli enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü riskleri dikkate alarak, önden yüklemeli ve güçlü bir ilave parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir.

2021 yılsonu tahmin hedefi dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar, sıkı para politikası duruşu kararlılıkla uzun bir müddet sürdürülecektir. Enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler kapsamında enflasyonun ana eğilimi ve fiyatlama davranışlarına ilişkin göstergeler, yayılım endeksleri, talep ve maliyet unsurları ve enflasyon beklentilerinin tahmin ufku içerisinde hedeflerle uyumu yakından izlenmeye devam edilecektir. Gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaşma yapılacaktır.

 Kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar, para politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen enflasyon arasındaki denge, güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak şekilde kararlılıkla sürdürülecektir. Sıkı para politikası duruşunun bu şekilde sürdürülmesinin fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis etmesinin yanında, ülke risk primlerinin düşmesi, ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir.

TCMB karar alma süreçlerinde orta vadeli bir perspektifle, enflasyonu etkileyen tüm unsurları ve bu unsurların etkileşimini temel alan bir analiz çerçevesi benimsemektedir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

 

FED faizi sabit tuttu

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklendiği üzere değişikliğe gitmeyerek yüzde 0-0,25 aralığında sabit bıraktı. Faiz kararı oybirliğiyle alındı.  Fed'in bu kararı sonrası altın fiyatları yükselişe geçti. Ekonomide güçlenme bekleyen Fed, faizleri 2023 yılının sonuna kadar yükseltmeyeceğini öngörüyor.

 

500 gramlık altın teminatı

Ekonomide yaşanan büyük kaynak sıkıntısına çare arayan hükümetin, Osmanlı döneminde uygulanan “salma” vergilere benzeyen yöntemlik hazırladı. Gelen tepkiler üzerine yönetmelikte değişikliğe gidildi. İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, 500 gram altın teminatı şartının Ticaret Bakanı Pekcan’ın direktifiyle taslak metninden çıkarıldığını söyledi. Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı Kuyum Ticareti Hakkında Taslak Yönetmeliğine ilişkin açıklama yapan Atayık, yıllardır dile getirdikleri taleplerin değerlendirilerek bakanlık tarafından söz konusu taslak yönetmeliğin hazırlandığını ve üzerinde çalışıldığını anlattı. 81 ilin oda, dernek başkanları ve sektörün diğer kurumlarının yetkilendirdiği 10 oda başkanıyla birlikte Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar ve daire başkanlarıyla taslak yönetmelik üzerine çok verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.

Taslakta yer alan ve kuyumculardan talep edilen gündemdeki 500 gram altın teminatı şartının, sektörün yetkili kurumlarının bilgisi dışında, bazı kişilerce talep edildiğine dikkati çeken Atayık, “Yönetmelik taslağı hazırlık sürecinde konulan, ilgili, ilgisiz sektördeki bazı kişilerin talep ettiği bu altın teminat şartı, Ankara’da yapılan toplantıda, yaptığımız açıklamalardan sonra Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan’ın direktifiyle taslak metninden çıkarılmıştır.” diye konuştu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ekonomistlere göre Türkiye bugün “yüksek enflasyon, Merkez Bankası’nın yıpranan kurumsal bağımsızlığı, fiyat istikrarsızlığı, azalan kredibilite, uzun vadeli plan ve ö...

Berat Albayrak'ın Kasım ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istifa etmesiyle başlayan döviz rezervleriyle ilgili tartışma büyüyerek devam ediyor.

CHP İstanbul Milletvekili “AKP döneminin en parlak olarak kabul edilen 2007 senesinde bile IMF’nin resmi yazıyla ‘Seçilmiş Yükselen Piyasa Ülkeleri içinde ‘En Kırılgan...

Kısa süre önce ‘normalleşme’ adı altında Covid-19 sürecinde alınan tedbirleri gevşeten Türkiye, tekrar sıkı tedbirler dönemine geçti. “Kısmi kapanma” şimdilik iki haft...

Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki güvenlik ve egemenlik haklarını düzenleyen Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılmasına tepki gösteren 104 emekli amirallerden 10'unun g...

Türkiye’de ekonomik kriz ve yoksulluğun boyutları icra dosyalarına yansıdı. Ocak ayından bugüne 2 milyonun üzerinde yeni icra evrakı açılırken icralık dosya sayısı 21 ...

Yazarlar