Facebook ta paylaştweet le

Ülkenin “Can Güvenliği Eylem Planına” ihtiyacı yok mu?

12.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Artan toplumsal şiddet eğilimi, en küçük tartışmanın bile yumruk yumruğa kavgaya, hatta cinayete dönüşmesi, aklı başında herkesi endişeye sevk ediyor. Yaşanan kadın cinayetleri, tecavüz ve şiddet olayları, “Türk insanı ne zamandan beri bu kadar şiddete eğilimli oldu” sorusunu akıllara getiriyor.

Son dönemde şiddete maruz kalan kesimlerin başında kadınlar, gazeteciler ve siyasetçiler geliyor. Gün geçmiyor ki bir kadın ya da muhalif bir gazeteci şiddet görmesin. Şiddet uygulayanlar ise ya hiç gözaltına dahi alınamıyor ya da kısa bir süre sonra serbest kalıyor. Son olarak Gazeteci Levent Gültekin, Halk TV’nin Bakırköy’deki merkez binası önünde yaklaşık 25 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Muhaliflere yönelik baskı her geçen gün artarken, “sokak saldırıları” da ülke gündeminin başına yerleşti. Üstelik 1’e karşı 4, 5 , 25 saldırganla!.. Bu nasıl insanlık, bu nasıl erkeklik?..

Siyasetçiler de saldırıya uğruyor

Türkiye’de son birkaç yıl içinde çok sayıda siyasetçi de saldırıya uğradı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu, AKP ve MHP’nin “CHP terör örgütleriyle işbirliği içinde, HDP ile ittifak yapıyor” şeklindeki hedef göstermeleri sonucu 21 Nisan 2019 günü Çubuk’ta katıldığı bir askerin cenaze töreninde bir grubun saldırısına uğradı. Olay sonrası Kılıçdaroğlu’na saldıran 9 kişiden 8’i serbest bırakıldı, yumruk atan Osman Sarıgün bile kısa süre gözaltında tutulduktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

TİP Hatay Milletvekili Barış Atay, İstanbul’da 31 Ağustos 2020 günü gece saatlerinde 4 kişilik bir grubun “vatan haini” haykırışları altında saldırısına uğradı.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Ankara'da evinin önünde “Cuma namazına gitmek için” arabasına binerken 5 kişinin saldırısına uğradı. Özdağ’a yapılan saldırının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında iki kişi tutuklandı, bir hafta sonra serbest bırakıldılar.

Şiddet bitmiyor

Özellikle milliyetçi kanatta yer alan ancak MHP'nin AKP ile birlikte uyguladığı politikaları eleştiren Ahmet Takan, Sabahattin Önkibar, Yavuz Selim Demirağ, Murat İde saldırıya uğrayan muhalif gazeteciler arasında. Gazetecilere saldırının failleri kısa süreli sorgulama ve gözaltının ardından serbest bırakılırken, son olarak Gazeteci Levent Gültekin, Halk TV’nin Bakırköy’deki merkez binası önünde yaklaşık 25 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Saldırı sonrası oklar, geçen hafta Gültekin’i hedef gösteren MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’a yöneldi.

Ocak ayında Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve Yeniçağ gazetesi yazarı Orhan Uğuroğlu da saldırıya uğradı. Bu iki isim de MHP’li Yalçın’ı suçladı. Uğuroğlu, “Yeniçağ Ankara eski Temsilcisi değerli kardeşim Sabahattin Önkibar iki kez alçakça saldırıya uğradı… Yeniçağ yazarı değerli kardeşim Yavuz Selim Demirağ alçakça saldırıya uğradı. Bana veya yazarlarımıza bir kez daha saldırı olursa, hatta öldürülürsek birinci derece sorumluları Bahçeli, Semih Yalçın ve Soylu’dur” ifadelerini kullandı.

Son 3 ayda 7 gazeteci saldırıya uğradı

Türkiye son birkaç yılda saldırıya uğrayan gazetecilerle anılıyor. Faillerin çoğu ise özgür kaldı. Verilere göreyse, sadece bu yılın ilk üç ayında yedi gazeteci, geçen yıl 18 ve son beş yılda toplam 139 gazeteci şiddete maruz kaldı. Son beş yıldaki saldırıların bazıları şöyle sıralandı:

Murat Sabuncu: Halk TV’deki sunduğu "İki Yorum" programına giderken saldırıya uğradı. 8 Mart 2021 | İstanbul

Ferruh Varanoğlu: Kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısında ayağından vuruldu. 16 Şubat 2021 | Bursa

İzzet Tınmaz: İlk Havadis imtiyaz sahibi ve Anadolu'nun Sesi haber koordinatörü. Habere giderken iki tarafından sopalarla dövüldü. 9 Ocak 2021 | Aksaray

Kıymet Sarıyıldız ve Murat Uçkaç: Hedef Gazetesi ve İHA muhabirleri. Uyuşturucu satıcılığından tutuklanan bir kişiyi adliyede görüntülerken zanlının yakınları tarafından darp edildiler. 13 Ocak 2021 | Aydın

Afşin Hatipoğlu: KRT TV programcısı. Evinin önünde kimliği belirlenmeyen maskeli kişilerin saldırısına uğradı. 14 Ocak 2021

Orhan Uğuroğlu: Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi. Sabah arabasına bineceği sırada dört kişilik sopalarla saldırdı. Kolundan yaralandı. 15 Ocak 2021 | Ankara

 

Kadın cinayetleri

Şiddet ortamından en fazla etkilenenlerin başında kadınlar geliyor. Özellikle kadın cinayetlerinin önüne geçilemiyor. Şiddet olaylarının önlenmesi için gündeme gelen “elektronik kelepçe” uygulaması da uzun zamandır kadınları korumak için değil, siyasi suçluların cezalandırmak için kullanılıyor. Siyasi iktidar, kelepçe uygulamasını amacına uygun olarak şiddeti önlemek için kullanmak yerine siyasi davalarda insanları tutsak etmek için tercih ediyor.

Son dönemde artan kadın cinayetleri, tecavüz ve şiddet olayları, toplumun huzurunu kaçırıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu raporuna göre, 2020 yılı yılında 300 kadın öldürüldü, 171 kadının ölümü de "şüpheli" olarak kayıtlara geçti. Bu yıl 9 Mart itibariyle 68 kadın öldürüldü.

İstanbul’da 8 Mart’ta düzenlenen Feminist Gece Yürüyüşü’ne katıldığı gerekçesiyle çok sayıda kadının, evlerine yapılan polis baskınlarıyla gözaltına alındığı bildirildi. En az 10 kadının polis tarafından evlerinde alındığı belirtiliyor.

Çağdaş Hukukçular Derneği’nin sosyal medya hesabından aktardığı bilgilere göre 10 kadın ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla evlerinden gözaltına alındı.

 

Bahçeli isyanı ve sert tepkisi…

Geçen hafta, Samsun’un Canik ilçesinde yaşanan kadına şiddet olayı Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Boşandığı eşini 5 yaşındaki kız çocuğunun gözleri önünde öldüresiye döven İbrahim Zarap, sosyal medyadan gelen tepkilerin ardından tutuklandı. Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde yalnız yaşayan 92 yaşındaki Hanım Pınarlı, komşusu Aytu Çetin’in tecavüzüne uğradı. Çetin tecavüz ettiği yaşlı kadını boğarak öldürdü. Bu iki ismin  “bir parti ve bir dernekle ilişki iddiaları” sosyal medyaya yansıdı. Siirt’te İpek Er adlı 18 yaşındaki genç kıza tecavüz ederek intiharına neden olan Uzman Çavuş Musa Orhan olayı kamuoyunun gündemini uzun süre meşgul etmişti. Olayın hemen ardından Orhan’ın ülkücü işareti ile verdiği pozlar sosyal medyada dolaşıma girmişti.

Art arda meydana gelen Türkiye’yi derinden yaralayan sokakta gazeteci linçi, kadına şiddet, tecavüz ve cinayet olaylarının ülkücülerle bağlantılı gösterilmesi Devlet Bahçeli’yi kızdırdı. İbrahim Zarap’ın MHP’ye üye olurken çekilen fotoğrafı ve Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde 92 yaşındaki Hanım Pınarlı’ya tecavüz edip, boğarak öldüren Aytun Çetin’in bileğindeki 3 hilal dövmesine atıfta bulunan Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi, lekesiz, gölgesiz ve şüphesiz ambleminin istismarına, adi bir suçlu vasıtasıyla karalanmasına asla göz yummayacaktır. Süreç nereye gidiyorsa oraya kadar götürülmeli, katil cezasını bulmalı, eğer varsa arkasındaki provokatörler deşifre edilmelidir” diye konuştu.

MHP’nin adının adi suçlarla karalanmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Bahçeli olayların ‘tertip mi gerçek mi’ olduğunun araştırılmasını istedi. Bahçeli’nin çağrısı sonrası İçişleri Bakanlığı, bakan onayıyla 2 başmüfettiş görevlendirdi.

MHP’den bu tür haberlerin önünü almak için bir adım daha geldi. MHP’nin internet haber sitelerine karşı denetim ve sansürün ağırlaştırılmasını öngören yeni bir kanun teklifini Meclis başkanlığına verdi.

9 maddelik yasa teklifi hakkında açılamada bulunan MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk “Bildiğimiz internet haber sitelerinin önemli bir kısmının algı yaratmak amacıyla, itibar suikastı amacıyla ya da terör örgütlerine destek vermek amacıyla korsan yayın yaptıklarına tanık oluyoruz. Bütün bunların önüne geçmek gayesiyle bu kanun teklifini hazırladık” dedi.

 

********

 

“YARATILAN ‘KORKU İKLİMİ’ İLE KİMSE MUHALİF GÖRÜŞ BİLDİREMİYOR”

Metin Öney (Eski Milletvekili) – 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü. Partiler, hükümet mensupları, STK’lar kutlamalar yaptılar, mesajlar yayınladılar. Tüm bunlar yapılmadan önce Türkiye'nin çeşitli illerinde kadınlara karşı suçlar işleniyordu.

Bu konularla ilgili istatistiki bilgiler aylara ve yıllara göre yayınlanmaktadır ve dehşet verici bir durum söz konusudur. Demek ki "yara kanamaya" devam ediyor. Kınama, bildiri, mesaj ile bu konunun çözülmeyeceği apaçık ortadadır.

Çünkü: Olayın; Hukuki boyutları vardır, sosyal boyutları vardır, siyasal boyutları vardır, zihniyet boyutu vardır.

O halde sorun bütün yönleri ile ele alınmalı ve hiç gecikmeden en etkili çözüm yolları bulunup hemen uygulamaya geçilmelidir.

Çünkü...

İnsanların en önemli ve kutsal haklarının başın da "yaşama" hakkı gelmektedir. Bu "kutsal hak" teminat altına alınmadıkça, bunun dışında sağlanacağı söylenen "hak ve özgürlükler" suya yazılmış yazı gibidir. Mağdur veya maktül; Annedir, eştir, sevgilidir, evlattır ve kısaca "insandır"…

Alınan tedbirlerin yetersiz olduğu yaşananlarla bellidir. Zihniyetten başlayıp, hukuksal, sosyal tüm tedbirler alınıp bu dehşetengiz gidişe mutlaka dur denmelidir... Mutlaka bir "can güvenliği eylem planı" ortaya konmalıdır. Siyasetçilere ve gazetecilere yapılan saldırılara gelince:

Önce bir konunun altını çizelim. Saldırganlar ile saldırıya uğrayanlar arasında hiç bir kişisel sorun yok. Birbirlerini tanımak bile tanımıyorlar. O halde: Siyasetçi ve gazeteci sadece ve sadece "fikirleri" sebebiyle saldırıya uğruyor.

Bundan daha vahim bir durum düşünülebilir mi? Siyasetçi ve gazeteci fikirlerini söyleyemeyecekse kim söyleyecek? Saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Böylece bir "korku iklimi" yaratılmak isteniyor ki kimse muhalif görüş belirtmesin.

Çünkü bu saldırılara karşı topluca bir hukuksal ve demokratik tepki gösterilmiyor.

Demokrasiye inanmış ve hukuktan yana olanların kim ve kime karşı olursa olsun topyekün bir tepkisi ortaya konmuyor.

Ne yazık ki "senden benden" meselesi haline getiriliyor ve bu tutum ve davranış saldırganlara cesaret veriyor.

Hukuki yaptırımların yetersizliği ve zaman zaman uygulayıcıların da bu konuda gösterdikleri tutum ve davranış da bu kişileri cesaretlendirmektedir.

Bu konuda da tıpkı "kadın cinayetlerinde" olduğu gibi hızla bir "can güvenliği eylem planı" düzenlenmelidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ekonomistlere göre Türkiye bugün “yüksek enflasyon, Merkez Bankası’nın yıpranan kurumsal bağımsızlığı, fiyat istikrarsızlığı, azalan kredibilite, uzun vadeli plan ve ö...

Berat Albayrak'ın Kasım ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istifa etmesiyle başlayan döviz rezervleriyle ilgili tartışma büyüyerek devam ediyor.

CHP İstanbul Milletvekili “AKP döneminin en parlak olarak kabul edilen 2007 senesinde bile IMF’nin resmi yazıyla ‘Seçilmiş Yükselen Piyasa Ülkeleri içinde ‘En Kırılgan...

Kısa süre önce ‘normalleşme’ adı altında Covid-19 sürecinde alınan tedbirleri gevşeten Türkiye, tekrar sıkı tedbirler dönemine geçti. “Kısmi kapanma” şimdilik iki haft...

Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki güvenlik ve egemenlik haklarını düzenleyen Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılmasına tepki gösteren 104 emekli amirallerden 10'unun g...

Türkiye’de ekonomik kriz ve yoksulluğun boyutları icra dosyalarına yansıdı. Ocak ayından bugüne 2 milyonun üzerinde yeni icra evrakı açılırken icralık dosya sayısı 21 ...

Yazarlar