Facebook ta paylaştweet le

TÜRKİYE İLE MISIR ARASINDA DOĞU AKDENİZ FLÖRTÜ…

12.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ile Mısır arasında 8 yıl sonra normalleşme adımları atılıyor. Bu normalleşme adımları Türkiye’ye ne kazandıracak? Ankara’nın Kahire ile Doğu Akdeniz'de bir “Deniz Yetki Anlaşması imzalanması” mümkün mü?

Türkiye ile Mısır arasında normalleşme adımları atılıyor. İki ülkenin Doğu Akdeniz flörtü, dikkatleri Ankara-Kahire hattındaki 8 yıllık "kırılgan ilişkiye" çevirdi. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi'nin Muhammed Mursi'yi 2013'te darbeyle devirmesine Türkiye sert tepki koyduğu için Ankara-Kahire hattında diplomatik ilişkiler o tarihten bu yana maslahatgüzar seviyesinde ilerliyordu.

İkili ilişkilerin yumuşayabileceğine ilişkin ilk sinyaller Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye ile Mısır istihbarat servisleri arasında görüşmeler olduğunu geçen yıl duyurmasıyla geldi. Sonrasında taraflar dışişleri bakanları düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gürcistan Dışişleri Bakanı David Zalkalian ile düzenlediği basın toplantısında, bir soru üzerine, “Doğu Akdeniz’de en uzun karası ve kıyıları olan iki ülke olarak ilişkilerimizin seyrine göre biz de yarın deniz yetki alanları konusunu Mısır’la müzakere edebiliriz, kendi aramızda da ileride bir anlaşma imzalayabiliriz” dedi.
Çavuşoğlu'nun bu açıklamayı yapmasına neden olan gelişme Mısır'ın Doğu Akdeniz'de hidrokarbon faaliyetleri için çıktığı ihalede ilan ettiği alanı 28. meridyenin doğusunda, yani Türkiye'nin 2019'da Birleşmiş Milletler'e bildirdiği Türk kıta sahanlığının güney sınırında sınırlandırması oldu. Türkiye'nin tepki gösterdiği bu anlaşmayla Yunanistan, sınır çiziminin Meis Adası’ndan başlatılmasını istemiş, Kahire yönetimi karşı çıkmıştı. Mısır yönetiminin tutumu Türkiye’de memnuniyetle karşılanırken, Yunanistan da böylece adaların otomatik olarak kıta sahanlığı yarattığı tezinden geri adım atmak zorunda kalmıştı.
Bakan Çavuşoğlu, Mısır'ın Türkiye'nin kıta sahanlığına saygı gösteriyor olmasını olumlu karşıladıklarını kaydederken, Kahire'nin bu tavrını geçen sene Yunanistan ile imzaladığı deniz yetkilendirme anlaşması sırasında da gösterdiğini anımsattı. Peki şimdi gerçekten Bakan Çavuşoğlu'nun söylediği gibi Ankara ile Kahire, Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarını müzakere edip anlaşma imzalama yoluna girebilir mi?

Türkiye’ye ne kazandıracak

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Sisi’ye destek vermesi Türkiye’yi bölgede yalnızlaştırmıştı.Ortadoğu uzmanı Oytun Orhan Ankara-Kahire ilişkisinde siyasi sorunların sürdüğünü ancak siyasi sorunların en derin yaşandığı dönemde bile diplomatik ilişkilerin bütünüyle kopmadığını vurguluyor. Gelişmeleri DW Türkçe'ye değerlendiren Orhan, iki ülke için de Libya ve Doğu Akdeniz'de işbirliği fırsatı olduğunu söyledi. Orhan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun son açıklamasıyla Ankara'nın "ikili işbirliği ve çıkar" ilişkisine odaklandığını söylüyor.
Ankara'da hükümet çevrelerinde konuşulan "devletler arasında kalıcı düşmanlık olmaz" tezinin doğru ve güçlü olduğunu düşünen Orhan'a göre Ankara'nın Mısır ve İsrail'le ilişkilerde açılım politikasında ilerlemesinden daha doğal bir şeyin olmadığını savunuyor. Orhan, "Önümüzdeki süreçte siyasi liderlerin gerginliği tırmandıracak adımlardan kaçınacağı açık. Taraflar, güven artırıcı önlemleri geliştirmeye odaklandılar. Erdoğan ile Sisi'yi aynı fotoğraf karesinde göremeyiz ama iki liderin de Türkiye-Mısır ilişkisini geliştirecek açıklamalar yapacağı ortada" diyor.

Yakış: Krizi kendimiz yarattık

Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış, Türkiye’nin Mısır ve İsrail ve bölge ülkeleri ile yaşadığı sorunları kendisinin yarattığına ve şimdi bu sorunları çözmeye çalıştığına dikkat çekti. Yakış, "Ortadoğu'nun iki önemli ülkesi arasında ilişkilerin bozulması için hiçbir neden yok aslında. İlişkilerin düzelmesi, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını mezhepsel baza dayandırmayıp Müslüman Kardeşler'in koruyuculuğunu üstlenmekten vazgeçmesi ile mümkün olabilir" dedi.


İsrail Enerji Bakanı'ndan açıklama

İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, ülkesinin Türkiye ile iş birliğine hazır olduğunu açıkladı. Güney Kıbrıs basınına röportaj veren Steinitz, Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'ne (Eastmed) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçmişte İsrail gazının Türkiye'ye ihracı konusunda görüşmeler olduğunu ancak bundan bir sonuç alınmadığını hatırlatan Steinitz, şöyle devam etti: "Umarım bir gün Türkiye bölgeye katılır ve hatta Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun bir parçası olur. Çatışma yerine koordinasyonu seçer. Umarım tutumlarını değiştirirler. Biz Türkiye ile iş birliğine hazırız. Türkiye'yi çatışmanın kaynağı yerine bölgesel bir partner olarak görmek isteriz."

*******


“TÜRKİYE, ‘MÜSLÜMAN KARDEŞLER’ GİBİ UNSURLARI BİR KENARA BIRAKMALIDIR”

Onur Öymen (Emekli Büyükelçi) – Mısır’la uzun yıllardan beri birtakım genel sıkıntılarımız var. Bazı girişimler, iyi ilişki yaşanan dönemler yaşandı ama bir türlü normale dönemedi. Son zamanlardaki sıkıntıların temelinde “Müslüman Kardeşler” yatıyor. Müslüman Kardeşler’in tutumu Türkiye-Mısır ilişkilerine büyük etki ediyor. Mübarek döneminde Türkiye’nin Mısır’la ilişkileri biraz daha normaldi. Mübarek “Müslüman Kardeşler”e karşıydı ama bugünkü iktidar bu duruma karşı olmasına karşın ilişkilerini belli bir seviyede tuttu. Mübarek’in devrilmesinden sonra Tantavi geldiğinde ise Müslüman Kardeşler’in seçimlere girilmesine izin verildi, karşı bir tutum izlenmedi ve Türkiye bu sayede Mısır’la daha yakın ilişkiler kuruldu. Türkiye’nin de bu dönemde Mısır’la ilişkileri daha sıcaklaştı. O dönemde Recep Tayyip Erdoğan Mısır’ı ziyaret etti ve uzun vadeli siyasi, ekonomik anlaşmalar yapıldı. Tantavi’den sonra Mursi’nin gelmesiyle Türkiye’deki iktidarın Müslüman Kardeşler’e yakın olan tutumu sebebiyle o dönemde de çok büyük sıkıntılar yaşanmadı. Fakat Mursi’nin devrilmesi hapse atılması ve hapiste öldürülmesi Türkiye açısından ciddi sıkıntı yarattı ve Türkiye o dönem yaşananlardan İsrail’i sorumlu tuttu. O süreçten sonra Türkiye-Mısır ilişkileri çok soğudu.
Türkiye, Mısır’la ilişkilerini yeniden canlandırırsa ne olur? Arap ülkelerinin arasında liderlik iddiasında bulunan Mısır, ABD, İsrail, Avrupa ülkeleri ile ilişkilerini geliştirdi. Şu anda Mısır, Türkiye aleyhindeki grupların, yapılan anlaşmaların içerisinde bulunuyor. Örneğin; Doğu Akdeniz Petrol Platformu kurdular ve “Mısır, Güney Kıbrıs, Yunanistan, Ürdün ve İtalya” var içerisinde ama Türkiye yok. Doğu Akdeniz Dostluk Kurumu kurdular ve “Fransa, Bahreyn” var, Türkiye yine yok.
Türkiye Libya ile bir yetki alanları anlaşması imzaladı. Bunun üzerine Yunanistan Mısır’la, Libya ile olan koridorumuzu kesen başka bir koridor kurdu. Mısır şu anda Türkiye’ye karşı olan bir ülke konumunda bulunuyor. Türkiye Libya’da BM’lerin onayladığı yönetimi desteklerken, Mısır Hafter’i destekliyor. Türkiye’nin oradaki askeri müdahalelerine de karşı bir tutum içinde bulunuyor.
Türkiye ve Mısır ilişkilerinde yeni bir sayfanın açılması gerekiyor. Bu yeni sayfa için de sadece Türkiye’nin çabaları yetmiyor, Mısır’ın da çaba göstermesi gerekiyor. Türkiye aynı zamanda Müslüman Kardeşler gibi “dini unsurları” bir tarafa bırakmalıdır. Hem ulusal çıkarlarımızı, hem ekonomik hem de politik çıkarlarımızı koruyalım durumu olmuyor. Türkiye orada belli bir dini unsurların sözcüsü gibi davranıyor. Hepsinin aynı anda yürütülmesi mümkün değil. Türkiye ya birtakım “ırk, din, inanış” gibi konuları bir tarafa bırakarak uluslararası ilişkilerini yürütecek ya da şimdi olduğu gibi sıkıntılar yaşamaya devam edecek.

*******

“TÜRKİYE VE MISIR İLİŞKİLERİ, MISIR’IN KENDİ ÇIKARLARI İÇİN ÇOK DAHA ÖNCELİKLİDİR”

Tamer Taşkın (Güney Afrika Cumhuriyeti Fahri Konsolosu) – Benim gözümde Türkiye-Mısır ilişkileri bizden çok Mısır’ı ilgilendiriyor. Mısır, Afrika’da çok önemli çok potansiyelli bir ülke. Bizim de oraya hem ihracatımız hem de yüzlerce sanayicimizin fabrikası vardı. Keşke Türkiye-Mısır ilişkilerimiz bu şekilde yalanmasaydı. Ama ilişkilerin düzelmesi Mısır’ın çok daha fazla işine yarayacaktır. Bütün bir Afrika çalışmaları, ihracatı vb. için Mısır’ın Türkiye’ye pek bir yararı olmayacaktır. Mısır kendisi olarak çok değerli bir ülke fakat ben yanıma Mısır’ı alayım da Afrika pazarına daha rahat açılayım diyebileceğimiz bir ülke değildir. Türkiye halihazırda Afrika’da müteahhitlik ve diğer konularda anlaşmalar zaten yapıyor. Mısır’la ilişkilerimizi düzeltmek ülke nezdinde işimize yarayacaktır.
Mısır’la ilişkilerimizin düzelmesi kaybettiğimiz Mısır ihracatımızı geri kazandırır. Bir diğer yararı ise Avrupa ve ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı ihracat kotasını da orada yüzlerce sanayicimizle ve Mısır üzerinden ihracat yaparak aşmıştık. Mısır’da yüzlerce fabrika kurduk oranın pamuğunu ve işçiliğini kullandık. Bu sayede de ABD’nin ihracat kotasını aştık. Mısır’la ilişkileri düzeltmek iki ülke açısından da önemlidir çünkü Mısır çok önemli bir ülkedir. Ama belirttiğim gibi Afrika pazarı için bize herhangi bir kolaylık sağlaması ihtimali de yoktur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Ekonomistlere göre Türkiye bugün “yüksek enflasyon, Merkez Bankası’nın yıpranan kurumsal bağımsızlığı, fiyat istikrarsızlığı, azalan kredibilite, uzun vadeli plan ve ö...

Berat Albayrak'ın Kasım ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istifa etmesiyle başlayan döviz rezervleriyle ilgili tartışma büyüyerek devam ediyor.

CHP İstanbul Milletvekili “AKP döneminin en parlak olarak kabul edilen 2007 senesinde bile IMF’nin resmi yazıyla ‘Seçilmiş Yükselen Piyasa Ülkeleri içinde ‘En Kırılgan...

Kısa süre önce ‘normalleşme’ adı altında Covid-19 sürecinde alınan tedbirleri gevşeten Türkiye, tekrar sıkı tedbirler dönemine geçti. “Kısmi kapanma” şimdilik iki haft...

Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki güvenlik ve egemenlik haklarını düzenleyen Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılmasına tepki gösteren 104 emekli amirallerden 10'unun g...

Türkiye’de ekonomik kriz ve yoksulluğun boyutları icra dosyalarına yansıdı. Ocak ayından bugüne 2 milyonun üzerinde yeni icra evrakı açılırken icralık dosya sayısı 21 ...

Yazarlar