Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Mart başında kademeli normalleşme başlayacak

19.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Coronavirüsle mücadele kapsamında Kasım ayında kısıtlamaları genişleten Türkiye, Mart ayı itibariyle kademeli olarak ikinci normalleşme dönemine geçiyor. Yeni normalleşmede “yerinde karar” dönemine geçiliyor. İl bazında yapılacak sınıflandırmalara göre uygulanan yasaklar kaldırılacak ya da uzatılacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başta vaka ve aşılama sayıları olmak üzere çeşitli kriterler dikkate alınarak hafta sonu sokağa çıkma yasağının da kaldırılacağını duyurdu. Erdoğan, Kabine toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, "Mart, aşılamada çok mesafe kat edeceğimiz bir ay olacak. İllerimizi 4 gruba ayırarak mart başı itibariyle kademeli normalleşme sürecini başlatıyoruz" bilgisini verdi. Erdoğan, uzaktan eğitime devam eden öğrencilerin durumunun, illerdeki vaka sayısına göre değerlendirileceğini belirtti.

Erdoğan, esnafın merakla beklediği restoran, kafe, kıraathane ve benzeri esnafı rahatlatacak adımların yol haritasının da önümüzdeki günlerde açıklanacağını kaydederek, "Hafta sonu uygulamasından başlayarak sokağa çıkma sınırlamasını illerde vaka, aşılama ve diğer kriterlere göre aşamalı şekilde kaldırıyoruz. İllerimizi vaka, aşı oranları gibi kriterlere göre düşük, orta, yüksek, çok yüksek riskli olarak sınıflandıracağız. Normalleşme takvimini de buna göre yürüteceğiz" dedi.

Sokağa çıkma kısıtlamasına dair de bilgiler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hafta sonu uygulamasından başlayarak sokağa çıkma sınırlamasını da illerimizdeki vaka, aşılama ve diğer ilgili kriterlere göre aşamalı şekilde kaldırıyoruz. Vatandaşlarımız bu konuda ne kadar dikkatli olur, ne kadar hassas davranır, kendi illerindeki görünümü ne kadar iyileştirirlerse normalleşme takvimi de o derece hızlı ilerleyecektir. Tüm vatandaşlarımdan bir kez daha yürüttüğümüz mücadeleye destek vermesini istirham ediyorum.” ifadelerini kullandı.

DSÖ: “Böyle giderse başa döneriz!”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Ghebreyesus korkutan bir açıklama yaptı. Coronavirüs salgınına karşı tüm dünyada başlayan aşılama programlarının dünya nüfusunun büyük bir kısmına hala ulaşmadığının altını çizen Ghebreyesus, “Durumun böyle devam etmesi durumunda salgında başa dönebiliriz. 2,5 milyar nüfusu olan yaklaşık 130 ülkede henüz tek bir doz (Covid-19 aşısı) uygulanmadı. Salgına karşı tüm dünyada eş zamanlı mücadele verilmesi gerekiyor. Aksi takdirde başlangıç noktasına dönebiliriz.” uyarılarında bulundu.

Mutasyonlar konusunda da dikkat çeken bir açıklama yapan Ghebreyesus, “Aşının etkinliğini etkileyebilecek mutasyonları geciktirmek ve bulaşmayı azaltmak için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekiyor. Bulaşmayı şimdi durdurmazsak, bu pandemiyi kontrol altına almak için aşılardan beklenen faydalar yeterli olmayabilir.” dedi.

Sağlık Bakanlığı: “10 dakikada 1 aşı yapın”

Sağlık Bakanlığı, aile hekimliklerinde saat 13.30 ile 16.00 arasında 10 dakikada bir Covid-19 aşısı yapılabilmesi için randevu sisteminde düzenleme yaptı. Aile hekimleri, bu durumun kaosa neden olacağını belirterek aşılama merkezleri kurulması gerektiğini belirtiyor.

Öte yandan dünya genelinde de Türkiye’de de vaka sayılarında ciddi artışlar gözleniyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı 18 Şubat Perşembe verilerine göre Türkiye’de günlük; vaka sayısı 7 bin 241, hasta sayısı 640, ağır hasta sayısı 1187, vefat sayısı ise 83 olarak açıklandı.

*******

“Yeni mutasyonlar pandemi ile mücadeleyi sekteye uğratır mı?!”

Zeki Hozer (Dr.) –Hayır. Öncelikle, pandemi için tabloyu bir özetlemek isterim: Hafta başı itibari ile SARS-CoV-2 virüsünün Dünya çapında yaptığı hasarın bilançosu 2 milyon 411 bin 499 ölüm ve 109 milyon 390 bin 396 vaka sayısı şeklinde. Hâlihazırda hastalığı geçirenler 81 milyon 473 bin 852 kişiye ulaştı. Şu an klinik durumu orta düzeyde olan 25 milyon 353 bin 593 vaka değişik ülkelerin hastanelerinde takip edilirken 98 bin 476 hasta da yoğun bakım şartlarında desteğe ihtiyaç gösteriyor. Ölümlü vakalarda Amerika, Hindistan ve Brezilya 497 bin, 240 bin ve 140 bin sayıları ile ilk üç sırayı oluşturmakta. Avrupa’da da durum içler acısı: İngiltere çoktan 100 binleri geçti. İtalya, Fransa, Almanya ve İspanya’da bu rakamlara doğru seyrediyor. Bu ülkeler biliyorsunuz sağlık sistemlerinde en iyi alt yapı ve yüksek standartları nedeni ile Dünyaya örnek gösterilmekte idiler! Ülkemiz de 27 bin 471 ölüm ve 2 milyon 586 bin 183 toplam vaka sayısı ile küresel düzlemde ilk on ülke arasında.

Yukarıdaki paragraf bir anlamda pandeminin de tanımı: Viral bir salgının pandemi olarak tanımlanması için en azından 3 kriterden söz edilir ve bunlar 1)yeni bir virüs, 2)insandan insana kolay ve sürekli bir şekilde bulaşması ve son olarak da 3) çok sayıda ülkeyi etkilemesidir. Buna birinci aşamada Wuhan’da yerel insanlara ilk tanının konulması… Beşinci aşamada birkaç ülkede tespiti ve son aşama olan 6’da da WHO’nun (Dünya Sağlık Örgütü) pandemi ilanı bilgisini ekleyin. Pandemi sonrası genel olarak ülkeler salgını kontrol altına almak için üç aşamadan oluşan bir eylem planını devreye sokarlar. Sınırlama (containment), geciktirme (delay) ve hafifletme (mitigation). Sınırlamada hastalar karantinada tutulur, yurt içi ziyaretçi yasağı konur. Amaç, hastalığın ülke sınırlarında yayılmasını önlemektir. Geciktirmede ise ülke içi yayılımı ötelemek için okullar tatil edilir ya da etkinlikler yasaklanır. Hafifletmede ise hastalara odaklanılır ve gerekli tedaviler için ek önlemler anılır, yeni hastaneler açılır vs.

Bu tedbirler kuşkusuz ülkelerin sağlık alt yapıları ve hastalık yoğunluğuna, sosyoekonomik kapasitesi paralelinde değişiklikler arz eder. Ülkeler, mevcut kaynakları kapsamında kendi ulusal stratejilerini hazırlarlar ve küresel yanıt koordinasyonuna katılırlar. SARS-CoV-2 pandemisinde, Çin “hafifletme”, İtalya ise “geciktirme” tarzında ilk reaksiyonları göstermişlerdir. Hepsinde ortak hedef, bir yandan bilim insanlarına yeterli tedavi ve aşı çalışmaları için zaman kazandırırken sosyolojik düzlemde de toplumsal düzenin korunmasıdır.

Nitekim insanlık tarihi de 14. yüzyıldaki veba salgınından 2010 yolundaki H1N1 Kuş Gribi pandemisine kadar birçok salgının tarihidir aynı zamanda. Bu noktada virüs varyosları ve mutasyonları konusuna değinirsek, WHO(Dünya Sağlık Örgütü) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC-European Centre for Disease Prevention and Control) gibi kuruluşlar, tüm ülkelerin sağlık bakanlıkları ile beraber, pandemi etkeni olan virüsteki bu değişiklikleri sürekli takip eder. Mutasyonlar, bilindiği üzere virüsün genel yapısındaki değişikliklerdir, Varyant ise mutasyonla gelişen yeni virüslere denir ve mikroorganizmaları yaşam döngüsünde bunlar gözlenebilr. Son günlerde adı sıklıkla geçen, gerek Güney Afrika’da bulunan 501Y.V2 mutasyon gerekse CAL.20C Californiya ve Birleşik Krallık varyant ve mutasyonları bu kapsamdadır. Hâlihazırda virüsün yayılma hızı ve mantalitesi üzerine etkileri inceleme safhasındadır ama aşıların etkililiği üzerinde bir olumsuz değişim olmadığı açıklanmıştır. Peki, şimdi ne olacak?

Sağlık Bakanlığı açıklamaları referans alındığında günlük 1.3 milyon civarında aşı yapma kapasitemiz var ve bir toplum için yüzde 70’e yakın bağışıklık ile salgını söndürmek mümkün olacağından(ki terminolojide “sürü bağışıklığı” deniyor) ,56 milyon insanımız aşılanmalı yani 43 gün sürecek bir maraton… Sonra ikinci doz yapılacak. İkinci doz sonrası yüzde 90’ın üzerinde bir bağışıklık görülebiliyor. Oluşan antikorlar da 4-6 ay vücutta tespit edilebiliyor. Kabaca mart sonuna hedef grup aşılamalarında ilk dozlar verilebilirse, ikinci aşamanın da Nisan ortasında tamamlanması beklenebilir. Yani yılın ikinci yarısı maske, fizik mesafe ve hijyene dikkat ederek tüm sektörlerin kademeli açılması mümkün olabilir. Artı olarak yazın gelmesi ile solunum enfeksiyonları için en büyük handikap olan kapalı alan bulaşılarından da korunmuş olacağız.
Sonuç olarak; gerek tedbirlerin yeterli olmaması gerekse yeni mutasyonlarla vaka sayılarında artışlar ya da yeni dalgalar olsa da, bir şekilde bu yıl içinde pandemiyi sınırlamak ve sonlandırmak mümkün olacak ve Dünya, pandemi ile ötelediği iklim değişikliği, habitat daralması, ekonomik krizler ve insan hakları ve demokrasi sorunları ile baş başa kalacak. Maalesef bunların çözümü pandemi kadar kolay değil.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir depreminden en çok etkilenen ilçenin Belediye Başkanı “Kentsel dönüşüm haritamız hazır” dedi.

Sisam (Samos) fayının kırılmasıyla oluşan deprem sonrası, özellikle Bayraklı ve Karşıyaka ilçelerinde 116 kişi hayatını kaybetti, 1034 kişi yaralandı. 500’ü aşkın bina...

Türkiye bir yandan Coronavirüsüyle mücadelesini sürdürürken bir taraftan da normalleşme adımlarını atmaya başladı. Bu normalleşmenin en önemli göstergelerinden birini ...

Ekonomik kriz ve coronavirüs salgını etkileri özellikle düşük gelirli aileleri zorlamaya başladı. Türkiye'de gıda ürünlerindeki fiyat artışları nedeniyle yaşanan geçim...

Bir taraftan Türkiye ile istikşafi görüşmeleri sürdürürken, tansiyonu da yüksek tutmaya çalışan Komşu, son olarak Ege’nin uluslararası sularında bilimsel ve teknik ara...

Türkiye'de yaşanan ekonomik krize, Pandemi yasak ve kısıtlamaları da eklenince vatandaşlar, esnaf, çiftçi, şirketler “maddi olarak” zor duruma düştü. 2020’de “şirket i...

Cumhur İttifakı, son günlerde muhalefete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Uzmanlara göre muhalefete yönelik artan baskı, kullanılan sert dil, iktidar partilerinin ...

Yazarlar
Website Security Test