Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Muharrem ve Müsavat gerilimleri Millet İttifakı’nı “içten” sarsıyor

12.2.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kamuoyu anketlerine göre Cumhur İttifakı’nın oyları eriyor. Olası bir seçimde Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimi için gerekli yüzde 50+1 oyu alması zor gözüküyor ve bu nedenle siyaset kulislerinde yeni arayışlar içinde olduğu ifade ediliyor. Arayışlardan biri de muhalefet cephesini bölmek. Millet İttifakı’nın iki büyük partisi CHP ve İYİ Parti son dönemde parti içi gerilimin odağında bulunuyor. CHP’de üç milletvekilinin ardından Muharrem İnce de parti kurmak üzere istifa etti.

MEHMET KOCABIYIK

İYİ Parti'de de küskün milletvekillerinin istifa edebileceği konuşuluyor. İhraç edildikten sonra mahkeme kararıyla partiye dönen Ümit Özdağ'ın da parti kurma hazırlığı yaptığı iddia ediliyor. İYİ Parti’de küskünlerden biri olan İzmir Milletvekili Aytun Çıray'a, Genel Başkan Meral Akşener, siyasi başdanışmanlık görevi verdi. Çıray’ın Meral Akşener ile görüştükten sonra ‘başdanışman’ atandığı” açıklanınca, “parti içinde bir gerilim daha” yaşandı.

Kamuoyu yoklamalarında “istikrarlı bir yükseliş gösterildiği” bir sırada İYİ Parti’de böyle bir “zirve gerilimi” beklenmiyordu. Kulislerde “Yurdu karış karış dolaşan” Genel Başkan’ın “böyle bir atama yapmasında” kamuoyu yoklamalarında “yüksek bir yüzde ‘kararsız’ oyların önemli bir rol oynadığına dikkat çekilirken… Bu atamaya İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu “sert şekilde” karşı çıktı.
Dervişoğlu, sosyal medya hesabında “ağır” bir açıklama yaptı: “Bir ince satış var lakin malı ve taciri ifşa etmeden önce, ince ince düşünmemiz gerekiyor. Hiç kimse beni öfkeyle laf söylemeye ve kontrolsüz adımlar atmaya zorlamasın. Bunca tecrübeyi, gözümden sapanla vurulmak için yaşamadım. Sadece bilinsin istedim. Parti politikalarını bu denli istiskal ve parti yöneticilerine bunca hakaretten sonra, o makam, o kişiye az gelir. Önünü açmak lazım.”

İYİ Parti’nin 2. olağan kurultayında yaşanan ve karşılıklı “sert iddialar” ile ortaya çıkan gerilimde, “kendilerinin liste dışında bırakılmasını sağlayan” bir senaryonun sahneye konduğunu belirten grubun içinde idi” Aytun Çıray ve bu gruba “sözcülük” yapmıştı. Bu arada partiden istifalar olmuş ama Çıray istifa etmemişti.

Parti kurulurken Müsavat Dervişoğlu’nun MHP’den, Aytun Çıray’ın CHP’den geldikleri göz önüne alındığında, “bu gerilimde, Dervişoğlu’nun ‘milliyetçi / muhafazakar cepheyi, Aytun Çıray’ın ise merkez sağ cepheyi temsil ettiklerine” dikkat çekilen kulislerde cevabı aranan iki soru var:

“Bu gerilim geçiştirilebilecek mi, yoksa partinin geleceğinin çizileceği bir süreci etkileyerek” partide “parti kuracağı” belirtilen Prof. Dr. Ümit Özdağ gibi bir gelişme daha mı olacak?

Genel Başkan Meral Akşener, “Partisini ‘milletçi / muhafazakar ağırlıklı’ görünen bir parti olmaktan, ‘Merkez sağ’ bir parti rotasına çevirmeye” mi niyetli?

Aytun Çıray ise, Dervişoğlu’nun bu çıkışına “Akşener ile yaptığımız görüşmede Türkiye ile ilgili bütün meseleleri konuştuk. Zaten parti içi konuları kurultaydan hemen sonra yaptığımız görüşmede konuşmuştu. Bu görüşmede belki 10 dakika bile parti içi meselelere yer vermemişizdir. Yapılan atamayı memnuniyetle kabul ettim” cevabını verdi.

Çıray, “Olağanüstü kurultaydaki liste krizinde yaptığı açıklamalardan sonra başdanışman olarak atanmasına karşı” eleştirileri ise “Demokrasinin icabı” olarak niteleyerek “Ben hiçbir zaman partime, siyasete küskün olmadım. Siyasi partilerde her zaman pürüzler olabilir, önemli olan bunları çözmek” dedi.

Muharrem İnce, CHP’den istifa etti

Memleket Hareketi'ni kuran ve yeni partiyle yola devam etme kararı alan Muharrem İnce, CHP'den istifa ettiğini açıkladı. “CHP artık bir tabeladan ibaret, benim hedefim yüzde 50+1” ifadelerini kullanan Muharrem İnce, “Atatürk’ün kurduğu CHP kendi ilkelerinden uzaklaşmıştır. İdeolojik savrulmalar yaşamaktadır. Yöneticiler ile seçmen arasında derin bir uçurum oluşmuştur” dedi. Bir basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, şu açıklamalarda bulundu:

“Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler biz atanmış rektör istemiyoruz deyince sayın Erdoğan yürekleri yetse cumhurbaşkanına da istifa diyecekler’ dedi. Acaba muhalefet bir şey diyecek mi diye bekledim, muhalefetten tık yok. Milyonlarca yüreği yeten bir insan var bu toplumda. Ben onların sözcüsü olarak diyorum ki: Evet, istifa etmelisin! Bu muhalefet diyemiyor bunu, meydan okuyamıyor. Toplumu karpuz gibi bölmüşler, herkes yerinden memnun ama biz memnun değiliz. Biz üçüncü bir yol sunuyoruz insanların önüne. Alternatif çözüm üretemeyen bir muhalefet Türkiye'nin kaderi bu olamaz. Türkiye sahipsiz değildir, çözüm vardır umut vardır büyük sorunlar köhnemiş yöntemlerle çözülemez. Biz Türkiye'ye bir fırsat bir çıkış yolu bir seçenek olacağız. Özgür bir Türkiye yaratacağız. Rahmetli Demirel'in tanımıyla konuşan bir Türkiye adaleti tesis edeceğiz ve bu ülkenin gençlerini teknolojiyle tanıştıracağız. Vicdan olacak her yaptığımız işte. Önce vicdan üretim olacak, üretim refahın tabana yayacağız.
Gelelim muhalefete. Parti içi demokrasiyi yok edip ülkeye demokrasi vaat edersen kimse sana inanmaz. Atatürk isminin silindiği AKP iktidarında Atatürk diyemeyen CHP yöneticilerinin de olması içimizi kan ağlatmaktadır. Potansiyeline güvenmeyip dostlarına bel bağlayan tek ana muhalefet CHP’dir. CHP artık bir tabeladan ibaret, benim hedefim 50+1.

Atatürk’ün kurduğu CHP kendi ilkelerinden uzaklaşmıştır. İdeolojik savrulmalar yaşamaktadır. Yöneticiler ile seçmen arasında derin bir uçurum oluşmuştur.

Cefasını çekenler başka sefasını sürenler başka. Bugün bir yol ayrımında olduğumu biliyorum. 42 yılın sonunda kafamda siyah saç kalmadı. 42 yıl içinde her kademede görev yaptım. Hâlâ Atatürkçüyüm. Hâlâ kurucu değerlere sımsıkı bağlıyım.

ABD’den demokrasi dilenenlerle yolumu ayırıyorum… Mustafa Kemal Atatürk diyemeyenlerle yolumu ayırıyorum. Atatürk’e kefere diyenlerle yolumu ayırıyorum.”

CHP Genel Merkezi’nden de “İstifa kabul edilmiştir” açıklaması yapılırken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu “Demokrasilerde bunlar olabilir. Parti kuranlar daha önce de oldu” dedi..

*******

“TÜRKÇÜ OLMAYAN ATATÜRKÇÜLERDEN, ATATÜRK’Ü OLMAYAN TÜRKÇÜLERDEN HAYIR GELMEZ”

Namık Kemal Zeybek (Eski Kültür Bakanı) –Siyasi partileri de, diğer tüm olayları da karşıtıyla anlamak yani diyalektiğiyle bakmak gerekir. Hayatın diyalektiği olduğu gibi siyasi partilerin de vardır ve bir kavram bir nesne karşıtıyla anlaşılır. CHP’nin içinde yaşananlara sadece CHP olarak algılamak, içine iktidar partisini dâhil etmemek konuyu anlamak açısından doğru bir yöntem değildir. Muharrem Bey’in istifa ederken kullandığı sözler öyle basit şeyler değil, aksine çok büyük söylemlerdir. Muharrem İnce, CHP’yi kurucu değerlerden uzaklaşma ile suçluyor ve bu çok ciddi bir suçlamadır. Öte yandan bu suçlamayı duyanların aklına gelen soru, “kurucu değerlerden uzaklaşma daha yeni mi oldu” sorusudur. Toplumun aklı da bu soruyu ve Muharrem Bey’in Cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci ve sonrasında yaşananları sorgulayacaktır. Muharrem Bey ve partiden ayrılan diğer milletvekilleri kuracakları partiden umduklarını bulamayacaklardır.

CHP’nin içinde kendilerine geçecek oy kitlesi, ancak partiden dışlananlar, partinin gidişatını doğru bulmayanlar kendilerine ifade yeri bulurlar ve orada konuşlanırlar. Ama ben Muharrem Bey ve kuracağı partisinin çok büyük bir etki yaratacağını düşünmüyorum. Bunun böyle olmasının Muharrem Bey ve partisinin haksız, yetersiz olduğunu göstermez. Bu, durumun tabiatı gereği olarak yaşanan tabii bir akışıdır. CHP’nin kurucu değerlerden uzaklaştığı da bir gerçektir. Örneğin; CHP, laikliği eskisi gibi savunmamakta bunun mücadelesini yeterince vermemektedir. En önemlisi de İstanbul İl Başkanı’nı da korumaya devam ediliyor. Canan Hanım çok başarılı bir insan olabilir ancak “Atatürk” diyemeyişi ve söylemlerinin kurucu değerlerle bağdaşmadığı da ortadadır. Bu bakımdan da Muharrem Bey’in CHP eleştirilerinde haklılık payı vardır. CHP’de Kemal Bey’in ya da CHP kadrolarındaki isimlerin dürüst olmadığına dair de bir durum söz konusu değildir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun dürüstlüğüne zaten kimse bir şey demiyor. Sadece CHP’den geçecek oylar değil AKP tarafının da başta belirttiğimiz diyalektik kavramıyla bir bütün halinde incelenmelidir. AKP tarafında hâlâ, “AKP giderse ne olacak” diye endişelenen bir kitle var. Ama ben CHP’deki bu dalgalanmanın çok uzun süreceğini düşünmüyor, yakın zamanda suların durulacağını öngörüyorum.

İYİ Parti tarafına gelecek olursak; Meral Hanım’ın büyük bir tırmanışa geçtiği ortadadır. Sürekli sahada esnafın vatandaşın yanında olan, çok çalışan, cesur bir Meral Akşener var. Meral Hanım’ın bakanlıkları döneminde de en öne çıkan özelliği zaten cesaretiydi, çok cesur bir insan. İYİ Parti tüm kadrolarıyla sahada ve diğer partilere bu konuda açık ara fark atmış durumdalar. Meral Hanım sahada vatandaşın yüreğine dokunuyor ve bunun da elbette ki kendisine bir karşılığı var. Meral Hanım’ın propaganda ve teknikleri konusunda kişisel olarak uzman ve bilgili olduğunu da biliyorum. Dolayısıyla da İYİ Parti ve kendisi bir tırmanışa geçti. MHP’den ayrılan bu kadronun ayrılma sebebi “MHP’nin değerlerinden uzaklaşması ve gerçek MHP biziz” vurgusu üzerinden yapıldı. Meral Akşener; saman zaman bu “gerçek MHP” vurgusunu çekinmeden zaten söylüyor. Ama partisini de MHP dışında da geliştirmek ve genişletmek istediği de gözlemleniyor. Kendisinin parti içindeki sıkıntı ve sorunları bir krize dönüşmemesi ve partinin güçlü olması yönünde de çalıştığını görüyoruz. İYİ Parti yeni kurulmuş ve yükselişte olan bir parti, Meral Hanım da partide çok büyük krizlerin olmasına izin vermemek adına birtakım adımlar atıyor.

Başka bir partiden bölünerek kurulmuş yeni partilerin “genellikle” başarılı olamadığını görüyoruz. Bunu son dönemde Refah Partisi’nden bölünerek oluşan AKP başarabildi. Ancak onların başarısı diğer partiden ayrılanlar ve o parti düşüncesinde hareket edenler değil, çok daha farklı söylemlerle ortaya çıkan ve büyük kurulan bir parti niteliğiyle bunu başarabilmiştir. Ümit Özdağ’ın da parti kurabilme ihtimali bu açıdan değerlendirilebilir. Ancak Ümit Özdağ’ın kendini çok geliştirmiş, bilgili ve özellikle de sert söylemleri itibarıyla kamuoyunda belli bir yer edinebilmesi de mümkündür.

Maalesef; Türkiye’de gerçek anlamıyla, Cumhuriyet’in “gerçek değerlerine” bağlı, gerçek bir siyasi parti bulunmuyor. Gerçek değerler sadece belli bir alanı kabullenmekle olmaz. Mahmut Esat Bozkurt, Dr. Reşit Galip, Şakir Zümre gibi isimleri de bilmek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkçülüğünü, ulusçuluğunu ama öte yandan insanlık duygusunu da bilerek olur. Türkçü olmayan Atatürkçülerden, Atatürk’ü olmayan Türkçülerden hayır gelmez.

*******

“YAPILAN, GENEL BAŞKAN’A VEKİLİNİN SAYGISIZLIĞIDIR!..”

Öcal Uluç (Gazeteci Yazar) –Müsavat Dervişoğlu, MHP’de İzmir İl Başkanlığı döneminde, İYİ Parti’de de “özellikle seçimli süreçlerde, İzmir başta Ege Bölgesi’nden sorumlu olduğu” dönemlerde, MHP’yi de, İYİ Parti’yi de “hak ettikleri milletvekilliklerinden mahrum bırakmayı başaran” bir siyasetçidir ve de, partinin milliyetçi / muhafazakar bölümünün öncülerindendir!..

Ülke siyasetinin çok hassas bir süreçten geçtiği, İYİ Parti’nin “yükselme işaretleri verdiği” bir dönemde… Dahası, “partiyi bölme çabalarının ortaya çıktığı ve yankılarının basına ve kulislere yaygın olarak aksettiği” günlerde… Lider Meral Akşener’in, Parti tabanındaki “merkez sağdaki” insanları tutabilmek ve yeni kurulan partilerin göz diktikleri “merkez sağ düşüncesindeki ‘kararsız vatandaşları’ da parti tabana davet etmek ve katmak için attığı bir adımı”, hele de senin gibi “çok tecrübeli” bir siyasetçinin Genel Başkan ile konuşmadan Sosyal Medya hesabından “ağır şekilde eleştirmesi”, eğer “Meclis Grup Başkan Vekili olma” etiketi başını döndürmediyse, kime hizmettir ve nasıl bir niyettir?..

Ona sormak gerek; o sosyal medya açıklamasından sonra, o Genel Başkan’a Meclis’te nasıl vekalet edeceksin? Ve daha da kötüsü, o Genel Başkan bundan böyle sana nasıl güvenecek?..
Partide “merkez sağı temsil eden” ve “başkanvekili olduğun Meclis Grubu’nda olan” ve de senin gibi İzmir’i temsil eden “DYP – ANAP – CHP çizgisinden partiye gelen” Aytun Çıray’ın yüzüne nasıl bakacaksın?..

CHP cephesine gelince, Muharrem İnce, “Cumhurbaşkanlığı’nda aday olabilme partisi” kurdu. Kurduğu parti de, kendisi de hayallerini gerçekleştiremeyecek. Bu konuda görüşüm, gazetemin 3’üncü sayfasındaki köşemdedir!.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir depreminden en çok etkilenen ilçenin Belediye Başkanı “Kentsel dönüşüm haritamız hazır” dedi.

Sisam (Samos) fayının kırılmasıyla oluşan deprem sonrası, özellikle Bayraklı ve Karşıyaka ilçelerinde 116 kişi hayatını kaybetti, 1034 kişi yaralandı. 500’ü aşkın bina...

Türkiye bir yandan Coronavirüsüyle mücadelesini sürdürürken bir taraftan da normalleşme adımlarını atmaya başladı. Bu normalleşmenin en önemli göstergelerinden birini ...

Ekonomik kriz ve coronavirüs salgını etkileri özellikle düşük gelirli aileleri zorlamaya başladı. Türkiye'de gıda ürünlerindeki fiyat artışları nedeniyle yaşanan geçim...

Bir taraftan Türkiye ile istikşafi görüşmeleri sürdürürken, tansiyonu da yüksek tutmaya çalışan Komşu, son olarak Ege’nin uluslararası sularında bilimsel ve teknik ara...

Türkiye'de yaşanan ekonomik krize, Pandemi yasak ve kısıtlamaları da eklenince vatandaşlar, esnaf, çiftçi, şirketler “maddi olarak” zor duruma düştü. 2020’de “şirket i...

Cumhur İttifakı, son günlerde muhalefete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Uzmanlara göre muhalefete yönelik artan baskı, kullanılan sert dil, iktidar partilerinin ...

Yazarlar
Website Security Test