Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Politik çekişme ve baskı “şiddet” olarak sokaklara mı iniyor?

23.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

MHP yöneticilerinin ve İçişleri Bakanı’nın açıklamaları tepki ile karşılanırken, “ülke güvenliği” sorgulanmaya başladı.

Türkiye’de son yıllarda siyasette nefret söyleminin ve ayrımcı dilin artmasıyla birçok siyasetçi ve gazeteci saldırıya uğradı. Geçen hafta art arda yaşanan 3 saldırı, durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Muhaliflere yönelik baskı her geçen gün artarken, “sokak saldırıları” da ülke gündeminin başına yerleşti.

Son olarak Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Ankara'da evinin önünde “Cuma namazına gitmek için” arabasına binerken 5 kişinin saldırısına uğradı. Yaralanan Özdağ, hastaneye kaldırıldı. Türkiye bu haberleri konuşurken, milliyetçi çizgideki muhalif Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu da evinin önünde arabasına binerken 3 kişinin saldırısına uğradı. Aynı gün KRT’de program yapan eski Ülkü Ocakları Başkanı, Avukat Afşin Hatipoğlu evine giderken maskeli üç kişilerin saldırısına uğradı.

Saldırıların her üçünün de yakın saatlerde ve aynı yöntemle gerçekleştirilmesi “organize eylem” değerlendirmesine yol açtı. Saldırılar, muhaliflere yönelik sindirme operasyonu olarak yorumlardı. Selçuk Özdağ’a yapılan saldırının MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile aralarında yaşanan tartışmadan sonra meydana gelmesi dikkat çekti.  Semih Yalçın, saldırının ardından “Bu hareketin delisi çoktur. Talimat falan dinlemezler” sözleri ise saldırıyı kınamadıklarını gösterdi.

Saldırılar için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “kişisel ve tepkisel” demesi de büyük tepki gördü.

Siyasetçi ve gazetecilere yönelik saldırı, Cumhur İttifakı’nın iki ortağı AKP ve MHP dışında tüm siyasi parti genel başkanları tarafından kınandı. Gelecek Partisi Genel Başkanı eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizzat birlikte çalıştığı bir siyasetçiye yönelik bu saldırı hakkında Cumhurbaşkanından açıklama bekliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Özdağ’ı telefonla arıyarak “Olayı sorduğu ve ‘geçmiş olsun’ dediği” açıklandı.

Selçuk Özdağ ise, saldırının ardından sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamasında, “Milletimiz için söyleyecek sözü olmayanların silaha sarılması tek kelimeyle acziyettir. Bu acizlerin ülkemize kan ve gözyaşı vaadine inat sözümüzü yükselteceğiz” dedi.

Orhan Uğuroğlu, emniyette verdiği ifadesinde saldırganların “MHP’den geliyoruz. MHP’yi eleştirme. Ülkücüler bunun hesabını sorar” dediğini söyledi.

Özdağ’a yapılan saldırının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Yürütülen soruşturma kapsamında 19 Ocak’ta G.T. ve A.G.’nin tutuklanmasına karar verdi.

Kılıçdaroğlu’na linç girişimi

Son olarak art arda yaşanan 3 saldırı, geçmişte meydana gelen ve yankı uyandıran bazı saldırı da gündeme getirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu, AKP ve MHP’nin “CHP terör örgütleriyle işbirliği içinde, HDP ile ittifak yapıyor” şeklindeki hedef göstermeleri sonucu 21 Nisan 2019 günü Çubuk’ta katıldığı bir askerin cenaze töreninde bir grubun saldırısına uğradı. Kılıçdaroğlu maruz kaldığı linç girişiminden korunmak için çevredeki bir eve götürüldü. Saldırganlar evin çevresinde “yakın o evi yakın” diye sözlü saldırıda da bulundu. Aracının camları saldırganlar tarafından kırılan Kılıçdaroğlu, zırhlı araçla bölgeden uzaklaştırıldı. Olay sonrası Kılıçdaroğlu’na saldıran 9 kişiden 8’i serbest bırakıldı, yumruk atan Osman Sarıgün ise kısa süre gözaltında tutulduktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

TİP Hatay Milletvekili Barış Atay, İstanbul’da 31 Ağustos 2020 günü gece saatlerinde 4 kişilik bir grubun “vatan haini” diyerek saldırısına uğradı.

Muhalifler saldırıya uğruyor

Türkiye’de son birkaç yıl içinde çok sayıda muhalif gazeteci saldırıya uğradı. Özellikle milliyetçi kanatta yer alan ancak MHP'nin AKP ile birlikte uyguladığı politikaları eleştiren Ahmet Takan, Sabahattin Önkibar, Yavuz Selim Demirağ, Murat İde saldırıya uğrayan isimler arasında. Gazetecilere saldırının failleri kısa süreli sorgulama ve gözaltının ardından serbest bırakılırken, ülkenin başkenti Ankara’da yaşanan son saldırının ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, isim vererek yeni gazetecileri hedef alması dikkat çekti.

Bahçeli, Selçuk Özdağ ve iki gazetecinin uğradığı saldırıların ardından partisine yönelik eleştirilere yanıt verirken Elif Çakır, Taha Akyol ve Yıldıray Oğur'u "Karar Gazetesi’nin kiralık köşe yazarları" ve "sahte gazeteciler" olarak nitelendirmişti. Bahçeli, “Köşesiz sözde yazarlar MHP’yi hafife almasınlar, MHP’ye kara çalmasınlar" tehdidi savurdu.

 

80 öncesini çağrıştırıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Selçuk Özdağ, Orhan Uğuroğlu, Afşin Hatipoğlu'nun saldırıya uğraması ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Karar gazetesi yazarlarını hedef göstermesine ilişkin olarak, siyasetçilerin hedef gösterdiği isimlerin saldırıların hedefi olmasının 80 öncesini çağrıştırdığını belirterek “Olanlar 80 öncesini çağrıştırıyor. Gazetecilerin düşmanlaştırılması, hedef gösterilmesi doğru değil. 80 öncesini yaşayan biz siyasetçilerin buna özellikle dikkat etmemiz lazım" dedi.

Yanına kar kalıyor

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, saldırıları kınadığını belirterek, “Bu tür saldırganların yaptığı yanına kâr kalıyor Türkiye’de. Benim evim basıldı saldırganların tümü beraat etti. Sayın Selçuk Özdağ konusunda bunların yaşanmamasını temenni ediyorum” dedi.

Bu arada saldırıya siyasi partilerden de tepki geldi. Sosyal medya hesapları üzerinden açıklama yapan siyasi parti liderleri saldırını sorumlularının bulunmasını istedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, siyasetçilere ve gazetecilere yapılan saldırılara karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sessiz kalmasına tepki gösterdi. Karamollaoğlu, “Bu saldırılara karşı Sayın Cumhurbaşkanı'nın sessizliği bizi şaşırtmaktadır. Yetkililer bu durum karşısında sessiz kalamaz, kalmamalıdır” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Özdağ’a saldırıyı kınayarak, “Siyaseti hedef alan bu saldırının failleri bir an önce yakalanmalı, olay yargı tarafından tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır” dedi.

Yazılı bir açıklama yapan HDP ise şu görüşleri dile getirdi: “Bu saldırıyı muhalefete ve demokratik siyasete, iktidara karşı ortaya çıkan alternatif arayışlara yönelik bir saldırı olarak nitelendiriyoruz. Söz konusu saldırının tam da siyaseti ve siyasetçileri hedef gösteren yaklaşımların rutin hale geldiği ve sorumluların aklandığı bir dönemde gerçekleştirilmesi tesadüf değildir.”

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve AKP Ankara Milletvekili ve TBMM Grup Başkanı Naci Bostancı da saldırıyı kınadı. Bakan Gül, yaralanan Selçuk Özdağ ve beraberindekilere acil şifalar diledi ve saldırının faillerinin hukuk önünde hesap vereceğini kaydetti. AKP Grup Başkanı Bostancı da geçmiş olsun dileklerini iletti ve ilgili kurumların gerekli tahkikatı yapacaklarını bildirdi.

 “SİYASETİN DİLİ ŞİDDETTEN ARINMALIDIR “

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci / Yazar) – Ankara’da yaşanan, muhalif siyasetçi ve gazetecilere yönelik saldırılar, vatandaşı tedirgin etti. Ülkemizde geçmişte yaşanan benzeri acılar belleklerde canlandı. Acaba bazı çevreler, yeniden böylesi acılar mı yaşatmak istiyordu?

Aslında bir süredir, özellikle siyaset alanında, ötekileştirmenin, gerginliğin, kutuplaştırmanın tırmandırıldığına tanık oluyorduk. Başta iktidar blokunu oluşturan partiler olmak üzere, bazı siyasal çevreler bundan medet umuyorlardı. Kendi tabanlarını konsolide etmek adına, böylesi bir siyaset dilinin ve söyleminin işlerine yarayacağını düşünüyorlardı. Bu nedenle de siyasetin dilini, üslubunu alabildiğine gerginleştiriyorlardı.

Oysa siyasal iktidarı ellerinde tutanların ve yönetim sorumluluğu taşıyanların, ülkeyi, halkı esenlikle yönetmek ve ayrımsız tüm yurttaşları kucaklayıp, barış içinde yaşatmak gibi temel bir sorumlulukları vardır. Bu yönetsel, etik ve vicdani sorumluluk, hiçbir küçük siyasal çıkar hesabına kurban edilemez, edilmemelidir.

Halen yaşadığımız salgın tehlikesi ve ekonomik problemler, insanları neredeyse nefes alamaz hale getirmiştir. Böylesi güç ve zorlu bir dönemde, siyaset kurumunun, sorun yaratan ve var olan sorunları büyüten değil, tam tersine sorun çözen konumda olması gerekir. Bunun yolu da başta siyaset alanı olmak üzere, hayatın tüm alanlarında barışçı ve kucaklayıcı bir yaklaşımın egemen olmasından geçmektedir. Siyasetin dili, üslubu; gerginlikten, şiddetten, çatışmadan arındırılmalıdır. Siyaset uğraşısı ve siyasal mücadele, farklılıklara saygı temelinde, evrensel değerlere ve kurallara uygun olarak, demokratik yol ve yöntemlerle yapılmalıdır.

Bugünlerde hiç unutulmaması ve her daim akılda tutulması gereken temel bir gerçekliğe dikkat çekmek ve altını kalınca çizmek istiyoruz.İçinde bulunduğumuz sıkıntılı dönemde, yurttaşlarımızın, halkımızın, barışa ve huzura, her zamandan daha fazla ihtiyacı var!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Bir taraftan Türkiye ile istikşafi görüşmeleri sürdürürken, tansiyonu da yüksek tutmaya çalışan Komşu, son olarak Ege’nin uluslararası sularında bilimsel ve teknik ara...

Türkiye'de yaşanan ekonomik krize, Pandemi yasak ve kısıtlamaları da eklenince vatandaşlar, esnaf, çiftçi, şirketler “maddi olarak” zor duruma düştü. 2020’de “şirket i...

Cumhur İttifakı, son günlerde muhalefete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Uzmanlara göre muhalefete yönelik artan baskı, kullanılan sert dil, iktidar partilerinin ...

İNG Global İcra Kurulu Üyesi ve Pazar Liderleri Bölge Başkanı Abay “Pandemi insanlık için derslerle dolu. Bir yandan da fırsat aslında. Eskiden ‘Olmaz’ dediğimiz çok ş...

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları nedeniyle mağdur olan çiftçiler dördüncü defa Ankara’da eylem yaptı. Eylem için Türkiye’nin değişik illerinden Ankar...

ABD Doları, 2020’de Covid-19 salgını ile birlikte, küresel piyasalarda düşme eğilimine girerek 2018 seviyelerine gerilerken, Türkiye’de tarihi zirveleri görmüştü. Bu s...

Yazarlar
Website Security Test