Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Açık” Ayasofya açılırken… Kapanan kepenkler binlerce…

24.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başta AVM’lerdeki mağaza, lokanta ve kafeler olmak üzere kapanan, satılmaya çalışılan işyerlerinin, dükkanların, mağazaların sayısındaki artış önlenemiyor. GÖZLEM uzmanlara “Ne yapılması gerekiyor” sorusunu sordu, işte görüşleri…

Normalleşme takvimine 1 Haziran itibarıyla resmi olarak başlayan perakende sektörü ve ticaretin can damarı olan esnaf, daralan iş hacmiyle birlikte birer birer kepenk kapatıyor. Esnaf tarafında Haziran ayında 7 binin üzerinde işyerinin kepenk kapatması ile son 5 yılın zirve rakamına ulaşılırken, marka sahipleri ise verimsiz ve ciroda yetersiz olan yüzde 20'lik bir dilim oluşturan mağazaları hem caddede hem de alışveriş merkezlerinde (AVM) kapatmaya başladı.

Corona virüsü salgını nedeniyle satışlarda tarihi düşüşler yaşayan iş yerlerinde kapanmalar başladı. Sektör temsilcileri, önlem alınmadığı takdirde kapanmaların çok daha yüksek oranları bulabileceği uyarısında bulundu. TESK verilerine göre Haziran ayında 7 bin 222 esnaf kepenk kapattı. İnternet üzerindeki satılık dükkan ilanları yüzde 51 arttı. Açılan dükkan sayısının artış hızındaki yavaşlama da dikkat çekiyor. AVM mağazaları oldukça zor günler geçirirken kiracılar ile dükkan sahipleri arasında kira pazarlıkları sürüyor.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) verilerine, Bu yılın ilk 6 ayında kapanan işyeri sayısı 35 bin 965 oldu. Sadece Haziran ayında 7 bin 222 işyeri kepenk indirmek zorunda kaldı. TESK Başkanı Bendevi Palandöken, en az 60 aya yayılacak bir vadelendirme ile esnafa özel kredi paketi hazırlanması gerektiğini söyledi. “İnsanların elinde ürün kaldı. 4 aydır kapalı olan sektörler var. Bunlar da istihdam odaklı. Burada bir paket hazırlanıp borçlarının en az 60 aya yayılması gerekiyor” diyen Palandöken, normalleşme sürecinin tamamlanmadığına dikkat çekti.

Pandeminin en çok alt gelir grubunu ve esnafı vurduğunu belirten Palandöken, “Sektörler iş yapamaz hale geldi. 65 yaş kısıtlaması nedeni ile bu yaş grubundaki esnaf zarara girdi. Büyük hacimli dükkanların hepsi boş. En işlek caddelerin üzerlerindeki iş yerlerinde bile müşteri kaybı var. Eğlence sektörü, barlar, içkili yerler açılamadı. En yüksek kiralar onlardaydı. Düne kadar ana arterlerde hava parası ile dükkan alınırken şimdi kiralar düşmesine rağmen iş yeri açmaya hevesli insan kalmadı. Destek gelmezse ve ortam bu şekilde devam ederse kapanan iş yeri sayısı yüzde 20 artar” diye konuştu.

BMD: Mağaza kapatmalar hızlandı

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) üyelerinden 400’den fazla marka mağazasını kapattı. Kadıköy, İstiklal Caddesi gibi ana arterlerde yıllardır faaliyet gösteren büyük markalar bir bir mağazalarını kapatıyor. BMD tarafından mayıs ayında yapılan çalışmada bu durumu ortaya koydu. Derneğe üye markaların yüzde 71.7’si açılıştan sonra mağaza kapatmayı düşündüklerini dile getirmişti. Yine bu markaların yüzde 19.7’si 2, yüzde 14.5’i 3, yüzde 15.8’i 4, yüzde 10.5’i 5 ve yüzde 38.2’si de daha fazla sayıda mağaza kapatacaklarını belirtmişti. BMD Başkanı Sinan Öncel, mağaza kapatmaların mayıs ayında başladığını, haziranda da devam ettiğini söyledi. Temmuzda ise yüksek kiraların devam etmesi nedeni ile kapanmaların hızlandığını anlatan Öncel, “Yangında ilk kurtarılacaklar diye bir laf vardır. Bizde tam tersi. Markalar daralmada ilk, ikinci ve üçüncü kapanacak mağazalar listesi hazırladı ve kapatmaya başladı” dedi.

“Borçla döndürüyoruz”

Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, pandeminin etkilerinin yeme-içme sektöründe yeni yeni kendini göstermeye başladığını söyledi. Şu ana kadar işletmelerin destekler ile ayakta durduğunu dile getiren Bingöl, “Esas sıkıntı şu an başlıyor. AVM’lerdeki yeme-içme alanlarında kapanma oranı yüzde 30-40 bandında olacak. Şimdiden kapanma haberlerini almaya başladık” diye konuştu. Bingöl, turist ağırlıklı müşterisi olan işletmelerde de çok fazla kapanma olacağını vurguladı.
Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, devir işlemlerinin Bodrum Marmaris, Kuşadası gibi yabancı turist ağırlıklı yerlerin caddelerindeki yeme içme, kuyumculuk sektörlerinde kendini hissettirdiğini kaydetti. Taş, yeme içme sektöründe devirlerin ise özellikle yerinde yemek servisi yapan firmalar arasında yoğunlaştığını söyledi.

*******

“ESNAF CAN, SİYASETÇİ AYASOFYA İLE OY DERDİNDE”

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.) –İktidar Ayasofya ile yaratmaya çalıştığı sanal algı ile toplum ve esnafın yaşadığı gerçek algıları örtbas etmeye çalışsa da bunda başarılı olamayacak. Zira gerçek algısı, sahte algıyı yenecek. Bu iktidar 18 yıldır Türkiye ekonomisinin tüm kaynaklarını satıp savurdu ve yandaşlara yem etti. Denizin artık bittiği bir anda iktidarlarının da bitmesi, kaçınılmaz olurken, yine kendinde gelecek şansı göremeyen iktidarın küçük ortağı ile güç birliği yaptı. Böylece birlikte iktidar şansı aradılar. Ancak bu da yetmedi. Zira iki nedenle yetemezdi. İlk olarak iktidar bir yandan bilim dışı politikalarla ekonomiye takla attırmaya çalışırken; diğer yandan yüz yılık Cumhuriyet ve birikimleri ile hesaplaşmaya girişti. Toplumsal ve teknolojik çeşitlilik ve dinamizminle başa çıkamayacağını anlayınca, ters rotaya girip, kişi egemenliğine dayalı partili Cumhurbaşkanlığı sistemini topluma dayattı. Her iki girişim de bilim ve çağın mantık, felsefe, kültür ve teknolojisine ters düşüyor. Çağdaş uygarlığı hedef alan M Kemal Atatürk Cumhuriyeti yerine, Orta Doğunun muhafazakar Arap kültürü ve “siyasi İslam’ını” esas alan bir rotaya yol almaya başladı. Oysa Arap ülkeleri çoktan, çağın teknolojisine ulaşabilmek için arayış içine girmeye çalışırken..

Bütün bu gelişmeler olurken tarihin en büyük pandemi olgusu ile karşılaştık. Denizin çoktan bittiği ekonomide Devlet pandeminin risklerini karşılayacak kaynaklardan yoksundu. Bu nedenle Banka Sistemini zorlayarak ve banknot matbaasını çalıştırarak çözüm arıyor. Ne vat ki, bu pandemi hem çok tahripkar hem de uzun süreli gözüküyor. İki aydan fazla kapalı kalan KOBİ’ler ve esnaf, çağdaş teknolojinin “yaratıcı yıkım sürecine” ayak uydurmaktan uzak, geleneksel teknolojilerle zaten zor ayakta dururken, şimdi yok olma sürecine girdi. Bu durum iş, aş, hayat pahalılığını ve işsizliği toplumun en önemli sorunu konumuna taşıdı. Genç işsizliği yüzde 30’lara doğru tırmanırken gençlerin ve toplumun gelecek beklentilerinin kaybolmasına yol açtı. Ekonominin zaafları nedeniyle daha fazla bir çözüm üretmeyen iktidar için tek bir seçenek kaldı. Kendi muhafazakar ideoloji ve siyasi islam söylemi ile Dini bir ideoloji olarak kullanma yaklaşımını yeniden tekrar gündeme aldı. Bunun için Ayasofya tartışmasını açtı ve gündeme taşıdı. Bununla bir taşla iki kuş vurmak istedi.. Öncelikle muhafazakar ve siyasi İslami bir ideoloji olarak gören kesimleri yanında ve kontrolünde tutabileceğini sanmaktadır. İkinci olarak Lozan’ın yıl dönümünü seçerken, bu yaklaşımla radikal İslam ideolojileri üzerinden ham hayaller gören bazı çevreleri memnun etmek istemiş olabilirler. Ancak bu pandemi sürecinde yok olma olgusu ile yüz yüze gelmiş olan esnaf, olaya tamamen ”ekonomik varoluş” perspektifinden bakacaktır. Duygular üzerinden değil, artık olgular üzerinden değerlendirmesini yapacaktır. Evet, esnaf kesimi, genelde toplumun alt orta kesimi olup; orta ve üst sınıflara taşınma gücüne erişmemiş; daha çok kendi yağı ile kavrulan; geleneksel değerler bağlı muhafazakar kesimdir. Genelde de, büyük çoğunlukla bu özellikleri nedeniyle mevcut iktidara destek oldular. Ancak bundan sonra pandemi sürecinin sert gerçeği ile yüz yüze kalan esnaf kesimi, siyasetin sahte ideolojilerine ve duygu ve değer sömürüsüne değil, ekonomik gerçeğin soğuk yüzü ile karşılaşıp bir ayılma sürecine girecektir. Zira ekonomi, ideoloji ve siyasi sloganlarla değil, bilim ve teknolojinin, akla dayalı bütüncül, kapsamlı, tutarlı ve tüm toplumu kavrayan, orta tabakayı güçlendiren stratejileri üzerinden güçlenir. Yandaşlık yerine, liyakat ve başarıyı yenilikçilikte arayan “başarı toplumunun” bilimsel stratejileri üzerinden ekonomi güçlenirken, esnafın önü ve ufku açılır. Ancak böyle yönetilen bir ekonomide esnaf ve orta tabaka toplumun en güçlü kesimi ve geleceğin güçlü dinamik girişimcilerini yetiştiren fidanlık olarak işlev görür. Ayasofya’nın bu şekilde gündem yapılması siyaset için büyük bir algı gösterisi olsa da; tarihe yanlış zamanda, yanlış bir siyasi uygulama notu olarak geçecektir.

*******

Mülk sahiplerine dayanışma çağrısı…

“ESNAFA İLKYARDIM ELİ UZATILMALI”

Zekeriya Mutlu (İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı) –Corona salgını sürecinden, olumsuz yönde en fazla etkilenen kesimlerin esnaf sanatkarlarımız da yer almaktadır. Çünkü, bazı meslek kollarının bir süre çalışmalarının tamamen durdurulmasının yanı sıra, doğrudan halka mal ve hizmet üreterek geçimini sağlayan üyelerimiz, insanların uzun süre sokağa çıkmaması ve gıda sağlık dışında alışverişlerin durması ile zor duruma düşmüşlerdir.

Gerek hükümet gerek yerel yönetimlerce esnafa yönelik alınan tedbir ve desteklere teşekkür ederiz. Ancak, özel bankaların da elini taşın altına sokmasını, tüketicilerin alışverişlerinde yerli malı ve esnaf sanatkarı tercih etmesini, salgın bitene kadar desteklerin sürmesini de bekliyoruz.

Üyelerimiz de zor dönemde birbirine destek olmalı. Esnaf sanatkarlar toplumsal yaşamda hem üretici hem de tüketici konumundadırlar. Birbirimizin müşterisi olalım ve alışverişlerimizde toleranslı davranalım istiyoruz. Ayağa kalkmaya çalışan esnaf arkadaşımıza ilk yardım elini biz uzatalım. Böyle küçük jestler hem moralleri yükseltir, hem de ticari sirkülâsyona destek olur.

İşyerini veya evini esnaf sanatkarlara kiralayan mülk sahiplerinden de anlayış bekliyoruz. Hiç olmazsa çok ağır tahribata yol açan iki üç ay için mülk sahipleri esnaf kiracıları ile uzlaşı aramalıdır.

Esnaf sanatkarlar kolay kolay adres değiştirmezler. Mülkünüzde uzun yıllar aynı esnaf kiracı ise ve ödemelerini aksatmıyorsa, kiracınızla uyumlusunuz demektir. Kiracınızın 15-20 yıl mülkünüzde kalması, onunla sorun yaşamadığınızı, kiracınızla bir yakınlık, bir bağ, dostluk ilişkisi kurduğunuzu gösterir. O zaman dostunuza yardımcı olun.

Aksi halde ödenemeyen ve biriken kira bedelleri nedeniyle kiracıların, işyerini kapatma, dükkanı boşaltma ihtimali doğacaktır. Böyle sıkıntılı bir dönemde mülk sahipleri için de yeni kiracı bulmak güç olacak, işyerlerinin uzun süre boş kalması da ekonomik işleyişi olumsuz etkileyecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Solda ''yeni bir partinin doğması ihtimali'' geçmiş dönemleri de hatırlattı. Sosyal demokrat tabanda 12 Eylül'den sonra Necdet Calp'in Halkçı Partisi ve Erdal İnönü'nü...

Türkiye yeni haftaya, altın ve dövizdeki sert yükselişlerle başladı. Covid-19’da ikinci dalganın başlayacağına dair haberler ve ABD ile Çin arasındaki diplomatik geril...

Müze statüsünden camiye çevrilmesinin ardından kimliği belirsiz (?) kişilerden oluşan bir grup tarafından Ayasofya’da, Afganistan’da on binlerce insanı öldüren Taliban...

Bergama'da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yapan Nuri Kiraz, söylediği sözler ile tepki çekti.

''Biz Mardinliyiz. Her gelene bir MERHABAMIZ, her gidene bir EYVALLAHIMIZ vardır.''

Siyasi tartışmaların dozunu yükselten açıklamalarla gerilim zincirine art arda eklemeler yapılmasından vazgeçilmesi gerekirken, “çok ağır sözler, isnatlar ve iddialar ...

CHP’nin “Hedef iktidar” sloganıyla yaptığı 37. Olağan Kurultay’da, Tuncay Özkan başta 4 genel başkan yardımcısı Parti Meclisi’ne giremedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun liste...

Yazarlar
Website Security Test