Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Baroları “çoklu” yaptılar, savunma hakkını böldüler

10.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye genelindeki neredeyse bütün baroların karşı çıktığı “çoklu baro” düzenlemesinin büyük bölümü gazetemizin baskıya verildiği saatlerde (Cuma / saat 18.00) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmişti ve kalan bölümünün de gün bitmeden kabul edileceği görünüyordu.

MEHMET KOCABIYIK

Kanun teklifi TBMM’de görüşüldüğü sırada Ankara Kuğulu Park’ta baroların protesto eylemleri devam ediyordu. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ise TBMM Genel Kurul salonundaki locadan oturumu izledi.

Türkiye'de baroların yapısını değiştirmeyi ve "çoklu baro” sistemi getirmeyi öngören 28 maddeli kanun teklifinin bir ilde birden çok baro kurulmasına imkan veren ilk iki maddesi Perşembe günü onaylanmıştı.

Teklifin 3'üncü ve 4'üncü maddeleri avukatlık stajına ilişkin düzenlemeler içeriyor. Buna göre, aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde, staj başvurusunun o ildeki herhangi bir baroya yapılabilmesi öngörülüyor.

Tasarının 5'inci ve 6'ncı maddeleri ise bir ilde birden çok baronun bulunması halinde, avukatların nasıl çalışabileceğine dair düzenlemeler getiriyor. Buna göre, aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde aynı büroda birlikte çalışma ve avukatlık ortaklığı kurma için aynı baroya kayıtlı olma şartı aranmayacak.

Tasarıda avukatların kılık kıyafetlerine yönelik düzenlemeler de yer alıyor. Kanun teklifinin 7'nci maddesinde, "Düzenlemeyle, avukatların mahkemelere Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından şekli belirlenen cübbeyle çıkacağı, kılık ve kıyafet konusunda başkaca bir zorunluluk getirilemeyeceği hükme bağlanarak keyfî uygulamaların önlenmesi amaçlanmaktadır” deniliyor.

Ayrıca, tasarı ile bir ilde birden çok baro bulunması halinde, adalet kurumlarında her baro için ayrı yer ayrılması da öngörülüyor.

"Savunma Nöbeti”

TBMM Genel Kurulu'unda "çoklu baro” görüşmeleri devam ederken, uzun süredir eylemlerini sürdüren baro başkanları ve avukatlar Ankara Kuğulu Park'ta öğleden sonra "Savunma Nöbeti” başlattı.

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, eylemi başlatma nedenlerini sosyal medya hesabından "Meslek örgütümüzü içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirme çabasına tüm varlıkla karşı çıkmak için Kuğulu Park'ta savunma nöbetindeyiz” sözleri ile duyurdu.

Polisin Kuğulu Park'ın etrafına bariyer kurarak, basın kartı olmayan gazetecileri ve destek için gelen avukatları baro başkanlarının yanına almak istememesi alkışlarla protesto edildi. CHP milletvekili Mahmut Tanal'ın kaldırdığı bariyerler, polis tarafından tekrar kondu, baro başkanları ile polis arasında arbede yaşandı.
*******

“SAV, SAVUNMA VE KARAR SİYASALLAŞTIRILMAK İSTENMEKTEDİR”

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) –Avukatların hukuk devletindeki yerini inkâr edercesine olumsuz yaklaşımlarda bulunan iktidar ve yandaşı parti, hukuk devleti yaklaşımına içtenlikten uzak tavırlarıyla gölge düşürmektedirler. Yargının bağımsızlığı, anayasal bir zorunluluk olmasına karşın; bu bağımsızlığın 3 öğesinden en önemlisi olan halkın temsilcisi avukatların dışlanırcasına, siyasal iktidar tarafından biçimlendirilmesi kabul edilebilecek bir durum değildir.

İktidar ve yanlıları ne derlerse desinler, kendi amaçlarındaki düzeni buluncaya kadar gösterecekleri çabanın olumsuz olduğundan bizi uzak tutamazlar. İktidarın amacı kendi isteğine uygun baro yapısı kurmaktır. Sav, savunma, karar üçlüsünden oluşan yargı yapısında, avukatların durumunu, etkisini, katkısını, rolünü inkar edercesine olumsuz çabalar ve işlemler, hukuk devleti için hiçlikten başka bir şey değildir. İktidar, avukatların çoğunlukta olan yapısıyla kendilerine karşı tutumlarını bildiklerinden, avukatları olabildiğince bölmek ve hukuku siyasallaştırmak çabasına ağırlık vermek için buradan işe başladıkları yıkımı sürdürmektedirler. Açık yüreklilikle söylüyorum; baroların değişik adlar altında ve değişik yapılar biçiminde kurulması ve yaşatılması, hukuk devletine yarar değil zarar getirecektir.

Halk içinde olan siyasal bölünmelerin mesleklere de yansıması, meslekler için zararlı bir durumdur. Bunun bilincinde olmayanlar, yaptıklarının yarar değil zarar getirdiğini görecekler ve bunun hesabı da onlardan mutlaka sorulacaktır.

Avukatlık, hukuk devletinde halk adına, ulus adına savunmayı üstlenen bir meslek yapısıdır. İçlerinde avukat olan, avukatlıktan gelen milletvekillerinin olduğu bir Meclis’te avukatların kapıda bekletilmesi ve içeri alınmaması mesleğe yapılmış bir saygısızlıktır. Avukatların orada kendilerini temsil etmek adına bulunmak istemeleri ve belki de grubu olan bir partinin içinden söz alarak derdini anlatmak istemesi çok normaldir. Öte yandan avukatlık mesleğinden geldiği halde çoklu baro sistemine onay veren hatta savunan birtakım milletvekillerinin de hukuk devleti ile bağdaşmayan tavırları kınanacak biçimdedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Siyasi tartışmaların dozunu yükselten açıklamalarla gerilim zincirine art arda eklemeler yapılmasından vazgeçilmesi gerekirken, “çok ağır sözler, isnatlar ve iddialar ...

CHP’nin “Hedef iktidar” sloganıyla yaptığı 37. Olağan Kurultay’da, Tuncay Özkan başta 4 genel başkan yardımcısı Parti Meclisi’ne giremedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun liste...

Ankara’da 87 yaşında vefat eden, Türk basın tarihinin duayen isimlerinden ve Gazetemizin yazarlarından gazeteci-yazar Mehmet Ali Kışlalı törenle son yolculuğuna uğurla...

Dünyayı sarsan, 650 binden fazla can alan, 16.4 milyona yakın kişiye enfekte olan coronavirüs (Covid-19) ile ilgili uluslararası sağlık örgütlerinden uyarılar gelmeye ...

“Üst makamın hata ve yanlışları için” uyarılar yapılması yerine, devletin başta adalet olmak üzere “tarafsız yapısının yaralar almasında gönüllü görev üstlenenler”; si...

Başta AVM’lerdeki mağaza, lokanta ve kafeler olmak üzere kapanan, satılmaya çalışılan işyerlerinin, dükkanların, mağazaların sayısındaki artış önlenemiyor. GÖZLEM uzma...

Türkiye, Suriye ve Libya’nın dışında Ermenistan ve Yunanistan ile de askeri gerilim yaşamaya başladı. Suriye’de sınır ötesi operasyon sürerken, Libya’da tansiyon gider...

Yazarlar
Website Security Test