Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bahçeli ne yapmak istiyor ve “neden” yapıyor?

3.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’de çözüm bekleyen ekonomik ve sosyal sorunlar dururken vatandaşın uzun zamandır bitmesini beklediği siyasi gerilim tırmanmaya devam ediyor. Halk temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanırken siyasetin dili sert, gündemi ise başka.

Muhalefet partileri iktidarı ekonomi ve Meclis’e getirilen ve getirilecek olan yasa önerileri üzerinden eleştirirken, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı “Cumhur İttifakı” ortağı Devlet Bahçeli, İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) sert sözlerle yüklenmeye devam ediyor.

Bahçeli, “CHP gaflet ve rezalet kervanının başını çeken çıbanbaşıdır. Demokrasi demek dalavereyle ipotekli ve icazetli partilerin grup kurmalarının önünü açmak demek değildir. CHP, demokrasiyi zillet çamuruyla ziyan etmenin peşindedir. Türkiye’yi engellemenin arayış ve beklentisi içindedir” ifadelerini kullanırken, CHP’nin Ana muhalefet partisi olduğunu unutuyor.

Muhalefetin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yerine gerekenin “güçlendirilmiş parlamenter sistem” isteğine de sert sözlerle yanıt veren Devlet Bahçeli Millet İttifakı’na, “Zillete ömür ve omuz veren siyasi garabetlerin bunu anlayıp kabul etmesinde sayısız yarar vardır. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmekten bahsedenler suya yazı yazan, ipe un seren, cüretleri cehaletlerinden doğan siyaset düşkünleridir.” sözleriyle yüklendi.

CHP’ye “çıbanbaşı” yakıştırması yapan Bahçeli, “CHP, demokrasiyi zillet çamuruyla ziyan etmenin peşindedir. Türkiye’yi engellemenin arayış ve beklentisi içindedir. Nerede yalan varsa CHP oradadır. Nerede yanlış ve yıkım varsa CHP hemen dibindedir. Çünkü bu CHP zembereğinden boşalmış, balataları yakmıştır” dedi.

Bahçeli: “Baroların kaos yürüyüşü”

Barolar ve Türk Tabipler Birliği’ne de yüklenen Devlet Bahçeli, “Bazı baroların 19 Haziran’da Ankara istikametli başlattıkları kaos yürüyüşü, buna CHP-HDP-İP’in aleni desteği sorumsuzluktur. CHP’nin, HDP’nin ve bazı baroların peş peşe muhtelif gerekçelerle yollara dökülmesi zamanlama itibariyle melanet bir tertibin, melun bir tezgahın varlığına delalettir. Baroların hiçbirisi milli haklarımızın müdafaa amacıyla yollara düşmemiş, ses vermemiş, tepki göstermemiştir. Hatta Türk Tabipler Birliği gibi oluşumlar terörle mücadeleye karşı çıkacak kadar alçalmışlar, bölücülerle aynı kareye girebilecek kadar çirkinleşmişler, milletimizle aralarına kapanmaz uçurumlar açmışlardır. Bu gayri milli ve gayri ahlaki yapı milletimizin tertemiz iradesinden gücünü alan saygın milletvekilleri eliyle değiştirilmelidir” ifadelerini kullandı.
*******


“TÜRKİYE’NİN MESELELERİ UZLAŞMA OLMADAN ÇÖZÜM BULMAZ”

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı) –Demokrasinin esası uzlaşma rejimi ve diyalogdur. Demokraside sandığa gitmek ve sandıktan çıkan sonuca riayet etmek çok önemlidir. Demokrasinin önemli birçok kuralı vardır. Ancak devamlılığının sağlanmasının yolu, muhalefet ve iktidarın asgari müştereklerde anlaşabilmesi ve birleşebilmesi ile mümkündür. İşte buna uzlaşma diyoruz, uzlaşmanın olabilmesi için de diyaloğun olması lazımdır.

İktidar ve muhalefet şu anda birbirlerine demokrasiyi tamamlayan partiler olarak bakmıyorlar. Birbirlerini “yok etmek” nasıl mümkünse öyle yaklaşıyorlar. A ya da B partisi olarak sadece ben varım düşüncesiyle hareket ediyorlar. Bu arada Türkiye’nin meselelerinin hiçbiri çözüm bulamıyor. MHP ise yapılan kamuoyu anketlerinden hareketle görülüyor ki erime noktasına geçti. MHP büyük bir oy kaybı içerisinde gözüküyor. İki parti “Ahbap-Çavuş” hikâyesiyle, bir bütün olursak kendimizi kurtarabiliriz düşüncesi içine girmişlerdir. O itibarla, Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşması hırçın ve öfkeli bir konuşmadır. Kuvvetli olan, öfkeli olmaz. Zafiyet içinde olan insan zafiyetini gizleyebilmek adına öfkesinin gücüne sarılır. Şu an Devlet Bahçeli partisinin özellikle de İYİ Parti tarafına oy kaybettiğinin farkındadır. Fakat “oy kaybettik” diyemediği için bu şekilde hırçınlaşıyor ve oy kaybını yaşatan partilere hücum ediyor.

MHP barajın altında kalma ihtimaline karşın kendisini kurtarmaya çalışıyor. Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşmaları, demokrasiyi benimsemiş bir siyasi liderin konuşma tarzı değildir. Demokrasi tarafların birbirleri ile diyalog kurması ve uzlaşması ile olur.
*******

“BAHÇELİ, AKP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI OLSUN!”

Yaşar Okuyan (Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı) –Öncelikle, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, her dönem bir görevi olan, görev verilen bir isimdir. AKP iktidarı döneminde de belli bir periyot içinde görev değişimi yapmıştır. Bahçeli iki sene öncesine kadar Erdoğan’a yönelik, “Türkiye’de herkes Cumhurbaşkanı olur ama Recep Tayyip Erdoğan olamaz”, “Hesabını sormazsam, namerdim” gibi sözlerle yükleniyordu. Görünen o ki kendisine bir görev tebliğ edildi ve önceden söylediği sözlerin tamamını bir tarafa itti. Şimdi ise sarayın kapısında saraya gelecek salvoları önce kendisi karşılıyor.

AKP veya Recep Tayyip Erdoğan’a olumsuz bir eleştiri geldiği vakit daha AKP tarafı cevap vermeden Bahçeli ya da “Balgat Kahramanları” eleştiriyi karşılıyor. Yani Bahçeli ve ekibi adeta, AKP Genel Merkezi’nin Basın ve Tanıtım Başkanlığı görevini aldılar. Durum böyle iken benim, masraftan da kurtaracak tavsiyem; Bahçeli’nin AKP Genel Başkan Yardımcısı yapılarak yola devam edilmesidir. Devlet Bahçeli ve ekibi de AKP’nin medya ve propagandasının sorumluları olmuş olurlar.

Muhalefete bilinçli olarak saldırmaların sebebi ise; bu iktidarın artık bitmiş bir iktidar olmasındandır. Yapılan kamuoyu araştırmaları MHP’nin barajı geçemeyeceğini gösterirken, AKP’nin de iktidar olamayacağını göstermektedir. MHP ve AKP oylarını topladığınız bir hesaplamada dahi ne cumhurbaşkanı ne de hükumet olma ihtimalleri görünüyor. MHP’nin içinde gerçekten yurtsever ve vatansever bir kitle olduğunu çok net biliyorum. Bu sebeple Bahçeli ve çok yakın ekibini ayrı tutarak konuşmak gerekir. Onlar tamamen saraya angaje olmuş insanlardır. Görünen o ki Devlet Bahçeli’nin yeni görevi sarayı ve Erdoğan’ı sonuna kadar savunmaktır. Başarılı olmaları mümkün değildir, aksine kendilerini kamuoyu nezdinde itibar olarak sıfırlamaktadırlar.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Siyasi tartışmaların dozunu yükselten açıklamalarla gerilim zincirine art arda eklemeler yapılmasından vazgeçilmesi gerekirken, “çok ağır sözler, isnatlar ve iddialar ...

CHP’nin “Hedef iktidar” sloganıyla yaptığı 37. Olağan Kurultay’da, Tuncay Özkan başta 4 genel başkan yardımcısı Parti Meclisi’ne giremedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun liste...

Ankara’da 87 yaşında vefat eden, Türk basın tarihinin duayen isimlerinden ve Gazetemizin yazarlarından gazeteci-yazar Mehmet Ali Kışlalı törenle son yolculuğuna uğurla...

Dünyayı sarsan, 650 binden fazla can alan, 16.4 milyona yakın kişiye enfekte olan coronavirüs (Covid-19) ile ilgili uluslararası sağlık örgütlerinden uyarılar gelmeye ...

“Üst makamın hata ve yanlışları için” uyarılar yapılması yerine, devletin başta adalet olmak üzere “tarafsız yapısının yaralar almasında gönüllü görev üstlenenler”; si...

Başta AVM’lerdeki mağaza, lokanta ve kafeler olmak üzere kapanan, satılmaya çalışılan işyerlerinin, dükkanların, mağazaların sayısındaki artış önlenemiyor. GÖZLEM uzma...

Türkiye, Suriye ve Libya’nın dışında Ermenistan ve Yunanistan ile de askeri gerilim yaşamaya başladı. Suriye’de sınır ötesi operasyon sürerken, Libya’da tansiyon gider...

Yazarlar
Website Security Test