Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Avukatlar da bölünerek hizaya mı getirilecek?

26.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hükümetin Meclis’e getirmek üzere olduğu, “baroların yapısının ve seçim usullerinin değiştirilmesi” teklifi ile ilgili gerginlik sokaktan Meclis’e taşınacak. Gözlem konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte haberimiz ve görüşleri...

MEHMET KOCABIYIK

Hükümetin avukatlık yasasına ve baroların yapısına yönelik müdahale hazırlığına karşı aralarında İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın, Van, Hatay, Mersin ve Malatya’nın bulunduğu 80 ilin baro başkan ve temsilcilerinin, bulundukları illerden Ankara’ya başlattıkları “Savunma Yürüyüşü” Başkent girişinde Eskişehir yolu üzerinde polis engeliyle karşılaştı. Baro başkanları yürüyüşlerinin sonlanmasına kısa bir mesafe kala “Ankara Valiliğinin izni olmadığı” gerekçesiyle durduruldu. “200- 300 metre daha yürüyerek araçlarla Anıtkabir’e gitme” taleplerine izin verilmeyen avukatlar, engelleme girişiminin ardından oturma eylemi başlattı. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de “uzlaştırıcı temasları sonucu” yaklaşık 27 saatin ardından geçişlerine izin verilen Baro başkanları, kısa bir mesafe yürüdükten sonra araçlarla, Anıtkabir’e gitti.

Metin Feyzioğlu’na büyük tepki…

Baro başkanlarının Ankara’ya girişine izin verilmediği saatlerde Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu, 15 baro başkanı ile gittiği Anıtkabir’den fotoğraf paylaştı. Geceyi Eskişehir yolunda geçiren Baro başkanlarının yanına giden Metin Feyzioğlu'na avukatlar sırtlarını dönerek tepki gösterdiler ve istifasını istediler. Feyzioğlu, "İstifa etmemi gerektiren herhangi bir durum yok. Benle ilgili değil. Ben kanun koyucu değilim" dedi.

Bekleyiş sırasında gerilim çokça kez tırmandı, polis kuvvetleri ve avukatlar arasında arbede yaşandı. Sıcak hava sebebiyle Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin avukatlara gönderdiği çadırların kurulması engellendi, avukatların ihtiyaçlarını giderdiği yakındaki bir pastaneye de sosyal mesafeye uyulmadığı gerekçesiyle ceza kesildiği ifade edildi. Tüm bunlar yaşanırken Türkiye’nin birçok ilinde avukatlar, bağlı oldukları il baroları önünde ve şehrin önemli merkezlerinde toplanarak basın açıklamaları ve oturma eylemleri gerçekleştirdi.

Anıtkabir’i ziyaretin ardından Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, yaptığı açıklamada, Fevzioğlu’na sert eleştirilerde bulundu: "Bugün Türkiye'de savunma tarihinin belki tekrar yazıldığı gün olarak tarihe geçmiştir. Meslektaşı zor durumdayken, meslektaşı darp edilirken, meslektaşı yerlerde sürüklenirken, koltuk bulamayıp çamurlarda otururken kalkıp gelmeyip, daha sonra iş çözülmüş, gerekli uzlaşı sağlandıktan sonra olay mahalline gelerek kendi üzerine bir kısım payeler katma gayesi olan bir baro başkanı seyretmek durumunda kaldık.”

Özkan Yücel: “Baroları böldürmeyeceğiz”

İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel ise baroları böldürmemek için her türlü yasal yola başvuracaklarını belirterek, "Bu bir başlangıçtı ve yapabilecek en etkili başlangıcı yaptık. Taleplerimiz tüm ülke ve dünya medyasında yer aldı. Şimdi bu başlangıç ışığında görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Etkinlik ve toplantılarımız devam edecek. İktidarın çalışmasına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

AKP ve MHP’nin Meclis’e getirmeyi planladığı düzenleme İstanbul, Ankara ve İzmir’de birden fazla baronun kurulmasının önünü açıyor. “Çoklu baro sistemi” ile üye sayısı 5 binin üzerinde olan illerde 2 bin üyenin imzasıyla birden fazla baro kurulabiliyor. Yasa teklifinde yer alan düzenlemeye göre, mevcut düzenlemede her baro genel kurula 2’şer delege gönderiyor, ayrıca üye sayısı 100’den fazla olan barolar, her 300 üye için bir delege veriyor. Yeni düzenleme ile “bu sayının her bin üyeye bir delege” olması planlanıyor. Böylece, Ankara, İstanbul, İzmir gibi baroların TBB seçimlerinde hem de barolar üzerine alınacak kararlarda “etkilerinin azaltılması” planlanıyor. Anadolu barolarının temsil oranının artırılması için TBB’ye verilen delege sayısının 2 artı 1’den 3 artı 1’e çıkarılması planlanıyor.

Çarşamba günü, “çoklu baro” düzenlemesi için AK Parti Grup Başkanvekilleri Bülent Turan ve Cahit Özkan, TBMM'de grupları bulunan muhalefet partilerini ziyaret etti. Muhalefete sunulan taslağa 'olumsuz' yanıt geldi. CHP, İYİ Parti ve HDP baroların bölünmesine karşı çıktı.

Soylu hakkında suç duyurusu

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan, baro başkanlarının yürüyüşünün engellenmesi nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara Valisi Vasip Şahin ve alanda görevli kolluk görevlileri hakkında, “kişiyi hürriyetinden yoksun bıraktıkları, işkence ve kötü muamelede bulundukları” gerekçeleriyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

*******

“HUKUK DEVLETİ NİTELİĞİNE KİMSE GÖLGE DÜŞÜRMEMELİDİR”

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) –Barolar, Avukatlık Kanunu’ndaki yetkilerini kullanan hukuk görevlileridir. Baroların bağımsız yapıları iktidarın hoşuna gitmiyor. İktidar, her kuruluş; kendi sesini yansıtsın, kendi izinden gitsin ve hiçbir kuruluş ona karşı olmasın istiyor. İktidarın bunun tersinin yapıldığı bir ortama katlanmasını beklemek çok güçtür. İktidarın siyasi anlayışı ve yöntemleriyle kurduğu ağır baskı sistemi, cumhurbaşkanlığı sistemiyle de anayasal yapıdaki geriye gidişler iktidarın doyumsuzluğunun açık kanıtıdır. Bu bakımdan iktidar, avukatların kendilerine karşı olan seslerini bölmek, güçlerini yitirterek onlara egemen olmasa bile onları etkisiz duruma getirmek çabasındadır. Avukatların üzerine yürümekte ve Avukatlık Kanunu’nu değiştirmekte ısrar etmektedir. Hâlbuki bugünün yarını da vardır. Hukuk mesleğindeki bağımsızlık, hiçbir meslekte olmayacak kadar önemlidir. Baroları bölerek hukuk mesleğini, “iktidar yanlısı-iktidar karşıtı” duruma getirerek yürütmek, hukuk devleti yapısı ve çatısı altında anlaşılacak bir tutum değildir.

Barolar siyasi bir tutum içine girmeyen bağımsızlıklarını korumayı amaçlayan bir meslek örgütüdür. Avukatların yandaş ya da karşıt görünme gibi bir çabaları yoktur. Bu itibarla, konu kendi bağımsızlıklarının kaybedilmesi sorununa gelince buna bu şekilde karşılık verdiler. Barolar ve avukatlar yine herhangi bir taraf seçmeksizin, yaşanan büyük ulusal olaylarda da tarafsızlığı ve bağımsızlıklarından aldıkları güçle görüşlerini bildirebilen bir yapıda bulunmaktadırlar.

Sav-savunma-karar üçlüsünün önemli bir öğesini oluşturan avukatlara yönelik polis engeli, baskısı ve saldırıları demokrasiyle, hukukla, yargı onuruyla asla bağdaşmayan; devletin saygınlığına gölge düşüren siyasal kaynaklı taşkınlıktır. Bu toplumsal çirkinlik hiçbir bahane ile savunulup geçiştirilemez. Avukatların Anıtkabir’e saygı duruşuna çıkışlarının engellenmesi iktidar azgınlığıdır. Bir gün savunmaya gereksinim duyduklarında anımsayacaklardır ama utanırlar mı bilinmez.

Ben, zamanın baro başkanları tarafından hazırlanan Avukatlık Kanunu tasarısına son biçimini vererek Adalet Bakanlığı’na sunan Ankara Barosu’nun Genel Sekreterliğini, başkanlığını, Türkiye Barolar Birliği Genel Kurul Başkanlığı’nı yapmış bir hukukçuyum. Günümüz Adalet Bakanı’nın avukatlıktan gelen hukukçu olduğu gözetilirse üzüntümüz daha artıyor. Hukuk devleti niteliğine kimse gölge düşürmemelidir.

*******

“SAVUNMA MAKAMI BÖLÜNMEK İSTENMEKTEDİR”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı) –Avukatlar arasında kendi yandaşlarını ayrıca örgütleyebilmek adına bir ayrıma gitmek istiyorlar. Barolar kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşudur. Bugün yürürlükte olan sisteme göre de her ilde bir baro kurulur. Maddelerinin halen belirsiz olduğu ve “çoklu baro sistemi” olarak adlandırılan bu paket bildiğimiz haliyle son derece yanlış bir karardır. Barolar bir meslek kuruluşu olarak çeşitli ilkelere sahiptirler. Örneğin stajyer avukatların mesleğe kabulü baroların incelemeleriyle ve sorumluluğuyla alınabilecek kararlardır. Baroların bu şekilde bölünmesi durumunda ortaya aynı konuda farklı kararlar alan kuruluşlar ortaya çıkabilir. Alınan bilgiler ışığında yapılacak bu değişiklik, Ankara, İstanbul ve İzmir’de birden çok baronun kurulmasına ve aynı ilde aynı konuda farklı kararlar alınması sorununu doğurur. Bu durumda da avukatlık mesleğinin birliği bozulmuş olur.

Barolarda yönetim kurulunu oluşturmak adına farklı gruplar ortaya çıkabilir. Bu demokrasilerde zaten olması gereken durumlardan biridir. Yapılan seçimle en çok oyu alan kazanır ve yönetimi belirleme hakkına sahip olmuş olur. Bunu parçaladığınız zaman örneğin; hukuk fakültesi mezunu bir öğrenci, hangi baroya başvuracak ve mesleğe kabulünü hangi baro kabul edecek? Bir baronun kabul etmesi başka bir baronun kabul etmemesi durumu yaşanırsa ne olacak? Çoklu baro sistemi kabul olursa mevcut Avukatlık Kanunu’nun tüm maddelerinin değiştirilmesi gerekecek. Barolar parlamento değildir ve sistemlerindeki bu değişiklik eşitlik ilkesine aykırıdır. Barolar bir meslek kuruluşu olarak ortak kararla yönetilmek zorundadır. Onları bölmek avukatlık mesleğine zarar verecek, hatta birliği ortadan kaldırmak demek olacaktır.

Getirilmek istenen bu sistem avukatlar arasındaki dayanışma ve birliği bozacak niteliktedir. Geçmişte kadın avukatların duruşmaya başörtülü girip girmemesi adına bir karar alınmıştı. Buna benzer bir durumda örneğin İstanbul’da, birden fazla baro kurulduğunu farz edelim bunlardan biri başörtülü olabilir derken diğer baro başörtüsüz olmalı kararı alırsa onlar arasında bir kutuplaşma ve ayrışma yaşanacaktır. Öte yandan basında bu kadar şey konuşulurken ve baro başkanlarının aylardır “çoklu baro sistemi” istemiyoruz diyerek eylem yapmalarına karşın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün, “Ortada bir madde bile yok neye itiraz ediyorsunuz” açıklaması; “Bu maddeleri kim hazırlıyor?” sorusunu akla getirmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Faiz düşürerek, döviz fiyatını ve enflasyonu düşürme” hedefi tutturulamadı. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı; “sebebi ve çareyi” uzmanlara sordu. İşte görüşler…

Türkiye’nin Sarraj hükümetine destek verdiği Libya’da Sirte ve Cufra’ya yönelik operasyon planları nedeniyle bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde, Ulusal Mut...

Türkiye genelindeki neredeyse bütün baroların karşı çıktığı “çoklu baro” düzenlemesinin büyük bölümü gazetemizin baskıya verildiği saatlerde (Cuma / saat 18.00) Türki...

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) coronavirüs salgınının yavaşladığına dair elde bir işaret olmadığını açıkladı. Virüsün hava yolu ile bulaştığı yönündeki çalışmalar son dönem...

“Kendileriyle ilgili” yasa tekliflerin için görüşleri alınmayan Avukatlar yürüyor, İşçi Sendikaları yurdun dört bir yanında basın toplantıları yapıyor. Ama… Barolar Ka...

Çin'de ortaya çıktıktan kısa sürede sonra tüm dünyaya yayılan coronavirüs pandemisinin olumsuz etkileri sürüyor. Bir yandan vaka ve yeni ölümler yaşanırken, diğer yand...

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, GÖZLEM’in Türkiye gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. İşte sorularımız ve Sertel’in cevapları…

Yazarlar
Website Security Test