Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Başbakanken ‘Gördüm’ dediğin ihalelerde nelerin döndüğünü açıkla!..”

19.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, daha önce kamuoyuna yansımayan AKP Başbakanlığı dönemindeki usulsüzlükler ve parti içi kavgaları ifşa etmeye devam ediyor. Bu kez, “İhalelerde neler döndüğünü gördüm” dedi.

Daha önce Başbakanlığı döneminde kendisine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AKP MKYK'sının "Sen başbakan gibi görün ama başbakan olma. Başbakanmış gibi yap ama yetki kullanma" dediğini belirten Davutoğlu, davet edilmediği AKP'nin 18. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri sırasında “Terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz.” diyerek, şunları söylemişti:

"Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün insan yüzüne çıkamazlar, açık söylüyorum. Neden mi? Gelin hafızanızı bir yoklayın. İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır. Başbakanlık görevini aldığım zaman -bunu izah etmek zorundayım, kampanya dolayısıyla bu soruları aldığım için- 6-8 Ekim olayları oldu. O olaylar esnasında çözüm süreci adı altında Türkiye'nin kamu düzeninin nasıl yerle bir edildiğini görme imkanı bulduk."

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, son olarak partisinin “Ekonomide Gelecek Modeli” adı verilen ekonomi manifestosunu açıkladığı basın toplantısında, “Bütün ihaleleri kontrol altına alacak düzenlemeler yapacaktık. Çünkü ihalelerde neler döndüğünü gördüm. Fakat sonrasında bir parti içi darbeye maruz kaldım” dedi.

Davutoğlu, ekonomi kurmaylarının da katıldığı toplantıdaki bu açıklaması toplumdan yaygın bir şekilde “olumlu / olumsuz” tepkiler aldı. Genel kanı ve istek, Davutoğlu’nun “bu iddiasını örnekleri ile ortaya koyması” yönündeydi.

Kamu atamalarına da eleştiri yönelten Davutoğlu, şunları kaydetti: “Atamalara baktığınız zaman artık kimse liyakatten söz edemez. Her kuruşu, milletin devlete emaneti olan kamu bankalarının yönetimine dünya şampiyonu da olsa bankacılıktan bihaber insanların getirilmesi kurumsallığın bittiğini gösteriyor.”
Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Atanmış hiçbir kimsenin kamu otoritesi kurmaya hakkı yoktur. Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki memurlar diğer partileri hedef alan açıklamalar yapmaktadır. Siyaset ile bürokrasi arasındaki çizgiler kaybolmuştur. Kuvvetler ayrılığının uygulandığı, tam ve güçlendirilmiş bir parlamenter sisteme geçilmesi gerekiyor. Yaş olarak yeni bir partiyiz ama tecrübe olarak değil. On yıllara dayanan bir birikimi temsil ediyoruz. Uluslararası anlaşmalar gözden geçirilebilir. İtibar kaybına yol açmadan. Kamulaştırma gibi sert hamleler benimsediğimiz yöntemler değil.

EYT meselesi ile ilgili 2-3 aydır kapsamlı bir çalışma yaptık. Verileri elde ettik ve bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Türkiye'nin sınır tanımadan teknolojik dönüşümü gerçekleştirmesi lazım. Eski teknolojilerle yeni dünyaya intibak edemezsiniz.

Rusya ile girilen yeni ilişkiler nedeniyle hiçbir karşılık alınmadan Akkuyu'ya vergi muafiyeti tanındı, bunun ekonomiye bedeli ağır oldu.

2016'da vize muafiyetini gerçekleştirseydik, bir genç elinin altında pasaport ile istediği Avrupa kentine gidebilseydi Türkiye ile bağı daha çok artardı, yurt dışına gitmek istemezdi. Gençlere verebileceğiniz en büyük destek özgürlük!"

Davutoğlu’nun “iktidarı ağır şekilde eleştirdiği” açıklamalarının “özetle” satır başları şöyle idi:

* İktidar, Salgında çoğu kredileri içeren 200 milyarlık bir paket ile halkı daha da borçlandırdı.
* Korku ve denetim kültürü yaygınlaşıyor.
* Demokrasi olmadan da yabancı yatırımcı çekilebileceği düşüncesi cahilliktir. Hukuka güven olmayan bir ülkeye yabancı sermaye gelmeyeceği gibi yerli sermaye de kaçar.
* Gelecek Partisi'ni, insan hak ve özgürlüklerini savunmak, yanlış seyrettiğine inandığımız ekonomi politikalarını doğru bir düzleme oturtmak için kurduk. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı kadrosu Gelecek Partisi'ndedir. 6 ayın 3 ayında evler de olmamıza rağmen 56 il, 220 ilçede örgütlendik.
* Hedefimiz: Sürdürülebilir büyüme, tam istihdam, fiyat istikrarı ve finansal istikrar, mali disiplin ve küresel entegrasyondur.
* Türkiye’de şu an geleceğimize ipotek koyan maliye politikaları güdülüyor. Gelecek Partisi, Meclis onayı almadan bütçe harcaması yapmayacak.
* Başta Türkiye Varlık Fonu olmak üzere bütçe dışı nitelik kazanmış olan tüm uygulamaları sonlandıracağız.

 

“YAŞANANLARIN YER, ZAMAN VE İSİMLER VEREREK AÇIKLANMASI GEREKİR”

Metin Öney (Eski Milletvekili) -Ülkemizde genel olarak siyasetçiler, bulundukları zaman dilimi içinde değil de bulundukları yerden ayrıldıkları zaman içinde konuşurlar. Yani “Basra harap olduktan sonra…” Davutoğlu’nun açıklamaları da bunun en tipik örneğidir.

Önceden de yani partiyi kurmak için istifa ettiği günlerde de “konuşursam yer yerinden oynar” tarzında açıklamaları olmuştu ama arkası gelmemişti.

Şimdi de: İstifa ettiği partide bulunduğu ve üstelik başbakan olarak bulunduğu dönem içinde ihalelerle ilgili bazı hususları tespit ettiğini ve fakat müdahale edemeden görevden alındığını beyan etmektedir.
18 yıllık iktidarları döneminde önce Dışişleri danışmanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve parti genel başkanlığı yapmış bir siyasetçinin istifa ettikten sonra bazı şeyleri sadece “itham” tarzında söylemeye kalkışması ilginçtir ve ilginç olduğu kadar da üzüntü vericidir.

Doğrusu, partiyi kurmadan önce yaşananların yer zaman ve isimler vererek açıklanması gerekir ki siyasi hayata çok önemli katkısı olsun ve eğri ile doğru ayırt edilsin.

Öncelikle: Tespit ettiği ve muhtemelen yolsuzluk şeklinde gerçekleşen olayların açıklanması ve kamuoyunu açık bir biçimde bilgilendirilmesi gerekir. Müphem açıklamalar işin ciddiyeti ile bağdaşmaz.
Hukukta “Atfı cürmi” deyimi var. Şimdiki Türkçe ile “suç isnat etme” anlamına gelir. Böyle olmaması için açıklanan konuların yer zaman ve failleri ile birlikte açıklanması gerekir ki inandırıcı olsun.

Tabiatıyla sadece bu konular değil, hem Başbakanlığı ve hem de içinde bulunduğu zaman dilimi içinde cereyan etmiş pek çok vahim denecek olaylar vardır ve bunların da açıklanması gerekir ki hem inandırıcı olsun ve hem de tarihe ışık tutsun.

Aksine davranışlar “vaziyeti kurtarmaya” çalışma gayretinden öteye gidemez.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Kendileriyle ilgili” yasa tekliflerin için görüşleri alınmayan Avukatlar yürüyor, İşçi Sendikaları yurdun dört bir yanında basın toplantıları yapıyor. Ama… Barolar Ka...

Çin'de ortaya çıktıktan kısa sürede sonra tüm dünyaya yayılan coronavirüs pandemisinin olumsuz etkileri sürüyor. Bir yandan vaka ve yeni ölümler yaşanırken, diğer yand...

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, GÖZLEM’in Türkiye gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. İşte sorularımız ve Sertel’in cevapları…

Türkiye’de çözüm bekleyen ekonomik ve sosyal sorunlar dururken vatandaşın uzun zamandır bitmesini beklediği siyasi gerilim tırmanmaya devam ediyor. Halk temel ihtiyaçl...

Tüm dünyayı etkisi altına alan coronavirüste vaka sayısı 11 milyona, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 600 bine yaklaştı. Salgın henüz kontrol altına alınamazken, ülke...

Hükümetin Meclis’e getirmek üzere olduğu, “baroların yapısının ve seçim usullerinin değiştirilmesi” teklifi ile ilgili gerginlik sokaktan Meclis’e taşınacak. Gözlem ko...

Dünyada yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgını tüm hızıyla devam ederken ülkelerden gelen vaka ve ölü sayılarındaki “rekor” artışlar endişe yaratmaya devam ediyor. Dü...

Yazarlar
Website Security Test