Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cevabı aranan soru: “2. dalga gelecek mi?"

15.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye de “normalleşme sürecine giren” ülkeler arasında. Ama tedbirler sürüyor. “2 gün yasaklı + 2 gün kısıtlamalı” bir hafta sonu + hafta başı yaşayacağız.

Coronavirüs salgını tüm dünyada günlük hayatı felce uğrattı. Küresel bir köy haline gelen dünya seyahat kısıtlamaları sebebiyle adeta içine kapandı. Pew Araştırma Merkezi’nin araştırmasına göre nisan ayında 7 milyardan fazla insan (dünya nüfusunun yüzde 90'ından fazlası) Covid-19 salgını nedeniyle seyahat kısıtlaması yürürlüğe sokulan ülkelerde yaşıyordu.

Mayıs ayıyla birlikte birçok ülkede yerel önlemler gevşetilmeye başlansa da uluslararası seyahatlerle ilgili kısıtlamalar bir süre daha devam edece. Hükümetler salgının ikinci dalgasından endişe ettiği için sınırların tekrar açılmasına henüz sıcak bakmıyor.

Ülkeler hatta şehirlerarasındaki seyahat kısıtlamasından en fazla havacılık sektörü etkilenirken, sektör yetkilileri yolcu talebinin 2019 seviyelerine dönmesinin birkaç yıl alacağını belirtiyor.

Öte yandan bazı uzmanlar bulaşıcılık oranı yüksek olan Covid-19'u engellemek için sınırları kapatmanın mutlak bir çözüm olamayacağını savunuyor. Aşı geliştirilmeden önce yasakları kaldırmanın bir yolunun da seyahatten hemen önce test yapılmasının zorunlu hale getirilmesi” üzerinde duruluyor. Salgınının hızını yavaşlatmasına rağmen virüsün ticaret için sınırları geçmek zorunda olan kişiler ya da kontrollerin daha gevşek olduğu kara sınırlarındaki kaçak geçişlerle bir şekilde yayılmaya devam edeceği belirtiliyor.

DSÖ'den aşı açıklaması…

Dünya Sağlık Örgütü, aşıya ilişkin açıklama yaptı. DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, “Bu tedavi yöntemlerinden dört ya da beşi ile ilgili daha çok bilgi almak için odaklandık. Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Potansiyel olarak pozitif veriler geliyor fakat yüzde yüz emin olmamız için daha fazla veriyi görmemiz gerekiyor. Corona virüsü çok aldatıcı bir virüs. Bu durum virüse karşı aşı geliştirilip üretilmesini zorlaştırıyor” dedi.

Yeni normal dönem…

Türkiye geçen hafta “yeni normal dönemin” ilk adımlarını attı. Alışveriş merkezleri ve kuaförler açıldı. Bu yerler açılırken, açık havada gezmek ise yasak kapsamında kaldı. Cumhurbaşkanlığı, coronavirüsle mücadele kapsamında hayata geçirilmesi planlanan “normalleşme planı” takvimini yayımlandı. Gün gün açıklanan takvime göre, sokağa çıkma yasakları 1 Haziran'da bitecek, 65 yaş üstü ve 20 yaş altına uygulanan kısıtlamalar ise 27 Mayıs'ta son bulacak. “Genel kısıtlamaların kaldırılması" ve “Çalışma hayatı” başlıklı bölümlerde Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları içerisinde kaldırılacak kısıtlamalar açıklandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada, normalleşme adımlarının "10 Mart öncesine dönüş" gibi algılanmaması uyarısında bulundu. Erdoğan, 16 Mayıs’ta başlayan ve 4 günlük sokağa çıkma yasağının da aralarında bulunduğu bir dizi önlem açıkladı. “Berber, güzellik salonu, giyim eşyası, ayakkabı mağazaları ve züccaciye ürünü satanların faaliyet başladığını” belirten Erdoğan “bu işletmelerin maske, fizik mesafe ve hijyen kuralları çerçevesinde hizmet vermesini beklediklerini” kaydetti.

“Her şey bitti” algısı yanlış…

Bilim insanları "her şeyin bittiği" algısının oluşmaması için yapılacak açıklamaların çok önemli olduğunu vurguluyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada 12 Mayıs itibariyle yoğun bakımdaki hasta sayısının da ilk kez binin altında düştüğünü söyledi. Koca, toplam iyileşenlerin sayısı ise 100 binin üstüne çıkarak 101 bin 715 olarak açıklandı. Bakan Koca, "Salgının beşinci haftasından itibaren istikrarlı bir iyileşme içindeyiz. Şu anki şartlarda salgın kontrol altında" dedi.

Bulaştırma oranının Türkiye genelinde şu anda 1.56 olduğunu açıklayan Bakan, bu oranın salgın sırasında İstanbul'da bir bölgede 16'ya kadar çıktığını belirtti Bulaştırma katsayısının 1'in altında tutulmasının önem taşıdığını kaydeden Koca, “Tedbirlere uyarak geçirdiğimiz 8 haftadan sonra, riskli bir gün bile tabloyu değiştirebilir. Dışarıya maskesiz çıkmayın. Virüsten korunmamızı sağlayacak kuralları askıya alarak alışveriş kuyruğuna girmek, pazar yeri kalabalığına tedbirsiz karışmak risktir" dedi.

Bakan Koca, "Yeni hayatımızda kuyruklar, AVM, stadyum, pazar yeri kalabalıkları, üç kişinin oturduğu koltuklar, tam kapasite çalışan asansörler olmamalıdır" uyarısında bulundu. Koca, "Kontrollü sosyal hayat, söylediklerimizin yalın ifadesidir. Bizler kontrollü sosyal hayatı ikinci dönemin stratejisi olarak görmekteyiz" diyerek tedbirlere uyulursa yeni bir salgının, ikinci dalganın önlenebileceğini kaydetti.


İZMİR BİLİM KURULU: “AVM’LER AÇILMAMALIDIR”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Bilim Kurulu, normalleşme sürecinin ilk adımı olarak alışveriş merkezlerinin açılması üzerine bir açıklama yayınladı. Bilim Kurulu “Halk sağlığının henüz tesis edilmediği koşullarda AVM gibi devasa kapalı alanlar ve insan sirkülasyonuna sahip alanlar henüz salgın tam kontrol edilmemişken açılmamalıdır” denildi.

Bilim Kurulu’nun yaptığı açıklamadan satır başları şöyle:

Sağlık Bakanlığı’nın “AVM ve AVM içindeki iş Yerlerinde Alınacak Önlemler” yazısında yer alan önerilerin, halkımızda bu hastalık ile ilgili sağlık okuryazarlığının (SOY) yeterince oluşmadığı ve kurallara uyma, önerileri uygulama konusunda istenilen düzeye henüz gelinemediği göz önüne alındığında, bulaşı engellemeye yetmeyeceği endişesini taşıyoruz.

Bunca uyarıya, eğitime karşın fiziksel mesafe ve maske takma konusunda bile hedeflenen seviyeye ulaşılamadı. AVM’lerde; afiş asılması, el antiseptiği bulundurulması, giriş ve çıkışların kişilerin birbirleriyle temasını engelleyecek şekilde düzenlenmesi, tuvalet, mescit gibi ortak kullanım alanları, kapı kolları, tekerlekli sandalye gibi ortak kullanım araçları, asansör kullanımı gibi bir dizi önleme ve kısıtlamalara halkımızın uyum sağlaması zaman alacaktır.

En yetkili kişilerin, bulaşıcılık riskinin sürmesi nedeniyle, alınan önlemlere herkesin sıkı sıkı uymasını istemeleri ve bu konuda yapılan çalışmalardan elde edilen veriler gösteriyor ki pandemi sırasında halk sağlığının henüz tesis edilmediği koşullarda AVM gibi devasa kapalı alanlar ve insan sirkülasyonuna sahip alanlar, henüz salgın tam kontrol edilmemişken açılmamalıdır.”

“BERBERDE OTURUP ÇAY İÇMEYİN”

Prof. Dr. Hasan Tezer (Bilim Kurulu Üyesi) –Berber ve kuaförler açıldı. Bu yerlere önerimiz randevusuz çalışmayın. Müşterinizi bilin, personeliniz en az sayıda olsun, misafir kabul etmeyin. Berber salonunda ben kendim de muhabbet etmeyi, süreyi uzatmayı çok severim; fakat artık uzatılmaması gerekiyor. Orada oturup çay içmeyin. Ayrıca gazete okumak, yiyecek tüketmek o salonlarda artık olmayacak. Salonlara girerken mutlaka tıbbi maske olmalı. Elimizi salona girmeden önce hasta odasına giriyormuş gibi düşünüp hem kendimizi hem karşımızdakini korumak için girişte berberin hazırlamış olduğu dezenfektan ile temizleyeceğiz ve öyle gireceğiz. Berberle temas etmeyeceğiz, yine mesafemiz olacak. Koltuk sayısı az olacak. Aralarında mesafeler olacak. Orada 3’üncü bir kişi oturarak beklemeyecek. Ne kadar koltuk varsa o kadar kişi olacak.

Bu süreçte en riskli alanlardan biri olan marketlerde başka poşetlerle temas ederken burada ilk kural şu: Hastayla temas ediyormuş gibi düşüneceksiniz. Elinizi nasıl yıkayacaksanız, nasıl dezenfektana götürecekseniz aynı işlemi yine yapacaksınız. Meyveleri de aldıktan sonra iyice yıkamamız gerekiyor ki yıkadıktan sonra zaten bulaşma şansı da yok. Yine kıyafetler gibi 60 derecede pişirme işlemi yaptığımızda mikroorganizmaların da tamamen öldüğünü biliyoruz. Bu açıdan herhangi bir problem yok.

“2. DALGA’NIN, 1.’Sİ KADAR ÜRKÜTÜCÜ OLACAĞINI SANMIYORUM”

Prof. Dr. Tevfik Özlü (Bilim Kurulu Üyesi) –Covid-19 salgınında Türkiyen henüz birinci dalgayı atlatamadı. Şimdi onlarda ikinci dalga korkusu var. İkinci dalga riski var, bütün dünya bunu konuşuyor. Ama bizdeki ya da Rusya’daki durum farklı. Biz henüz birinci dalgayı atlatamadık. Bizim şu an riskimiz daha ziyade birinci dalgada bir gecikme, duraklama, ya da geriye dönüş olabilir mi? Rusya’da ve Avrupa’da da durum böyle. Güney Kore, Singapur, Çin, birinci dalgayı büyük oranda kontrol altına alıp bitirdiler. Şimdi onlarda ikinci dalga korkusu var. Şunu söylemekte yarar var. İkinci dalganın birinci dalga kadar ürkütücü olacağını sanmıyorum. Çünkü biz virüsü tanıdık ve virüs karşısında daha deneyimliyiz, daha güçlüyüz. Aldığımız önlemlerin işe yaradığını gördük. Ancak etkin bir aşı bulununcaya kadar virüs hep bir yerlerde olacak ve bizi tehdit etmeye devam edecek. İkinci dalga korkusu her zaman olacak."

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Son yıllarda izlenen “her sorunun zaman içinde kendiliğinden çözüleceği” şeklinde özetlenen zamana yayma politikaları istisnai koşullarda bazen sonuç verebilir ancak ...

Yayın kurulu üyemiz Emekli Albay Soner Aydın, “TSK içinde yankısı büyük olan olayın karanlıkta kalan noktalarını” GÖZLEM okuyucuları için yazdı.

Olumlu tablonun kahramanlarından olan sağlık çalışanlarına yapılan “mali destekte ortaya çıkan adaletsiz tablo” tepkilere yok açtı. GÖZLEM uzmanlara sordu. Görüşler “t...

Bir taraf “Dünyada en iyiyiz”, öteki taraf “Gerçekler saklanıyor, gidiş olumsuz” algısı yaratmak için yarışıyor. Asıl soru; “Gerçek hangisi?”

Türkiye’de muhalif siyasetçiler ve gazeteciler, “mafya babaları, sivil milis heveslileri, partili gençlik grupları ve parti yöneticilerinin tehditlerine maruz kalırken...

Diyanet İşleri Başkanı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı “yargı koruması” altına alındı. Gazetecilere, Barolara soruşturma ve “haberleri engelleme” kararları üst ü...

Nisan ayında ihracat yüzde 41 azalırken, sanayinin öncü göstergesi İmalat PMI 14,7 puan düştü. Talepteki daralmaya rağmen tüketici fiyatları (TÜFE) yüzde 0,85, üretici...

Yazarlar
Website Security Test