Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Panik yok, tedbirleri uygula ve EVDE KAL!”

27.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Pandemi, Avrupa ve ABD’ye kaydı ve yayılıyor. Türkiye’de de testler arttırıldı; yoğun bakımda ilaç tedavisi başladı. Vatandaş “İşe, sokağa ne zaman dönüleceğini” soruyor. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, uzmanlara sordu. İşte görüşler...

EDA EBRU NANECİ

Coronavirüs tüm dünyayı tehdit etmeyi sürdürüyor. Salgına karşı Türkiye’de başlatılan mücadele tüm hızıyla sürüyor. Hükümet, yerel belediyeler, kurumlar ve odalar önlemlerin uygulanabilmesi için büyük bir çaba sarf ediyor. Vatandaşlar evde kal çağrılarına uymaya çalışıyor. Fransa, İspanya, İtalya, İngiltere, Belçika ve Sırbistan'ın yanı sıra Irak ve Tunus'ta da sokağa çıkma yasağı uygulamaları yapılıyor. Yunanistan’da sokağa çıkma yasağı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ise kısmi sokağa çıkma yasağı kararı alındı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı son verilere göre Türkiye’de vaka sayası 1.196, vefat edenlerin sayısı ise 75’e ulaştı.

Yükselen vaka sayısı ve artan ölümler sonucu gözler ise Türkiye’nin alacağı kararlara çevrildi. Yaşanan artışla birlikte hükümetin yanı sıra her kurum, her belediye hatta sorumluluk sahibi vatandaşlar “evde kal” çağrısı yapmaya devam ediyor. Vatandaşların dışarı çıkmaması gerektiğine yönelik uyarıları sürdüren hükümet öncelikle geçici bir süre piknik ve mangal yapılmasının yasakladığını duyurdu. Yaşlıların ise banklarda oturmasını önlemek amacıyla belediyeler bankları sökerek önlem almaya çalıştı. Alınan önlemler yetersiz kalırken, hükümet 65 yaş ve üstü vatandaşlara ve kronik rahatsızlığı olanlara “sokağa çıkma yasağı” uygulaması getirdi. Bu yasağa uymayanlara para ve hapis cezası uygulanacağı bildirildi.

Türkiye'de ilk, ortaokullar ile liseler 30 Nisan’a kadar uzaktan eğitimle devam edecek. 81 ilde pavyon, diskotek, bar, gece kulüpleri geçici süreyle faaliyetlerini durdurdu. Umre'den dönenlerin bir kısmı da Ankara ve Konya'daki öğrenci yurtlarında karantina altına alınıp ayrı odalara yerleştirildi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yeni coronavirüs tehlikesi ortadan kalkıncaya kadar cami ve mescitlerde cemaatle namazlara ara verildiğini açıkladı. Türkiye'nin toplam 68 ülke ile karşılıklı uçuşları durduruldu. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi de "Korona Danışma Hattı" kurdu ve "Alo 184" üzerinden hizmet vermeye başladı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ekran karşısına çıktı ve dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yeni sağlık personeli alınacağını bildiren Koca, vakaların tüm Türkiye’de göründüğünü ve iyileşen hastaların da olduğunu söyledi. Koca’nın ‘Sokağa çıkma yasağı ilan edilecek mi?’ sorusuna “Herkes kendi OHAL’ini ilan edebilir” şeklindeki cevabı ise tepki topladı. On binlerce vatandaş sosyal medya üzerinden işe gitmek zorunda kalan “işçilerin” durumunu sordu.

Öte yandan, salgının Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ve Abdürrahim Albayrak gibi ünlüler de pozitif çıkması büyük yankı uyandırırken, Galatasaray taraftarından Terim’e moral mesajları yağdı. Ayrıca televizyon programı sunan Burak Akkul da coronavirüs testi sonuçlarını sosyal medyada kendisine bilgi verilmemesi üzerine hastaneden çektiği video ile isyan ederek öğrenmiş ve coronavirüs pozitif tedavisi gördüğünü açıklamıştı. Son olarak Burak Akkul yoğun bakıma alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Ekonomik İstikrar Kalkanı' adını verdikleri paketle, Kovid-19 salgınının etkilerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini devreye aldıklarını söyledi. Perakende, AVM, Demir-Çelik, Otomotiv, Lojistik-Ulaşım, Sinema-Tiyatro, Konaklama, Yiyecek-İçecek, Tekstil-Konfeksiyon ve Etkinlik-Organizayon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6'şar ay ertelendi. Krizden en çok etkilenen hizmetler sektöründeki işverenlerin vergi yükümlülükleri, SGK primleri ve kredi borçları ertelenecek. Kısa çalışma ödeneği ile üretime ara veren işyerlerinde çalışanlara geçici gelir desteği sağlanacak gibi maddeler yer aldı.

Vatandaşların corona virüsünden ekonomik olarak etkilenmesini azaltmak için bankalar bir dizi önlem aldı. Birçok banka coronavirüsü salgınının ekonomik koşulları zorlaştırarak müşterileri üzerinde yaratabileceği kısa vadeli finansal sorunların aşılması amacıyla talep olması durumunda 30 Nisan'a kadar anapara, faiz ve taksit ödemelerinde 3 aya kadar öteleme kararı aldığını duyurdu.

Sağlık Bakanlığı Hayat eve sığar" etiketiyle kampanya başlattı. Kampanyaya ünlü oyuncular ve sanatçılar da destek verdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter'dan yaptığı paylaşımlarla destek veren ünlülerin evde paylaştıkları fotoğrafları “Hayat eve sığar” etiketiyle paylaştı. Bakan Koca yaptığı paylaşımlarda "Bizler sahada ülkemiz için önlemler alırken, vatandaşlarımızın da aynı hassasiyetle evlerinde kalarak önlemlerini almalarını önemle rica ediyorum" diyerek vatandaşları evde kalmaları konusunda uyardı.

Sosyal medyada bu konuda gündeme oturan bir paylaşım ise Sivas’ta bir köy muhtarının caminin minaresine çıkarak mahalleliye yaptığı ‘evde kalın’ isyanı oldu. Mikrofondan tüm mahalleye seslenen muhtar, “Sağlık Bakanlığı dışarıya çıkmayın diyor siz yine sokaktasınız. Jandarma dolaşıyor, toplayacak haberiniz olsun. Ondan sonra muhtar gel beni karakoldan al deme. Vallahi gelmem” dedi.

ÇİN’DEN İLAÇ GELDİ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin'den Covid-19 için alınan ilaçlara yönelik yazılı açıklama yaptı. Yoğun bakımlarda kullanılmaya başlanan ilacın etkinliğinin gelecek günlerde netleşeceğini vurgulayan Koca, "Ankara'ya ulaşan ilaçlar, gece saatlerinde ambulans uçaklarla 40 şehre dağıtıldı. İlaçların dağıtımı 8 saat sürdü. Yeni ilaçlar, yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören Covid-19 hastaları için kullanılacak." ifadelerini kullandı. Bakan Koca, sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan yaptığı açıklamada ise "Bakanlığımızın Aşı Enstitüsü, bilim dünyamızın Kovid-19'a karşı aşı geliştirmesi için harekete geçti. Umut verici her bilimsel çabayı destekleyeceğiz. Maliye Bakanlığımız fon oluşturmaya hazır." değerlendirmesinde bulundu.

AÇIKLAMALAR KAFALARI KARIŞTIRDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de coronavirüs enfekte ve karantina altında olan toplam kişi sayısını açıkladı. Erdoğan ulusa sesleniş konuşmasında iyileşen coronavirüs hasta sayısını da kamuoyu ile paylaştı. Erdoğan'ın konuşması şöyle: “Ülkemizde 53 bin vatandaşımızı evlerinde izlemeye, 8 bin 554 vakayı ise hastanelerde takibe aldık. Bunlardan 797 kişi tamamen iyileşip taburcu olurken 4 bin 603 kişiden numune alınarak ileri tetkik yapıldı. Covid-19 teşhisi konan bin 872 kişinin tedavisine devam ediliyor.” Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Son 24 saatte 5.035 test sonuçlandı. 561 tanı kondu. 15 hastamız hayata veda etti. Bugüne dek kaybettiğimiz hasta sayısı 59. Toplam hasta sayımız 2.433. Sayılar, kayıp acısını, endişeyi ifade edemez. Sıfır riskle yaşamaya çalışalım. Bizi hayata tedbir bağlar." İki açıklama arasındaki sayısal fark kafaları karıştırdı.

PROF.DR. ONUR BAŞER; “ÖNLEMLER YETERLİ DEĞİL”

Michigan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Onur Başer, DW Türkçe konuştu ve “Türkiye'de başta testler olmak üzere önlemler yeterli değil” dedi. 65 yaş üstü kişilere getirilen sokağa çıkma yasağını yetersiz bulan Başer, "Türkiye'de 65 yaş ve üstü 7 buçuk milyon kişi var. Sadece 1 milyonu tek başına yaşıyor. Geri kalan 6 buçuk milyon kişi aileleriyle yaşıyor. Ailedeki insanlar dışarı çıkıp geldiklerinde virüsü getirebilirler. Bunlar düzensiz önlemler. Artış hızını azaltacak önlemler değil" ifadelerini kullandı. Başer, "Vakaların nerede olduğu hakkında bilgi verilmemesi ve bunun saklanması Türkiye'ye mahsus. Diğer ülkeler yapmıyor. Salgınla en iyi başa çıkan Güney Kore, Singapur, Hong Kong biliyoruz vakaların hangi bölgelerde olduğunu. İtalya'da biliyoruz. İnsanlar ona göre tedbir alıyorlar. Maalesef Türkiye salgın olan bölgeleri açıklıyor ne de insanları uyarıyor. Önlemlerin teker teker geç olarak başlaması bizim epidemik verimizi çok yükseltecektir." dedi. Başer, "En düşüğünü bile alsak Türkiye'de 32 milyon kişinin koronavirüsünden etkileneceğini gösteriyor. 32 milyon kişinin etkilenmesi 150 bin ile 600 bin arasında bir ölüm olacağının habercisi. 1.6 milyon hastanın yatış olacağını gösteriyor. Türkiye'de yatak sayısı 200 bin kadar. En az 640 bin hastanın yoğun bakım ünitesine ihtiyacının olacağını gösteriyor. Ki bu sayı Türkiye'de 40 bin civarı" diyerek duruma dikkat çekti. Solunum cihazlarına da değinen Başer, "640 bin hastanın da en az 320 bininin solunum cihazı ihtiyacı olacağını gösteriyor. Makine bağlanmazsa bu hastaların ölüm oranı yüzde 90." dedi ve Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında sağlığa en az harcama yapan ülke olduğunu hatırlattı.

Pandemi

Zeki Hozer (Dr.) -Ülkemizde Sağlık Bakanlığı Corona vaka açıklamaları bağlamında, pandemi yayılım algoritması ve halkın sosyal izolasyona tam uyum göstermemesi göz önüne alındığında, sokağa çıkma yasağının uygulanması gerekliliği görülmekte. Önümüzdeki 10 gün çok sıkı uygulanacak bir ülkesel düzeydeki karantina, önümüzdeki aylara yansıyacak uzun tıbbı, sosyal ve ekonomik krizin, kontrollü aşılmasında büyük etki yapacaktır. Gerek kitlesel sirkülasyonun bloke edilmesi gerekse hızlı tanı kitleri ile hedef kitlelerde yüz binleri bulabilecek taramalar, enfeksiyonu makul düzeylerde sınırlayabileceği gibi tanısı konulan vakaların hızla izolasyona tabii tutulması ile Güney Kore ve Almanya örneklerinde olduğu gibi başarılı bir mücadelenin yapı taşları oluşturulacaktır.

Elbette ülkelerin ve tüm dünya insanlarının, bu günler için farklı gündemleri söz konusu idi. Ama Dünya savaşlarında bile hiçbir konu, örnek olarak iklim ya da mülteci krizleri ve hatta terör bile, gezegende yaşayan herkesi, Corona kadar birebir etkilememişti. Şurası gerçek ki, en fazla 250 nm’lik virüs, yerküredeki herkese dokunacak! Dün Merkel karantinaya alınırken Trump G7 zirvesini iptal ediyordu. Avrupa Parlamentosu mini toplantı ya da uzaktan oylama sistemine geçerken, hafta başından itibaren de ülkemiz neredeyse bir ülke nüfusu kadar olan öğrenci sayımızla televizyon ve bilgisayar üzerinden yerinden eğitime başlıyor.

Ülkesinde Pandemi yönetimi ile ilgili olarak başarılı olmayan bir örnek oluşturan İran Lideri Ruhani, corona için ‘tahrip edici davetsiz bir misafir’ tanımlaması yaptı! Brezilya Devlet Başkanı Jair Bollsonaro, hasta olmadığını kanıtlamak için üçüncü kez test yaptırmakta, ABD’de Loeffler, Burr gibi senatörler de, Senato Sağlık Komitesinin Coronavirüs konulu toplantısı sonrası aldıkları bilgi dahilinde ellerindeki hisseleri satmaları nedeni ile etik dışı davranışları için eleştirilmekte. Yani, Corona, devlet adamlığı için de bir tür turnosol kağıdı işlevi görmekte!

Artık, corona tüm insanlara dokunmakta. Irk, din, dil, siyasi görüş ya da sosyal statü farklılığı yok olmuş durumda. Herkes corona kapsamı alanında!

Apartmanlarda yaşayan ve AVM’lerde sosyalleşen çağımız insanı, iklim değişikliklerini ivmelendiren mega küreselleşmesi, mikro nanometrik virüslere çarparak paramparça olunca, derin bir şokun içine girdi. Geçenlerde, bir TV programında, bir milletvekili corona nedeni ile ailesi ve çocukları ile daha fazla birlikte zaman geçirmesi nedeni ile mutluluğunu dile getirirken, söylediklerini nanizokorik içeriğine dair bir algı taşımıyordu: Siyasetçiler, çocukları ile hiç birlikte olamadan onların geleceğini şekillendirecek kararlar almaktan hiç beis duymuyorlarmış demek ki!

Açık bir gerçek ki, corona sonrası dünya, farklı bir dünya olacak. Postcoronasendromu, psikiatrlarınposttravma sendromundan çok daha derin radikal değişikliklere yol açacak. İnsan ve üretim ilişki ekonomisinden, global iklim değişikliğine, refah düzeyi farklılığından Dünya sağlık alt yapı düzenlemelerine kadar yeniden yapılanma yaşanacak. Zaten bu gerçekleşmezse, Covit 19… 40 gibi dalgaların telaffuz edileceği salgın periyotları ile yaşadığımız gezegenin ve insanlığın karanlık bir yüzyıla girmesi işten bile değil. Bu, ülkelerin tüm kapasite ve potansiyellerinin en rantable şekilde kullanmasını gerektiren ve ancak bu şekilde ortak irade ile Pandeminin baş edilebileciği bir küresel afet. Bu yapıldığında, pandeminin çıktığı yer olan Vuhan’ın bahçelerinde temiz hava eşliğinde kuş seslerini duyup, Ege’nin enfes kıyılarında kulaç atabileceğiz.

Şimdi, hastanelerimizin kapasitelerini aşmayacak planlamalar yapma zamanı. Ülkemizde bulunan 26.466 yoğun bakım ve 99.797 hasta yatağı ile 300 bini aşkın sağlık çalışanı, bu pandemiyi geride bırakacak motivasyon ve fizik altyapıya sahiptir. Ancak, kontrollü izolasyon, karantina ve sokağa çıkma kararları alınmadığı takdirde, sağlık sistemimiz üzerine büyük bir baskı oluşacaktır. Yapılan modelleme çalışmaları ve diğer ülkelerin vaka analizleri, enfekte her 5 kişiden birinin hastaneye yattığını ve bunların da 10’undan birinin yoğun bakım tedavisine alındığını gösteriyor. Tüm ülkelerin Covit-19 stratejileri, vaka yayılımını mümkün olduğunca kontrollü bir şekilde zamana yayarak, sağlık sistemleri kapasitelerinin kapsamında pandeminin ateşini söndürebilmek konusuna odaklanmış durumda.

Corona, tüm insanlarda derin bir korku yarattı ve insanlık tarihini radikal olarak değiştirecek bir potansiyel taşımakta. Nihayetinde, Coronanın genetik dizilimi deşifre edilip piyasaya çıkarılacak aşı ile tüm insanların bağışıklığının sağlanacağı ve çiçek gibi bu pandemi ile de mücadelenin başarıya ulaşacağı günler uzak değil. Pasteur Enstitüsünden Jeffrey Shaman’ın da belirttiği gibi semptomsuz çok sayıda taşıyıcının sokakta, toplu taşıma araçlarında virüsü yaydığını ve bazı ülkelerin de bilgisizlik ve ulusal gurur nedeni ile gerçek sayıları sakladığından hareketle, hızlı tarama ve birkaç haftalık küresel izolasyonun ile tüm dünya ülkelerinin uygulayacağı bu stratejilerin hayata geçmesi, Corona ile savaşta ilk başarı öyküsünü yaratacaktır.

Corona / Kısıtlamalar / Triaj!..

Mahmut Tolon (Prof. Dr) –Çok yerinde bir karar aldı hükümet. 65 yaş ve üstünün sokağa çıkmasını kısıtlayarak. Eksik tarafları doğal olarak var. Gezegenimizdeki hemcinslerimiz de gayet güzel bir reaksiyon veriyor genelinde.

Kim bundan bir ay önce dünyanın böylesine bir reaksiyon gösterebileceğine ihtimal verirdi?

Eksikler var doğal olarak 65 yaş ve üstü kısıtlamasında. İki gün önce böylesine bir kısıtlamanın mantıklı olduğunu yazmıştım. Evdekilerin saat başı 250 adım atmaları ve günde bir kez 20-30 dakika kültür fizik yapmaları önerilmeli. Tüm kararlar tek elden paylaşılmalı. Bir kısıtlama İçişleri Bakanlığından, bir kısıtlama (mangal yakmak) Tarım Bakanlığından değil.

Belki ilerdeki günlerde bu kısıtlama saat 17-19 haricinde diye düzeltilir. Ve bu saatlerde diğer yaş gruplarına kısıtlama getirilebilir. Böylelikle bu yaş grubu da yürüyüşe çıkabilir. Bu kültür fizik vs gibi gereksinime TV’lerimiz de değineceklerdir ve programlar düzenleyeceklerdir umarım.

Trump, Malarya (Sıtma) ilaçları konusunda bir tweet attı. Nijerya’da bu ilaçları alanlar aşırı dozdan öldüler.

İzan, insaf ve sükunetle davranmak gerek. Bazılarının ağırbaşlılık, kimyalarına aykırı galiba, başkan olsalar bile.

Türkiye’de bir günde 25 kişi öldü bu konu ile ilgili. 21’i korku ve aptallıktan – saf alkol/ ispirto içmişler – 4’ü de Corona’dan. Bir gün sonrasında ise virüsten Sağlık Bakanı’nın beyanına göre 21 kayıp verdik.

Önümüzdeki günlerde çok iyi haberler gelecektir. Bu konuda bu kadar yazmamın sebebine de kısaca değineyim. Belki 22 yaşımdan itibaren havadaki mikroplar ve UV şuaları ile dezenfeksiyon konusunda deneysel doktora yaptığım için. 1970’li yıllarda Almancadan çevirerek “Damlacık Enfeksiyonu” tabiri hakkında bilimsel yazılar yazmıştım. Bu tabir tuttu. Daha önce bu tabiri kullanan var mıydı, bilmiyorum, bir tez konusu olabilir. O ve 80’li yıllarda UV ile Su dezenfeksiyonu konusunda yayınlar ve çalışmalar yaptım. Çok yaygınlaştı; apartmanlarda bile UV dezenfeksiyonu uygulayanlar var. Bir ara barajlarda bile uygulandı. Yani düz bir Dahiliyeci – Nefrologdan daha fazla bu konular ile aşinayım. Bu UV ve Su dezenfeksiyonu sonra çok yayıldı. İlk ayaklara giyilen bilhassa dişçi muayenehanelerinde vs de uygulanan ayaklara takılan poşetler üzerine yayınlar yaptım. Birkaç on yıl tüm dünyada kullanılan Gigasept ise Endoskopi dezenfeksiyonunu öneren ekipte idim vs…

Çok trajikomik hikayeler de duyuyorum. Veliefendi Hipodorumu’nda girişte ateş ölçülmüş. Ölçülen dereceler kısmen 33.5 - 35 gibi kayda geçmiş. Ölçenler korkudan uzaktan ölçtükleri için. (Normali 36.7 derece)

Covid 19 tahlilleri kısmen yanlış negatif ve yanlış pozitif de çıkıyormuş. Bu tür sorular ve kargaşa daha birkaç hafta devam edecektir.

Burada detayına girmemin abes olacağı bazı bürokratik nedenlerle aşı çalışmaları çok gecikiyor. Can derdinde olunca epeyce hızlı olarak gönüllülerde aşı denemeleri yapılmaya başlandı bile. İlk tahminlerim daha önce bir aşı geliştirileceğidir. Tekrar kısaca birkaç habere değineyim ve altyapısına.

Alsas’da (Fransa) 75 yaş üzerindeki hastaların solunum cihazlarına bağlanmaması kararı alınmış. Almanya sınır da gelenleri almamaya başlamış.

Doğal olarak sert tedbirler ve hazin hikayeler de olacaktır. 1970’li yıllarda RNA virüslerinin “canlı” sayılıp sayılmayacağı felsefi olarak tartışılırdı.

Artık “canlı” sınıfındalar ve dudak uçuğu, esasen jenital uçuk veya zona ve suçiçeği minimal farklılıklarla ayni aileden. Yani biz virüsler ile beraber yaşıyoruz.

Triaj denilen şeyde de, cephedeki hekim veya savaştaki karar kademesi “75 yaşın üstünü solunum cihazına almama” gibi kararlar alabilir. Cephedeki hekim bir şey yapmasa da yaşayacak olanlara dokunmaz. Çok çaba sarf ederek kurtarması imkan dışı olana da. İşgücünü verimli bir şekilde harcayacağı hastaların tedavisine yönelir.

Bu arada kurunun yanında yaş da yanar. Esasen tüm bunları harmanlayınca bile türümüz başarılı bir sınav veriyor bu günlerde ve her gün ve her saat daha güvenilir ve net bilgilere ulaşacağız. Mühim olan bolca test yapılması.

Ben test yaptırma gayretinde olmadım, çünkü iyiyim atlattığım gribal enfekte ne olursa olsun. Yani triajda “koy kenara” olacak alt gruptayım. Fazla maydanoz olmaya gerek yok.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Gözlem, 83 milyonu ilgilendiren hayat pahalılığı konusunu masaya yatırdı. İşte uzmanların görüşleri...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 21 Mayıs’ta politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8,75’ten yüzde 8,25’e indirdi. Böylece TCMB son...

Ekonominin dar boğazdan geçtiği, siyasette AKP'den kopan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu gibi isimlerin daha görünür olduğu, MHP lideri Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının...

Salgından en çok etkilenen kesimin şehir varoşlarında yaşayanlar, gecekondu mahallelerinde oturanlar ve Suriyeli göçmenler olduğu görülüyor. GÖZLEM konuyu masaya yatır...

“Son yıllarda izlenen “her sorunun zaman içinde kendiliğinden çözüleceği” şeklinde özetlenen zamana yayma politikaları istisnai koşullarda bazen sonuç verebilir ancak ...

Yayın kurulu üyemiz Emekli Albay Soner Aydın, “TSK içinde yankısı büyük olan olayın karanlıkta kalan noktalarını” GÖZLEM okuyucuları için yazdı.

Olumlu tablonun kahramanlarından olan sağlık çalışanlarına yapılan “mali destekte ortaya çıkan adaletsiz tablo” tepkilere yok açtı. GÖZLEM uzmanlara sordu. Görüşler “t...

Yazarlar
Website Security Test