Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Şimdi, cevabı aranan “asıl” soru: “Ne zamana kadar?”

6.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ve Rusya “Ateş kes” ile 12 kilometrelik ‘Yol Güvenlik Koridoru’nun “garantörü” oldular. “Esad Rejimi” mutabakat metninde “Suriye Arap Cumhuriyeti” olarak yer aldı ve “Toprak bütünlüğü” ile “Birleşmiş Milletler’in ‘terörist’ kabul ettiği gruplarla mücadele” yinelendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Moskova’da yapılan “İDLİB” görüşmesinde “mutabakat metni” imzalandı ve Cuma sabahı saat 01.00’den itibaren “ateşkes” yürürlüğe girdi ve silahlar sustu.

Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov tarafından okunan mutabakat metnine göre, “Türkiye ve Rusya, Suriye Arap Cumhuriyeti'ndeki ateşkes rejiminin uygulanmasının garantörleri olacaklar.

Mutabakat metninde, Suriye’de Gerginliği Azaltma Bölgeleri Oluşturulmasına dair 4 Mayıs 2017 tarihli Muhtıra ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına dair 17 Eylül 2018 tarihli Muhtıra’ya da atıf yapılarak,” Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütler” yinelendi.

Metne göre, Taraflar, terörizmin tüm tezahürleriyle mücadele ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan tüm grupların ortadan kaldırılması yönündeki kararlılıklarını yinelerken, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini kabul ettiler.

Taraflar, Suriye ihtilafının askeri çözümünün olamayacağının ve ihtilafın yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, Birleşmiş Milletler'in kolaylaştırıcılığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğinin altını çizdiler.

Taraflar, İnsani krizin daha da kötüleşmesinin önlenmesinin, sivillerin korunmasının, ihtiyaç sahibi tüm Suriyelilere önkoşulsuz ve ayrım gözetmeksizin koruma ve insani yardım sağlanmasının, keza ülke içinden yerinden edilmelerin önlenmesi ile mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilen kişilerin güvenli ve gönüllü olarak Suriye’deki asıl ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasının önemini vurgulayarak, şu hususlarda mutabık kaldılar:

1-İdlip gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01'den itibaren durdurulacaktır.

2-M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.

3-Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumpa'dan (Serakib'in 2 km batısı) Ain-Al-Havr'a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.

“TARAFLAR BARIŞÇIL YOLDAN ÇÖZMEYE MECBURDUR”

Uluç Özülker (Emekli Büyükelçi) –Türkiye’nin hedefi nedir? Bunu sorgulamak lazım. Benim görebildiğim kadarıyla Türkiye’nin 4 tane hedefi var. Birincisi şehitlerin kanının yerde kalmadığını göstermek. İkincisi ateşkesi sağlamak. Üçüncüsü SOÇİ kapsamında ilk duruma yani buradaki gözlem noktalarının ötesine geri çekilmenin sağlanması. Dördüncü de sınırlarımızdaki insanlarla ilgili alınacak önlemler ve bunun ötesinde Esad’ın oradan gitmesi. Bu da akıllarda tutulan bir husus. Biz görüşlerimizi bunların etrafında oluşturduk. Net olarak baktığınız zaman, hiçbir müzakere ben böyle istiyorum diyerek tek taraflı bir sonuca ulaştırılamaz. Müzakerelerde karşılıklı olarak taviz verilecektir ve ancak o şekilde bir sonuç elde edilebilir. Burada görünen şey çok basit. Rusya ön planda görünmek istemiyor ama Esad’ı Türkiye’ye tercih ettiği de kesin. Nitekim Süleymani öldürüldükten sonra da Putin Ankara’ya gelirken önce Şam’dan geçti.

Şam’da ne konuştular?

‘Merak etme Süleymani öldürüldü. Şii birliği ve dayanışması sıkıntıya düşmüş olabilir ama senin sonuna kadar arkandayım, senden vazgeçmeyeceğim’ şeklinde bir tutumla gitti ve bunları anlattıktan sonra Ankara’ya geldi. Rusya rejim güçlerinin arkasında durmaktan vazgeçmiyor. Hava sahasını Türkiye’ye kapatmış durumda. Aynı zamanda kendi uçaklarıyla buraya müdahale etmektedir. Bu durum iki şeyi tetikledi. Türkiye’nin her halükarda desteğe ihtiyacı var. Türkiye, Rusya’yla karşı karşıya gelmeyi arzu etmez. Zaten iki tarafta da savaş halini istemez. Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler Cumhurbaşkanın da ifade ettiği gibi stratejik bir boyut kazandı. Amerika ile Rusya birbirine düşmanlar ama iş Suriye’ye gelince mutabakat içindeler. Suriye’yi de kendi içlerinde bölmeye çalışıyorlar. Amerika Fırat’ın doğusunda toprağın yüzde otuzluk bir kısmını İran’a karşı kullanmak üzere hazırladığı güçlere ayırdı. Kimse orada ne işin var demiyor. Bunun dışında kalan toprak Rusya’nın himayesindeki Esad’ın toprağı oluyor. Bunun da kendi içinde bütünlüğünün korunması esastır deniyor. 750 bin kişilik İdlib, 4 milyon insan barındırıyor. Bu 3 milyonluk fark nereden geldi ve bunlar kimdir ona da bakmak gerekiyor. Sünni temizlik hareketi kapsamında oraya gönderilmiş kişiler… Ruslar bahane bularak bizi sıkıştırmaya başladı ve bu noktalar geldik. Bizim karşımızda Esad yok. Esad bir piyon. Biraz üstüne gittiğimizde Suriye’nin silahlı kuvvetlerinin yüzde 15’i bitmiştir. Biz bu kısa sürede yüzde 15’ini ortadan kaldırabildik. ‘Rusya sen arada çekil Esad’la görüşelim diyoruz’ ama Rusya bundan vazgeçmez. Bütün bu koşullar altında biz baş başa kalsak ezer geçeriz ama işin içine Rusya girdiği zaman elbette dikkatli olma mecburiyeti var. NATO’ya başvurduk Amerika’dan da destek istedik ve bu desteği topyekun vereceğini söylediler. Bu destek manevi destektir. Amerika ve Rusya ile karşı karşıya kalmak istemez. Mühimmat vereceklerini söylediler. Buradaki sorunun çözülebilmesi için Türkiye’nin ve Rusya’nın bir araya gelip karar vermesi lazım. Burada fiilen o sahada var olan Türkiye ve Rusya’dır. Türkiye ve Rusya’nın görüşleri birbirinden çok uzak. 36 şehidimizden sonra operasyonu başlattık. Biz bulundukları bölgeyi boşaltmalarını istiyoruz. Buna karşılık Rusya ve rejim M5 ve M4 otoyollarının boşaltılmasının mümkün olmadığını söylüyor. Halep ve Şam’ı birleştiren ve Rus üslerine lojistik sağlayan bölge. Bu gereğin yerine getirilmesi çok zor. Olması gereken ateşkesti. Lüzumsuz yere savaşa doğru giden durumun önünün kesilmesi gerekiyor. Bunun dışında SOÇİ mutakabatı bitmiştir. Yeniden bir mutakabat yapmak lazım.

Bir güvenli bölge olması lazım. Göç meselesinin bir an önce çözülmesi lazım. 2 milyon insanı daha Türkiye kaldırabilecek durumda değildir. Güvenli bölge olduğunda Türkiye’den de göçmenlerin bir kısmını oraya sevk etmek ve nispeten rahatlama getirme yolunda önemli adım olacaktır. Olumlu düşünmeyi tercih ederim. İki tarafın da olumsuzluğa tahammülü yok. Türkiye ile Rusya bir savaş riski içine girmiş olsalar doğalgaz, nükleer santral, turizm ve ekonomi gibi karşılıklı çok fazla menfaatimiz var. Türkiye bir savaş riskinde ve ya savaş halinde boğazları kapatma hakkına sahiptir. Şu anda bütün Rus gemileri boğazdan Suriye’ye inmektedir. Türkiye kapatırsa neler olur? Savaş diye düşünülebilecek şey bir cinayettir. O bakımdan taraflar isteseler de istemeseler de daha barışçıl yoldan çözmeye mecburlar. Rusya’da bir makale yayınlandı. Biz Türkiye’ye S400’leri hemen verdik. Böylece Amerika ve Türkiye işbirliğine bir nifak tohumu ektik. NATO’ya kadar sirayet edecektir. Karşılığında da 2 buçuk milyar dolar da mükafat aldık. Bu işi bu noktaya getirebilmek için milyarlarca dolar harcamamız gerekirdi deniyordu. Bu işte Rusya’nın görüşüdür. Amerika’nın da görüşü çok basit: “Türkiye Rusya’nın kucağına itilecek bir ülke değildir. Bana biat etmelidir. Bu koşullar altında Türkiye’yi Rusya’ya bırakmayacak şekilde mücadelemi sürdüreceğim” diye düşünüyor. Ancak Türkiye kendi göbeğini kendi kesmelidir. Bu görüşmeler göbek kesme operasyonunun başlangıcıdır. 


“GÜVENİLMESİ ZOR BİR ATEŞKES”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) –Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup birliklere 27 Şubat 2020 gecesi yapılan saldırı sonrasında 36 askerimizin şehit olması Türkiye'yi yasa boğmuştur. İdlib'den hemen her gün şehit ve yaralı haberleri gelmeye devam etmektedir.

Bu koşullar altında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Moskova ziyareti ilgi ile beklenmekteydi. Yapılan görüşmelerden sonra varılan mutabakat uyarınca gece yarısı itibarıyla ateşkes sağlanmıştır. Sağlanan ateşkes ile Türkiye ile Rusya arasında çatışma riski ortadan kalkmıştır.

2018 Soçi mutabakatına göre Suriye ordusunun gözlem noktaları gerisine çekilmesi gerekmekteydi. Bu gerçekleşmemiştir. Esasen gözlem noktalarının yerlerinin iyi belirlenmediği anlaşılmıştır. Gözlem noktalarının bundan sonraki geleceğinin askeri heyetler tarafından müzakere edileceği bildirilmiştir. Ancak Şam yönetiminin kontrol altında tuttukları bölgede yer alan bu noktalarda fonksiyon sürdürülmesi zordur.

Türkiye Soçi mutabakatı uyarınca İdolib çevresini DAEŞ, HTŞ ve El Kaide uzantısı terör örgütlerini Fırat Kalkanı harekatı ile bölgeden uzaklaştırmıştı. Buna rağmen Türkiye, bu yükümlülüğü gerektiği gibi yerine getirmemekle suçlanmıştır.
Öte yandan Fırat'ın doğusunda ABD petrol kaynaklarının başına getirdiği YPG/PKK unsurlarına desteğini sürdürmekte ve devlet oluşturma yolunda adımlara devam etmektedir.

ABD ve Rusya PKK'yı terör örgütü olarak görmemektedir. Rusya'nın Suriye ile birlikte Türk birliklerine saldırmış olduğu gerçeği karşısında Türkiye artık Rusya ve ABD'ye bağımlılığını azaltacak ve bölge ülkeleriyle işbirliğini arttıracak bir politika izlemek zorundadır. Zira sağlanan ateşkes kırılgan özellikte bir geçici düzenleme niteliğindedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Pandemi, Avrupa ve ABD’ye kaydı ve yayılıyor. Türkiye’de de testler arttırıldı; yoğun bakımda ilaç tedavisi başladı. Vatandaş “İşe, sokağa ne zaman dönüleceğini” soruy...

TRT, EBA TV adında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için üç ayrı kanal oluştururken, uzmanlar, eğitimin ilk gününde ders aralarına sıkıştırılan animasyon ve bazı ...

Coronavirüs salgınının ekonomik etkilerini azaltmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart'ta açıklanan önlemlerin, yasal düzenleme gerektirenleri,...

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), coronavirüs salgını nedeniyle yeniden gündeme aldığı yeni infaz düzenlemesine ilişkin taslak teklifi muhalefet partilerine iletti. Pa...

İdlib’de son iki haftadır dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Moskova, bir süredir Türkiye’ye Soçi Mutabakatı ile İdlib’de üstlendiği görevi yerine getirmesini isterke...

“Milletimin her ferdinden ricam, tehdit geçene kadar evlerinden çıkmasınlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, acil tedbirleri 21 başlıkta sıraladı. Gözlem, “Ekonomik İstik...

Dünya’daki tablo giderek ağırlaşırken, “ölü sayısı” bakımından İtalya “Ölümleri büyük ölçüde durduran” Çin’i geçti. Türkiye’de “test sayısı arttıkça” hasta ve ölüm say...

Yazarlar
Website Security Test