Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Atatürk’ün mirasına neden göz dikiliyor?”

21.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin Hazine’ye devrini yeniden gündeme getirdi.

Genel Başkanı Erdoğan başkanlığında toplanan AKP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında, İş Bankası'ndaki "CHP hisselerinin" Hazine'ye devri konusunda yasal düzenleme için çalışma yapmak üzere bir komisyon kurulması kararlaştırıldı. AKP, İş Bankası’nın yüzde 28,09'luk CHP hissenin Hazine'ye devredilmesi, 4 CHP'li üyenin yerine de "bağımsız üyelerin" atanması ve "CHP hisselerinden" gelir payı alan Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'yla ilgili bir düzenleme yapılması seçenekleri üzerinde duruyor.

İş Bankası hisseleri daha önce iki kez CHP’den alınmış, açılan davalarla geri almıştı. Uzmanlar, her ne kadar halihazırda benzer statüde olan başka bir kurum olmasa da CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin devrinin “miras ve mülkiyet haklarını ortadan kaldırma” olacağına dikkat çekiyor.

Türkiye çapında en çok şubeye (1330) sahip ikinci banka olan İş Bankası’nın güncel ortaklık yapısında, Atatürk’ün hisselerinin oranı yüzde 28,09 olup, bankanın yüzde 31,78’lik bir kısmı da halka açık olarak Borsa İstanbul’da işlem görüyor. Kalan hisseler de İş Bankası çalışanları sandığına ait.

CHP hisselerinin Hazine’ye devrini AKP daha önce de gündeme getirmiş ve her hangi bir adım atmamıştı. Erdoğan, geçtiğimiz yıl Şubat ayında yaptığı açıklamada, “Dünyada banka hissedarı olan tek parti CHP, parti-banka ilişkisine bile kılıf buluyor! Ama bu hisseleri hazineye er veya geç devredeceğiz” diyerek kararlı bir mesaj vermişti.

Erdoğan, Ekim 2018'de de "Gazi Mustafa Kemal'in İş Bankası'nı CHP'ye değil, Hazine'ye tahsisi vardır. Ve bu İş Bankası hisseleri Hazine'nin olacaktır, Allah'ın izniyle. Bu parlamento bu tarihi kararı da alacaktır ve milletin hazinesine İş Bankası, evet oradaki hissesiyle, yüzde 28, devredilecektir, ben buna inanıyorum" diyerek bu konuda yasal çalışma yapacaklarını ifade etmişti.

Konunun yeniden gündeme getirilmesi “siyasi bir karar” olarak değerlendiriliyor. Konu da, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “FETÖ'nün siyasi ayağı” olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı işaret etmesinin ardından gündeme geldi. Toplantıda, AKP’nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin, devire ilişkin hazırladığı taslak konusunda sunum yaptı ve Erdoğan'ın hisse devri yöntemine ilişkin farklı görüşlerin dillendirildiği toplantıda, “Tekrar çalışın ve bir an önce getirin” talimatını verdi.

Erdoğan’ın bu adımına CHP’den başta Genel Başkan Kılıçdaroğlu olmak üzere çok sert tepkiler geldi.
Konunun uzmanları da “daha önce iki defa alınıp yüksek yargı organları tarafından geri verilen” hisselerle ilgili olarak “Senaryo değişmeyecek” yorumlarını yaptılar.

Hatırlanacağı gibi CHP’nin Atatürk hisseleri daha önce iki kez Hazine’ye devredilmiş ve karar yargıdan geri dönmüştü. AKP’nin bu defa farklı bir strateji izleyeceği konuşuluyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı başkanlığında bir komisyon kuruldu ve komisyon, bu konudaki mahkeme kararlarını, CHP'nin bankadan aldığı kâr payının harcandığı yerleri araştırıyor.

AKP Komisyonu, yasal bir düzenlemenin çerçevesini de inceliyor. Bir yandan da kamuoyunda, CHP'nin hisselerle ilgili tasarrufunda Atatürk'ün mirasına uygun hareket etmediği algısı yaratmayı hedefliyor.
Haberlere göre, AKP, ilk olarak Atatürk’ün CHP’ye bıraktığı hisselerin kaynağının Kurtuluş Savaşı için Hindistan’dan gelen paralar olduğu, bunun da bir siyasi partiye verilebilecek para olmadığı söylemini dillendirecek. Yasalara göre siyasi partilerin ticaret yapamayacağını belirten AKP, İş Bankası’nın 32 iştirake ortak olduğu, CHP’nin de İş Bankası’ndaki hisseleri üzerinden bu iştiraklere ortaklığı bulunduğu tezini işleyecek. AKP, CHP’nin İş Bankası’ndan gelen kâr payını da Türk Dil Kurumu (TDK) ve Türk Tarih Kurumu’na (TTK) verme konusunda sıkıntı çıkararak Atatürk’ün vasiyetine ihanet ettiği söylemini kullanacak.

AKP'nin bir başka stratejisi ise, CHP'nin, "Biz bankadan para almıyoruz" sözlerinden yola çıkarak, "O para zaten kamu malı. Para almadığın yerde olmanın sana menfaati ne" noktasından hareketle CHP'yi yıpratmaya hazırlanıyor.

Konuşulan bir başka senaryo da, İş Bankası'nda çoğunluk hisseye sahip İş Bankası Çalışanları Munzam Sandığı hisselerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na devredilip, Banka'nın tümüyle kamulaştırılacağı iddiaları da dile getiriliyor.

Bahçeli “destekleriz” demişti!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu konuda bir teklif gelirse destek vereceklerini dile getirmişti. Yapılacak değişikliğin, Siyasi Partiler Yasası’ndaki “partilerin ticari faaliyette bulunamayacağı” hükmünden yola çıkılarak hazırlanacağı, diğer ilgili mevzuatta da değişiklik yapılacağı öğrenildi.

Daha önce iki kez alınmıştı

İş Bankası hisselerinde en eski tartışma Demokrat Parti iktidarında yaşandı. DP, 1953'te benzer gerekçelerle yasayı çıkarıp hisseleri Hazine'ye aktarmıştı. CHP, 1960 anayasasına dayanarak Anayasa Mahkemesine yaptığı itiraz sonucu, 1963 yılında hisseler geri almıştı. 1980 askeri darbesi sonrası ise tüm siyasi partilerin kapatılıp mallarının Hazine'ye devri sırasında askeri yönetim, 1981 yılında bu hisselerin Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na devrini sağlamıştı. CHP yeniden kurulup faaliyete başladıktan sonra yaptığı itiraz üzerine hisseler yeniden CHP'ye devredilmişti.

CHP yönetimi bu iki yüksek yargı kararını örnek gösterip, yasa çıkarılıp Hazine'ye alınsa bile, İş Bankası’ndaki hisselerinin geri geleceği görüşünde. CHP ve hukukçuların üzerinde durduğu önemli hukuki dayanaklardan birini miras hukuku kapsamında, "Artık hayatta olmayan bir kişinin resmi vasiyetinin ihlal edilmesi, bunun emsal teşkil etme ihtimali nedeniyle imkansızlığı" oluşturuyor. Bu kişinin Atatürk olması ise tartışmaların alevlenmesini sağlıyor.

Adnan Bali: Yönetimle ilgisi yok

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, bankadaki CHP hisselerinin Hazine'ye devrine ilişkin, "İş Bankasının sermaye yapısı belli. Yüzde 40 civarında munzam sandık ana hissedar. Bu munzam sandığın 25 bin civarında çalışan, bir o kadar da emekli, dul, yetim şeklinde üyeleri var. Dolayısıyla şu anda çoğunluğu oluşturuyor. Bu çoğunluk çerçevesinde de yönetim kurulunda üye sayısı ile de çoğunluğu oluşturuyor. Yani karar alma mekanizmaları açısından çok açık net, şeffaf bir durum var. Diğer taraftan Atatürk´ün kuruluş sırasında koymuş olduğu kaynağın bugün ve kendi vasiyetlerinin bir gereği olarak CHP tarafından bir temsili söz konusu. Geri kalanı da halka açıktır. Tartışma konusu olan hadise, Atatürk paylarının kimin tarafından temsil edileceğidir. Dolayısıyla ne ana hissedarın mülkiyet haklarıyla ne bankanın performansıyla, ne de bankanın iş yapma biçimiyle doğrudan bir ilgisi yoktur.” dedi.
Tartışmaların yeni olmadığını, daha önce de gündeme geldiğini belirten Bali, şöyle devam etti: “Bunlar da yeni hususlar değil. 2018 yılında yine bu tartışmalar açıldığı sırada, kamuoyuna yaptığımız bir duyuru var.”

 

“MENDERES DÖNEMİNDE DE BENZER DURUM YAŞANDI”

Sabih Kanadoğlu (Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı) –Burada Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetnamesi yoluyla intikal eden mülkiyeti miras durumu vardır. Evrensel hukuk olarak baktığımız zaman, Birleşmiş Milletler Beyannamesi’nden tutun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne kadar hepsi belirli şekilde koruma altına alınmış durumdadır. Mülkiyet hakkı insanın temel haklarından bir tanesidir. O itibarla bu yapılan mülkiyet hakkına yapılan bir saldırı oluyor.

Bu işin çözümü tamamen hukukun içinde kalmaktan geçmektedir. Daha öncesinde de örneklerini gördüğümüz bir yasa değişikliği yoluyla mülkiyet hakkını çiğneme durumu olabilir. Buna benzer bir durum 1953 yılında Adnan Menderes döneminde yapılmıştır. Demokrat Parti Hükümeti, çıkardığı 6191 sayılı yasa ile vasiyetname yoluyla CHP’ye devredilen mülkiyetlerin Hazineye devri isteğiyle 1953 yılında el koydular. 27 Mayıs sürecinden sonra gelen 1961 Anayasası ile önceki kanunlara itiraz etme hakkı tanınınca CHP 6191 sayılı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi 6191 sayılı kanunun iptaline karar verdi.

Bu yaşanan, emsal bir örnek olarak önümüzde durmaktadır. Demek ki her otoriter ve totaliter yoluna sapan iktidarların ve darbecilerin saldırdıkları ilk yer burasıdır. Bu durum yaşansa bile gerçek bir hukuk devletine dönüldüğünde Anayasa Mahkemesi geçmişte de aldığı bu kararı yine alacaktır. Hukuka biraz olsun aklı ve vicdanıyla sahip çıkan her hukukçunun Anayasa Mahkemesi’ne AKP yoluyla bile girmiş olsa alacağı karar tektir. Bunun örneği de belirttiğimiz gibi geçmişte vardır.

 

“ULUSLARARASI HUKUKTA HESAP VERİRSİNİZ”

Müslim Sarı (CHP PM ve İş Bankası eski Yönetim Kurulu Üyesi)-Recep Tayyip Erdoğan’ı uyarıyorum: İş Bankası hisselerinin devri fikrinden vazgeçiniz, bunu yapamazsınız! Hukuki, ekonomik ve siyasi olarak mümkün değildir. İş Bankası’nın hisse devrinin gündeme getirilmesi tamamen politik bir meseledir. Erdoğan, bu konuyu gündeme getirerek 3 amaç güdüyor. Birincisi, CHP'yi zor duruma düşürmek. Atatürk hisselerine, vesayetine sahip çıkamayan bir CHP algısı yaratmak.

İkincisi “tek adam” zihniyetinin uzantısı olarak Türkiye'deki bütün kurum ve kuruluşları dostlarına peşkeş çeken anlayışın içine İş Bankası'nı da katmak. İş Bankası'nın 4 yönetim kurulu üyesini de ben atamak istiyorum demek istemektedir. Üçüncüsü, bu ekonomik bir meseledir. Hazine'nin içi boşalmıştır, kaynağa ihtiyacı vardır. Türkiye'nin en büyük özel bankası olan İş Bankası'nı da Varlık Fonu'na devretmek suretiyle onu da bir kamu bankası gibi kullanmak isteyecek bir bakış açısını bize yedirmek istemektedir.

Bütün uyarılara rağmen, İş Bankası’nın Hazine’ye devri konusunda adım atılması hukuk tanımazlıktır. İş Bankası yabancı ortaklıdır, bu açıdan meselenin uluslararası boyutu vardır. Böyle bir uygulama ve bu şekilde bir bakış açısı, orta vadede Türkiye'ye ciddi miktarda fon akışına engel olacaktır. Kimse sermayeyi kediye yüklemek istemez. O yüzden bir ekonomist olarak Recep Tayyip Erdoğan'ı uyarıyorum. Bundan bir an önce vazgeçiniz, yoksa Türkiye'ye orta ve uzun vadede zararları olacaktır.

 

“SADECE İŞ BANKASI MI?”

Murat Muratoğlu (Ekonomi Yazarı):İş Bankası hisseleri özel hissedir. Atatürk'ün el yazısı ile kaleme aldığı vasiyettir. Bankanın hisselerini Hazine'ye devretmek miras ve mülk hukukunu çöpe atmak demektir.

Bir anlamda herkesin malına bir kanun çıkartarak el konabilir anlamına gelir. İş Bankası hisseleri Hazine'ye devredilince kontrol Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a geçecek haliyle… CHP'nin sahibi olduğu İş Bankası hisselerinin geliri yokken bu kavga sizce niye? Neyi devredeceksin Hazine'ye? Yönetim kurulu üyelikleri için mi? “Zaten o üyelikler sembolik… Herhangi bir etkisi yok ki, Hazine'ye devrolsun!” diyenler, sizin üzerinizden atletinizi alsalar yeridir. Siz fark edene kadar donunuz da gidicidir.İş Bankası'nın yüzde 40.12'si banka çalışanlarına ait olan Munzam Sandık Vakfı'na aittir. Bu bankanın çoğunluk hissesidir. Hazine hisseleri ele geçirince yeni yönetim kurulu üyelerini o atayacak. Bir anlamda banka Saray'a bağlanacak. Peki ya vakıf payı ne olacak?

2 ay önce Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Vakıfbank'taki vakıf hisselerinin Hazine'ye devri gerçekleştirildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü sadece idareci ve koruyucuydu. Vakıf malı devredilemez, satılamazdı…

Zira Vakıfbank'ın Hazine'ye devri sıradan bir devir değildi… İş Bankası için emsaldi! Vakıfbank, vakıfların değil miydi? Şimdi kimde hisseleri?

Hâlâ saf saf “Millete dönüyor” diyenler var? TRT de milletin. Açın, sabah akşam AKP propagandası izleyin. Kimin sınıf arkadaşı genel müdürü olmuş isterseniz bir inceleyin.

Hedef sadece İş Bankası mı? Tabii ki hayır! Bizzat Erdoğan; “Bir başka şey daha var; Türkiye Şişecam” diye başlayıp, “İş Bankası'nın iştiraki. Dolaylı olarak bu nereye gidiyor? Onlara da gidiyor. Yani Şişecam'dan da Hazine'ye gelmesi gereken pay var” deyip niyetini çoktan açıkladı.

İş Bankası'nı alana iştiraki Şişe Cam bedava… Paşabahçe, Trakya Cam, Anadolu Cam, Soda Sanayi de yanında…

Bitmedi; Anadolu Sigorta, İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Milli Reasürans, İş Finansal Kiralama… Yakışırlar Varlık Fonu'na!
Yine Atatürk'ün vasiyeti, sit alanı olan Atatürk Orman Çiftliği arazisi vardı. Mahkeme karar aldı, çivi bile çakılamazdı. Saray yapıldı!” (Sözcü Gazetesi)

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Pandemi, Avrupa ve ABD’ye kaydı ve yayılıyor. Türkiye’de de testler arttırıldı; yoğun bakımda ilaç tedavisi başladı. Vatandaş “İşe, sokağa ne zaman dönüleceğini” soruy...

TRT, EBA TV adında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için üç ayrı kanal oluştururken, uzmanlar, eğitimin ilk gününde ders aralarına sıkıştırılan animasyon ve bazı ...

Coronavirüs salgınının ekonomik etkilerini azaltmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart'ta açıklanan önlemlerin, yasal düzenleme gerektirenleri,...

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), coronavirüs salgını nedeniyle yeniden gündeme aldığı yeni infaz düzenlemesine ilişkin taslak teklifi muhalefet partilerine iletti. Pa...

İdlib’de son iki haftadır dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Moskova, bir süredir Türkiye’ye Soçi Mutabakatı ile İdlib’de üstlendiği görevi yerine getirmesini isterke...

“Milletimin her ferdinden ricam, tehdit geçene kadar evlerinden çıkmasınlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, acil tedbirleri 21 başlıkta sıraladı. Gözlem, “Ekonomik İstik...

Dünya’daki tablo giderek ağırlaşırken, “ölü sayısı” bakımından İtalya “Ölümleri büyük ölçüde durduran” Çin’i geçti. Türkiye’de “test sayısı arttıkça” hasta ve ölüm say...

Yazarlar
Website Security Test