Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Enflasyon düşmemekte direniyor; ne olacak?

7.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM 83 milyonu doğrudan ilgilendiren konuyu masaya yatırdı ve Uzmanlara sordu; “Sepetteki bu hesaplama oyunları ile enflasyon düşer mi; gerçekten düşürmek için ne yapılmalı?” ve uzmanlar yanıtladı; işte görüşleri…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yılın ilk enflasyonunu açıkladı. Verilere göre Ocak ayında enflasyon yüzde 1,35 arttı. Buna göre yıllık enflasyon ise yüzde 12,15 oldu. Verilerine göre, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana harcama grupları sırasıyla, yüzde 42,21 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 15,11 ile eğitim ve yüzde 15,01 ile çeşitli mal ve hizmetler oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu ana harcama grupları ise sırasıyla, yüzde 5,66 ile eğlence ve kültür, yüzde 6 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 7,51 ile ev eşyası.

Yılın ilk enflasyonu, “Enflasyon Sepeti”nde yapılan değişikliğe rağmen yüksek çıktı. Enflasyonu düşük göstermek için çeşitli yöntemlere başvuran hükümet bu kez de sepetteki ürünlerin ağırlıklarını düşürdü. Enflasyonu en fazla etkileyen ve halkın en büyük gider kalemi olan gıdanın enflasyon sepetindeki etkisi azaltıldı.

Güncellemede dikkati çeken ise gıda, ulaştırma, konut, ev eşyası, giyim ve ayakkabı gibi hem tüketim çok olduğu hem de fiyat değişimlerinin vatandaşı direkt etkilediği grupların ağırlıklarının düşürülmesi oldu.

Gıdanın geçen yıl yüzde 23.29 olan ağırlığı yani enflasyonu etkileme oranı yüzde 22.77’ye çekildi. Bu 0.52 puan düşüş anlamına geliyor. Yine otomobil, benzin, motorin, köprü, otoyol ücretleri gibi kalemleri barındıran ulaştırma grubunun da ağırlığı 1.16 puan birden indirildi. Ulaştırmanın yüzde 16.78 olan ağırlığı yüzde 15.62’ye çekildi.

Elektrik, su, doğalgaz ve kira gibi en temel barınma ihtiyaçlarının bulunduğu konut grubunun ağırlığı ise 0.82 puan düşürüldü. Böylece konut grubu artık enflasyonu yüzde 15.16 değil yüzde 14.34 etkileyecek. Giyim ve ayakkabı grubu 0.28, ev eşyası grubu ise 0.56 puan daha az etkili olacak.

Hükümetin vergi düzenlemeleriyle etkileyebildiği gruplardan içki ve sigaranın ağırlığı ise 1.83 puan artırıldı. Aynı şekilde sağlık, lokanta ve oteller, eğitim ve çeşitli mal ve hizmetler de ağırlığı artırılan diğer gruplar oldu.


ENFLASYON DÜŞMÜYOR, DÜŞÜRÜLÜYOR!

Muzaffer Demirci (Prof. Dr.) -Halkın geçimini kolaylaştırmak için enflasyonun düşük olması hedeflenir. Çünkü enflasyon gizli bir vergidir. Bu amaçla dar gelirlilerin bütçeleri içerisinde yer alan gıda, giyim, sağlık ve konut gibi dört temel sektörün enflasyon sepeti içindeki sektörel ağırlık kat sayıları dar gelirlilerin lehine düzenlenmesi arzulanır. Gelir dağılımının oldukça bozuk olduğu ülkemizde, neredeyse nüfusun yüzde 50’ye yakınının bütçesi bu dört sektör ağırlıklıdır. Dolayısıyla seçilen sepet içindeki sektörel ağırlıklar bu kurala göre hazırlanmalıdır. Ekonomik programlarda enflasyonun yüzde 5 gibi tek hanelere düşürülmesi amaçlanırken, ocak ayı TÜFE yüzde 1,5, yıllıkta yüzde 12,35 oranında gerçekleştiği görülmektedir. Üretici fiyat endeksi de ciddi bir maliyet baskısı yaratma düzeyinde olmasa da düşündürücü olduğunu vurgulamak gerekmektedir. Son bir yıllık ortalama enflasyon oranı da yüzde 14.52 olmuştur. Ana harcama gruplarındaki ağırlıklı kat sayılara bakılırsa; Gıda katsayısının yüzde 23,29’dan 22,77’ye, konut katsayısının yüzde 15,16’dan 14,34’e, giyim katsayısının yüzde 7,24’den 6,96’ya, ulaştırma katsayısının yüzde 16,78’den 15.62’ye düşürme amacının enflasyonu daha düşük oranlarda gösterme amacını taşıdığı görülmektedir. Ama enflasyonu kağıt üzerinde düşük göstermek, vatandaşın refahını arttırmadığı için buna hiç gerek yoktur. Çünkü vatandaş yaşayarak görmektedir. Merkez Bankası’nın reel kur endeksine göre TL’nin yüzde 20’ler seviyesinde daha düşük değerli olduğu düşünülürse, ithalat pahalı ihracat ise ucuzdur. Ekonominin nispeten canlanmaya başlaması ile ara malları ithalatı artacaktır. İthalatın pahalı olması maliyetleri de arttıracaktır. Üretim maliyetleri perakende mal fiyatlarına yansıtılacağı için enflasyon yeterince aşağıya çekilemeyecektir. Para politikası ile düşürebildiğimiz enflasyonu, yapısal nedenleri devreye sokmadığımız sürece yüzde 10’un altına düşürme şansımız olmayacaktır. Duruma göre değil kurala göre politika, kurumların özerkliği, şeffaflık, güven, adil bir düzen, çağdaş eğitim gibi yapısal çözümlerin de siyasi maliyetleri fazla olacağı için algı politikası ile çözüm yerine ertelenmeye çalışılmaktadır. Yoksa ekonomide kırılganlıklar devam etmektedir. 2020 yılı için Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisi alt ve üst sınırı yüzde 6,2 ile 10,2 arasındadır. Aradaki bu yüzde 4’lük oran 2020 yılında dünya enflasyon ortalaması olduğu unutulmamalıdır. Gerisi yapısal özelliklerin maliyetidir.



“MANİPÜLASYON YAPILIYOR”

Ramazan Abay (Prof. Dr.) –Sayın Cumhurbaşkanı Merkez Bankası başkanı kendisini dinlemiyor diye görevden aldı. Başka birini göreve getirdi. Yaz ayları dönemi gündeme geldiği için otomatik olarak faizlerde, enflasyonda aşağıya doğru bir temayül olacaktı. O geldi geçti ve şimdi yüzde 12,5 enflasyon diyorlar. Bu oran aralık ayında yüzde 11,84 olarak açıklandı. Fiyatlar yükselme trendine girecek ve daha da yukarı doğru gidecek. Muhtemelen haziran ayına kadar fiyat yükselmeye devam edecek. Yazın fiyatlar düşer ve yine düşme trendi gündeme gelir. Unutmayalım ki yılın 3’üncü çeyreğinden itibaren tekrar enflasyon kafasını yukarıya doğru kaldırır ve hiç şüphe duymuyorum ki yine 2020 yılı enflasyonun nereden bakarsınız bakın, yüzde 12, yüzde 13’lerin altında tecelli edeceğini pek sanmıyorum. Türkiye’nin uygulanmakta olduğu dış politikasının getireceği bir takım baskılar sonucu dövizdeki yükselmelere karşı, altın da bunun içerisinde, ister istemez fiyatlarda da yükselme meydana gelecek. Nasıl oluyor da faiz düşerken enflasyon yükseliyor? Çünkü manipülasyon yapılıyor. 1970 yılında öğrenciyken bir hocamız vardı. Devlet planlama teşkilatından geliyordu. Bize bir anısını anlatmıştı; Demirel döneminde bir proje söz konusu, bürokratlar projeyi hazırlıyor ama yapılabilir bir proje olmadığını anlıyorlar. Demirel, ‘Bu proje uygulanabilir, rakamları değiştirin ve eğriyi yukarıya doğru döndürün’ diyor. Bu ve buna benzer durumları göz önünde bulundurmak lazım. İnşallah her şey iyi olacak diye düşünelim. Allah bizi bu Suriye ve Libya batağından korusun. Borsa’yı hareketlendiren rakamlar Amerika ya da İngiltere’den geliyordu. Katar’ın borsadaki işlemi yüzde 25,9’lara gelmiş. Amerika’nın önüne geçmiş durumda. Eskiden Katar sermayesi konuşulmazken, biz iş ortağı olmuşuz haberimiz yok. Katar, Filistin ile ilgili karar açıklanırken alkışlıyordu, biz Filistin’e sahip çıkıyorduk. Bu insanlarla nasıl işbirliği yapılır onu düşünmek lazım.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin Hazine’ye devrini yeniden gündeme getirdi.

İdlib krizi büyüyor. Halep’i kontrolüne alan Suriye ordusunun hızla ilerlediği İdlib’de Türkiye ile Rusya arasındaki gerginlik tırmanırken, Ankara bölgeye yoğun askerî...

Gezi Parkı davasında beraat eden ve hemen sonrasında “15 Temmuz soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarılan” Osman Kavala, ”beraat ettiği gün” daha tahl...

Siyasetteki kavgalar ve ekonomik buhran “vatandaşları gerdi”; peş peşe intiharlar, cinayetler hızlan yayılıyor. “Depresyon ilaçları satışı” patladı. GÖZLEM konuyu masa...

Cumhurbaşkanı'nın "bu konudaki çok sert ve çok açık konuşması" üzerine, GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

Suriye'de muhaliflerin kalan son kalesi olarak kabul edilen İdlib'in kuzeyinde Esad kuvvetlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yaptığı ikinci saldırı sonucu...

ABD’nin Haseke’de rejim askerlerine düzenlediği hava saldırısının ardından Rus, ABD ve Suriye askerleri olay yerinde yan yana görüntülenmişti...

Yazarlar
Website Security Test