Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ekonomi kıpırdadı, cari işlemler “açık”a döndü

17.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2019'da ithalatın düşmesiyle fazla veren cari işlemler hesabı, faizlerin düşmesi ve ekonomik aktivitenin artmasıyla Kasım ayında 518 milyon dolar açık verdi. 12 aylık cari işlemlerin ise toplam 2 milyar 725 milyon dolar fazlası var. 2020 yılında ne olacağını ithalatın ve ihracatın artış oranları belirleyecek.

Ekonomideki yavaşlamaya bağlı olarak ithalatta yaşanan düşüşün etkisiyle geçen yıl Temmuz- Ekim ayları arasında fazla veren ödemeler dengesi hesabı, Kasım ayında yeniden “açık”a döndü. Piyasanın 400 milyon dolar civarında beklediği Kasım ayı cari açığı 518 milyon dolara çıktı. Ocak – Kasım döneminde 4,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen cari fazla, yıllıklandırılmış olarak ise 2,7 milyar dolar oldu. Kasım ayı portföy yatırımları kaleminde 2,1 milyar dolarlık sermaye girişi dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı rakamlara göre, 2018’in Kasım ayında 1 milyar 41 milyon dolar fazla veren cari işlemler hesabı, 2019’un aynı ayında 518 milyon dolar açık verdi. Böylece 4 ay aradan sonra cari işlemler yeniden ‘açık’ vermiş odu.

Bu tabloda, 2018 yılının Kasım ayında 412 milyon dolar fazla veren ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret dengesi kaleminin geçen yılın aynı ayında 1 milyar 111 milyon dolar açık vermesinde, ayrıca hizmetler dengesi kaynaklı net gelirlerin 71 milyon dolar azalarak 1 milyar 601 milyon dolara ve ikincil gelir dengesi kaynaklı net gelirlerin 90 milyon dolar düşerek 129 milyon dolara gerilemesi etkili oldu.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, 2018 yılının kasım ayına göre 177 milyon dolar tutarında artarak 1 milyar 414 milyon dolara yükseldi.

Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, 2018 yılının aynı ayına göre 140 milyon dolar azalarak 1 milyar 11 milyon dolar oldu.

Yatırımlar azaldı
MB verilerine göre doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, kasımda bir önceki yılın aynı ayına oranla 1 milyar 36 milyon dolar azalarak 236 milyon dolar oldu. Bu dönemde, portföy yatırımları 2 milyar 50 milyon dolar net giriş yazdı.

Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, kasımda yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 255 milyon dolar net alış, devlet iç borçlanma senetleri piyasasında ise 151 milyon dolar net satış yaptığı görüldü.

Yurt dışında gerçekleştirilen tahvil ihraçlarıyla ilgili kasımda bankalar 8 milyon dolar net geri ödeme, genel hükümet ve diğer sektörler ise sırasıyla 1 milyar dolar ve 600 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirdi. Aynı dönemde, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 214 milyon dolar azaldı. Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları ise 616 milyon dolar net artış kaydetti.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili kasımda genel hükümet 25 milyon dolar net kullanım gerçekleştirirken, bankalar 26 milyon dolarlık, diğer sektörler 22 milyon dolarlık net geri ödeme yaptı. Resmi rezervlerde ise kasımda 743 milyon dolar net artış gözlendi.

Uzmanlara göre, cari işlemler hesabı, temmuz - ekim döneminde ithalatın düşmesi sonucu fazla verdi. Kasımda gerileyen turizm gelirleri, faizlerin düşmesi ve ekonomik aktivitenin artmasıyla ithalatta yaşanan artış ile ikincil gelir dengesindeki azalma cari açıkta etkili oldu. Sanayi üretiminin kasımda yüzde 5.1 oranında arttığına dikkat çeken analistler, ekonomik aktivitenin artmasıyla birlikte 2020’de de sürmesini bekliyor.


SANAYİ ÜRETİMİ KASIMDA ARTTI

Türkiye İstatistik Kurumu, kasım ayı Sanayi Üretim Endeksi verilerinin açıkladı. Verilere göre kasım ayında sanayi üretimim geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5.1 yükseldi. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2019 yılı kasım ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,2 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 5,3 artarken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,2 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2019 yılı Kasım ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,1 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,2 azaldı.

 


“EKONOMİDE CANLANMA BAŞLADI VE YENİDEN CARİ AÇIKTA OLUŞTU”


Esfender Korkmaz (Prof. Dr.) -Kasım 2019 ayında; sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 0.7 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5.1 oranında arttı. Perakende satış hacmi yıllık bazda yüzde 8.5 oranında arttı. Ciro endeksi yıllık olarak yüzde 14.8 oranında arttı.

2018 Kasım ayında 1 milyar dolar fazla veren cari işlemler dengesi 2019 Kasım ayında 0.5 milyar dolar açık verdi. Bütün bu veriler, 2019 dördüncü çeyreğinde GSYH 'da büyüme olacağını ve 2019 yılının küçükte olsa artı büyüme ile kapanacağını gösteriyor. 2018 son çeyreği ile 2019 birinci ve ikinci çeyreğinde GSYH'da küçülme oldu. Bu dönemde cari açık cari fazlaya dönüştü. Bu cari fazlanın oluşmasında kur şokunun da etkisi var. Şimdi ekonomide canlanma başladı ve yeniden cari açıkta başladı. Öte yandan; 2018 üçüncü çeyreğinde Türkiye'nin toplam dış borç stoku 446,4 milyar dolar iken, 2019 üçüncü çeyreğinde 433,9 milyar dolara geriledi. Şimdi ithalattaki artış dış borçları da artıracaktır. Zira ithalat için gerekli döviz, kısmen de olsa dış borçlanma ile sağlanıyor.

Dış kaynağa ve ithalata bağlı kalkınma politikası sürdürülemez. Ben ortada bir politika olduğunu da düşünmüyorum. Her şey kendi akışına bırakılmış. Büyümenin yüksek olduğu yıllar cari açığında fazla olduğu, büyümenin düştüğü ve eksi olduğu yıllar da ise cari açığın azaldığı veya 2019 yılında olduğu gibi cari fazlaya dönüştüğü, net olarak görülüyor. 2019 yılı özel bir yıldır. MB TÜFE bazlı reel kur endeksine Eylül- Ekim aylarında TL yüzde 38 daha düşük değerde idi. İthal malların TL cinsinden fiyatı aynı oranda arttığından, tüketim malları ve yatırım malları ithalatında düşme oldu. Üretimde azalma olduğu içinde ithal girdi aramalı ve hammadde ithalatı da azaldı. Tüketim malı ve yatırım malı ithalatı daha çok düştüğü için, ithal girdinin ithalat içindeki nispi payı arttı, yüzde 72'den yüzde 78'e yükseldi. Azalan girdi ithalatı ve cari fazla, dış borçlanmayı engelledi ve dış borç stoku düştü. Şimdi büyüme ile birlikte hem cari açık oluşmaya başladı hem de dış borç stoku ister istemez artacaktır. Hükümetin kamu-özel işbirliği ile yapılan altyapı yatırımlarında müteahhitlere verdiği devlet kefaletinin nereye gideceği de henüz belli değil ve bir risk olarak duruyor. Büyümenin olduğu yıllarda doğrudan yabancı yatırım sermayesi ve sıcak para girişi daha fazlaydı. Hem kur artışı olmuyordu hem de döviz ihtiyacını karşılıyorduk. Artık gerek uluslar arası sermaye hareketlerinin daralması ve gerekse güven sorunu nedeniyle Türkiye'ye daha az yabancı yatırım sermayesi geliyor. 2019 yılında gelişmekte olan ülkeler giden yabancı sermayenin yalnızca yüzde biri Türkiye'ye geldi. 17 senedir ithalata bağımlı üretim yapısı ile büyümenin sürdürülemeyeceğini öğrenemedik. Hepimiz çözüm için bazı önerilerde bulunuyoruz. Hükümet ise politika oluşturmak yerine sürekli algı yaratmak peşinde koşuyor.


“CARİ AÇIĞIN TEMELİNİ DIŞ TİCARET OLUŞTURUYOR”

Şevket Özügergin (Ekonomist) –Son yayımlanan ekonomik verilerden en önemli olanları dış ticaret dengesi, cari açık, doğrudan yabancı yatırımlar ve işsizlik oranlarıdır. Zaten bunlar birbirlerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen ekonomik sektörlerdir.

Dış ticaret açığı, cari açığın temelini oluşturmaktadır. 2019 yılı ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 2,04 artışla 180,5 milyar dolar olmuş, ithalatımız ise yüzde 8,99’luk biz azalışla 210,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Doğal olarak dış ticaret açığı da yüzde 44,9’luk bir azalışla 54,3 milyar dolardan 29,9 milyar dolara gerilemiştir. Dış ticaret açığının gerileme sebebi ithalattaki hızlı azalıştır. Cari açığın fazla vermeye başlaması da dış ticaret açığının azalması sonucudur. İthalattaki azalışın sebebi de, ekonomik büyüme hızının gerilemesi, dolayısıyla yatırımların durma noktasına gelmesi, sanayi üretiminin azalması ve yüksek enflasyon ve yetersiz gelir düzeyi yüzünden satın alma gücünün düşmesi nedeniyle, iç talebin hız kaybetmesidir. Sonuçta ithalat, ihracat kalemlerinin girdisi, yatırımlar için gerekli malzemelerin ithali ve tüketim maddeleri ihtiyacının karşılanması için yapılır. Talep düşünce ithalat ta düşmüştür.

Durum artık değişmektedir, değişmek zorundadır. Ekonomik büyüme,2018 yılının son çeyreğinde ve 2019 yılının ilk iki çeyreğinde negatif büyüme gösterdikten sonra üçünce çeyrekte yüzde 0,9’luk bir oranla büyüme trendine girmiştir. Son çeyrekte yüzde 5’lik bir büyüme beklenmektedir. Dolayısıyla ithalat ister istemez artacaktır. Küçük oranlı büyümenin sonucu yüksek oranlı işsizliktir ve bu yaşanmaktadır. Yapılacak şeyler bellidir. Ekonomide verimliliğin arttırılması, ihracatın yüksek teknolojili maddeler içeren bir yapıya kavuşturulması, rekabet gücünün arttırılması, ithal edilen ham madde ve ara mallarının bir kısmının da olsa, rekabetçi düzeyde olmak kaydıyla yerli üretimine geçilmesi, dışarıdan yapılan borçlanmanın reel sektöre yönlendirilmesi, yatırımlar için gerekli siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanmasıdır. Turizm zaten cari denge hesapları içinde yer almaktadır. Sektörde son yıllarda gelişmeler görülmekte ise kesinlikle yeterli değildir. Turizm dışındaki hizmet gelirlerindeki azalmanın ise taşıma ve yurt dışı müteahhitlik hizmetleri kaynaklı olmaları muhtemeldir.

Doğrudan yabancı yatırımların giderek azalması ise düşündürücüdür. Bu tür yatırımlar, ek sermaye, teknoloji transferi ve geniş pazar olanakları sağlaması açısından önemlidir. Zaten gelen yatırımların önemli bir bölümü de gayrimenkul sektörüne gitmektedir. Bir defalıktır ve reel sektöre katkısı çok sınırlıdır. Yabancı sermaye, adil ve hızlı işleyen, uluslararası normlara uygun bir hukuk düzeni, bağımsız karar verebilen kurumlar, güvenli ve karlı, asgari derecede kayıt dışılık taşıyan bir yatırım ortamı istemektedir.

Türkiye’nin ödemeler dengesinde esas olan cari dengedir. Ancak son zamanlarda hem sermaye hesabında ve hem de finans hesabında ciddi hareketler vardır. Sermaye Hesabı, sermaye transferleri, üretilmeyen, finansal olmayan varlıklardaki (kara parçası gibi maddi varlıklar ile imtiyaz, telif, ticari marka ve kira, lisans gibi transfer edilebilir sözleşmeler gibi maddi olmayan varlıklar) değişimlerin izlenmesi içindir.

Finans hesabında ise; Özel kuruluşlar ve kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen kısa ve uzun vadeli uluslararası sermaye akımları bu hesapta izlenmektedir.

Doğrudan yabancı yatırımlar ve portföy yatırımları bu kalemin esasını oluşturmaktadır. Ülke için önemli olan daha sağlıklı ve kalıcı olan doğrudan yabancı yatırımlardır. Net hata ve noksan kalemi özellikle bölgedeki gerginlikler dolayısıyla yurdumuza getirilen ve 9-10 milyar dolara kadar yükseldikten sonra normal düzeyine gerileyen bir kalemdir. Kaynağı belli olmayan sermeye girişleridir.

Merkez Bankası’nın rezervlerinde ciddi sayılabilecek bir değişme yoktur. 2018 yılı sonunda da brüt rezervi 72 milyar dolar düzeyinde idi. 1 Kasım 2019 da da 78 milyar düzeyinde kaldı. Elbette önemli olan net rezervlerdir. Bu rezervlerin, ülkenin ne kadarlık bir sürede ihtiyacının karşılanabilecek oluşudur. Bu rezervler, ülkenin dış kaynak bulmaktaki zorluk derecesini ve geri ödeme kabiliyetini de gösterir.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye, saldırıya “gereken cevabı” verdi. Masada ise, ABD’den de, AB’den de, NATO’dan da “söz desteğinden başka” ciddi bir karar çıkmadı. Rusya, Suriye’ye kara suları...

Yaşananlar, salgının ülkemiz açısından vahametini bir kez daha ortaya koyuyor; “tehlike” ve “tehdit” unsurları giderek artıyor. Türkiye hangi önlemleri alıyor? Uzmanla...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin Hazine’ye devrini yeniden gündeme getirdi.

İdlib krizi büyüyor. Halep’i kontrolüne alan Suriye ordusunun hızla ilerlediği İdlib’de Türkiye ile Rusya arasındaki gerginlik tırmanırken, Ankara bölgeye yoğun askerî...

Gezi Parkı davasında beraat eden ve hemen sonrasında “15 Temmuz soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarılan” Osman Kavala, ”beraat ettiği gün” daha tahl...

Siyasetteki kavgalar ve ekonomik buhran “vatandaşları gerdi”; peş peşe intiharlar, cinayetler hızlan yayılıyor. “Depresyon ilaçları satışı” patladı. GÖZLEM konuyu masa...

Cumhurbaşkanı'nın "bu konudaki çok sert ve çok açık konuşması" üzerine, GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

Yazarlar
Website Security Test