Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

TÜİK rakamları güven veremiyor ekonomimiz nereye gidiyor?

6.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılığı toplumu sardı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları taze; enflasyon Eylül ve Ekim aylarında sırasıyla yüzde 9.26 ve yüzde 8.55 olarak açıklandıktan sonra Kasım ayında yeniden çift hane. Ekonomi 9 ay boyunca küçüldükten sonra 2019'un Temmuz-Ağustos-Eylül aylarını içeren 3'üncü çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Son olarak açıklanan Ağustos verilerine göre ülkede 15 ve daha yukarı yaştakilerin yüzde 14'ü işsiz. Genç işsizlikte (15-24 yaş) ise bu oran yüzde 27,4 ile tarihi rekora ulaştı. Hayat pahalılığı toplumu sararken, Asgari Ücret Tespit Komisyonu, halen 2 bin 20 lira olan asgari ücretin 2020 rakamını belirlemek için toplantılara başladı.

TÜİK verilerine göre, Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,38 artarak, yıllık bazda 10.56 oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2019 yılı Kasım ayında endekste yer alan gruplardan, ev eşyasında yüzde 0,59, haberleşmede yüzde 0,39, konutta yüzde 0,36 ve ulaştırmada yüzde 0,33 artış gerçekleşti.

Kasım 2019'da endekste kapsanan 418 maddeden; 33 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 296 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 89 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş oldu.
Ekonomistler, kasım ayı verilerini değerlendirirken, çarşı pazarda hissedilen enflasyonun daha farklı olduğuna dikkat çekiyor. Ekonomist Mustafa Sönmez, kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "12 aylık ortalamayı" verirken, "Genelde yüzde 16'ya yaklaşan enflasyon; gıda, sağlık, tekel ürünlerinde yüzde 21 e yaklaşıyor" diyor.

Her ne kadar enflasyon resmi rakamlara göre kasımda 0,38 gibi düşük bir oranda artmış olsa da, açıklanan bu verinin kamuoyu nezdinde pek karşılık bulmadığı da anlaşılıyor. Öncelikle, enflasyon az yükselmiş olması fiyatların da az arttığı anlamına gelmiyor. Çarşı pazar fiyatları artmaya devam ediyor.

Yatırımlardaki daralma sürüyor
TÜİK, verilere göre ekonomimiz 9 ay boyunca küçüldükten sonra 2019'un Temmuz-Ağustos-Eylül aylarını içeren 3.çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. 1 2.çeyrekte ekonomi yüzde 2.3 ve yüzde 1.6 daralmıştı. 3.çeyrekte ekonomi son 20 yılda girdiği 4.resesyondan çıkmış oldu. 1999, 2001 ve 2008'de dörder çeyrek devam eden durgunluk bu kez 3 çeyrekte sona erdi.

Uzmanlara göre, Yeni Ekonomi Programındaki yüzde 0.5'lik yıllık büyüme hedefinin tutması için son çeyrekte ekonominin yüzde 4.5 büyümesi gerekiyor.

Ekonomi resesyona girmeden önce ilk ciddi ikaz 2018'in 3. çeyreğinde yatırımlardan gelmiş ve yatırım harcamaları bu çeyrekte yüzde 4.4 daralmıştı. 4. çeyrekte buna tüketim de eklenince ekonomimiz yüzde 2.8 küçülmüştü.

Bugün itibarı ile tüketimde daralma 3 çeyrek sürdü ve yeniden büyümeye geçildi. Fakat yatırımlarda daralma 5 çeyrektir devam ediyor.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret belirleme çalışmalarına başladı. Türkiye'de mevcut asgari ücret net 2 bin 20, brüt ise 2 bin 558 TL. İşçi sendikaları, asgari ücrete enflasyon oranının üzerinde bir zam talep ediyor. Türkiye, asgari ücret konusunda çoğu Avrupa ülkesinin gerisinde bulunuyor. Türkiye'de asgari ücret, euro cinsinden dört yıl öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 33 değer kaybetti.

 

"DİPTEN DÖNÜŞ UMUDU"

Muzaffer Demirci (Prof. Dr.)- TÜİK'in açıkladığı kasım ayı verilerine göre enflasyondaki düşüş ile gelen faizlerdeki indirimler ekonominin yüzde 0,9 oranında büyümesine neden olmuştur. Bu büyümenin kaynağı üretim artışından değil yüzde 1,5 oranında hane halkı tüketiminin ve yüzde 7.0 oranında kamu harcamalarından kaynaklanmaktadır. Yıllık enflasyonun kasım ayında beklenen orandan düşük gelmesine rağmen (0,38) yıllık enflasyonun tekrar çift haneye yüzde 10,56 ulaştığı görülmektedir.
Türk Lirası'nın enflasyondaki artış kadar değer yitirir hale gelmesi, fiyatlarında döviz kurlarındaki baskı nedeniyle daha yavaş artmasına neden olmaktadır.

Kamu bankaları eliyle kurların baskı altında tutulması kurlarda istikrar sağlarken TL'nin de aşırı değer kaybetmesini engellemektedir.

Kredi genişlemesi tüketim harcamaları ile iç talebi bir yıldır devam eden ekonomideki daralmayı hafif de olsa canlandırmaktadır. Dolayısıyla ekonomide ki trend olumlu yönde seyredeceği umudunu vermektedir. Ancak sağlıklı ve istikrarlı büyümenin ve ekonomide istikrarlı büyümenin ve ekonomide güven yaratan sanayi sektörü yatırımlarının hala negatif oranda seyretmesi ekonomide istihdam yaratmamaktadır.
Bu yüzden işsizlik oranı yüzde 14'lerde genç işsizlik oranı da yüzde 27 ile rekor düzeydedir.
Son üç çeyrekte yaşanan negatif büyümenin üçüncü çeyrekte yüzde 0,9 oranında hafifte olsa olumlu bir trendi göstermesi ekonomik krizin dipten döndüğünün bir işareti olarak yorumlanabilir. Yalnız bu oranın yüzde 1,5 dolayındaki nüfus artış hızı dikkate alınırsa kişi başı gelirin hala 2009 yılının altında kaldığı gerçeği unutulmamalıdır.

Üçüncü çeyrekte gerçekleşen bu olumlu hava özel sektörün önünü açabilecek geleceğe ait üretim planları yapma fırsatı yaratabilsin. Çünkü ekonomide uzun süre devam eden negatif büyümenin etkisiyle elde biten stokların yerine konması gerekmektedir.

İç talebe ve özellikle kredi genişlemesi yoluyla elde edilen bu büyüme dışa bağımlı ekonomi modelimiz değişmediği sürece cari açık döneminin tekrar gündemimize gireceği unutulmamalıdır. Yönetimin yüzde 5'lerde öngördüğü enflasyon oranının yüzde 12'lerde gerçekleşecek olması da sabit ve dar gelirlilerin satın alma güçlerini düşürerek ne kadar yoksullaştırdıkları görülebilecektir.

Ekonomik büyüme trendi

Birinci çeyrek

İkinci çeyrek

Üçüncü çeyrek

Büyüme

-2.3

-1.6

0.9

Kamu harcamaları

6.6

3.4

7.0

Hanehalkı harcamaları

-4.9

-1.0

1.5


2018'in 4'üncü çeyreği de -2.8 olduğuna göre son bir yıldır süre gelen ekonomik krizin daralan yatırımlarla üreterek değil, maliyetini vatandaş ve hane halkının yüklendiği 130 milyar TL'yi aşan kamu harcamaları ve bütçe açığı ile dengelenmeye çalışıldığı görülmektedir.

 


"FAİZLERİN DÜŞÜRÜLMESİYLE ENFLASYON DÜŞMEZ"

Ramazan Abay (Prof. Dr.)- TÜİK'in açıklamalarına göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım ayında beklentilerin altında yüzde 0,38 artış gösterirken Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ - ÜFE) baz etkisinin sona ermesiyle enflasyon yeniden çift haneye yüzde 10.56’ya ulaştı. 2019 yılı sonu itibariyle enflasyon Sayın Maliye Ve Hazine Bakanı'nın dediği gibi yüzde 12'nin altında kapatılacak gibi görünüyor.

Kasım ayında enflasyonda meydana gelen bu yükseliş, 2020 yılının ilk yarısında da yükselmeye devam edecektir. Merkez Bankası’nın faizleri düşürmesiyle enflasyon düşmez. Ciddi bir ekonomik program yapılmalı, içerideki gelişmelerden ve dış baskılardan etkilenmeden sadece Merkez Bankası programları ile maliye politikaları uyum içinde olmalı aynı zamanda bankacılık sektörünün de sorunlarını çözümlemelidir.
2002'de enflasyon yüzde 70 seviyesinde idi ancak uygulamaya konulan ekonomik programa sıkı sıkıya sadık kalınca enflasyon 2006'da yüzde 6 düzeylerine düşmüştü. Enflasyon kalıcı olarak düşürüldüğünde büyüme kendiliğinden oluşacaktır. Hukuki ve Ekonomik koşullar iyileştiği ve güven ortamı oluşturulduğu zaman enflasyon düşer. Öte yandan Kasım, 2019 itibariyle 220milyar dolara ulaşmış döviz mevduat hesapları çözülmeden enflasyonun düşmesini beklememek gerekir.

2019 geride bırakıp 2020'ye ümitle girmek ve işsizliği azaltmak, üretimi ve ihracatı artırmak için reel sektör geleceği görmek ister. İç ve dış yatırımcıya güven ortamı sağlanmadıkça faizleri ne kadar düşürürseniz düşürün yatırım ortamını yaratamazsınız. Yatırımcının isteği, gelecek 3-5 yılı güvenilir görmektir. Bu sorun çözümlenmediği sürece enflasyon düşmez. Güven ortamı sağlandığında 2002 yılında uygulamaya konulan güçlü ekonomiye geçiş programına sıkı sıkıya bağlı kalan 2003 den beri iktidarda olan AKP Hükümetleri 2003-2017 döneminde gelen doğrudan yabancı sermaye girişi 2017 sonu itibariyle Merkez Bankası kayıtlarına göre 193 milyar ABD doları seviyelerine yükselmiştir. Türkiye'ye bu dönem içinde Avrupa Birliği ile tam üyelik görüşmelerinin başladığı 2005 yılı ile küresel krizin çıktığı 2008 yılına kadar (2008 yılı dâhil Türkiye, tarihinin en yüksek uluslararası doğrudan yatırım miktarını çekmeyi başarmış bir ülkedir. Türkiye'nin doğrudan yabancı sermaye girişi için yatırım stratejilerinin yeniden 2005-2008 arasındaki dönemde olduğu gibi canlandırması, cari açığın sağlıklı finansmanı açısından önemli bir gelişme olacaktır.

Siyasi İrade Kasım 2019'da yüzde 10,56 yıl sonunda ön görülen yüzde 12'nin altındaki enflasyonun hedef tutturulduğu gafletine kapılmadan 2005-2008 arasındaki politikalarına dönmelidir. O nedenle siyasi iradenin 1 Ocak 2020 tarihi itibariyle öncelikli konusu ekonomi olmalıdır:


1.Yabancı sermaye girişinin sağlanması ve yurt içi yatırımcıların yatırıma yönelik kararlar alabilmesi için hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı güçlendirilmelidir.
2.Yapısal reformlar öncelikle yapılmalıdır. Ekonominin rekabet gücü ve verimliliği artırmaya yönelik politikalara öncelik verilmelidir.
3.2005-2008 sürecinde olduğu gibi Avrupa birliğine katılım sürecimiz işler haline getirilmelidir.
4.Real sektörün 2017-2018 yıllarında olduğu gibi kredi garanti fonu kaynaklı kredilere yeniden işlerlik kazandırılmalıdır.
5.Kasım 2019 itibariyle 220 milyar dolara ulaşan döviz mevduat hesaplarının çözülmesi özendirilmedir.
6.Yeni Ekonomik programda belirtildiği gibi ihalesi yapılmamış ve ihalesi yapılmış ancak başlanmamış projelerin yanı sıra Kanal İstanbul ve benzeri projeler askıya alınmalıdır.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye’nin tarım ve ekonomisine etki eden asırlık kurumu olan İzmir Ticaret Borsası meclis üyeleri, temsilcisi oldukları meslek gruplarına ilişkin önemli açıklamalard...

ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Güler, ESBAŞ’ın dününü, bugününü, yarınını anlattı ve Yayın Kurulu üyelerimizin sorularını yanıtladı. İşte sorular ve yanıtları…

2019'da ithalatın düşmesiyle fazla veren cari işlemler hesabı, faizlerin düşmesi ve ekonomik aktivitenin artmasıyla Kasım ayında 518 milyon dolar açık verdi. 12 aylık ...

GÖZLEM "soruyu" masanın üzerine koydu ve sordu. İşte görüşler…

"Milli Eğitimi, Dini Eğitim" haline getiren adımlar atılıyor, Diyanet'in "Laikliğe aykırı" karar ve uygulamaları devam ediyor, CHP ve İYİ Parti'den ses seda çıkmıyor; ...

Gözlem bu soruyu uzmanlara sordu. Serdaroğlu’nu haklı çıkaran cevaplar aldı.

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz sorularımızı yanıtladı. Meclis üyeleri ise temsilcisi oldukları ...

Yazarlar
Website Security Test