Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Sorun çözülmezse Türkiye’de ayakta kalabilecek çok az OSB kalır"

22.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) tüzel kişilik kazandıktan sonra ilk genel kurulunu 2003 yılında yaptı. İAOSB’nin ilk Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Hilmi Uğurtaş, 2019 yılına kadar gelinen süreçte yapılan 9 genel kurulda da çoğunluğun desteğini alarak aynı görevi üstlendi. Uğurtaş ile Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve İAOSB’nin durumunu, geleceğini ve beklentilerini konuştuk.

MEHMET KOCABIYIK

Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Ortak Platformu’nun kurucu üyeleri arasında yer alan Hilmi Uğurtaş, Platformun Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Derneği olarak yapılanmasının ardından 2008-2009 yıllarında ve derneğin 2019 yılında yaptığı genel kurulunda başkan olarak seçildi. Bir dönem Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkan Vekilliğini de yürüten Uğurtaş, “Organize Sanayi Bölgelerinden beklentiler sürekli bir gelişme ve değişkenlik göstermektedir. Organize sanayi bölgelerinin sürdürülebilmesi için ‘gelir kalemi’ şarttır.” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) ve İAOSB’nin durumunu ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Organize Sanayi Bölgeleri Türkiye’nin en iyi yarı özel / kamu kuruluşlarından bir tanesidir. Bu bölgelerde sanayinin planlı bir şekilde bir araya gelmesi ve sorunlarını ortak bir şekilde çözmesi gibi bir avantajı var. Kümelenmeleri sağlayan ve sanayi alt yapısını daha rahat götürebileceğiniz bölgelerdir. Organize Sanayi Bölgeleri kanunlarında yapılan değişiklikler bazen destekleyici olsa da son süreçte OSB’lerin gelir kalemlerini sıkıntıya sokacak kararlar alındı. Bölgenin elektrik, su, kanalizasyon, yol gibi tüm alt yapısını biz yapıyoruz, fakat buradan sağlanan gelirler belediyelere gidiyor. OSB’lerin dışında faaliyet gösteren sanayici bu alt yapı hizmetlerini kamudan alırken, OSB’lerde bulunan sanayiciler bu hizmeti alabilmek için aidat ödüyorlar.

“Beklenti çok gelir kalemi yok”
Küresel ekonomide yaşanan her değişim sanayi üretimini de etkilemektedir. Sanayi üretiminin ülkelerin kalkınmalarındaki ana unsur olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Sanayi üretimi ve kalkınma düzleminde üretim imkan ve şartları dışında eğitim, sağlık, çevre gibi daha pek çok unsur işin içine girmektedir. Bu denli iç içe geçen unsurlara istinaden devletlerin, kentlerin ve hatta vatandaşların OSB’lerden beklentileri sürekli bir gelişme ve değişkenlik göstermektedir. Beklentiler bu kadar yüksekken kendine başka kaynaklar yaratmayı başaran büyük bazı OSB’ler dışındakilerin aidatlar dışında hiçbir gelir kalemi bulunmamaktadır.

OSB’lerin gelir kaynağı olarak sayılabilecek alanlar aidat, kira ve arsa satışlarıdır. Zaten pek çok finansal sorunla uğraşan sanayiciye artı aidat yükü getirmek mümkün olmayacaktır. Kira gelirleri ise, hizmet destek alanlarının varlığı ve bu alanlarda yapılabilecek kira getirecek yapıların inşasına dayalıdır. Pek çok OSB, ne ciddi gelir sağlayacak bu tür alanlara sahiptir, ne de bu alanlar üzerinde yatırım yapma güçleri vardır. Elde kalan en önemli kaynak arsa satışlarıdır. Arsa satışlarında ise yapılan son mevzuat değişikliği ile getirilen sınırlamalar, OSB’lerdeki arsaların gerçek değerlerinin altında satılmasına neden olacaktır. Gelişmiş ülkelerde gidip gördüğüm OSB’ler bambaşka bir şehre dönüşmüşler. Türkiye’nin de bizden beklentisi o şekilde olmamız yönünde fakat girdi sorunumuz çözülmezse Türkiye’de ayakta kalabilecek çok az OSB kalır.

“Klasik OSB tarifinin dışına ilk çıkan biziz”
İAOSB kurulduğu günden bugüne sağladığı gelişme ile Türkiye’deki OSB’lerin içinde saygın ve önder bir OSB konumuna gelmiştir. İAOSB klasik OSB tarifinin dışına ilk çıkan ve pek çok alanda ülkemizde bir OSB içinde ilk kez yapılan faaliyet ve projeye imza atmıştır. Bu yaklaşım doğal olarak bölge sanayisinin gelişimine ve büyümesi olumlu etki yapmıştır. İAOSB bundan sonra da bu vizyona sahip çıkarak daima bir adım önde olmanın gayreti içinde olacaktır.

İAOSB yönetimi olarak bu durumdan kurtulabilmek için neler yapmayı planlıyorsunuz?

Bizim yapabileceklerimiz var ve yapamayacaklarımız var bunu önce bir belirtmemiz gerekiyor. Bizim yasalarımızda yapabileceklerimiz ve yapamayacaklarımız çok açık bir şekilde belirtilmiş bir durumdadır. Gelir sağlayabileceğimiz kaynaklarımız zaten çok sınırlı daha fazlasını yapabilmek için de çok büyük yatırımlara ihtiyacımız var.

Bazı şeyleri söylemek ‘göle maya çalmak’ gibi farkındalığı yaratmaktan geçiyor. Bizim yasayı değiştirme gibi bir gücümüz yok. Bunu yapacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Biz yönetim olarak zor durumda olduğumuzu ve sebeplerimizi anlatıyoruz. Aynı şekilde sanayicimize de kendimizi geliştirmek adına yol gösterici olma yolunda ilerliyoruz. İAOSB olarak AR-GE ve İnovasyona verdiğimiz önem ortadır. İAOSB Yönetim Kurulu olarak Türkiye’de OSB’lerin içinde kreş, okul, doğalgazdan üretim yapan enerji santrali, atık su tesisi gibi birçok ilkimiz bulunuyor. Biz yönetim olarak üzerimize düşeni ve daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz.

Sektörün nitelikli eleman açığını kurmuş olduğunuz ve kurulduğu günden bu yana üniversite sınavlarında ve yarışmalarda birçok başarı kazanan Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kapatabilecek güçte mi?

Türkiye’de kamuoyunun ve ailelerin meslek liselerine bakış açısı negatif. Bizim gençliğimizden beri ve halen meslek liselerine gönderilenleri ‘sen okumazsın’ denilen çocuklar olarak gönderdiğimizi görüyoruz. Bizim bu algıyı kırmamız gerekiyor. Kaliteli bir konuma getirilmiş meslek liseleri bu ülkenin geleceğinin anahtarını çözecek gençleri yetiştiren yerler olacağını görmemiz gerekiyor. Sanayi sektöründe her alanda kalifiye elemana ihtiyacımız olduğu ve olacağı çok açıktır. Meslek liselerinde vereceğimiz iyi eğitim, gençler ister üniversiteye gitsin ister gitmesin sektöre çok büyük katkı koyacaktır. Lisede siz çocuğa çok iyi eğitim verirseniz üniversiteye gitmek isteyen üniversiteden çıktığında dünya ile yarışabilecek bir mühendis olarak sektörümüze gelecektir.

“Meslek liselerindeki kalite Türkiye’ye çağ atlatır”
Büyük zorluklarla kurduğumuz ve devamlılığını sağlamak adına da büyük çabalar gösterdiğimiz Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak yüzde yüz bursla okuttuğumuz çocuklarımızın sektöre yarar sağlayacağı açıktır. Fakat koskoca bir sektörü bir ya da birkaç okulun verdiği iyi eğitimle ayakta tutmak mümkün değildir. Bu sebeple Türkiye olarak meslek lisesi eğitimimizin seviyesini yükseltmek zorundayız. Bizler 330 OSB olarak bu gibi meslek liselerinin sayısını 200’lerin üzerine çıkarabilir ve özel sektörü de bu okullara yatırım yapmaya ikna edebilirsek Türkiye nitelikli eleman sorununu çözmüş olur. Bu güne dek bu algıyı kırmadan yönetilen meslek liseleri ve yolladığımız çocuklardan bir verim almamız çok zordu ve alınamadı da. Bu sebeple önce bu liselere gelecek öğrencileri ve velilerini bu çocukların Türkiye’ye çağ atlatabilecek mühendislere ve teknisyenlere dönüşebileceklerinin anlatılması ve bizim kurduğumuz okulda olduğu gibi gösterilmesi gerekiyor.

Yerel yönetimlerden ve Ankara’dan beklentileriniz nelerdir?

Türkiye istikrarlı bir yapıya kavuşmalıdır bunun için de komşularımızla kavga içerisinde olmamamız gerekmektedir. Bizler bu komşularımızla eğer büyük bir ülke olmak istiyorsak dünya var olduğu sürece yatırım ve iş yapmak zorundayız. Bunun için de Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh.” ilkesinden vazgeçilmemelidir.

Sanayicilerin sorunları sanayicilerin, OSB’lerin sorunları OSB’lerin katılımı ve katkısı ile çözülebilir. Bu nedenle Ankara’dan en büyük beklentimiz. OSB’lerimizi ilgilendiren her alan ve konuda karşılıklı görüşme, fikir paylaşımı ve işbirliğinin azami düzeyde sağlanması ve devam ettirilmesidir.
Yerel yönetimlerden en büyük beklentimiz ulaşım sorunumuzu çözmeleridir. Kuzey ve Güney bölgeleri arasında git gel yapmak şimdi bile zor iken; ileride çok daha büyük bir soruna dönüşecektir. Bunun görülmesi ve bir an önce harekete geçilmesi gerekmektedir. OSB içerisindeki tüm hizmetleri yapmakla yönetim kurulları yükümlü iken bunlardan gelen tüm gelirler belediyelere aktarılıyor. Bu konunun da gündeme getirilmesi ve düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Erdoğan'ın "Şehir Üniversitesi ve Halkbank" üzerinden yaptığı "dolandırıcılık" suçlamalarına karşılık, eski Başbakan Davutoğlu'nun "İftira" nitelendirmeli sert cevabı ...

Irak ve Suriye'deki tablo ortada iken, "Libya'daki riski" uzmanlara sorduk, işte cevapları...

“Türk siyaset sahnesindeki büyük bir boşluğu dolduracak bir siyasi oluşum için aylardır köy köy, kasaba kasaba çalıştıklarını” dile getiren Çoban Ateşi Hareketi’nin Ba...

AK Parti ile yollarını ayıran Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu yeni parti yola çıktı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, düzenlediği basın toplant...

Gözlem, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte görüşleri...

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılı...

Ülkenin her tarafından “erkekler tarafından hunharca işlenmiş kadın cinayetleri” haberleri geliyor. Savcılar, kadınların “korunma taleplerini” savsaklıyor, hakimler “e...

Yazarlar
Website Security Test